Esmaül Hüsna

El-Cebbâr Esmasının Zikri, Faziletleri ve Faydaları

El-Cebbâr

El-Cebbâr: İnsanların eksikliklerini tamamlayan, dilediğini zorla yaptırmaya müktedir olan. Yarattığı tüm varlıkların ihtiyaçlarını gören, işlerini düzelten, dilediği işlerde dilediğini gereği gibi yapmakta çok muktedir olan demektir.

El-Cebbâr

الجبّار

El-Cebbâr esmasının Ebced değeri 206 ; zikir saati Merih, Salı’dır.

El-Cebbâr esmasının anlamı: Emir ve fermanına karşı konulamayan, hükmüne karşı gelinmek ihtimali bulunmayan, gücü ve kuvveti sınır tanımayan, hiç mağlup olmayan demektir. Her şeyde hükmünü kayıtsız, şartsız yürüten, Eksikleri tamamlayan kırıkları tamir eden anlamına gelmektedir.

 

 

El-Cebbar esmasının ebced değeri, zikir sayısı, zikir günü ve zikir sayısı :
Ebced değeri ve zikir sayısı ;
 206
Zikir günü ; Salı
Zikir saati ; Merih (Sabah güneş doğarken ve ikindi namazı sonrası. Gece okumalarında tam gece yarısı)

El-Cebbâr isminin Özellikleri, Faziletleri ve Faydaları:

Her gün 206 kere “Ya Cebbâr celle celâlühû” zikrine devam eden kimse herkes tarafından sevilir, her yerde sözü geçen birisi olur.

Her gün 296 kere “Ya Melîk, Ya Cebbâr celle celâlühû” zikrine devam eden, her işinde başarılı olur.

Her gün 1306 kere “Ya Cebbâr, Ya Ze’l-Celâli Ve’l-İkrâm celle celâlühû” zikrine devam edenin rızkı artar ve kısmet kapıları açılır.

El-Cebbâr isminin ebced adedi 206, saati Merihtir. Düşmanı hezimete uğratmak, hapis ve tutukluktan kurtulmak için ihlâs ile okunmalıdır.

Bir zalim veya zorbanın zulmünden kurtulmak isteyen kimse bir defa da veya bir kaç kişi olarak büyük ebced değerine göre yani 206×206=42436 defa “Ya Cebbâr” ism-i şerifini okursa maksadı hasıl olur. Allahu Teala o zalimi zulmünden kısa zamanda vazgeçirtip mazlumun hakkını teslim eder.

Her gün 824 kere “Ya Cebbâr celle celâlühû” zikrine devam eden kimseye Allah’ın izni ile düşmanları kötülük yapamaz.

“Ya Cebbâr” ism-i şerifini düşmanı hezimete uğratmak için her gün 206 defa okunmaya devam edilirse Allâh Teâlâ o düşmandan intikamını alır. İftiracıların kötülüğünden de o kişiyi muhafaza eder.

“Ya Cebbâr” ism-i şerifini vird edinen kimsenin emir ve isteklerine karşı konulmaz. Sözü dinlenen, sevilen, sayılan, yardım edilen ve yardım istenen, umulan, ümit edilen bir kimse haline gelir. Eğer bu ismi bir doktor veya bir sağlıkçı kendisine vird edinse, tedavi ettiği hastalar üzerinde daha çabuk neticeye ulaşır.

 

 

El-Cebbar İsm-i şerifi geçen Kur’an ayetleri :

Mâide Suresi 22. Ayet: Dediler ki, “Ey Mûsâ! Şüphesiz orada zorba bir kavim var. Muhakkak ki biz, onlar oradan çıkıncaya kadar asla oraya girmeyiz. Eğer oradan çıkarlarsa, o zaman elbette biz oraya gireriz.”

Hûd Suresi 59. Ayet: Ve işte Ad kavmi, Rab’lerinin âyetlerini bilerek inkâr ettiler ve O’nun resûllerine asi oldular (isyan ettiler). Ve azgın zorbaların hepsinin emrine tâbî oldular.

İbrâhîm Suresi 15. Ayet: Ve (Resûller) fetih istediler ve bütün zorba inatçılar kaybettiler.

Meryem Suresi 14. Ayet: Anne ve babasına karşı birr sahibiydi. Ve o, asi, cebbar değildi.

Meryem Suresi 32. Ayet: Ve anneme karşı birr sahibi olmayı (emretti). Ve beni, cebbar (zorba) şâkî kılmadı (yapmadı).

Şuarâ Suresi 130. Ayet: Ve yakaladığınız zaman cebirle (zorbalıkla) yakaladınız (zulmettiniz).

Kasas Suresi 19. Ayet: Böylece ikisinin de düşmanı olan adamı yakalamak istediği zaman: “Ey Musa! Dün öldürdüğün kişi gibi beni de öldürmek mi istiyorsun? Eğer (öldürmek) istiyorsan, o taktirde sen yeryüzünde sadece bir zorba olursun. Ve sen, barıştıranlardan olmak istemiyorsun.” dedi.

Mu’min Suresi 35. Ayet: Onlar kendilerine bir sultan (bir delil) gelmediği halde, Allah’ın âyetleri hakkında mücâdele ederler. Gadap, Allah’ın ve âmenû olanların (Allah’a ulaşmayı dileyenlerin) indinde büyük oldu. Allah bütün zorba mütekebbirlerin kalbinin üzerini işte böyle tabeder (açılmamak üzere mühürler).

Kaf Suresi 45. Ayet: Onların ne söylediklerini, en iyi Biz biliriz. Ve sen onların üzerine, cabbar (zorlayıcı) değilsin. Öyleyse Benim vaadimden (vaadettiğim cezadan, azaptan) korkanları Kur’ân ile ikaz et.

Haşr Suresi 23. Ayet: O Allah ki; O’ndan başka İlâh yoktur, Melik’tir (hükümrandır), Kuddüs’tür (mukaddestir), Selâm’dır (selâmete erdirendir), Mü’mindir (emniyet verendir), Müheymin’dir (koruyup gözetendir), Azîz’dir (yücedir), Cabbar’dır (cebredendir), Mütekebbir’dir (pek büyük olandır). Allah, şirk koşulan şeylerden münezzehtir (uzaktır).

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir