Gündem

Sakarya Meydan Muharebesi 100. yıldönümü kutlanıyor!

Kurtuluş Savaşımızın dönüm noktası olan Sakarya Meydan Muharebesi, 100. yıldönümü Sakarya Savaşı nerede yapıldı, tarihi ve önemi nedir?

Kurtuluş Savaşı’mızın dönüm noktası olarak kabul edilen Sakarya Meydan Muharebesi, 100. yıldönümü kutlanıyor. Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını bir kez daha rahmetle ve saygıyla anıyoruz…

Sakarya Meydan Muharebesi nedir, nerede ve kimle arasında yapıldı, kaç gün sürdü, sonuçları ne oldu? Sakarya Zaferi hangi cephede olmuştur? Subay savaşı nedir? Subaylar Savaşı olarak bilinen olay nedir? Sakarya savaşında kaç subay öldü? İşte, şanlı tarihimizde iz bırakan Sakarya Meydan Muharebesinin önemi.

Peki 23 Ağustos ve 12 Eylül 1921 de ne oldu? 100. Yıldönümü kutlanan Sakarya Meydan Muharebesi’nin tarihi önemi nedir, ne zaman ve nerede yapıldı? İşte Sakarya Meydan Muharebesi hakkında detaylı bilgiler ve tarihi sonuçları ve nedenleri…

Ağustos ayı Türk Milleti için zafer ayıdır. Malazgirt’ten Büyük Taarruz’a, Mohaç’tan Kıbrıs Fethine, Çaldıran ve Mercidabık’a kadar Türk tarihi Ağustos ayında zaferlerle doludur.

Türklere Anadolu’nun kapılarını açan Malazgirt Zaferi ve Anadolu topraklarının korunmasını sağlayan Büyük Taarruz ve Kurtuluş Savaşı’nın dönüm noktası, Türk ordusunun Yunan ordusu ile Sakarya boylarında yaptığı meydan savaşı olan Sakarya Meydan Muharebesi de yine 23 Ağustos’ta başladı.

Sakarya Meydan Muharebesi Nedir?

Yoğun çatışmaların yaşandığı, Türk ordusunun çelikten bir kale halinde düşmanın karşısına çıktığı Sakarya Meydan Muharebesinin Türk tarihi açısından ayrı bir önemi vardır. Sakarya Savaşı’nın Ülkemizin bağımsızlık mücadelesindeki en önemli dönüm noktalarından olan Sakarya Meydan Muharebesi, 22 gün 22 gece süren tarihin en uzun ve en kanlı savaşı olmuştur.

Sakarya Meydan Muharebesi, Atatürk tarafından çok büyük ve kanlı savaş anlamına gelen Melhame-i Kübra ifadesi ile anılan, Türk Kurtuluş Savaşı’nın dönüm noktası kabul edilen 23 Ağustos13 Eylül 1921 tarihleri arasında yapılan savaştır.

Türk tarihinde Sakarya Savaşı, Türkler ile Yunanlılar arasında yapılan önemli savaşlardan birisidir. Bunun sebebi ise Sakarya Savaşı’nın Kurtuluş Savaşı esnasında başlamasıdır.

Sakarya Meydan Muharebesi sonunda Türk ordusunun zayiatı; 5713 ölü, 18.480 yaralı, 828 esir ve 14.268 kayıp olmak üzere toplam 39.289’dur. Sakarya Meydan Muharebesi’nde çok fazla subay kaybı olduğu için bu Muharebeye “Subay Savaşı” yada “Subay Muharebesi” adı da verilmiştir.

Sakarya Meydan Muharebesi Ne Zaman ve Nerede Yapıldı?

23 Ağustos 1921’de Ankara ili Polatlı ve Haymana ilçe sınırlarında Mangaldağı’nda başlayan Türkiye’nin bağımsızlık mücadelesinde önemli bir yeri olan Sakarya Meydan Muharebesi 22 gün 22 gece sürdü ve 13 Eylül 1921’de Yunan taarruzunun durdurulması ve Türklerin kesin ve büyük bir zaferiyle sonuçlandı.

Sakarya Muharebesi aynı zamanda Türk ve Dünya tarihinin sayfalarına sığmayacak destansı bir mücadelenin simgesi oldu.

Sakarya Meydan Muharebesi Tarihi ve Önemi

TBMM ordusu, Kütahya-Eskişehir Muharebelerindeki yenilgisinden sonra cephe kritik bir duruma düşmüştü.

10 – 24 Temmuz 1921’de Kütahya-Eskişehir Muharebeleri sonrasında Türk Ordusu, 100 km’lik sahayı terk ederek Sakarya Nehri’nin doğusuna çekilmek zorunda kaldı.

22 Temmuz 1921’de Sakarya Nehri doğusuna çekilmeye başlayan Türk ordusu, güneyden kuzeye 5. Süvari Kolordusu (Çal Dağı güneyinde), 12, 1, 2, 3, ve 4. gruplar ile Mürettep Kolordu birinci hatta olacak şekilde tertiplenmişlerdi.

Sakarya Nehri doğusuna yapılan bu çekilme, Türk Ordusu’nun zayiat vermemesini sağladı ve kuşatılarak yok edilmesini de engelledi.

Çekilişin hızlı bir şekilde tamamlanmasından sonra Yunan birlikleri taarruz pozisyonu için tam dokuz gün Türk birlikleri ile karşılaşmadan yürüdü. Bu sayede savaşın kaderini belirleyecek stratejik hatalardan biri oldu. Yunan taarruzu baskın yapma özelliğini kaybetti.

TBMM, 3 Ağustos 1921’de Genelkurmay Başkanı İsmet Paşa’yı azlederek, aynı zamanda Başvekil ve Millî Müdafaa Vekili de olan Fevzi Paşa’yı bu makama da atadı. 5 Ağustos 1921 tarihinde TBMM tarafından durumun önlenebilmesi için Mustafa Kemal Paşa, Başkomutan olarak görevlendirildi.

Cepheye gelerek durumu yerinde gören ve komutayı eline alan TBMM Başkanı ve Başkomutan Mustafa Kemal Paşa ile İcra Vekilleri Heyeti Başkanı Fevzi Paşa, Batı Cephesi birliklerinin Yunan ordusuyla arada büyük bir mesafe bırakılarak Sakarya Nehri’nin doğusuna çekilmesine ve savunmayı bu hatta devam ettirmesine karar verdiler.

12 Ağustos 1921’de çıkardığı emirlerle kaynakların önemli kısmını Sakarya Cephesine yönlendirilmesini sağlayan Mustafa Kemal, Batı Cephesinde düşmanın muhtemel hareketlerine yönelik inceleler yaptı.

Ancak 14 Ağustos’ta ileri harekâta geçen Yunan ordusu, 23 Ağustos’tan itibaren 3. Kolordu ile Sakarya Nehri doğusundaki Türk kuvvetlerini tespit etti ve 1. Kolordu ile Haymana istikametinde, 2. Kolordu ile Mangal Dağı güneydoğusunda kuşatıcı taarruza başladı. Fakat bu taarruzlarında başarılı olamadılar.

23 Ağustos 1921’de Yunan kuvvetleri, sıklet merkezi Sakarya mevzisinin güney kanadı olmak üzere kuşatıcı tertiple taarruz etti. Bunun akabinde Türk ordusu kuşatmayı karşılamak için mevzisinin sol kanadını doğuya doğru yönlendirdi.

Düşman kuvvetleri, Türk cephesini merkezden Haymana istikametine doğru yarmak istiyordu. Ancak Yunan kuvvetleri 23 – 30 Ağustos’taki yoğun saldırılarına rağmen kuşatamadı.

Mustafa Kemal Paşa, tarihe mal olan “Hatt-ı müdafaa yoktur; sath-ı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaş kanıyla sulanmadıkça vatan terk olunamaz.”  emrini yayımladı.

Gazi Mustafa Kemal Paşa,

“Hatt-ı müdafaa yoktur; sath-ı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaş kanıyla sulanmadıkça vatan terk olunamaz. Onun için küçük, büyük her cüzütamı (birlik), bulunduğu mevziden atılabilir. Fakat küçük, büyük her cüzütam ilk durabildiği noktada, tekrar düşmana karşı cephe teşkil edip muharebeye devam eder. Yanındaki cüzütamın çekilmeye mecbur olduğunu gören cüzütamlar, ona tabi olamaz. ‘Bulunduğu mevzide nihayete kadar sebat ve mukavemete mecburdur’

emrini vererek muharebeyi geniş bir alana yaydı. Böylece Yunan kuvvetleri de karargâhlarından uzaklaşarak bölünmüş olacaktı.

Yunan kuvvetleri taarruzda başarılı olamayınca bulunduğu hatlarda kalmaya karar verdi.

2 Eylül’de Yunan birlikleri, Ankara’ya kadar en stratejik dağ olan Çal Dağı’nın tamamını ele geçirdi. Fakat Türk birlikleri Ankara’ya kadar geri çekilmeyerek alan savunması yapmaya başladı. Yunan birlikleri Ankara’ya 50 km kalacak derecede bazı ilerlemeler sağlasa da Türk birliklerinin yıpratıcı savunmasından kurtulamadı.

Ayrıca 5. Türk Süvari Kolordusu tarafından cephe ikmal hatlarına yapılan taarruzlar Yunan taarruzunun hızının kırılmasında önemli etkenlerden biri oldu. Yunan ordusu 9 Eylül’e kadar süren yarma teşebbüsünde de başarılı olamayınca, bulunduğu hatlarda kalarak savunmaya karar verdi.

Sakarya Meydan Muharebesi 23 Ağustos – 13 Eylül 1921

Türk Ordusu, genel karşı taarruzu başlattı.

Türk Ordusu’nun 10 Eylül 1921’de başlattığı, bizzat Mustafa Kemal Paşa’nın komuta ettiği, genel karşı taarruzla Yunan kuvvetlerinin savunma için tertiplenmesine mani olundu.

13 Eylül’e kadar Sakarya Nehri’nin doğusunda tek Yunan askeri kalmadı. 22 gün sürek Sakarya Meydan Muharebesi Türk Milletinin kesin zaferiyle sonuçlandı.

Aynı gün Türk birlikleri stratejik bir nokta olan Çal Dağı’nı geri aldı. 13 Eylül’e kadar süren Türk taarruzu sonucunda Yunan ordusu, Eskişehir-Afyon’un hattının doğusuna kadar çekilerek bu bölgede savunma için tertiplenmeye başladı. Bu çekilme sonucu 20 Eylül’de Sivrihisar, 22 Eylül’de Aziziye ve 24 Eylül’de Bolvadin ve Çay düşman işgalinden kurtuldu.

Muharebe Sonrası

Savaş, 22 gün ve gece sürerek 100 km uzunluğunda bir alanda cereyan etti. Yunan ordusu, Ankara’nın 50 km kadar yakınından geri çekildi. Çekilen Yunan ordusunu takip amacıyla harekâta 13 Eylül 1921 itibarıyla süvari tümenleri ve bazı piyade tümenleri ile devam edildi.

Başkumandan Mustafa Kemal bu savaşta kaburgalarından yaralandı ve Gazilik unvanı ile Müşirlik rütbesi aldı. Sakarya savaşında Türkler 5.713 şehit (277 subay), 18.840 yaralı (1.058 subay), 828 esir ve 14.258 kayıp verdi. Yunan tarafı ise 3.758 ölü, 18.955 yaralı, 354 kayıp verdi.

Zor günlerde kazanılan bu savaş Yunanlıların ve destekçileri İngilizlerin dünya çapındaki prestijini yerle bir ederken; Türklerin ise çok önemli siyasi kazanımlar elde etmesine neden oldu.

Savaş sonrası kazanılan zaferle, Sovyetler Birliği ve Fransa ile siyasi ilişkilerde ciddi ilerleme kaydedildi ve İtalyanlar Ege’yi boşalttı.

Bu zaferden sonra 22 Ekim 1921’de İngiltere, “Esirlerin serbest bırakılması” anlaşmasıyla Anadolu’daki genç Türkiye’yi tanımak zorunda kaldı. Yunanistan’ın “Büyük Bizans” hayalleri yıkılırken dış politikada da köklü değişikliklere gitmek zorunda kaldılar.

Uluslararası eşitlik ilkesine uygun bir şekilde imzalanan bu antlaşmayla daha önce Malta’ya sürgün edilmiş olan Türk esirleri Anavatan’a dönmeleri sağlandı ve 2 Ocak 1922’de Ukrayna ile “Dostluk” antlaşması imzalandı.

Sakarya Savaşının Sonuçları

Avrupalı devletler karşısında Türklerin 1683’teki II. Viyana kuşatmasından beri süregelen geri çekilmesi Sakarya zaferi ile sona ermiştir.

Edebiyat tarihçisi ve siyasetçi yazar İsmail Habip Sevük, Sakarya Meydan Muharebesi’nin önemini, “13 Eylül 1683 günü Viyana’da başlayan çekilme, 238 sene sonra Sakarya’da durdurulmuştur.” sözüyle ifade etmiştir.

Yunan ordusu itilaf devletlerinden aldığı desteği kaybetmiştir.

İtilaf devletleri TBMM’ye barış yapma teklifinde bulunmuşlar fakat TBMM misak-ı milliye uymayan bu teklifi imzalamayı kabul etmemiştir.

Sakarya savaşından sonra yaklaşık bir yıl boyunca Yunan ordusuyla büyük bir savaş yapılmamıştır. Türk ordusu bu zamanı çok iyi değerlendirerek Tekalif-i Milliye emirlerini bütün yurt çapında uygulayarak ordunun taarruz gücüne kavuşmasını sağlamıştır.

Türk Milleti ise bu savaşla Büyük Zafer için gücünü sınamış ve Kurtuluş Savaşı ve Tam bağımsızlık için zaman kazanmış oldu.

Sakarya Zaferi sonucunda hangi antlaşma gerçekleşmiştir?

Sakarya savaşının sonuçlarından Azerbaycan Gürcistan ve Ermenistan devletleriyle 13 Ekim 1921’de Kars antlaşması imzalandı. Böylece Kafkas sınırımız kesinlik kazandı. İtilaf devletleri arasındaki görüş ayrılıkları arttı ve bunun sonucu olarak Fransa ile 20 Ekim 1921’de Ankara antlaşması imzalandı.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu