Gündemİslam

İslam’da inşa edilen ilk mescit; Kuba Mescidi

Kuba Mescidi, Peygamber Efendimiz'in Mekke'den Medine'ye hicret ederken Kubâ'da inşa ettirdiği, İslam'da inşa edilen ilk mescittir.

Kuba Mescidi, Peygamber Efendimiz’in Mekke’den Medine’ye hicret ederken Kubâ’da inşa ettirdiği, İslam’da inşa edilen ilk mescittir.

Günümüzde 20 bin kişinin ibadet edebildiği Kuba mescidi, 2012 yılında Kuba Vakfı tarafından elden geçirilerek, etrafı genişletilerek tekrar yenilenmiştir.

Medine Kalkınma İdaresi, artan sayıda hacı ve ziyaretçiyi ağırlamak, cami çevre düzenlemesi ve geliştirmesi çalışmaları için genişletme projesi hazırlamaya hazırlanıyor. Genişletme çalışmaları tamamlandıktan sonra Kuba Camii’nin 55 bin ibadet edeceği tahmin ediliyor.

İslam âlimlerininin umumi görüşüne göre Mescid-i Kuba en mübarek üç mescitten biridir.

İbnu Ömer (r.a) rivayetine göre “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm her cumartesi günü Kuba mescidini binekli ve yaya olarak ziyaret ederdi ve içinde iki rek’at namaz kılardı.” (Buhari, Fazlu’s-Salât 3, 4, İ’tisam 16; Müslim, Hacc 516, (1399); Muvatta, Salat fi’s-Sefer 71, (1, 167); Nesai, Mesacid 9, (2, 37); Ebu Davud, Menasik 99)

Sehl İbnu Huneyf radıyallahu anh rivayetine göre; Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

“Kim evinde temizlenerek (abdest alarak) çıkıp Kuba mescidine gelir ve orada iki rek’at namaz kılarsa bu ona bir umreye bedel olur.” (Nesai, Mesaciid 9)

Kuba Mescidi

Mescid-i Kuba (Arapça: مسجد قباء)

Peygamber Efendimizin hicret sırasında yaptırdığı ilk mescidin ismi nedir

Medine’nin güneyinde bulunan Kuba Camii, Mescid-i Nebevi’den sonra kentin ikinci büyük ve prestijli camisidir. Ancak İslam tarihinde ilk inşa edilen mescit olması nedeniyle daha da bir önemli değere sahiptir.

Kuba Mescidi, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v), 622 yılında Mekke’den Medine’ye hicret ederken konakladığı Kubâ’da inşa ettirdiği, inşaatında kendisinin de bizzat çalıştığı İslam’da inşa edilen ilk mescittir.

Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.), Mekke’den Medine’ye hicret sırasında, cuma namazı saatine denk gelince, Mescidi Nebevi’ye 4 km mesafedeki burada, Cuma namazını kılmış, daha sonra buraya küçük bir mescid yapılmıştır.

Kuba’daki Müslümanlar bazen Cuma namazlarını yakınlardaki İbni Sa’d (ra) evinde kılıyorlardı. Bu evin yeri Mescid-i Küba’nın günümüzdeki uzantısına dahil edildi, ancak Külsüm b. Hidm’in (ra) evinin yeri Mescid-i Kerim’in güneybatısındaki birkaç kaya ile işaretlendi.

Mescid-i Kuba eski görünüm

Kubâ’nın Kısaca Tarihçesi

İslamiyetin ilk yıllarında ve Hicret döneminde Kubâ, kuyuları ve hurma bahçeleriyle meşhur verimli bir vaha üzerinde kurulmuş küçük bir köyden ibaretti. Başlangıçta Medine’ye uzaklığı 9-10 km (6 mil) kadarken, Hicret’ten sonra yeni açılan ulaşım yolları ile Medine’nin gelişmesi ve de büyümesiyle aradaki mesâfe bugün kapanmıştır.

Peygamber Efendimiz’in (s.a.v), Mekke’den yola çıkıp on bir günlük yolculuktan sonra 622 yılında Kubâ’ya, Rebîulevvel ayının ortalarında bir pazartesi günü ulaştı. Orada, Amr b. Avfoğullarının yurdunda onların himâyesinde bulunan Külsüm b. Hidm’in evinde bir müddet misâfir oldu. Genişliğinden dolayı daha uygun gördüğü Sa’d bin Heysem’in evinde de ashabıyla sohbet etti.

Târihi kaynaklar Rasûlüllah’ın burada kaç gün kaldığı konusunda ihtilaf etmektedirler. Buhârî’nin Hicret’le ilgili bir rivâyetine göre, 10 küsur gece kalmıştır (Buhârî, Menâkıb, 45). Bu, İbn Sa’d’ın 14 gün kaldığına dair rivayetine de uygundur (İbn Sa’d, Tabakâtü’l Kübrâ, l, 235).

Mekke’den Medine’ye hicret eden ilk muhâcirler Kubâ’ya vardıklarında orada Amr b. Avfoğullarının hurma kurutma yerini tesviye ederek, namaz kılmaya başladılar. İçlerinde Hz. Ömer (r.a.)’in de bulunduğu bu ilk muhacirlere en güzel Kur’an okuyanları olan Ebû Huzeyfe’nin azadlısı Sâlim imamlık yapıyordu (İbn Sa’d, Tabakâtu’l-Kübrâ, Beyrut 1985, III, 87, IV, 311).

Peygamber Efendimiz kısa bir zaman içinde Külsüm bin Hedm’in hurma kuruttuğu arsa üzerinde bizzat kendisi de taş ve kerpiç taşıyarak Kuba Mescidini inşa etti ve burada namaz kıldı. Mesci-i Kubâ’nın ilk hali kare şeklinde bir düzlüğü çevreleyen dört duvardan ibaretti.

Peygamber Efendimiz, kıblenin Kâbe’ye çevrilmesinden (623 M.) sonra Kubâ Mescidini yeniden inşa etmiştir.

Bu sırada ön duvar ve ona paralel dizilen yedi sütun üstüne bir tavan yapılmıştır. Mescidin güneyinde Külsum bint Hidm ile Sa’d bin Heysem’in evleri bulunmakta ve Sa’d’ın evinden mescide bir kapı açılmaktaydı.

Müslümanlar Peygamber’in misafir kaldığı bu evleri de ziyaret ederlerdi. Sa’d bin Heysem’in evinde Peygamber’in namaz kılarak ashabıyla sohbet ettiği yer 1985’te gerçekleşen son imara kadar korunmuş, bu genişletmede Kubâ Mescidi’ne dahil edilmiştir.

Günümüzdeki Kuba Mescidi

Bu caminin yenilenmesi birkaç kez yapılmıştı, bunu yenileyen ilk kişi Osman Ibn Affan (RA) sonra Umar (RA) Kuba Camii minarelerinin inşasını emretti.

Osmanlı İmparatorluğu sırasında Ebu Yalı El-Hüseyni, caminin içinde dua yönünü belirleyen noktayı inşa etmişti.

Yaklaşık otuz yıl önce, 1984 yılında, bu cami bir kez daha yenilenerek daha fazla insanın camide namaz kılmasını sağlayan genişletilme çalışması yapılmıştır. Caminin Kuzey tarafı, namaz kılmaları için kadınlara ayrılmıştır.

Cami günümüzde tamamen yeni inşa edilmiş dört adet minareye sahiptir. İmam ve Muezzinlerin yerleşim yerlerine bağlı 56 kubbe bulunur. Bu arada Kuba Camii ile bağlantılı bir kütüphane ve alışveriş merkezi de var.

Mescid-i Kuba

Kuba Mescidinin Önemi

Kuba Camii, Peygamber Efendimiz tarafından kurulan ilk cami olduğu için İslam’da çeşitli nedenlerle tarihi bir öneme sahiptir.

İslam dininde inşa edilen ilk mescit olması bakımından, Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in belli günlerde bu mescidi ziyaret etmesi ve burada namaz kılması nedeniyle Kuba Mescidinin, Müslüman alemi açısından önemi büyüktür.

Kuba Mescidi Hz. Peygamber (s.a.s)’in, düzenli olarak Cumartesi günleri, zaman zaman da Pazartesi günleri ziyaret etmeyi âdet haline getirdiği bir mesciddi. Oraya bazen binekli olarak bazen yaya gider ve namaz kılardı.

Hz. Peygamber (s.a.s) bir hadîs-i şeriflerinde Müslümanlara şöyle buyururlar: “Kim güzel bir şekilde abdest alır, sonra Kubâ Mescidine gelir ve orada namaz kılarsa onun için umre sevabı vardır”

(ibn Mâce, ikâme, 198; Tirmîzi, Sâlat, 242).Ahmed ibn Hanbel , el-Nese’î , İbni Mace veHakim al-Nishaburi)

Kubâ Mescidi’nde namaz kılmayı umreyle eşdeğer gören Hazreti Peygamber Efendimiz, Medine’de bulunduğu zaman Cumartesi, bazen de Pazartesi günleri ve Ramazan’ın 17. günü Mescid-i Kubâ’ya giderek namaz kılar, burada verilen Kuran-ı Kerim derslerine iştirak eder ve kendisine sorulan soruları cevaplandırırdı.

Kuran-ı Kerim’de ilk mescit

Kuba Mescidi hakkındaki ayet olarak kabul edilen, Kuran-ı Kerim’de takva üzerine inşa edildiği bildirilen ve il yapılan mescit olarak övülen, namaz kılınması tavsiye edilen mescit Tevbe Suresi 108. ayetinde şöyle ifade edilmektedir.

“İlk günden takva üzerine kurulan mescid (Kuba Mescidi) içinde namaza durman için daha uygundur. Onda temizlenmeyi seven erkekler vardır. Allah da temizlenenleri sever.” (Tevbe Sûresi, 108. âyet),

Kuran’da bahsi geçen ve ilk günden takvâ üzerine kurulduğu belirtilen mescidin (et-Tevbe 9/108), İslam alimlerince Kubâ Mescidi olduğu kabul edilmektedir. Bu ayette kastedilenin Mescid-i Nebevi olduğu da rivayet edilmektedir.

Kuba Mescidi nerededir?

İslam’da inşa edilen ilk mescit olan Kuba Mescidi, bugün Suudi Arabistan’ın Medine şehri sınırları içerisindedir. Kuba Mescidinin Medine’ye uzaklığı 9-10 km’dir. Mescid-i Nebevi’den ise yaklaşık 5 kilometre uzaklıktadır

İlk yapıldığı zaman Medine şehir merkezine uzaklığı 9-10 km (6 mil) uzaklıkta olan Kuba Mescidi, Hicret’ten sonra yeni açılan ulaşım yolları ile gelişme göstermiş, Medine’nin de büyümesiyle aradaki mesâfe bugün kapanmıştır. Günümüzde ise hac ve ümre için gelenlerin çoğu burayı da ziyaret etmektedirler.

Kuyuları ve hurma bahçeleriyle meşhur verimli bir vaha üzerinde kurulmuş olan, ve adını buradaki bir kuyudan alan Kubâ, hicret sırasında Mekke yolu üzerinde Medine’ye 6 mil mesafede bulunan bir köydü. Hicretten sonra Medine’nin gelişimine paralel olarak süratle büyümüş ve şehrin mahallelerinden birisi haline gelmiştir.

Peygamberimizin “Cennet pınarlarından bir pınar” diyerek övdüğü Gars (İbn Sa‘d, I, 505) ve yüzüğünün düşürüldüğü Erîs kuyuları da burada bulunmaktadır.

İlgili Diğer Konular 

Nukteler.com’u Facebook’tan takip etmeyi unutmayın!

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı