Gündem

Bu Gece Mübarek Miraç Kandili

Miraç Kandili 2 Nisan 2019 Salı günü idrak edilecek.

İslam aleminde önemli ve mübarek kabul edilen, Recep, Şaban, Ramazan aylarını kapsayan “Üç Aylar”ın içinde bulunduğu mübarek Miraç Kandili bu gece idrak edilecek.

Müslümanlar için en önemli günlerden birisi olan bir Miraç Kandili; Peygamberimizin bütün insanlığı temsilen Cenab-i Hakkın yüksek huzuruna kabulü anlamına gelen Miraç Gecesidir.

Kuran-ı Kerim’de Miraç Gecesi ile ilgili şu ayet geçmektedir:

“Bir gece, kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu Mescid-i Harâm’dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ’ya götüren Allah noksan sıfatlardan münezzehtir. Hiç şüphesiz o, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.” (Isra Suresi,1)

2019 Yılı Miraç Kandili

02 Nisan 2019 Salı Akşamı

Miraç Kandili 2019 yılı itibariyle 2 Nisan Salı gününü Çarşamba’ya bağlayan gece idrak edilecek. Diyanet 2019 yılı dini günler takvimine göre 2019 yılının ikinci kandili Miraç Kandili olacak. Miraç Kandili 2 Nisan’da idrak edilecek.

Miraç Gecesi’nin Hediyeleri

Allah Resûlü (s.a.s), Miraç’tan ümmetine üç büyük hediyeyle dönmüştür.

Bu hediyelerin birincisi Peygamberimizin “Gözümün nuru” dediği beş vakit namazdır. Namaz, Allah’la kul arasındaki güçlü iman bağının tezahürüdür. Namaz, yönünü kıbleye dönen, alnını secdeye koyan müminin manevi yükselişidir. Namaz sadece şekilden ibaret değildir. Aksine namaz, bedenen olduğu kadar zihnen ve kalben de insanı kuşatan bir ibadettir. Namaz kılan insan aynı zamanda güzel ahlaklı, dürüst, mütevazı, merhametli, adil olması beklenen insandır. İşte bu yüzden âyet-i kerimede “Muhakkak ki, namaz, hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar” buyurulmuştur.

Mirac’ın bir diğer hediyesi “Âmenerresûlü” olarak bildiğimiz ve her gün yatsı namazından sonra okuduğumuz Bakara Sûresi’nin son iki âyetidir. Bu âyet-i kerimeler bize iman esaslarını, kulluk şuurunu ve sorumluluk bilincini hatırlatır. Dünyada yapıp ettiğimiz her şeyin bir hesabı olduğunu bildirir. Rabbimize içtenlikle nasıl dua ve yakarışta bulunacağımızı öğretir.

Mirac’ın son hediyesi ise ümmet-i Muhammed’den Allah’a ortak koşmayanların günahlarının bağışlanacağı ve sonunda cennete girecekleri müjdesidir.

Evet, şakk-ı kamer nasıl ki bir mucize-i risaletidir; nübüvvetini cin ve inse gösterdi. Öyle de, Mirac dahi bir mucize-i ubûdiyetidir; habibiyetini ervah ve melâikeye gösterdi. (Risale-i Nur/Sözler)

Miraç Kandilinde Yapılması Gereken İbadetler

Miraç Gecesi nasıl ihya edilmelidir?

  • Receb ayının 26 ve 27. günlerini oruç tutmak çok faziletlidir.

Selman-ı Farisi (R.A) den rivayete göre Peygamber Efendimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem):

“Recep ayında bir gün ve gece vardır ki Receb’in 27. gecesidir. Kim o gün oruç tutar ve geceyi ibadetle geçirirse yüz sene oruç tutmuş ve yüz sene ibadet yapmış gibi olur” buyurdu.

  • Salat ü selâm okunmalıdır
  • Tevbe ve istiğfar edilmelidir.
  • Kaza namazı veya Nafile Namaz kılınmalıdır.
  • Miraç gecesi gündüzünde bizden dua bekleyen yakınlarımızın kabirleri ziyaret edilmeli, ruhlarına Kur’an-ı Kerim okumalı.
  • Miraç gecesi ve gündüzünde fakir fukarayı, yetim ve kimsesizleri görüp gözetmek ihtiyacı olanlara yardım etmek gerekir.

Miraç Gecesi Edilebilecek Dualar

“Ya Rabbi! Kulluk borcu olarak ve sırf ilâhî rızanı kazanmak niyeti ile bugüne kadar yapabildiğimiz ibadet ve taatlerimizi dergah-ı izzetinde kabul eyle. Ya Rabbi! Cümlemizi rahmetine gark eyle. Afv ü mağfiretine nail eyle. Cemalinle ve Firdevs Cennetinle müşerref eyle. Cehennemden uzak eyle. Dünya ve Ahiretimizi mamur eyle. İslâm’ı ve Müslümanları aziz ve mansur eyle. Amin! Ya Rabbe’l-alemin ve ya erhame’r-rahimin.”

“Bütün evliyanın sultanı olan Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâm, değil yalnız kalbi ve ruhuyla, belki hem cismiyle, hem havassıyla, hem letâifiyle, kırk seneye mukàbil kırk dakikada, velâyetinin keramet-i kübrâsı olan Miracı ile bir cadde-i kübrâ açarak hakaik-i imaniyenin en yüksek mertebelerine gitmiş, Mirac merdiveniyle Arşa çıkmış, Kàb-ı Kavseyn makamında, hakaik-i imaniyenin en büyüğü olan iman-ı billâh ve iman-ı bil’âhireti aynelyakîn, gözüyle müşahede etmiş, Cennete girmiş, saadet-i ebediyeyi görmüş, o Miracın kapısıyla açtığı cadde-i kübrâyı açık bırakmış.”(Risale-i Nur/Mektubat)

MİRAÇ GECESİ NELER OLDU?

Allâh Resûlü, o gece Mescid-i Aksâ’da bütün Peygam­berlere imâm olup namaz kıldırdı.

Ebû Hüreyre’den (r.a.) rivâyet edildiğine göre;

İsrâ gecesi Resûl-i Ekrem’e, birinde şarap diğerinde süt bulunan iki kâse getirildi. Peygambermiz şöyle bir baktıktan sonra süt kâsesini tercîh etti. Bunun üzerine Cebrâîl (a.s.):

“−Seni, insanın yaratılış gâyesine uygun olana yönlendiren Allâh’a hamd olsun. Şâyet içki dolu bardağı alsaydın, ümmetin sapıklığa düşerdi.” dedi. (Müslim, Îman, 272; Eşribe, 92)

Resûlullâh böylece bütün ümmetini temsil ediyor ve onların feyz menbaı oluyordu. Burada süt, fıtratı; şarap ise dünyâya rağbeti temsîl etmekteydi.

Allahu Teala âyet-i kerîmede:

“O, arzusuna göre konuşmamaktadır.” (Necm Suresi, 3) buyurarak Peygamber Efendimiz’in hevâsından konuşmadığını ve kendiliğinden bir şey yapmadığını bildirmiştir.

İsrâ hâdisesiyle Mescid-i Harâm’dan Mescid-i Aksâ’ya götürülen Hz. Peygamber’e, buradan semâvâta urûc etme, yâni Miraç şerefi bahşolundu. Gerçekten, Mescid-i Aksâ’ya varan Hz Peygamber buradan Hz. Cebrâîl’in rehberliğinde “Sidretü’l-Müntehâ”ya kadar çıktı.

Peygamber Efendimiz Miraç ve İsra Hadisesini şöyle anlatmaktadır:

“−Ben Kâbe’nin Hatîm kısmında uyku ile uyanıklık arasında idim… Yanıma merkepten büyük, katırdan küçük beyaz bir hayvan getirildi. Bu Burak’tı. Ön ayağını gözünün gördüğü en son noktaya koyarak yol alıyordu. Ben onun üzerine bindirilmiştim. Böylece Cibrîl (a.s.) beni götürdü. Dünyâ semâsına kadar geldik. Kapının açılmasını istedi.

−Gelen kim? denildi.

−Cibrîl! dedi.

−Berâberindeki kim? denildi.

−Muhammed dedi.

−Ona Mîrâc dâveti gönderildi mi? denildi.

−Evet! dedi.

−Hoş gelmişler! Bu geliş ne iyi geliştir! denildi ve kapı açıldı. Kapıdan geçince, orada Hz. Âdem’i (a.s.) gördüm.

−Bu babanız Âdem’dir! O’na selâm ver! denildi. Ben de selâm verdim. Selâmıma mukâbele etti.

Sonra bana:

−“Sâlih evlât hoş geldin, sâlih Peygamber hoş geldin!” dedi. Sonra Hz. Cebrâîl beni yükseltti ve ikinci semâya geldik. Burada Hz. Yahyâ ve Îsâ (a.s.) ile karşılaştım. Onlar teyzeoğullarıydı.

Sonra Cebrâîl (a.s.) beni üçüncü semâya çıkardı ve orada Hz. Yûsuf (a.s.) ile karşılaştık. Dördüncü kat semâda Hz. İdrîs (a.s.) ile, beşinci kat semâda Hz. Hârûn (a.s.) ile, altıncı kat semâda ise Hz. Mûsâ (a.s.) ile karşılaştık.

−Sâlih kardeş hoş geldin, sâlih Peygamber hoş geldin! dedi. Ben onu geçince, ağladı. O’na:

–Niye ağlıyorsun? denildi.

−Çünkü, benden sonra bir delikanlı Peygamber oldu, O’nun ümmetinden cennete girecek olanlar, benim ümmetimden cennete girecek olanlardan daha çok! dedi.

Sonra Cebrâîl beni yedinci semâya çıkardı ve İbrâhîm (a.s.) ile karşılaştık. Cebrâîl (a.s.):

−Bu, baban İbrâhîm’dir; ona selâm ver! dedi. Ben selâm verdim; O da selâmıma mukâbele etti. Sonra:

−Sâlih oğlum hoş geldin, sâlih Peygamber hoş geldin! dedi. Daha sonra bana:

−Yâ Muhammed! Ümmetine benden selâm söyle ve onlara cennetin toprağının çok güzel, suyunun çok tatlı, arâzisinin son derece geniş ve dümdüz olduğunu bildir. Söyle de Cennete çok ağaç diksinler. Cennetin ağaçları “Sübhânallâhi ve’l-hamdü lillâhi ve lâ ilâhe illâllâhu vallâhu ekber!” demekten ibârettir. dedi.

Sonra Sidretü’l-Müntehâ’ya çıkarıldım. Bunun meyveleri (Yemen’in) Hecer testileri gibi iri idi, yaprakları da fil kulakları gibiydi. Cebrâîl (a.s.) bana:

−İşte bu, Sidretü’l-Müntehâ’dır! dedi. Burada dört nehir vardı: İkisi bâtınî nehir, ikisi zâhirî nehir.

–Bunlar nedir, ey Cibrîl? diye sordum. Cebrâîl (a.s.):

–Şu iki bâtınî nehir, cennetin iki nehridir. Zâhirî olanların biri Nil, diğeri de Fırat’tır! dedi…” (Buhârî, Bed’ü’l-Halk, 6; Enbiyâ, 22, 43; Menâkıbu’l-Ensâr, 42; Müslim, Îman, 264; Tirmizî, Tefsîr 94, Deavât 58; Nesâî, Salât, 1; Ahmed, V, 418)

Sidretü’l-Müntehâ’da Cebrâîl (a.s.):

“–Ey Allâh’ın Resûlü! Buradan öteye yalnız gideceksin!” dedi.

Resûlullâh:

“–Niçin ey Cibrîl?” diye sordu. O da cevâben:

“–Cenâb-ı Hak bana buraya kadar çıkma izni vermiştir. Eğer buradan ileriye bir adım atarsam, yanar kül olurum!..” dedi. (Râzî, XXVIII, 251)

Artık bundan sonraki yolculuğa Allâh Resûlü yalnız devâm etti. Kendisine hârikulâde tecellîler lutfedildi. Cenâb-ı Hakk’ın cemâliyle müşerref oldu.

2019 Kandil günleri

2019 Regaib Kandili 07 Mart 2019 Perşembe
2019 Mirac Kandili 02 Nisan 2019 Salı
2019 Berat Kandili 19 Nisan 2019 Cuma
2019 Kadir Gecesi 31 Mayıs 2019 Cuma
2019 Mevlid Kandili 08 Kasım 2019 Cuma

 

İlgili Diğer Konular

Miraç Kandiliniz Mübarek olsun

 

Nukteler.com’u Facebook’tan takip etmeyi unutmayın!

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu