İslam Alimleri

Dört büyük Mezhep Imamlari

Dört büyük Mezhep Imamlari

Yeryüzünde bulunan bütün müslümanlara doğru yolu gösteren ve Hz. Muhammed’in (s.a.v.) dinini değişmeden bozulmadan öğrenmemize önderlik eden, dört büyük alim olmuştur. Bunlar; İmam-ı A’zam Ebu Hanife, İmam-ı Malik, İmam-ı Şafii ve İmam-ı Ahmed bin Hanbel‘dir.

  1. Imam-i Âzam Ebu Hanife (Nu’man bin Sabit)
    İslam alimlerinin en büyüklerindendir. Ehl-i sünnetin reisidir. Hicretin 80. senesinde Kufe’de doğdu ve 150 senesinde Bağdat’ta vefat etti. İmam-ı A’zamın Kur’an-ı Kerimden ve hadis-i şeriflerden anlayıp açıkladığı din bilgilerine onun ” mezhebi” denir. Buna uyan müslümanlara da ” Hanefi” denir.
  2. Imam-i Sâfii ( İmam-ı Muhammed bin İdris Şafi)
    İslam alimlerinin gözbebeğidir. 150 senesinde Filistin’de Gazze’de doğdu. 204 senesinde Mısır’da vefat etti. bu zatın gösterdiği yolda bulunanlara ” Şafii” denir.
  3. Imam-i Hanbeli (İmam-ı Ahmed bin Hanbel)
    Hicretin 164. senesinde Bağdat’da doğdu ve 241 senesinde Bağdat’da vefat etti. İslam binasının temel direğidir. Bunun açıkladığı din bilgilerine uyarak işlerini ve ibadetlerini yapanlara da ” Hanbel” denir.
  4. Imam-i Mâlikî (İmam-ı Malik bin Enes)
    Çok büyük alimdir. Hicretin 95. yılında Medine’de doğdu ve 179 senesinde Medine’de vefat etti. Bu büyük alime uyanlara da ” Maliki” denir.

Dört Mezhep İmamının Hayatları

Ebu Hanife

Ebu Hanife : (asıl adı: Numan bin Sabit) 699 yılında Kufe’de doğup, 767’de Bağdat’ta öldü. Ehl-i sünnet itikadının lideri kabul edilir. Hanefi Mezhebinin kurucusudur. Müslüman inancında olanların % 45-50’i Hanefi mezhebindedir.

Küçük yaşta Kuranıkerim’i ezberlemiş ve Arapça’nın inceliklerini öğrenmiştir. Gençliğinin ilk yıllarında başta Enes bin Malik olmak üzere birçok sahabiyi görmüş, onlardan hadis dinlemiştir.

Hocası Hammad’ın dersine devam ettiği sırada sık sık Hicaz’a gidip Mekke ve Medine’de çoğu Tabiinden olan âlimler ile görüşür, onlardan hadis rivayeti dinler ve fıkıh müzakereleri yapardı. Ehlibeytten Zeyd bin Ali ve Muhammed Bakır’dan ilim öğrendi.

Tasavvuf bilgilerini Muhammed Bakır, ondan sonra da İmam Cafer-i Sadık’tan öğrendi.

İmamı Azam, İslam dinine yaptığı hizmetleriyle İslamiyet’i iman, amel ve ahlak esasları olarak bir bütün halinde insanlara yeniden duyurmuş, şüphe ve bozuk düşüncelere sahip olanlara cevaplar vermiş, önce itikatta birlik ve beraberliği sağlamış; ibadetlerde, günlük işlerde İslam fıkhının esaslarını ve şeklini tespit etmiştir.

İşte İmamı Azam Ebu Hanife, ileri düzeyde yöntemlerle yaptığı uzun çalışmaları ve içtihadı neticesinde çözdüğü ve bir araya getirdiği fıkıh (hukuk) bilgileri ile Müslümanların ibadetlerinde ve diğer işlerinde İslamiyet’e doğru bir şekilde uymak için takip edecekleri bir yol gösterdi ve bu yola “Hanefi Mezhebi” denildi.

Ebu Hanife, talebelerine verdiği dersleri mükemmel bir yöntemle yürütürdü. Bir taraftan fıkhın eski olaylara ait bilinen hükümleri anlatılır ve müzakere yapılır, diğer taraftan yeni olaylara ait hükümler bulunurdu. Geçmiş ve yaşanmakta olan olayların hükümleri karara bağlanırken, bunlara benzeyen veya aynı cinsten olup da gelecekte meydana gelebilecek olaylara ait hükümler de araştırılıp bulunurdu.

İmam-ı Azam, fıkıh ilmini ilk defa branşlara ayırıp her branşın bilgilerini ayrı ayrı toplamış, usuller koymuştur.

İmam Şafii

İmam Şafiî 767 yılında Gazze’de doğmuş, 820 yılında Fustat’ta vefat etmiştir. Fıkhî alandaki büyük mezheplerden Şafiî Mezhebi’nin kurucusudur. Aslen Kureyş kabilesine mensuptur. Mekke’de yetişmiş olan İmam Şafiî yedi yaşında Kur’an’ı ezberlemiş, on yaşında da İmam Malik’in Muvatta adlı eserini ezberlemiştir. Medine’ye giderek İmam Malik’ten fıkıh ile ilgili dersler almıştır. Daha sonra da Irak’a gelip Ebu Hanife’nin öğrencileri ile görüştü. Onların fıkıhları hakkında bilgi sahibi oldu. Bundan ötürü önceki fikirlerinin bazılarından vazgeçti. İmam Şafii fıkhî alandaki görüşlerini Mısır’da yaymaya başlamış ve çok taraftar bulmuştur. Bu gün ülkemizin doğu ve güneydoğu’sundaki vatandaşlarımızın bir kısmı İmam Şafiî’nin görüşleri üzerine ibâdet ederler.

İmam Şafii’nin birçok eseri vardır. Bunlardan bazıları, Kitabü’l-ümm ve Kitabu’r-Risale’dir. İmam Şafiî’de İslam Fıkhı’nın doğru anlaşılması, yaşanması için çalışmış ve bu meyanda eserler vermiş büyük bir islam alimi’dir.

İmam Ahmed b. Hanbel

Ahmed bin Hanbel, (Arapça: ‏‎‎‎‎‎‎‎‎أحمد بن حنبل‏‎‎‎‏‎‎‎ ‎‎‎‎‎‎‎) (d. 780 – ö. 855) Hanbeli mezhebinin öncüsüdür.
Hicri 164 yılında Bağdat’ta doğdu, 241 (m. 855) de orada vefât etti. Üçyüzbinden fazla hadis ezberlediği rivayet edilmiştir. İmam-ı Şafii’nin öğrencisidir. “El-Müsned” adındaki hadis kitabında otuzbin hadis vardır. İslam devletinin sınırlarının genişlemesi ve artık islami kuralların saf haliyle yeterli olmamasından dolayı gerekli yerlerde aklın kullanımını savunan Mutezilelere karşı çıkmıştır.

Ahmed bin Hanbel’in pek çok eseri vardır.

Bunlardan bâzıları şunlardır:

1) Müsned; 30 bin hadîs-i şerîfi içine almıştır. Matbûdur.
2) Kitâb-üs-Sünne.
3) Kitâb-üz-Zühd: Matbûdur.
4) Kitâb-üs-Salât.
5) Kitâb-ül-Vera’ ve’l-Îmân.
6) Kitâb-ür-Reddi ale’l- Cehmiyye ve’z-Zenâdıka: Matbûdur.
7) Kitâb-ül-Eşribe: Matbûdur.
8) Kitâb-ül-Mesâil.
9) Cüz-fi Usûl-üs-Sünne.
10) Fadâil-üs-Sahâbe: 2 cilt hâlinde matbûdur.
11) Er-Reddü A’lâ men-Tenâkua fi’l-Kur’ân.
12) Et-Tefsir.
13) En-Nâsih ve’l-Mensûh.
14) Et-Târih.
15) Hadîsu Şu’be.
16) Mukaddem ve’l-Muahhar fi’l-Kur’ân.
17) Vücûbât-ül-Kur’ân.
18) Menâsik-ül-Kebîr ve’s-Sagîr.
19) El-Cerhu ve’t-Ta’dîl.
20) Kitâb’ül-ilel ve Ma’rifet-ür-Ricâl: Matbûdur.

Malik bin Enes

Mâlik bin Enes, (Arapça: مالك بن أنس) Mâliki mezhebi’nin kurucusu, büyük müctehid ve muhaddis. Tam adı Ebu Abdillah Mâlik bin Enes bin Mâlik bin Ebî Âmir b Amr el-Asbahi el-Medenî’dir. Arapça: أبو عبد الله مالك بن أنس بن مالك بن أبي عامر بن عمر الأصبحي المدني dir. 712 (Hicri 93) yılında Medine’de doğmuş, 795 (Hicri 179) yılında aynı yerde vefat etti.

Nesebte ismi geçen Ebu Âmir, Resulullah’ın sav ashabından olup onunla beraber Bedir hariç bütün muharebelere iştirak etmiştir. Onun oğlu Malik yani İmam Malik’in dedesi ise tabiinin büyüklerindendir. Yemen’den Medine’ye göçmüştür. Sahabeden Ömer, Talha bin Ubeydullah, Aişe ve Ebu Hureyre’den rivayette bulunmuştur. Onun oğulları yani İmam Malik’in amcaları ise Ebu Süheyl, Nafi, Üveys, Rebi ve Nadr’dır. Malik b Ebi Amir 102 senesinde vefat etmiştir. İmam Malik’in annesi Aliye bt Şüreyk el-Ezdi’dir. İmam Malik’in Yahya ve Muhammed adında iki oğlu ve Fatıma isminde bir kızı vardır.

İmam Malik 93 senesinde Medine’de dünyaya gelmiştir. Umre ve Hac haricinde Medine’den dışarı çıkmamıştır. Öyle ki Halife Harun Reşid kendisini hilafetin merkezi Bağdat’a çağırmış, fakat o bunu reddetmiştir. 10 küsur yaşındayken ilim tahsiline başlamıştır. Rivayete göre İmam Malik’in babası bir gün ortaya bir mesele atmış. İmam Malik hata edip kardeşi Nadr doğru cevabı verince babası İmam Malik’e “güvercinler seni oyaladı” -herhalde yaşı küçük iken güvercinlerle ilgilenmekteydi- diye sitemde bulunur. Bunun üzerine ilim tahsil etmeye karar veren Malik, İbn Hürmüz’ün(148) yanında yedi yıl –bir rivayete göre sekiz- ilim tahsil eder. Buradan sonra Rebiatürrey’in ders halkasına katılır.[2] İmam Malik’in anlattığına göre annesine ilim yazacağını söylediğinde, annesi onu çağırır ve ona yeni bir elbise giydirir. Ardından “şimdi git ve yaz” der. Akranları arasında öne çıkan Malik 21 yaşında fetva ve ders vermeye başlar. Dersleri yoğun ilgiyle takip edilir. Uzak diyarlardan öğrenciler derslerini takip etmek için Medine’ye gelirler.

Hocaları arasında Nafi’(117/735), Said el-Makburi, Amir b Abdillah b Zübeyr(124/741), Zühri(124/741), Abdullah b Dinar(127/144) gibi isimler vardır. Muvatta’da yaklaşık 90 kişiden rivayette bulunmuştur. Kendisinin 900 civarında hocasının bulunduğu söylenir. Talebelerinin sayısı ise binlerle ifade edilir. Lakin kendi görüş ve mezhebini yayılmasına çalışanların en önemlileri arasında Abdullah b Vehb, Abdurrahman b Kasım, İbn Ziyad el-Absi, Esed b Furat, Yahya b Yahya el-Leysi, Ka’nebi, Vakıdi, İbnü’l-Macişun gibi isimler vardır.

İmam Malik 179 yılında Medine’de vefat etmiş ve Baki’ mezarlığına defnedilmiştir. Cenaze namazını Medine valisi Abdullah b Zeyneb kıldırmıştır.

İmam Malik’in eserlerinin başında ‘el-Muvatta’ isimli Medine ehlinin ameli, sahabe ve tabiin fetvalarını da içinde barındıran hadis eserini zikretmek gerekir. Kitabın günümüze ulaşmış dokuz rivayeti mevcuttur. Bundan başka Tefsirü Garibi’l-Kur’an, İbn Vehb’e yazdığı kaderle alakalı bir mektup, Harun er-Reşid’e, Leys b Sad’a, bazı kadılara vs yazdığı mektuplar da vardır. Muvatta hakkında İmam Şafi bu kitabın Allah’ın kitabından sonra en sahih kitap olduğunu söylemesi; İbnü’l-Mehdi’nin Kitabullah’tan sonra en faydalı kitap olduğunu söylemesi ve alimlerin bu kitap hakkındaki sözleri sözler eserin önemini ortaya koyar mahiyettedir.

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir