Namaz

Sehiv Secdesi Nedir? Hangi durumlarda yapılır?

Sehiv Secdesi Anlamı Nedir? Hangi durumlarda yapılır? Sehiv Secdesini Gerektiren haller ve Mezheplere göre sehiv secdesinin hükmü

Sehiv Secdesi Anlamı Nedir? Hangi durumlarda yapılır? Sehiv Secdesini Gerektiren haller ve Mezheplere göre sehiv secdesinin hükmü

Sehiv Secdesi Nedir?

Sözlük anlamı olarak SEHİV, bir şeyi unutmak, yanılmak, ondan gafil olmak demektir. Fakat buradaki sehiv’den maksat, namaz kılan kişinin yanılarak veya unutarak namazında eksiklik yapmasıdır. Bu durumda Sehiv Secdesi yapılması gerekir. Sehiv secdesi namazın sonunda son oturuşta yapılır. Amacı ise, namazda yapılan bir eksikliğin telafi edilmesidir.

Sehiv secdesi “yanılma ve unutma secdesi” demektir. Namazın farzlarından birinin geciktirilmesi veya vaciplerinden birini terk ve ya tehiri halinde namazın sonunda yapılması gereken iki secde demektir.

Peygamber Efendimiz bu konuda şu şöyle buyurmuştur;

“Sizden biri yanıldığı zaman iki defa secde etsin “ (İbn Mâce, İkâme, 129).

Hanefi Mezhebine göre Sehiv Secdesi

Hanefi Mezhebine göre Sehiv Secdesi, bir namazın kusurlu kılınması hâlinde, bu kusuru düzeltmek maksadı ile namazın sonunda son oturuşta yapılan yanılma veya unutma secdesidir.

Şafii Mezhebine göre Sehiv Secdesi

Şafii Mezhebine göre Sehiv Secdesi, Namazda kasden veya unutarak yapılan noksanlıkların tamamlanması için Sehiv yani yanılma veya unutma secdesi meşru kılınmıştır.

Sehiv Secdesi; Namazında yanılan, rekatlarda bilmeyerek şaşıran veya tereddüdü olan, tesbihleri unutan veya surelerde şaşıran kimsenin yapması gereken bir secdedir.

Sehiv Secdesi Ne Zaman Yapılır?

Sehiv secdesi, normal namaz secdeleri gibi iki secdedir. Sehiv secdesi namazın sonundaki son oturuşta yalnız “Ettehiyyatü” okunarak daha sonra sağa selam verildikten sonra iki defa secdeye giderek yapılır. Secdelerde aynen namazda olduğu gibi “Sübhâne Rabbiye’l-â’lâ“denilir.

 

Sehiv Secdesi Nasıl Yapılır?

Namazın sonundaki son oturuşta yalnız “Ettehiyyatü” okuduktan sonra sağa selam verilerek sehiv secdesine gidilir. Normal namaz secdesi gibi secdelerde “Sübhâne Rabbiye’l-â’lâ“ denilir. Sonra oturularak tekrar “Ettehiyyatü”, “Allahümme salli” ve “Allahümme barik” okuyup selam verilerek namaz bitirilir.

Sehiv Secdesini Gerektiren Bazı Haller

Namazın sünnetlerden birisini terk etmek:

Namazın içindeki Tehiyyat veya Salli, Barik veya Kunut gibi duaları okuduğundan tereddüt eden veya bunlardan birisinde şüpheye düşen kimse o anda ayağa kalkmışsa tekrar teşehhüdü okumak için geriye dönüp oturmaz, namaza devam eder ve namazın sonunda selâmdan evvel Sehiv Secde’si yapar.

Eğer haram olduğunu bildiği halde kasten geriye dönerek oturur ve teşehhüdü okursa namazı bozulur. Eğer unutarak veya bozulacağını bilmeyerek dönerse namazı bozulmaz.

Bu namazını yalnız kılan veya imâm olan kimse için geçerlidir.

Eğer imamla birlikte imama uyarak namaz kulan bir kimse, imam teşehhüde oturduğunda, teşehhüdü unutup kalktığında, imâma uymak için hemen geriye dönmesi vâcibdir. Bildiği halde kasden ise namazı bozulur.

Farz namazların ilk iki rek’atında Fâtiha süresini ve ardından okunan zammı surenin tamamını veya çoğunu şaşırdığını veya unuttuğunu farkeden kimse sehiv secdesi yapar.

Yatsı namazından sonra kılınan vitir namazında Kunut tekbirini terketmek ve okunan Kunut dualarını unutmak veya şaşırmak da sehiv secdesini gerektirir. Bu da kunutu okumadan rükûya varmakla gerçekleşir.

Kaç rek’at kıldığında şüpheye düşmek;

Namaz kılan kimse kaç rekat kıldığına dair şüpheye düşerse; meselâ, üç mü kıldım dört mü kıldım diye tereddüt ederse ve şüphesi dördüncü rekate kalkıncaya kadar devam ederse, en az kıldığı rekatı nazarı alarak geriye kalanı kılar ve son oturuşta Sehiv Secdesi yapar. Eğer üçüncü rekatte iken onun üçüncü olduğunu hatırlarsa, devam eder ve sonunda yanılma secdesi yapmaz.

Ayrıca sık sık vesvese ile kaç rekat kıldığını karıştıran ve hangi rekatta olduğunu unutan kimse için Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur;

“Sizden biri şüphelendiği zaman doğruyu araştırsın ve namazını tamamlasın “ (Buhârî, Salât, 31; Müslim, Mesâcid, 88, 89, Ebû Davud, Salât, 190, 191, 193; Nesâi, Sehv, 24, 25)

“Sizden biri namazında şüphe eder, üç mü yoksa dört mü kıldığını bilemezse, şüpheyi atsın ve en az rekâtı esas alarak namazına devam etsin “ (Zeylaî, Nasbü’r-Râye, II, 174).

Eğer ki devamlı olarak namazın rekatlarını karıştıran ve hangi rekatta olduğundan şüphe duyan kimse oturarak selam vererek namazı bitirip ve namazı yeniden kılması daha eftaldir.

Sizden biri namazında kaç rekât kıldığı hususunda şüpheye düşerse namazını yeniden kılsın “ (Zeylaî)

Kasten yapıldığında namazı bozan fiiller unutarak yapıldıkları takdirde yanılma secdesini yapmak gereklidir.

Namazın içindeki surelerin unutularak veya şaşırılarak yerleri değiştirilerek okunması veya zammı sureyi unutması gibi durumlarda namazın sonunda Sehiv Secdesi yapılması gerekmektedir.

Cemaat ile kılınan namazlarda eğer imam yanılır ve yanlış okuduğu veya yanlış rekata oturduğu fark edildiği zaman hatırlatmak konusunda arkadaki cemaatin ne yapması gerektiği konusunda Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur:

“Erkeklerin subhanellah demesi, kadınların ise el çırpması gerekir” (eş-Şevkani, Nehyül-Evtâr, II, 320 vd.)

Nukteler.com’u Facebook’tan takip etmeyi unutmayın!

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu