İlmihal

Ramuzu’l-Ehadîs Hakkında bilgi?

“Ramuzu’l-Ehadîs” isimli kitap, muteber sünnet kitaplarının veciz ve çok hikmetli hadîslerini alfabetik sırasına göre derlemiştir. Daha önce İmam Suyutî gibi zevat bu üslup üzerinde yürümüşlerdir. Ama bu hadîsleri tasnif eden Ahmed Ziyauddin Gümüşhanevî Hazretleri, öncekilerden de istifâde etmek suretiyle daha güzel bir hale getirdi. Allah hepsinden razı olsun.

Hz. Peygamberin incelik, hakikat, nükte, keramet, mucize, cennet, cehennem, şeriat, tarikat, hakikat, marifet, mülk, melekut, cerut, lahut ahvalini anlatan mübarek hadislerini toplamaktadır.”

       Müellif 600. hicri yıldan önce yazılmış muteber hadis kaynaklarından seçmeler yaparak derlemiş ve bu derlemesini İslam dünyasının muhtelif yerlerindeki alimlerle mütalaa ederek ve kaynaklarına inmeye çalışarak yazmıştır. Her hadisin sonunda hadisin yer aldığı kaynaklar simgelerle gösterilmiştir. Eser genellikle kısa hadisleri ihtiva etmektedir. Osmanlı ilim çevrelerinde hayli ilgi görmüş olan eser tasavvufi niteliği ile bazı tarikat kollarının dergahında sıklıkla okunmuş ve şerhedilmiştir.(Hasan Kamil Yılmaz, Tasavvufi Hadis Şerhleri, s.98-99, İstanbul-1990)

      mehmedzahidkotku_2  İstanbul-1275’te basılan eser Abdulaziz Bekkine tarafından Türkçeye tercüme edilmiş ve bu tercümesi iki cilt halinde İstanbul-1982’de basılmıştır. Eser müellifi tarafından Levamiu’l-Ukul adıyla şerhedilmiştir. Tasavvufi yönü diğer yönlerine göre daha ağılıklı olan bu şerh de 5 cilt halinde İstanbul-1294’te basılmıştır.

İnanç, ibâdet, terbiye, zikir ve fikir gibi İslâm’ın önemli konularını güzel bir tarz üzere Peygamber (sav)’in veciz ve hikmetli sözleriyle açıklamakla İslâm’a büyük bir hizmet vermiştir. Sünnet kitaplarından seçilmiş olan bu hadîslere bir şey demek mümkün değildir. Çünkü söz Peygamber (sav)’in sözüdür. Musannifin payı sadece derleyip bir araya getirmektir. Bu kitabın içinde sahih, hasen ve kuvvetlihadîsler bulunduğu gibi zayıf hadîsler de vardır. Musannif bizzat bunu mukaddimede beyân ediyor. Zayıf hadîs her ne kadar ahkâmı isbat etmek için bir hüccet teşkil etmiyor ise de, ibâdet ve fezaili amal alanında onunla amel edilir. Bu tip hadîslerin bulunması ise ona leke getirmez.

“Şüphe yok ki said (bahtiyar) fitnelerden uzak kalandır [Resûl-ü Ekrem (a.s.m.), bu cümleyi üç defa tekrarlamıştır.] Fakat fitnelere mübtelâ olur ve sabreder. Ona müjdeler, onu o hale düşürenlere de yazıklar olsun.”(1)

Bu hadiste geçen, üç defa tekrar edilen ve yukarıda müjdeler olsun diye mânâlandırılan “fevâhen” kelimesinin değişik mânâları, Aliyyü’l-Karî’nin Mirkatü’l-Mefatih’inde (2), Rumuz ve Levamî’de (3) izah edilmektedir. Rumuz’un kenarında “fevâhen” kelimesine el-vehyü, yani sakalı tıraş edilmiş mânâsının da verildiği görülmektedir. Tezkire-i Kurtubî’de de aynı mânâya yer verilir.

Dipnotlar:

1. Ebû Davud, Fitne: 2.
2. Aliyyü’l-Karî, Mirkatü’l-Mefatih, 5:151
3. Levami’, 1:652

 

7003245__P mehmed-zahid-kotku 7003245_n

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir