Video

Delâilü’n-Nur ve Faziletleri

Delâilü’n Nur

Delail-in Nur, Resul-u Ekrem Efendimiz’e ümmetin büyüklerinin okuduğu salatu selamları derleyen bir eserdir. Tertipleyen, Üstad Bediüzzaman Said Nursi’dir. Büyük Cevşen’in içine konulan bu kıymetli eser hakkında, muhterem İsmail Çetin Hocaefendi “Ahlaki Reçeteler” adlı eserinde “Üstad Bediüzzaman Delail’in Nur’da aktabın salâvatlarını cem etmiştir” demektedir.

Delâil-i Hayrât Bedîüzzaman Hazretleri tarafından yeniden düzenlenmiş ve zenginleştirilmiş ve “Delaili’n-Nur” ismini vermiştir. İçinde hemen her salâvattan sonra büyük dertlerimizin devası, Allah’tan yüksek dereceler ve makamlar istenir. Dünyevî ve uhrevî cümle âfetlerden ve musibetlerden Allah’a sığınılır, bütün ihtiyaçlarımızın karşılanması, bütün günahlardan arınmamız ve bütün hayırlara ulaşmamız, duânın ilerleyen satırlarında istenir. Üstad Bedîüzzaman Hazretleri bu büyük salâvat metninin adını “Delâli’n-Nur” koyarak, kendisine ve talebelerine hususî bir vird yapmıştır.

[callout bg=”#3cc44a” color=”#0f0f0f” fontsize=”24″ bt_icon=”momizat-icon-music”]Delâilü’n Nur – İshak Danış Tamamı Sesli Dinle[/callout]

Delaili’n-Nur’da salavattan başka diğer bölümleri şunlardır:

     Sekine: Sekine tamamı Kur’an’da geçen Allah’ın güzel isimlerinden ve ayetlerden oluşmaktadır. Bilindiği gibi Hz. Ali (ra), Hz. Peygamberimiz (asv)’in ifadesiyle “ilim şehrinin kapısıdır”. Çocukluğundan beri Peygamberimiz (asv)’in özel terbiyesi ile yetişmiş müstesna bir kabiliyettir. Peygamberimiz (asv)’den Kur’an’ın bazı özel sırlarını ders almıştır. Bu sekine de Peygamberimiz (asv)’in Hz. Ali (ra)’ye özel ders verdiği ism-i a’zam manası taşıyan altı esma ile her biri 19 harfli, 19 Kur’an ayetinin, 19’ar defa okunduğu bir metindir.

Sekine Duası Hakkında:

1) Tamamı Kur’an kaynaklıdır. Dolayısıyla vahy kaynaklı olduğunda zerrece şüphe yoktur.

2) Metnin tertibini ve okunuş şeklini de Peygamberimiz (asv)’in has talebesi ve velilerin şahı ünvanına sahip Hz. Ali (ra)’in ya bizzat Peygamberimiz (asv)’den ders aldığı veya kendisinin tertip ettiği mühim bir Kur’an’î virddir.

    Münâcat-ı Veyse’l-Karânî: Veysel Karânî Hazretlerinin çok kuvvetli bir duâsıdır. Bu münâcat, Risâle-i Nur’un önemle işlediği “acz, fakr, şefkat ve tefekkür” mesleğine uygun duâ cümlelerinden meydana geliyor. Üstad Bedîüzzaman daimî bir virt olarak kabul etmiş, kendisi daima okumuş ve talebelerine de tavsiye etmiştir.

     Dua-i Tercüman-ı İsm-i Azam: Bu duânın aslı vahiyle Peygamber Efendimiz (asm)’e hediye edilmiştir. Allah’ın isimleri şefaatçi kılınarak cehennem azabından Allah’a sığınmamızı sağlayan bir duâdır. Bu duayı Üstad Bedîüzzaman Hazretleri sabah ve ikindi namazlarından sonra okunacak şekilde Namaz Tesbihatı’na almıştır.

     Dua-i İsm-i Azam: Allah’ın isimlerinden bir demet olup, aslı vahiy ile Peygamber Efendimiz’e (asm) bildirilmiştir. Üstad Hazretleri bu duayı öğle, akşam ve yatsı namazlarının Namaz Tesbihat’ına dâhil etmiştir.

 

 

 

Peygamberimiz aleyhissalatü vesselam efendimize salât ve selam etmenin faziletine dair ayet ve hadisler

*“Muhakkak ki Allah ve melekleri peygambere salât ederler. Ey iman edenler!(siz de)ona salât edin ve (ona)teslimiyetle selam verin.(Ahzab–56)

*Kim bana bir salât ederse, Allah ona on salat eder ve kendisinden on hata silinir. (Müsned-i Ahmed bin Hanbel cild:2 sh:102)

*Kim bana sabah on ve akşam on salat ederse kıyamet günü şefaatim ona ulaşır.(Kenzül Ummal cild:1 sh:49)

*İnsanların kıyamet günü bana en yakını, onların bana en çok salat edenidir.(Tirmizi cild:2 sh:354)

*Bana salat eden hiç bir Müslüman yoktur ki, bana salat ettiği müddetçe melekler de ona salat etmesin.(İbn-i Mace cild:1 sh:294)

*Bana salat edin, çünkü nerede olursanız olun sizin salatınız bana ulaşır.(Ebu Davud cild:2 sh:354)

*Bana selam veren hiç bir kimse yoktur ki ben onun selamına cevap verinceye Allah bana ruhumu iade etmesin.(Ahmed bin Hanbel cilt:2 sh:527)

*Yeryüzünde Allah’ın seyyah melekleri vardır, ümmetimin selamını bana tebliğ ederler.(Nesai cild:2 sh:354)

*Hz. Ömer(ra) şöyle demiştir: “Muhakkak dua sema ile arz arasında durdurulmaktadır. Peygamberimize (sas) salât etmedikçe ondan bir şey yükselmez.(Tirmizi cild:2 sh:356)

Delail-in nur’da zikredilen salâvatların faziletleri

“Nebiy-i Zişan’ın (sas)makam-ı Mahmud’u ilahi bir maide ve rabbani bir sofra hükmündedir. Evet, tevzii edilen lütuflar, feyizler, nimetler o sofrada akıyor. Resul-u zişan’a (sas) okunan salavat-ı şerifeler o sofraya edilen davete icabettir. (Mesnevi-yi Nuriye)

1.Salavat: Salavat-ı Münciye; Âlemce meşhur ve gayet mücerreb ve umum aktapların mergubu bir salavat-ı şerifedir.(Salaten Tüncina salavatı)

2.Salavat: Bu salavat-ı şerifenin üç defası on bin salavat-ı şerife kadar kıymetli ve bir rivayette otuz bin salavat-ı şerife kıymetinde olduğunu ehl-i hakikat ve keşf haber vermişler.

3.Salavat: Bu mübarek salavat-ı şerifenin bir defa okunması otuz bin salavat-ı şerifeye mukabil denilmiştir.

4.Salavat:Gavs-ı Azam Abdulkadir Geylani(ks) hazretlerinin pek çok ehl-i keşfin ittifakıyla bin salavat-ı şerifeye mukabil daimi virdi ve meşhur bir salavatıdır.

5.Salavat: Seyyid Ahmed Bedevi’nin(ks) binler salavat-ı şerife kıymetinde bir salavatıdır. Ve âlem-i manada Resul-u Ekrem(asm)’ın işaretiyle en yüksek bir salavat-ı şerife olduğunu ehl-i keşf beyan etmişler.

6.Salavat:Aktab-ı Erbaa (dört büyük kutuplar)dan biri olan Seyyid İbrahim Dessuki’(ks)nin gayet meşhur ve üç defası bin salavat-ı şerife kadar kıymetli bir salavatıdır.

7.Salavat: Seyyid taifeteyn ünvanıyla meşhur-u âlem, gavs-ı ekmel ve Kutb-u Azam Cüneyd-i Bağdadi’nin (ks) ehl-i tahkikçe bin salavat-ı şerife kıymetinde olduğu beyan edilen uzun bir salavat-ı şerifenin hülasasıdır.

8.Salavat: Salavat-ı meşyeşe namıyla meşhur ve Şazeli tarikatının evrad-ı meşhuresinden, müteaddid şerhleri bulunan gayet manidar bin salavat-ı şerife kıymetinde bir salavattır.

9.Salavat: Sıddık-ı ekber ahfadından Muhammed Hanefi(ks) namında bir kutb-u azamın gayet azim ve kıymettar bir salavat-ı şerifesidir.

10.Salavat: Maddi manevi şifa için gayet mücerreb bir ilac-ı manevi gayet kıymettar bir salavat-ı şerifedir.

11.Salavat: Münferice ve nariye namıyla meşhur çok kıymettar ve vüsul-u matlub (herhangi bir murad) için mücerreb bir salavat-ı şerifedir. (4444 defa okunur) Not: Salat-ı Tefriciyye diye de bilinir.

12-13-14-15.Salavatlar: Gayet meşhur ve kısa ve kıymettar ve mütedavil salavat-ı şerifelerdir.

16.Salavat: Bu salavat-ı şerife kısalığıyla beraber bin salavat-ı şerife kadar kıymetli olduğu beyan edilmiştir.

17-18. Salavat: Bu salavat-ı şerife ve arkasındakiyle beraber Eski Said’in Yeni Said’e (ks) inkılap edeceği zamanda hatıra gelmiş. On üç senedir halâvetini kaybetmediğinden ve usanç vermediğinden ve ondan sonra keşf edilecek esrar-ı Kur’aniye’ye işaret ettiğinden, sair meşhur evliya salâvatları derecesinde olmasa da, bir cihette onlara benzer hükmünde olduğu zannıyla buraya yazıldı(Said Nursi)

*Ya vedud ya vedud ya vedud ile başlayan salavatın altında yazılacak dua, aslında salavattan olmayıp Peygamber-i zişan (sas)efendimiz Hazret-i Hasan ve Hazreti Hüseyin’e (ra) talim buyurmuşlar. İçinde İsm-i azam bulunması muhtameldir. Ahfad-ı resule (asm) talim olunan dua budur.

19.Salavat: Şah-ı Nakşibendi(ks)hazretlerinin gayet nurlu ve nurani beş cümlesidir. Nur manasını ifade eden kıymettar bir salavattır.

20.Salavat: Bu salavat-ı şerife hem Gavs-ı Azam’ın (ks) hem Şah-ı Nakşibendi’nin (ks) her iki mübarek zatın (üstadın)gayet camii ve gayet kıymettar bir salavat-ı şerifeleridir.

21.Salavat: Bediüzzaman hazretlerinin(ks) yirmi bir adet mucizat-ı katiyye-i Ahmediyyeye (asm)işaret eden gayet kıymettar ve şirin ve zevkli bir salavatıdır.

22.Salavat: Gayet zevkli ve canlı ve kibar-ı evliyaullahın mergubu, Farisi bir salavat-ı şerifedir.

23.Salavat: Kibar-ı evliyaullah’ın merğubu ve Bediüzzaman (ks) hazretlerinin bir salavatıdır.

24.Salavat: Buseyri(ks) âlem-i manada Kasidey-i Bürde’yi Resul-u Ekrem (asm)efendimize okuduğu zaman, gelecek salavat-ı şerifenin yarısını okumuş, yarısını hatırlayamamış olduğundan, Resul-u Ekrem (asm) Efendimiz (ala habibike hayril halki küllihim)diye salavat-ı şerifeyi tekmil etmiş. Gayet kıymettar bir salavat-ı şerifedir.

25.Salavat: İmam-ı Ali (ra)’ın Risale-i Nur-a işaret ettiği Kaside-i Celcelutiye-yi meşhuresinin ahirinde gayet kıymettar zikr ettiği bir salavat-ı şerifedir.

 

 

Delâilü’n Nur Arapça Okunuşu ve Türkçe Anlamı

PDF Olarak İNDİR

 

 

 

 

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir