Esmaül Hüsna

Mâlikel-Mülk Esmasının Zikri, Faziletleri ve Faydaları

Mâlikel-Mülk

[ad id=”9939″]

Mâlikel-Mülk: Mülkün gerçek sahibi, Mülke muhtaç olmayan, Mülkünü başkasından almayarak onu kendisi yaratan, Mülkünde dilediği gibi tasarruf eden

Mâlik ismi, Arapça kökenli bir kelimedir. Mâlik kelimesi Mülk kelimesinin mastar halidir.

 

Mâlikel-Mülk Esmasının ebced değeri ve zikir adedi 212 adettir. Zikir saati Utarit; zikir günü Çarşamba’dır.

 

Mâlikel-Mülk esmasının ebced değeri, zikir sayısı:

Ebced değeri ve zikir sayısı ; 212
Zikir günü ; Çarşamba
Zikir saati ; Utarit (Güneş doğarken ve ikindi namazı sonrası. Gece okumalarında gece yarısı)

EL-MÂLİK

Varlığın mutlak sahibi olan

“O din/hesap gününün Mâlik’idir.”(Fâtiha Suresi 3.Ayet)

Mâlik ismi, Arapça kökenli bir kelimedir. Mâlik kelimesi Mülk kelimesinin mastar halidir. Mal sahibine de Malik denir. Mal; sahibine güç ve kuvvet verdiği için Mülk,  İktidar da sahibine  güç verdiği için yine Mülk denmiştir. Aynı kökten gelen Melek ismi de, Güçlü varlık eşyayı ayakta tutan güçlü varlık manasındadır.

Aynı zamanda Mâlik, ism-i faildir, yani bir fiile isim olmuştur ki Mâlik isminin fiili; Mülkü dilediğinden  alıp dilediğine verir. Bir mülkü ya da malı dilediğine veren, onu arttıran, dilediğinden alan ve onu azaltandır. Anı zamanda yarattıklarını mülkü ve malı alıp vererek sınayan demektir.

Mâlikel-Mülk isminin Özellikleri, Faziletleri ve Faydaları:

Mâlikel-Mülk ism-i şerifinin zikrine belirtilen miktarda devam eden kimse karada, denizde ve havada her türlü kaza, bela ve felaketlerden korunur.

5 vakit namazdan sonra 212 kere “Mâlikel-Mülk, Ya Zü’l-Celâl-i Ve’l-İkrâm” celle celâlühû  ism-i şeriflerini zikreden kimsenin her muradı olur. İstekleri kabul olur.

“Ya Mâlikel-Mülk” ism-i şerifini zikredenin mülkü artar, fakirlikten kurtulur. Kimseye muhtaç olmaz. Mal ve kazancına zarar gelmez. Rütbe ve makamları yükselir. Halk arasında sevilen, sayılan itibarlı biri olur.

“Ya Mâlikel-Mülk” esmanın zikrine devam eden kimse maddi ve manevi olarak sağlık ve güzelliklere kavuşur.

Elinde yetki ve idare sahipleri “Mâlikel-Mülk” esmasının zikrine devam etmeleri, saltanatlarının ve idarelerinin devamı için gereklidir. Bu şekilde başarıları daim ve kalıcı olabilir.

“Mâlikel-Mülk” esmasının zikrine devam eden kimse, maddi derecesine göre fevkalade imtiyazlara nail olur. İşinde ve ticaretinde derecesi artar, yükselir. Allahu Teala’nın izniyle mal ve kazancı artar, zarar gelmez. Allah daima kendisini ziyandan korur.

Kalbinde şüphe ve vesvese olan kimse “Ya Mâlikel-Mülk” zikrine devam ederse kurtulur.

Özellikle dünyevi ve maddi konulardan dolayı sıkıntı ve bunalımda olan kimse, akşam namazına 45 dakika kala yani tam kerahet vakti girdiğinde 100 kez “Melik-i Muktedirsin Allahım! Bana yardım et…” diye dua ederse ve isteğini de Allah’a bildirirse sıkıntısı gider ve rahat ve huzura kavuşur.

Ya Mâlikel-Mülk esmasını vird edinen kimse devlet idaresinde çalışan bir memur ise devamlı surette rütbe ve makamı artar. Vazife ve memuriyetinde sürekli olarak kalır. Mal ve mülkü çoğalır. Şeref ve itibarı yükselir.

Mal ve mülk sahibi olmak isteyen kimse her gün 41 kere “Ya Mâlikel-Mülk” ism-i şerifini okuyup dua ederse, Allah’ü Teala’nın izniyle isteği gerçekleşir.

“Ya Mâlikel-Mülk” ism-i şerifini zikredenin mülkü çok olur. Fakirlikten kurtulur. Rütbe ve makamı yükselir. Kimseye muhtaç olmaz. Halk arasında sevilen, sayılan, aziz biri olur.

Halvet ve riyazet halinde 40 gün, günde 8000 defa “Ya Mâlikel-Mülk” esmasını okuyan ve okuma esnasında tütsü yaparsa bu ismin hadimi ile görüşür.

 

[ad id=”3969″]

Kuran’da Geçen EL-MÂLİK Esması

Fâtiha Suresi 4.Ayet: Mâliki yevmid dîn(dîne).

Dîn gününün mâlikidir.

Âli İmrân Suresi 26.Ayet: Kulillâhumme mâlikel mulki tû’til mulke men teşâu ve tenziul mulke mimmen teşâ’(teşâu), ve tuizzu men teşâu ve tuzillu men teşâ’(teşâu, bi yedikel hayr(hayru), inneke alâ kulli şey’in kadîr(kadîrun).

De ki: “Mülkün mâliki olan Allah’ım. Mülkü dilediğine verirsin ve dilediğinden mülkü alırsın. Ve dilediğini azîz kılarsın ve dilediğini zelil edersin. “Hayır” senin elindedir. Muhakkak ki sen herşeye kaadirsin.

İsrâ Suresi 100.Ayet: Kul lev entum temlikûne hazâine rahmeti rabbî izen le emsektum haşyetel infâk(infâkı), ve kânel insânu katûrâ(katûran).

De ki: “Eğer siz, Rabbimin rahmet hazineleri(ne) malik (sahip) olsaydınız, o zaman infâk (harcanıp tükenecek) korkusu ile (onu) mutlaka (elinizde) tutardınız.” İnsan çok cimridir.

Furkân Suresi 3.Ayet: Vettehazû min dûnihî âliheten lâ yahlukûne şey’en ve hum yuhlekûne ve lâ yemlikûne li enfusihim darran ve lâ nef’an ve lâ yemlikûne mevten ve lâ hayâten ve lâ nuşûrâ(nuşûren).

Ve hiçbir şey yaratamayan ve kendileri yaratılmış olan, kendilerine fayda ve zarar vermeye malik olmayan, O’ndan (Allah’tan) başka ilâhlar edindiler. Ve (onlar), öldürmeye, hayat vermeye ve nuşura (yeniden diriltmeye) malik değillerdir.

Ankebut Suresi 17. Ayet: İnnemâ ta’budûne min dûnillâhi evsânen ve tahlukûne ifken, innellezîne ta’budûne min dûnillâhi lâ yemlikûne lekum rızkân, febtegû indallâhir rızka va’budûhu veşkurû lehu, ileyhi turceûn(turceûne).

Fakat siz, Allah’tan başka putlara tapıyorsunuz ve yalan uyduruyorsunuz. Muhakkak ki sizin, Allah’tan başka taptıklarınız, size rızık vermeye malik değillerdir. Öyleyse rızkı, Allah’ın katından isteyin ve O’na kul olun ve O’na şükredin. O’na döndürüleceksiniz.

Sebe Suresi 22. Ayet: Kulid’ûllezîne zeamtum min dûnillâhi, lâ yemlikûne miskâle zerratin fîs semâvâti ve lâ fîl ardı ve mâ lehum fîhimâ min şirkin ve mâ lehu minhum min zahîrin.

Allah’tan başka zeam ettiklerinizi (değer verdiklerinizi, ilâh saydıklarınızı) çağırın! Göklerde ve yerde zerre ağırlığınca bir şeye (güce) malik değildirler. Onların, o ikisinde (göklerde ve yerde) bir ortaklığı yoktur. Ve O’nun (Allah’ın) onlardan bir yardımcısı yoktur.

Fatır Suresi 13. Ayet: Yûlicul leyle fîn nehâri ve yûlicun nehâre fîl leyli ve sahharaş şemse vel kamere kullun yecrî li ecelin musemmâ(musemmen), zâlikumullâhu rabbukum lehul mulku, vellezîne ted’ûne min dûnihî mâ yemlikûne min kıtmîr(kıtmîrin).

(Allah), geceyi gündüzün içine, gündüzü gecenin içine sokar. Güneş’i ve Ay’ı emri altına almıştır. Hepsi belirlenmiş bir zamana kadar akar (yörüngelerinde dönerler). İşte bu Allah, sizin Rabbinizdir. Mülk, O’nundur. O’ndan (Allah’tan) başka taptıklarınız, bir kıtmire (hurma çekirdeğinin zarına) bile malik değildir.

Yasin Suresi 71. Ayet: E ve lem yerav ennâ halaknâ lehum mimmâ amilet eydînâ en’âmen fe hum lehâ mâlikûn(mâlikûne).

Ellerimizle (kudretimizle) yaptığımız şeylerden onlar için hayvanları nasıl halkettiğimizi görmediler mi? Onlar, böylece onlara (hayvanlara) malik olurlar.

Cuma Suresi 1. Ayet: Yusebbihu lillâhi mâ fîs semâvâti ve mâ fîl ardıl melikil kuddûsil azîzil hakîm(hakîmi).

Göklerde ve yerde olanlar, Allah’ı tespih eder ki; (O) Mâlik’tir (mülkün sahibidir), Kuddüs’tür (mukaddestir), Azîz’dir (üstündür), Hakîm’dir (hüküm ve hikmet sahibidir).

Nebe Suresi 37. Ayet: Rabbis semâvâti vel ardı ve mâ beynehumâr rahmâni lâ yemlikûne minhu hitâbâ(hitâben).

(Allah) göklerin ve yerin ve onların arasında bulunanların Rahmân olan Rabbidir. (Hiç kimse) ondan bir hitaba mâlik değildir.

İnfitar Suresi 19. Ayet: Yevme lâ temliku nefsun li nefsin şey’â(şey’en), vel emru yevme izin lillâh(lillâhi).

O gün bir nefs, diğer bir nefs için bir şeye (güç yetirmeye) malik değildir. Ve izin günü emir Allah’ındır.

Nas Suresi 2. Ayet: Melikin nâs(nâsi).

İnsanların melikine (mâlikine).

 

[ad id=”9741″]

 

 

 

 

[ad id=”10043″]

 

 

 

 

 

Nukteler.com’u Facebook’tan takip etmeyi unutmayın!

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir