İlmihal

İhsan Ne Demek?

İhsan

Sözlükte “güzel olmak” mânasına gelen hüsn kökünden türetilmiş bir masdar olup genel olarak “başkasına iyilik etmek” ve “yaptığı işi güzel yapmak” şeklinde kısmen farklı iki anlamda kullanılmaktadır. İhsanda bulunan kişiye muhsin denir.

İhsan: iyilik etme, iyi davranma, bağışlama, bağışta bulunma, bağışlanan şey, lütuf, inayet, karşılık beklemeden yapılan yardım, iyilik gibi anlamlara gelir.

Tasavvufta ise ihsan; Allâh’ı görüyormuş gibi yaşanan kulluk etmek ve iyiliklerde bulunmak, yaptığı işi güzel yapmak anlamlarında da kullanılmaktadır.

Allah’a karşı kulun hissettiği derin saygı, bağlılık ve itaat ruhunu ve bu ruh halinin ürünü olan iyi davranışları kapsar. Hz. Peygamber (s.a.v)’in “Cibril Hadisi” olarak bilinen hadiste geçen,

İhsan, Allah’ı görür gibi ibadet etmendir; çünkü sen O’nu görmesen de O seni görmektedir.” (Buhârî, İman 1)​ şeklindeki açıklaması ihlâs terimiyle de ifade edilen bu şekliyle ihsanın en güzel tanımı kabul edilmiş ve üzerinde önemle durulmuştur.

Cibril Hadisinde Peygamber Efendimiz Dıhye kılığında gelen vahiy meleği Cibril’in şu sorusuna şöyle cevap verir:

– Peki “ihsan” nedir, onu da anlat?

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:

– “İhsan, Allah’a onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor”buyurmuştur. (Müslim, Îmân 1, 5. Ayrıca bk. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16; Nesâi, Mevâkît 6.)

Ayrıca her Cuma, Cuma namazında imamın Hutbeden sonra okuduğu Nahl Suresi 90. Ayette de Allah’ın emirleri, ihsan tanımı ve yasakları üzerine olan ayet zikredilir.

“Ey Allâh’ım! Beni merhametinle ihâta et! Beni, Refîk-ı A’lâ’ya kavuştur! Ey Allâh’ım! Beni merhametinle ihâta et! Bana, rahmetini ihsan et! Beni Refîk-ı A’lâ’ya kavuştur!” (Buhârî, Meğâzî, 83; Ahmed, VI, 126)

Cibril hadisinde geçen ihsan ise kulluk bilincinin ve güzel ahlâkın zirvesidir. İhsan, “Biz, insana şah damarından daha yakınız” [Kâf, 50/16] buyuran Rabbimizin varlığını hayatın her anında hissetmektir. “Nerede olursanız olun O sizinle beraberdir. Allah yaptıklarınızı görmektedir” [Hadîd, 57/4] ayeti gereğince daima ilâhî gözetim altında, Rabbimizin huzurunda, O’nun ikram ve inayetine muhtaç bulunduğumuz şuuruyla yaşamaktır.

Kur’an-ı Kerim’de ihsan kelimesi, lütuf, bağışlama iyilik etme gibi anlamlarda bir çok ayette zikredilmiştir.

En’am Suresi 151. Ayet: (Ey Muhammed!) De ki: “Gelin, Rabbinizin size haram kıldığı şeyleri okuyayım: O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anaya babaya iyi davranın. Fakirlik endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin. Sizi de onları da biz rızıklandırırız. (Zina ve benzeri) çirkinliklere, bunların açığına da gizlisine de yaklaşmayın. Meşrû bir hak karşılığı olmadıkça, Allah’ın haram (dokunulmaz) kıldığı canı öldürmeyin. İşte size Allah bunu emretti ki aklınızı kullanasınız.”

Nahl Suresi 90. Ayet: Muhakkak ki Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.

İsra Suresi 23. Ayet: Rabbin, kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi, anaya babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri, ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara “öf!” bile deme; onları azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle.

Rahman Suresi 60. Ayet: İyiliğin (ihsanın) karşılığı, yalnız iyiliktir.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu