DualarEsmaül Hüsna

Hasbünallahu ve Nimel Vekil

En tesirli bir zikir "Hasbunallahu ve nimel vekil" Duası anlamı, Arapça-Türkçe okunuşu ve yazılışı, Fazileti ve sırları hakkında bilgiler.

En tesirli bir zikir “Hasbunallahu ve nimel vekil” Duası anlamı, Arapça-Türkçe okunuşu ve yazılışı, Fazileti ve sırları hakkında bilgiler. Bu dua Kuran’da hangi ayette geçiyor? Allah bize yeter o ne güzel vekildir âyeti Arapça yazılışı

Her türlü zorluk ve sıkıntıda okunan en tesirli bir zikir olan Hasbunallahu ve nimel vekil zikri, ne demek, anlamı nedir? Ne zaman ve nasıl okunur? Hasbinallah ve nimel vekil duasını hangi zamanlarda okumak daha faziletli ve faydalıdır? Hasbunallahi Ayeti Kuran-ı Kerim’de geçiyor mu? En kuvvetli ve tesirli bir zikir olan Hasbunallahu ve ni’mel vekil nimel Mevla ve ni’me’n nasîr duası, faziletleri ve sırları, hakkında rivayet edilen hadisler ve İslam âlimlerinden nakledilen bilgiler…

Maddi ve manevi sıkıntı, zorluk, borcu olan, musibet, bela ve kötülüklerden muhafaza için okunur. Tesiri oldukça fazla ve etkili olan dualardandır.

HASBUNALLAHU VE Nİ’MEL VEKİL

Kuran-ı Kerim’in Ali İmran Suresi 173. Ayetinde de geçen ve Peygamber Efendimiz’den okunması tavsiye olan, fazileti ve tesiri bakımından önemli ve yüksek değeri olan bu zikir Allahu Teala’nın El-Vekil ism-i şerifiyle her işimizde, her durumda okunan, okunması gerekli olan dua ve tesbihlerdendir.

Cuzi, kısa ve çoğu işte iktidarı az, ihtiyacı, arzuları nihayetsiz, sonsuz ve çok olan insan Bâki olan, Sübhan olan, Muktedir olan ve Esmaül Hüsna’nın bir çok isimleriyle, sıfatlarıyla alemde tezahürünü gösteren Allahu Teala için bu zikirle dua etmek, O’nu kendimize vekil etmek, sonsuz bir inayet kaynağı altına girmek anlamına gelmektedir.

  • Her türlü sıkıntınız için bu dua çok makbuldür. Bu dua ile kederlerimizin ve problemlerimizin çözümü için Allahü Teâlâ’yı vekil ediyoruz.
  • Her işinizi ve sıkıntınız Allah’ı vekil kılmak kadar üstün bir şey yoktur. Yüce Allah’ın vekilliği ile her işiniz kolaylaşır.
  • Bu dua her gün en az 100 kere okunabildiği gibi bir kaç kişi ile 70 bin defa okunursa sıkıntınızda bir an önce kurtulursunuz.
  • Borcunuz mu var Allah’ı vekil tutarak inşallah en kısa zamanda Yüce Allah’ın vekilliği ile kurtulursunuz. İçinden çıkamadığınız bir sıkıntınız mı var bu dua ile Allah’a havale edin.

“hasbinallah ve nimel vekil” Türkçe Anlamı;

“Allah bize yeter, O ne güzel vekildir. O ne güzel vekil, ne güzel Mevla ve ne güzel yardımcıdır.”

Bu dua ile ilgili olarak Ebu Hüreyre (r.a.) den rivayetine göre

Hz. Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur:

“Sizden herhangi biriniz, büyük bir hadise (olay) ile (elem-keder, dert-bela, düşman ile karşılaşma gibi) ‘Hasbünallâhü ve nîmel vekiyl’ duasını okuyunuz. Cenâb-ı Allah, düşmüş olduğunuz belâyı sizden uzaklaştırır.” yüzüncüde…“Ni’mel’Mevlâ ve ni’men’nasıyr” diye ilave ediniz

Hasbunallahu Duası Ne Demek?

“Allah bize yeter, O ne güzel vekildir.”

Arapça Yazılışı

حَسْبُنَا اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَك۪يلُ

hasbunallah

“Hasbunallahu ve ni’mel vekil” Ayeti

Hasbunallahi Ayeti Ali İmran Suresi 173. Ayetinde geçmektedir. Ali İmran Suresi 173 Ayeti Arapça ve Türkçe Okunuşu ve Meali aşağıdaki şekildedir.

ٱلَّذِينَ قَالَ لَهُمُ ٱلنَّاسُ إِنَّ ٱلنَّاسَ قَدْ جَمَعُوا۟ لَكُمْ فَٱخْشَوْهُمْ فَزَادَهُمْ إِيمَٰنًا وَقَالُوا۟ حَسْبُنَا ٱللَّهُ وَنِعْمَ ٱلْوَكِيلُ

Ellezîne kâle lehumun nâsu innen nâse kad cemeû lekum fahşevhum fe zâdehum îmânâ(îmânen), ve kâlû hasbunâllâhu ve ni’mel vekîl

“Onlar ki, bazı kimseler kendilerine: “İnsanlar size karşı toplandılar, onlardan korkun” dediklerinde bu onların imanlarını artırdı ve: “Allah bize yeter o ne güzel vekildir” dediler.” (Ali İmrân, 3/173)

Bu ayet, Uhud Savaşı’ndan sonra müşriklerin yeniden saldırı hazırlığı yaptığı haberi üzerine müminlerin verdikleri karşılığı anlatır. Tehdit haberi onları korkutmak yerine imanlarını güçlendirmiş, Allah’a olan güvenlerini pekiştirmiştir.

Hz. İbrahim (a.s.) da ateşe atılırken bu sözü söylemiştir. Buhârî’de yer alan rivayete göre, İbrahim’in ateşe atılırken söylediği son söz “Hasbünallahu ve ni’mel vekîl” olmuştur.

Anlamı

“Hasbünallahu ve ni’mel vekîl” (حَسْبُنَا اللهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ) ifadesi, “Allah bize yeter, O ne güzel vekildir” anlamına gelir.

  • Hasbünâ: “Bize yeter, bize kâfidir” demektir. Allah’ın “Hasîb” isminden gelir; O, her şeyi kuşatan ilmiyle kullarına yetendir .

  • Ni’mel Vekîl: “O ne güzel vekildir” anlamındadır. “Vekîl”, kendisine tevekkül edilen, işlerin havale edildiği ve güvenilen varlık demektir. Allah “Vekîl” ismiyle, kendisine tevekkül eden kulunun işlerini en güzel şekilde üstlenen ve koruyandır.

“Hasbünallah” kelimesi, Allah’ın “Hasîb” ismiyle bağlantılıdır. Hasîb, “her şeyi sayan, hesabını gören, yeten” demektir. Yani bu zikri söyleyen kişi sadece “Allah bana yeter” demez; aynı zamanda “Amellerimin hesabını görecek olan da O’dur” demiş olur. Teslimiyet ve hesap bilinci aynı kelimede birleşir.

Hangi Durumlarda Okunur?

Bu zikir, özellikle sıkıntı, korku, tehdit ve çaresizlik anlarında okunması tavsiye edilen bir duadır .

Hadis kaynaklarında yer alan bir rivayete göre, Hz. Peygamber (s.a.v.), kıyamet alametlerinden bahsedildiğinde ashabının endişelendiğini görünce onlara şöyle buyurmuştur:

“Hasbünallahu ve ni’mel vekîl deyin.” (Tirmizî, Hasan)

İmam İbn Kesîr, büyük bir iş veya zorlukla karşılaşan kişinin bu ifadeyi okumasının uygun olduğunu belirtmiştir 

Faziletleri ve Faydaları

Sıkıntılardan kurtulmak için : “Hasbunallahu ve Ni’mel Vekil” okunur.

  • Bu zikri samimiyetle söyleyen kul, Allah’ın koruması altına girer. Hz. İbrahim’in ateşe atılırken söylediği bu söz üzerine ateşin onu yakmadığı rivayet edilir .

  • Kalb huzuru: Zikir, kalbe sükûnet verir, kişinin yalnız olmadığını ve Allah’ın daima yanında olduğunu hissettirir .

  • Sıkıntılardan çıkış: Çaresizlik anında bu zikri söyleyen kul, Allah’ın izniyle ummadığı yerlerden yardım görür .

  • Rızık ve bereket: Allah’a güvenen ve O’nu vekil edinen kişinin rızkı Allah’ın güvencesi altındadır.

Hz. İbrahim a.s. ateşe atılmak için mancınığa konulduğu zaman Cibril aleyhisselam:

“Bana ihtiyacın var mı” diye sordu. Hz. İbrahim a.s. O’na şöyle dedi;

“Sana hayır, ama alemlerin Rabbine evet!”

“Hasbunallahu ve ni’mel vekil ni’mel Mevla ve ni’me’n nasîr”

“Allah Teala, bize yeter, O ne güzel vekildir. Ne güzel Mevla ve ne güzel yardımcıdır.” dedi de o yakıcı ateş kendisine “soğuk ve selametli” oldu. (Bu sözü ilk söyleyen Hz. İbrahim (AS) dır.)

Şeddâd b. Evs’ten nakledilen bir rivayette, bu sözün “her korkan kişi için emân (güvence)” olduğu belirtilir. Bu rivayet bazı kaynaklarda zayıf kabul edilmiş olsa da, klasik zikir literatüründe bu sözün “korkuya karşı kalkan” işlevi vurgulanmıştır.

Hz. Musa a.s. önünde deniz, arkasında düşmanı olduğu sırada:

“Hayır!.. Muhakkak ki Rabbim benimledir; bana doğru yolu hidayet edecektir”. (Şuara 62) diyerek Rabbine sığındı da O’nun izniyle düşmanından kurtuldu.

Sıkıntıda mı kaldın, derdin mi var o halde sen de hakkıyla koruyan, çok esirgeyen, her şeye kadir, rahmet edenlerin en merhametlisi olan Rabbül Alemine sığın ve

“Hasbunallahu ve ni’mel vekil ni’mel Mevla ve ni’me’n nasîr” zikrini dilinden düşürme.

حَسْبُنَا اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَك۪يلُ

Hasbunallahü ve ni’mel vekil 

“Allah bize yeter, O ne güzel vekildir.”

En etkili ve güçlü, en tesirli sıkıntıdan kurtulma, kötülük düşünenlere karşı okunacak, kötü olan bir şeyi engellemek için sıkıntıdan kurtaran dualar, en çaresiz anda ve zor durumlarda okunacak en tesirli duadır.

Kaç Kere Okunmalı? (1000 Defa Mı Okunur?)

Bu zikrin belirli bir sayıda okunması konusunda iki farklı yaklaşım bulunmaktadır:

Kaynaklarda Geçen Rivayetler

Bazı İslam âlimleri ve manevi otoriteler, sıkıntı anında bu ayeti 1000 defa okumanın etkili olduğunu belirtmişlerdir. Muhammed Takî Osmânî’den nakledilen bir söze göre, Selef-i Sâlihîn, sıkıntı içindeyken “Hasbünallahu ve ni’mel vekîl” ayetini 1000 defa okumaktan daha etkili bir şey olmadığını ifade etmişlerdir.

Meârifü’l-Kur’ân tefsirinde de, bu ayeti 1000 defa gerçek bir imanla okuyan ve dua eden kişinin duasının reddedilmeyeceği belirtilmektedir.

Bazı fıkıh kaynakları ise, belirli sayılarda (450, 1000 gibi) zikir çekmenin sünnette sabit olmadığını ve bunun “bid’at-ı izâfiyye” (aslı meşru olan ancak miktar, şekil veya zaman açısından şeriata aykırı olan uygulama) kapsamına girebileceğini belirtmektedir. Bu görüşe göre, zikrin kendisi Kur’an’dan olmakla birlikte, belirli bir sayıya bağlamak dini bir zorunluluk olarak görülmemelidir.

Özetle: 1000 defa okuma uygulaması, bazı âlimler ve manevi gelenekler tarafından tavsiye edilmiş olsa da, bu sayı sünnette sabit bir emir değildir. Samimiyetle ve ihtiyaç anında okunması esastır.

“Tek Söyleyiş” Sünneti 

Modern paylaşımlarda sıkça “1000 defa oku” tavsiyesi görülür. Ancak hadis metinlerinin hiçbirinde belirli bir sayı yoktur. İbrahim ateşe atılırken bir kez söyledi. Peygamberimiz ve ashabı Uhud sonrası tehdit haberini aldığında bir kez söyledi. Sünnet olan, ihtiyaç anında samimi bir tek söyleyiştir.

Bazı âlimler, sahabenin iman gücüne kıyasla bizim zayıflığımız nedeniyle çok sayıda okumayı tavsiye etmiş olabilir; ancak bu bir ruhsat ve teşvik, şer’î bir zorunluluk değildir.

Bu söz, iki peygamberin iki farklı ateş anında söylediği tek cümledir. Yaygın zikir formlarının arkasında iki ayrı ayet vardır. Asıl sır, söyledikten sonra hâlâ paniklememek ve Allah’ı gerçekten vekil bırakmaktır. Sünnette sayı yoktur; ihtiyaç anında bir kez ve samimiyetle söylemek esastır.

İnsanın Kendisini Yenik Duruma Düşüren Bir Şey Karşısında Okuyacağı Dua

Ebu Hureyre (Radıyallâhu Anh)’dan rivayet edilen bir hadis-i şerifte Rasulüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

“Kuvvetli olan mümin, zayıf müminden daha hayırlıdır ve Allah-u Teala’ya daha sevimlidir. Bununla beraber her birinde hayır vardır. Sen kendine fayda vereni iste ve Allah-u Teala’dan yardım dile, asla acizlik gösterme.

Başına bir iş gelirse: ‘Ben şöyle yapmış olsaydım, şöyle olurdu.’ deme. Ancak:

Kadderallâhu ve mâşâe feal.

‘Allah-u Teala takdir etti ve dilediği oldu.’ de. Çünkü ‘Eğer’ sözü şeytana kapı açar.” (Müslim, no:6945, Kader:8/56; Nevevi, el-Ezkâr, Kitabu’l-ezkar ve’d-de’avat li’l-umuri’l-ârizat:10)

Avf ibni Mâlik (Radıyallâhu Anh)’dan rivayet edildiğine göre;

Rasulüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) iki adam arasında (bir dava için) hüküm verdi. Aleyhine hüküm verilen adam geri giderken dönünce: “Allah-u Teala bana yeter, O ne güzel vekildir.” dedi.

Bunun üzerine Rasulüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem):

“Allah-u Teala acizliği kötüler, ancak sen tedbirli ol (gayretli ol, bir işe devam edebileceğin nispette giriş). Bir iş sana galip geldiği zaman

Hasbiyallâhu ve ni’mel vekîl.

“Allah-u Teala bana yeter, O ne güzel vekildir” de, buyurdu. (Ebu Dâvud, no:3629, Akziye: 28, Nevevi, el-Ezkâr, Kitabu’l-ezkar ve’d-de’avat li’l-umuri’l-ârizat:10

Hasbiyallahu ile Hasbünallahu Arasındaki Fark Nedir?

Hasbiyallahu ve Hasbünallahu ne demek? İki duanın Arapça yazılışı, okunuşu ve Türkçe anlamı nedir? Kur’an’da hangi ifade geçiyor? İşte aralarındaki farklar.

Hasbiyallahu ve ni’mel vekîl ile Hasbünallahu ve ni’mel vekîl ifadeleri, Allah’a güvenmeyi ve O’na dayanmayı anlatan sözlerdir. İki ifade arasındaki temel fark, kullanılan zamirdir. Hasbiyallahu ifadesi “Allah bana yeter”, Hasbünallahu ifadesi ise “Allah bize yeter” anlamına gelir.

  • Hasbiyallahu ve ni’mel vekîl: Allah bana yeter, O ne güzel vekildir.

  • Hasbünallahu ve ni’mel vekîl: Allah bize yeter, O ne güzel vekildir.

Peki, bu iki ifade arasındaki fark nedir? Hangisi Kur’an-ı Kerim’de geçer? Arapça yazılışları, okunuşları ve Türkçe anlamları nelerdir? İşte merak edilenler.

Hasbiyallahu ve Ni’mel Vekîl Ne Demek?

Hasbiyallahu ve ni’mel vekîl, Türkçede “Allah bana yeter, O ne güzel vekildir” anlamına gelir. Kişinin Allah’a güvendiğini, işlerini O’na havale ettiğini ve O’ndan yardım beklediğini ifade eder.

Arapça yazılışı:

حَسْبِيَ اللَّهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ

Okunuşu: Hasbiyallahu ve ni’mel vekîl.

Türkçe anlamı: Allah bana yeter, O ne güzel vekildir.

Buradaki “hasbiy” ifadesi “bana yeter” anlamını taşır. Bu nedenle söz, kişinin kendi adına Allah’a tevekkül etmesini anlatır.

Hasbünallahu ve Ni’mel Vekîl Ne Demek?

Hasbünallahu ve ni’mel vekîl, “Allah bize yeter, O ne güzel vekildir” anlamına gelir. Bu ifade, Allah’a duyulan güveni ve O’na dayanmayı topluluk adına dile getirir.

Arapça yazılışı:

حَسْبُنَا اللَّهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ

Okunuşu: Hasbünallahu ve ni’mel vekîl.

Türkçe anlamı: Allah bize yeter, O ne güzel vekildir.

Buradaki “hasbünâ” kelimesi “bize yeter” anlamındadır. İfade, Kur’an-ı Kerim’de Âl-i İmrân Suresi’nin 173. ayetinde geçer.

Hasbiyallahu ile Hasbünallahu Arasındaki Fark Nedir?

İki ifade arasındaki temel fark, “ben” ve “biz” ayrımıdır. Anlamları birbirine yakın olsa da zamirleri farklıdır.

Özellik Hasbiyallahu Hasbünallahu
Arapça حَسْبِيَ اللَّهُ حَسْبُنَا اللَّهُ
Anlamı Allah bana yeter Allah bize yeter
Kullanımı Birinci tekil şahıs Birinci çoğul şahıs
Kur’an’daki durum Bu kalıpla Âl-i İmrân 173’te geçmez Âl-i İmrân 3:173’te geçer

Her iki ifade de Allah’a güvenme ve tevekkül etme anlamıyla ilişkilidir. Ancak bir ifadenin Kur’an’da birebir geçmesiyle aynı anlamı taşıyan başka bir ifadenin kullanılması birbirinden farklı konulardır.

Hasbünallahu ve Ni’mel Vekîl Hangi Ayette Geçiyor?

“Hasbünallahu ve ni’mel vekîl” ifadesi, Kur’an-ı Kerim’de Âl-i İmrân Suresi’nin 173. ayetinde yer alır.

Ayetin ilgili bölümü şöyledir:

Arapça:

وَقَالُوا حَسْبُنَا اللَّهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ

Türkçe meali:

“Allah bize yeter, O ne güzel vekildir!”

Ayetin bağlamında, bazı kişilerin Müslümanları düşman ordusuyla korkutmaya çalışması karşısında onların imanlarının arttığı ve Allah’a güvendiklerini ifade ettikleri anlatılır.

Hz. İbrahim’in Söylediği Dua

Sahih-i Buhârî’de İbn Abbas’tan nakledilen rivayete göre, Hz. İbrahim ateşe atıldığında “Hasbünallahu ve ni’mel vekîl” anlamındaki sözü söylemiştir. Aynı rivayette Hz. Muhammed’in de düşman tehdidi karşısında bu ifadeyi kullandığı bildirilir.

Bu rivayet, sözün Allah’a güvenme ve O’na dayanma anlamını destekleyen önemli kaynaklardan biridir.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta, rivayette aktarılan ifadenin “Allah bize yeter” anlamındaki çoğul kalıp olmasıdır. Bu rivayet, tekil biçim olan “Hasbiyallahu” ile aynı lafız değildir.

Hasbiyallahu ve Ni’mel Vekîl Kur’an’da Geçiyor mu?

“Hasbiyallahu ve ni’mel vekîl” ifadesi, bu yazılış ve zamir biçimiyle Âl-i İmrân Suresi 173. ayette yer almaz. Ayette geçen ifade “Hasbünallahu ve ni’mel vekîl” şeklindedir.

Bununla birlikte, “Hasbiyallahu” ifadesinin Kur’an’daki biçimle aynı olmaması, tek başına kullanılamayacağı anlamına gelmez. Ancak bir sözü doğrudan ayet olarak tanıtmak için Kur’an’daki lafzına dikkat etmek gerekir.

Hasbiyallahu ve Hasbünallahu Ne Zaman Okunur?

Bu ifadeler, Allah’a güveni ve tevekkülü dile getirmek amacıyla söylenebilir. Kişi kendi adına Allah’a dayandığını ifade etmek istediğinde “Hasbiyallahu ve ni’mel vekîl”; bir topluluk adına “Allah bize yeter” demek istediğinde ise “Hasbünallahu ve ni’mel vekîl” ifadesini kullanabilir.

Bu açıklama, ifadelerin anlamına dayalı bir ayrımdır. Belirli sayılarda okunması veya belirli sonuçlar sağlayacağı yönündeki iddialar için ayrıca güvenilir dinî kaynak aranmalıdır.

Özetle:

Hasbiyallahu ve Hasbünallahu ifadeleri arasındaki fark, “bana” ve “bize” anlamlarını taşıyan zamirlerden kaynaklanır. Hasbiyallahu ve ni’mel vekîl, “Allah bana yeter”; Hasbünallahu ve ni’mel vekîl ise “Allah bize yeter” demektir.

Kur’an-ı Kerim’de Âl-i İmrân Suresi 173. ayette geçen biçim “Hasbünallahu ve ni’mel vekîl”dir. İki ifadeyi birbirinden ayırırken anlamlarına ve kaynaklarda aktarılan lafızlara dikkat etmek gerekir.

İki Ayetin Birleştirilmesi: Farkında Olmadan Okunan “Gizli İkinci Ayet”

Pek çok Müslüman, zikir olarak şu formu okur: “Hasbünallahu ve ni’mel vekîl, ni’mel mevlâ ve ni’men nasîr.”

Buradaki ikinci kısım ayrı bir ayettir: Enfâl Sûresi 40. ayet. “O ne güzel Mevlâ (koruyucu), O ne güzel Nasîr (yardımcı)dır.”

Yani yaygın olarak okunan bu birleşik zikir, iki farklı sûrenin iki farklı ayetini bir araya getirir. Birçok kaynak bunu tek ayet gibi sunar; ancak ikisi ayrı vahiyler ve ayrı bağlamlardır. Birincisi müminlerin tehdit karşısındaki cevabı, ikincisi ise Allah’ın müminlere doğrudan güvencesidir.

Hamraü’l-Esed: Bu Sözün Söylendiği “Gizli Durak”

Âl-i İmrân 173’ün bağlamı genelde “Uhud Savaşı” olarak özetlenir. Ancak detay şudur: Uhud’dan sonra Ebû Süfyân ve müşrikler Medine’ye yeniden saldırı hazırlığı yaptı. Peygamberimiz (s.a.v.) ashabıyla birlikte Hamraü’l-Esed denilen yere kadar ilerledi. Orada Abdülkays kabilesinden bir kervan, Ebû Süfyân’ın tehdit mesajını iletti. İşte bu haberin geldiği an, ayetteki “Hasbünallahu ve ni’mel vekîl” sözü söylendi.

Yani bu söz, sadece savunma değil, aynı zamanda ileri gitme anında söylenmiştir. Ashab korkudan evlerine çekilmedi; tedbiri aldı, yola çıktı, sonra tevekkülü ilan etti.

Risale-i Nur / Yirmi dokuzuncu Lem’a

Altıncı Bâb (Bu Altıncı Bab’ın tercümesi Nur Talebeleri tarafından yapılarak sonradan konulmuştur. )

“Hasbünallahü ve nimel-vekil”in mertebeleri hakkındadır.

Beş Nüktedir

Birinci Nükte: Bu sözler beşerin acizlik hastalığı ve insanlığın fakirlik marazı için denenmiş bir ilaçtır.

“Allah bize kafidir. O ne güzel vekildir.” 

O, Mucid ve Mevcud-u Baki olduktan sonra, mevcudatın zevale gitmesinin hiçbir önemi yoktur. Çünkü Vâcibü’l-Vücud olan Mucidlerinin bekasıyla, o sevimli varlıklar devam ediyorlar.

O, Sani ve Fatır-ı Bakidir. O halde, masnuun zevaliyle mahzun olmamalı. Çünkü; muhabbete vesile olan husus, Saniinde aynen devam etmektedir.

O, Melik ve Malik-i Bakidir. O halde, ayrılık ve gidiş içerisinde tazelenen mülkün zevalinden teessüf edilmemeli.
O, Şahid ve Alim-i Bakidir. Öyle ise, sevgililerin dünyadan kaybolmasına hasret çekilmemeli. Çünkü, onları müşahede eden Zatın ilim ve nazar dairesinde varlıkları devam ediyor.

O, Sahip ve Fatır-ı Bakidir. O halde, güzellikleri takdir edilen şeylerin zevalinden kederlenmemeli. Çünkü, onların güzelliklerinin kaynağı Fatırlarının esmasında devam etmektedir.

O, Varis ve Bais-i Bakidir. O halde, ahbabın firakından dolayı “Ah!” çekilmemeli. Çünkü, onlara varis ve onları tekrar diriltecek olan Zat bakidir.

O, Cemil ve Celil-i Bakidir. O halde, güzel isimlere ayna olan güzel masnuatın zevalinden hüzne düşülmemeli. Çünkü, o esma, aynalarının zevalinden sonra da güzellikleriyle baki kalmaktadır.

O, Mabud ve Mahbub-u Bakidir. O halde, mecazi mahbubların zevalinden elem duyulmamalı. Çünkü, Mahbub-u Hakiki bakidir.

O, Rahman, Rahim, Vedud ve Raûf-ü ü Bakidir. O halde, görünürde nimet veren şefkatli varlıkların zevalinin hiçbir ehemmiyeti yok ve bu yüzden gam çekip meyus olunmamalı. Çünkü rahmet ve şefkati herşeyi ihata eden Zat bakidir.

O, Cemil, Latif ve Atuf ü Bakidir. O halde, o latif ve müşfik mevcudatın zevalinin önemi yok. Bu yüzden, yanılıp, yakınılmamalıdır. Çünkü, bütün o zevale gidenlerin yerini tutacak Zat bakidir. Onlar ise, onun tecelliyatından tek bir tecellinin dahi yerini tutamaz. Onun bu vasıflarıyla devam ve bekası herbir ferdin dünyadaki her nevi sevdiklerinin yerini tutar.

“Hasbünallahü ve nimel-vekil.”

Evet, dünya ve içindeki şeylerin bekasına bedel, bunların Malik, Sani ve Fatırının bekası bana yeter.

Risale-i Nurdan hasbinallah ve nimel vekil duası

Dördüncü Şuâ (Sayfa 60)

بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

حَسْبُنَا اللهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ

(Allah bize yeter; O ne güzel vekildir.” Âl-i İmrân Sûresi, 3:173.)

Bir zaman ehl-i dünya beni herşeyden tecrit ettiklerinden, beş çeşit gurbetlere düşmüştüm. Ve ihtiyarlık zamanımda kısmen teessürattan gelen beş nevi hastalıklara giriftar olmuştum.

Sıkıntıdan gelen bir gafletle, Risale-i Nur’un teselli verici ve medet edici envarına bakmayarak, doğrudan doğruya kalbime baktım ve ruhumu aradım.

Gördüm ki, gayet kuvvetli bir aşk-ı bekà ve şedit bir muhabbet-i vücut ve büyük bir iştiyak-ı hayat ve hadsiz bir acz ve nihayetsiz bir fakr bende hükmediyorlar. Halbuki müthiş bir fena o bekàyı söndürüyor. O hâletimde yanık bir şairin dediği gibi dedim:

Dîl bekàsı, Hak fenası istedi mülk-ü tenim.
Bir devasız derde düştüm, ah, ki Lokman bîhaber.

Meyusâne başımı eğdim. Birden حَسْبُنَا اللهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ  âyeti imdadıma geldi, dedi: “Beni dikkatle oku.” Ben günde beş yüz defa okudum. Benim için aynelyakîn sûretinde inkişaf eden çok kıymettar envârından bir kısmını ve yalnız dokuz nurunu ve mertebesini icmalen yazıp, eskiden aynelyakîn ile değil, belki ilmelyakîn ile bilinen tafsilâtını Risale-i Nur’a havale ediyorum.

Hasbunallahu ve nimel vekil duası, Arapça yazılışı, Türkçe okunuşu, hasbinallah ve nimel vekil meaning, hasbinallah ve nimel vekil dua, hasbinallah ve nimel vekil anlamı, hasbinallah ve nimel vekil in arabic

Benzer Konular

İlgili Makaleler

Bir Yorum

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün