Namaz

Namaz ile ilgili Hadisler

Namazla ile ilgili Hadisler, Namazın önemi, fazileti, dünyevi ve uhrevi faydaları, Peygamber Efendimizden nakledilen sahih hadisler

Namazla ile ilgili Hadisler, Namazın önemi, fazileti, dünyevi ve uhrevi faydaları, Peygamber Efendimizden nakledilen sahih hadisler

Peygamber Efendimiz (s.a.v) rivayet edilen en çok bilinen ve bilinmeyen Hadis alimleri Buhari, Muslim, Tirmizi, Teberani, Beheki, Hâkim, Nesai ve İhya-i Ulumiddin‘den seçme hadisler ile rivayetler, namaz konusu hakkındaki derlediğimiz sahih hadisler

Peygamber Efendimiz nasıl namaz kılardı? Peygamberimizin kıldığı farz namazlar, nafile namazlar, gece namazları, aile içi ve mescitte kıldığı namazlar, sahabelere namazın önemini ve sevaplarını ifade ettiği hadisler

Namaz Hakkında Sahih Hadisler

– Hz. Ömer radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir:

Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem buyurdu ki; “Namaz dinin direğidir.” Hilyetûl Evliya, Cami’ûs Sağir

– Ebû Hureyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken işittiğini söyledi:

 “Ne dersiniz? Birinizin kapısının önünde bir nehir olsa da, o kimse her gün bu nehirde beş defa yıkansa, kirinden bir şey kalır mı?” Sahâbîler:

– O kimsenin kirinden hiçbir şey kalmaz, dediler. Resûl-i Ekrem:

– “Beş vakit namaz işte bunun gibidir. Allah beş vakit namazla günahları silip yok eder” buyurdular. – Buhârî, Mevâkît 6; Müslim, Mesâcid 283.

– Ebû Hüreyre radıyallahu anh şöyle dedi:

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i:

“Şüphesiz ki benim ümmetim, kıyamet gününde, abdest izlerinden dolayı yüzleri nurlu, elleri ve ayakları parlak olarak çağırılacaktır. Yüzünün nûrunu artırmaya gücü yeten kimse bunu yapsın” buyururken işittim. – Buhârî, Vudû’ 3; Müslim, Tahâret 35

– Ebû Süreyye Sebre İbni Ma`bed el-Cühenî radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Çocuğa yedi yaşındayken namaz kılmayı öğretiniz. On yaşına bastığı hâlde kılmazsa, cezalandırınız.”  Ebû Dâvûd, Salât 26; Tirmizî, Mevâkît 182

Ebû Dâvud’daki hadis şu meâldedir:

“Çocuk yedi yaşına girince, namaz kılmasını söyleyiniz.”

– Osman İbni Affân radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Kim güzelce abdest alırsa, o kimsenin günahları tırnaklarının altına varıncaya kadar bütün vücudundan çıkar.”

Müslim, Tahâret 33. Ayrıca benzer rivayetler için bk. Nesâî, Tahâret 84; İbni Mâce, Tahâret 6

– Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Müslüman -veya mü’min- bir kul abdest alır ve yüzünü yıkarsa, gözleri ile bakarak işlediği her günah abdest suyu -veya suyun son damlası- ile yüzünden çıkar. İki elini yıkadığında, elleriyle tutarak işlediği her günah abdest suyu -veya suyun son damlası- ile ellerinden çıkar. Ayaklarını yıkadığı zaman, ayaklarıyla yürüyerek işlediği her günah abdest suyu -veya suyun son damlası- ile ayaklarından çıkar. Neticede o mü’min kul günahlardan temizlenmiş olur.”

Müslim, Tahâret 32. Ayrıca bk. Tirmizî, Tahâret 2

– “Namaz kılmayanın dini sağlam değildir.  Dinde namazın yeri, vücutta başın yeri gibidir.” (Taberânî, el-Mu’cemu’s-Sağîr, hadis no: 107)

– “İstikamet üzere olun. Bunu tam başaramayacaksınız. O halde en hayırlı ameliniz namazdır. Kamil müminden başkası iyi abdest almaya ve abdestli kalmaya özen gösteremez.” (İbni Mâce, Tahare: 4; Muvatta, Tahare: 36; Müsned, 5/363

– “Kul namaza durduğunda, bütün günahları getirilir. Başı ve omuzları üzerine konulur. Rüku ve secdeye gittikçe dökülür, o insandan ayrılır.” (Taberânî, el-Mu’cemu’s-Sağîr, hadis no: 794)

– “Yatsı namazını cemaatle kılan, gecenin yarısını, sabahı da cemaatle kılan, gecenin tamamını ibâdetle geçirmiş sayılır.”(Ebû Davûd, Salat, 45)

– “Münafıklara en ağır gelen namaz, yatsı ile sabah namazını cemaatle kılmaktır. Bunlardaki ecri bilen, sürünerek de olsa, cemaate gelir.” (Buharî)

– Enes radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre,

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bir gece yatsı namazını gece yarısına kadar geciktirmişti. Namazı kıldıktan sonra yüzünü bize döndü ve:

“Halk namaz kıldı ve uyudular. Sizler ise, namazı beklediğinizden bu yana hep namazda gibi olmaya devam ettiniz” buyurdular. – Buhârî, Mevâkît 25

– “Biriniz namaz kılarken uyuklayacak olursa, uykusu dağılana kadar yatsın. Çünkü uyuklayarak namaz kılarsa, Allah’tan bağışlanma dileyim derken belki de kendine beddua eder.” – Buhârî, Vudû 53; Müslim, Müsâfirîn 222

– “Mü’minin nuru ve beyazlığı, abdest suyunun ulaştığı yere kadar varır.” (Müslim, Tahâret 40; Nesâî, Tahâret 109 )

– “Kim güzelce abdest alırsa, o kimsenin günahları tırnaklarının altına varıncaya kadar bütün vücudundan çıkar.” (Müslim, Tahâret 33; bk. Nesâî, Tahâret 84; İbni Mâce, Tahâret 6)

– Ebû Hureyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Bir kimsenin câmide cemaatle kıldığı namaz, işyerinde ve evinde kıldığı namazdan yirmi küsur derece daha sevaptır.

Şöyle ki bir kişi güzelce abdest alır, sonra başka hiçbir maksatla değil, sadece namaz kılmak üzere câmiye gelirse, câmiye girinceye kadar attığı her adım sebebiyle bir derece yükseltilir ve bir günahı bağışlanır.

Câmiye girince de, namaz kılmak için orada durduğu sürece, tıpkı namaz kılıyormuş gibi sevap kazanır. Biriniz namaz kıldığı yerden ayrılmadığı, kimseye eziyet etmediği ve abdestini bozmadığı müddetçe melekler:

Allah’ım! Ona merhamet et! Allah’ım! Onu bağışla! Allah’ım! Onun tövbesini kabul et! Diye ona dua ederler.” – Buhârî, Salât 87, Ezân 30, Büyû` 49; Müslim, Tahâret 12, Mesâcid 272. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Salât 48; İbni Mâce, Tahâret 6, Mesâcid 14

– “Müslüman –veya mü’min– bir kul abdest alır ve yüzünü yıkarsa, gözleri ile bakarak işlediği her günah abdest suyu –veya suyun son damlası– ile yüzünden çıkar. İki elini yıkadığında, elleriyle tutarak işlediği her günah abdest suyu –veya suyun son damlası– ile ellerinden çıkar. Ayaklarını yıkadığı zaman, ayaklarıyla yürüyerek işlediği her günah abdest suyu –veya suyun son damlası– ile ayaklarından çıkar. Neticede o mü’min kul günahlardan temizlenmiş olur.” (Müslim, Tahâret 32; bk. Tirmizî, Tahâret 2)

– “Yatsı namazını cemaatle kılan kimse, gece yarısına kadar namaz kılmış gibidir. Sabah namazını cemaatle kılan kimse ise bütün gece namaz kılmış gibidir”. – Müslim, Mesâcid 260

– “Şüphesiz ki benim ümmetim, kıyamet gününde, abdest izlerinden dolayı yüzleri nurlu, elleri ve ayakları parlak olarak çağırılacaktır. Yüzünün nûrunu artırmaya gücü yeten kimse bunu yapsın” (Buhârî, Vudû‘ 3; Müslim, Tahâret 35)

– “Sizden biriniz güzelce abdest alır –onu tastamam yapar– sonra da: Eşhedü en lâ ilâhe illallâhü vahdehû lâ şerîke leh.  Ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlüh,derse, o kimseye cennetin sekiz kapısı açılır. O da dilediği kapıdan girer.” (Müslim, Tahâret 17; bk. Ebû Dâvud, Tahâret 65; Tirmizî, Tahâret 55)

Geceleyin kalkıp namaz kılan, karısını da kaldıran, kalkmazsa yüzüne su serperek uyandıran kimseye Allah merhamet etsin. Aynı şekilde geceleyin kalkıp namaz kılan, kocasını da uyandıran, uyanmazsa yüzüne su serperek uykusunu kaçıran kadına da Allah merhamet etsin.” – Ebû Dâvûd, Tatavvu 18, Vitir 13. Ayrıca bk. Nesâî, Kıyâmü’l-leyl 5; İbni Mâce, İkâmet 175

– “İnsanlar ezan okumanın ve namazda birinci safta bulunmanın ne kadar faziletli olduğunu bilselerdi, sonra bunları yapabilmek için kur’a çekmek zorunda kalsalardı kur’a çekerlerdi. Şayet camide cemaate erken yetişmenin ne kadar faziletli olduğunu bilselerdi, birbirleriyle yarışa girerlerdi. Eğer yatsı namazı ile sabah namazındaki fazileti bilselerdi, emekleyerek ve sürünerek de olsa bu iki namaza gelirlerdi.” (Buhârî, Ezân 9, 32, Şehâdât 30; Müslim, Salât 129)

– “Ne dersiniz? Birinizin kapısının önünde bir nehir olsa da, o kimse her gün bu nehirde beş defa yıkansa, kirinden bir şey kalır mı? Beş vakit namaz işte bunun gibidir. Allah beş vakit namazla günahları silip yok eder.” (Buhârî, Mevâkît 6; Müslim, Mesâcid 283)

– “Cennetin anahtarı namaz, namazın anahtarı ise abdesttir.” (Taberani, el-Mu’cemü’l-Evsat, 5/186, hadis no: 4361)

– “Büyük günahlardan kaçınıldığı müddetçe, beş vakit namaz ile iki cuma, aralarında işlenen küçük günahlara keffârettir.” (Müslim, Tahâret 14)

– Avf İbni Mâlik radıyallahu anh Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken dinledim, dedi:

“Devlet başkanlarınızın en hayırlısı, sizi seven ve sizin tarafınızdan sevilen, size dua eden ve sizin duanızı alan kimselerdir. Devlet başkanlarınızın en kötüsü de, size buğzeden ve sizin buğzunuza hedef olan, size lânet eden ve lânetinizi alan kimselerdir.”

Bunun üzerine:

Yâ Resûlallah! Onlara karşı tavır takınalım mı? diye sorduk. Bize şu cevabı verdi:

– “Aranızda namaz kıldıkları sürece, hayır. Aranızda namaz kıldıkları sürece, hayır.” – Müslim, İmâre 65, 66

– “Bir Müslüman, farz namazın vakti geldiğinde güzelce abdest alır, huşû içinde ve rükûunu da tam yaparak namazını kılarsa, büyük günah işlemedikçe, bu namaz önceki günahlarına keffâret olur. Bu her zaman böyledir.”(Müslim, Tahâret 7)

– “Büyük günahlardan kaçınıldığı müddetçe, beş vakit namaz ile iki cuma, aralarında işlenen küçük günahlara keffârettir.” – Müslim, Tahâret 14.

– “Sabah namazını kılan kimse Allah’ın himayesindedir. Dikkat et, ey Ademoğlu! Allah, bizzat himayesinde olan bir konuda seni sorguya çekmesin.” (Müslim, Mesâcid 261-262)

Zeyd İbni Sâbit radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Ey İnsanlar! Evinizde namaz kılınız. Zira farz namaz dışındaki namazların en makbûlü, insanın evinde kıldığı namazdır.” – Buhârî, Ezân 81, İ`tisâm 3; Müslim, Müsâfirîn 213. Ayrıca bk. İbni Mâce, İkâmet 186, 198

– “Bir kimse evinde güzelce temizlenir, sonra Allah’ın farzlarından bir farzı yerine getirmek için Allah’ın evlerinden birine giderse, attığı adımlardan her biri bir günahı silip yok eder; diğer adımı da onu bir derece yükseltir.” (Müslim, Mesâcid 282)

– “Ümmetim, abdestten dolayı yüzleri nurlu, el ve ayakları parlak olarak gelecekler. Ben havzın başına onlardan önce varacağım.” (Müslim, Tahâret 39; bk. İbni Mâce, Zühd 36)

İbni Abbas (r.a.)’dan nakledilmiştir, Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurdular: “Resulullah (s.a.v) bir gün ashabına: “İlâhî! Aramızdan kimseyi şaki ve mahrum eyleme.” diye dua ediniz dedi ve sonra: “Şaki ve mahrum kimdir bilir misiniz?” diye sordu. Sahabeler: “Kimdir ya Resulallah?” dediler. Efendimiz (s.a.v.): “Namaz kılmayan!” buyurdu. (İbni Hacer “Ezzevacir” / Ebu’l-Leys Semerkandi “Kurretü’l Uyun”)

– Hz. Ebû Katâde radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir:

Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem bir hadisi kudside Allahu Teâlâ’nın şöyle buyurduğunu naklediyor;

“Ben ümmetine beş vakit namazı farz kıldım. Ve kendi kendime söz verdim ki, kim (benim yanıma) beş vakit namazı vaktinde kılmaya özen  göstererek gelirse, onu Cennet’e koyacağım. Kim de namazlara dikkat göstermezse Benim onun için bir sözüm yoktur” ( Ebû Dâvûd)

– Ebû Hureyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Büyük günahlardan kaçınılması halinde, beş vakit namaz, iki cuma ve iki ramazan, aralarında (işlenecek küçük) günahlara kefârettir.” – Müslim, Tahâret16

– Hz. İbni Abbas radıyallahu anhuma’dan rivayet edilmiştir:

Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem buyurdu ki; “Kim namazı terkederse, Allah kendisine gazab etmiş olduğu halde O’na kavuşur.” Bezzar, Taberâni, Mecma’uz Zevâid

– Ebû Hûreyre radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir:

Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem bir kabrin yanından geçerken, “Bu kimin kabridir?” buyurdu.

Sahâbe-i Kiram radıyallahu anhum, “Falancanın kabridir” dediler.

Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem buyurdu ki; “Bu kabirdeki kimseye göre iki rek’at namaz kılmak, sizin diğer bütün dünyalıklarınızdan daha sevimlidir.” Taberâni, Mecma’uz zevâid

– Hz. Ebû Zerr radıyallahu anh diyor ki: Bir defasında Peygamber sallallahu aleyhi vesellem kış mevsiminde dışarı çıktı. Ağaçlardan yapraklar dökülüyordu. Bir ağacın dalından tutunca ağacın yaprakları daha çok dökülmeye başladı. Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem, “Ey Ebû Zerr” dedi. Ben, “Buyur yâ Rasûlallah!” dedim. Efendimiz  sallallahu aleyhi vesellem, “Müslüman bir kul, Allah’ı razı etmek için namaz kılarsa, onun günahları şu yaprakların, bu ağaçtan döküldüğü gibi dökülür.” Müsned’i Ahmed

– “Ey insanlar! Birbirinize selâm veriniz, yemek yediriniz, insanlar uyurken geceleyin namaz kılınız. Böyle yaparsanız selâmetle cennete girersiniz.” – Tirmizî, Et`ime 45, Kıyâmet 42. Ayrıca bk. İbni Mâce, İkâmet 174, Et`ime 1

– Hz. Aişe radıyallahu anhadan rivayet edilmiştir: Peygamber sallallahu aleyhi vesellem sabah namazının iki rek’at sünneti hakkında şöyle buyurdu; “Şüphesiz iki rek’at bana bütün dünyadan daha sevgilidir.”Müslim

– Ebu Hureyre (ra)’den rivayet edilmiştir: Rasulullah (sav) buyurdu ki: “Adem oğlu secde ayetini okuyup secde ettiği zaman şeytan ağlayarak uzaklaşır ve şöyle der: Helak oldum. Adem oğlu secde etmekle emrolundu da secde etti ve cennet onun oldu. Halbuki ben de secde ile emrolunmuştum fakat ben secde etmekten yüz çevirdim. Artık ateş benim içindir.” (Sahih-i Müslim: 81 rivayet edilmiştir)

– Hz. Ebû Fâtıma radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir:

Peygam­ber sallallahu aleyhi vesellem bana,

“Ey Ebû Fâtıma! Sen eğer (ahirette) benimle bu­luşmak istiyorsan secdeleri çoğalt (yani bol bol namaz kıl.)” Müsned’i Ahmed

Abdullah İbni Mugaffel radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:

– “Her ezan ve kamet arasında namaz vardır. Her ezan ve kamet arasında namaz vardır. Her ezan ve kamet arasında namaz vardır” buyurdu. Üçüncü defasında “kılmak isteyene” dedi. – Buhârî, Ezân 14, 16; Müslim, Müsâfirîn 304. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Tatavvu 11; Tirmizî, Salât 22; Nesâî, Ezân 39; İbni Mâce, İkâmet 110

– “İkindi namazının farzından önce dört rek`at namaz kılan kimseye, Allah rahmetini ihsân etsin.” – Ebû  Dâvûd, Tatavvu 8; Tirmizî, Salât 201.

– “Horoza sövmeyiniz. Çünkü o namaz için uyandırır.” – Ebû Dâvûd, Edeb 115.

– Câbir radıyallahu anh şöyle dedi:

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e:

– Hangi namaz daha faziletlidir? diye sordular.

– “Kıyâmı uzun olan” cevabını verdi. – Müslim, Müsâfirîn 165.

– Beş vakit namaz, herhangi birinizin kapısı önünden gürül gürül akan ve içinde günde beş defa yıkandığı  ırmağa benzer.” – Müslim, Mesâcid 284

– “Biriniz cumanın farzını kılınca, ardından dört rek`at namaz daha kılsın.” – Müslim, Cum`a 67-69.

– “Cemaatle kılınan namaz, tek başına kılınan namazdan yirmi yedi derece daha faziletlidir.” – Buhârî, Ezân 30; Müslim, Mesâcid 249. Nesâî, İmâmet 42; İbni Mâce, Mesâcid 16

– “Kâmet getirildiği zaman namaza koşarak değil, ağırbaşlı bir şekilde yürüyerek geliniz. Yetişebildiğiniz kadarını imamla birlikte kılınız; yetişemediğiniz rekâtları da kendiniz tamamlayınız.” – Buhârî, Ezan 20, 21, Cum`a 18; Müslim, Mesâcid 151-155. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Salât 54; Tirmizî, Salât 127; Nesâî, İmâme 57; İbni Mâce, Mesâcid 14

– “Karanlık gecelerde mescidlere yürüyerek giden kimselere, kıyamet gününde tam bir nura kavuşacaklarını müjdeleyiniz.” – Ebû Dâvûd, Salât 50; Tirmizî, Salât 166

– Muhakkak beş vakit namaz kebâirden kaçınmak şartıyla aralarındaki günâhlara kefârettir. (İhya-ı Ulumiddin C.1 S. 398)

– Namazı zâyi ettiği halde Allah’a kavuşan kimsenin diğer iyiliklerine Allah değer vermez. (İhya-ı Ulumiddin C.1 S. 399)

– Namaz dinin direğidir. Onu terk eden şüphesiz dinini yıkmıştır. (İhya-ı Ulumiddin C.1 S. 399)

–  “Hangi amel daha efdaldir?” diye Resûlüllah Efendimizden sordular. “Vaktinde kılınan namazdır” buyurdu. (İhya-ı Ulumiddin C.1 S. 399)

– Tahâretini ikmâl ve vakitlerine riâyet ederek beş vakit namazını kılan kimseye (o namaz) kıyâmet gününde nur, hüccet ve delil olur. Kim namazı kılmazsa Firavun ve Hâmân ile haşrolunur. (İhya-ı Ulumiddin C.1 S. 399)

– Namaz Cennetin anahtarıdır. (İhya-ı Ulumiddin C.1 S. 400)

– Kasten namazı terk eden Hz. Muhammed (s.a.v)’in zimmetinden çıkmıştır. (İhya-ı Ulumiddin C.1 S. 400)

Yâ Ebâ Hüreyre’den rivayet edilen hadiste; Ailene namazla emret, muhakkak Allahü Teâlâ ummadığın yerden rızkını gönderir. (İhya-ı Ulumiddin C.1 S. 401)

– Kıyâmet günü kulun ilk bakılacak ameli namazdır. Namazı tamamsa hem namazı hem diğer amelleri kabul olunur. Namaz noksansa diğer amelleri de reddedilir. (İhya-ı Ulumiddin C.1 S. 401)

– Kul namaza kalkınca nefsi, yüzü ve kalbi Allahü Teâlâ’ya teveccüh ederse, yeni doğmuş gibi günahlardan arınmış olarak namazdan çıkar. (İhya-ı Ulumiddin C.1 S. 450)

– İnsanların en fena hırsızı, namazından çalandır. (İhya-ı Ulumiddin C.1 S. 404)

– Sâhibini fenâlıktan alıkoymayan namaz Allah’tan uzaklaştırmaktan başka bir şeyi artırmaz. (İhya-ı Ulumiddin C.1 S. 412)

– Nice namaz kılanlar var ki, namazdan nasibi yorgunluk ve zahmettir. (İhya-ı Ulumiddin C.1 S. 436)

– Farzların noksanları, nafilelerle tamamlanır. (İhya-ı Ulumiddin C.1 s466)

Nukteler.com’u Facebook’tan takip etmeyi unutmayın!

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu