İslamİslam Tarihi

Dört Halife Kimdir? Hulefa-i Raşidin Dönemi Genel Özellikleri

Sırasıyla Hulefa-i Raşidin Dört Büyük Halife Kimdir? İlk halife ve son halife isimleri ve özellikleri. Dört halife döneminde neler oldu?

Sırasıyla Hulefa-i Raşidin Dört Büyük Halife Kimdir? İlk halife ve son halife isimleri ve özellikleri. Dört halife döneminde neler oldu? Halifelik / Hilafet nedir? En uzun süre görev yapan halife kimdir? Halifelik neden sona erdi? Dört Halife Hulefa-i Raşidin Dönemi maddeler halinde genel özellikleri

Hulefâ-yi Râşidîn Ne Demek?

Dört Büyük Halife’ye Hulefa-i Raşidin (Raşid Halifeler) de denmektedir. 

İslâm tarihinde Resûl-i Ekrem’in vefatından sonra Hz. Ebû Bekir’e biat edilmesiyle başlayan, daha sonra Hz. Ömer ve Osman’ın hilâfetleriyle sürüp Hz. Ali ile sona eren döneme Hulefâ-yi Râşidîn dönemi denilir.

İslam cemaatinde ilk dört halife anlamına gelen Hulefâ halîfe kelimesinin, Râşidîn kelimesi Arapça kökenli “Doğru Kılavuz, doğru yolda olan, hakka sımsıkı sarılan, kemale ermiş  veya mükemmel anlamındadır.

Hulefâ-yi Râşidîn dönemi İslâm tarihi bakımından birçok yönüyle büyük bir önem taşımaktadır. Bunların ilki, dört halifeden her birinin hilâfete geliş usulünün farklı şekilde olmasıdır. Dört Büyük Halife 632 – 661 yılları arasında hüküm sürmüş, Müslüman âlemine Halifelik yapmışlardır.

Halifelerin diğer adı da imam demekti. Halifeler namazlarda imamlık yaparlar, cuma hutbelerini okurlardı. Osmanlı İmparatorluğu’nda ise ilk halife Yavuz Sultan Selim’dir.

Dört Halife Kimdir?

4 Büyük Halife isimleri sırasıyla;

  1. Hz. Ebubekir (2 yıl)
  2. Hz. Ömer (10 yıl)
  3. Hz. Osman (12 yıl)
  4. Hz. Ali (5 yıl)

Aşağıdaki 4 halife açıklamasındaki isimlerdeki “bin (ibn)” Arapça’da “oğlu” anlamına gelmektedir. Yani Osman bin Affan, “Affan’ın Osman oğlu” demektir.

Hz. Ebu Bekir (632 – 634)

Hazreti Ebû Bekr, asıl adı Abdullah bin Ebû Kuhâfe bin Âmir bin Amr bin Ka’b bin Sa’d bin Teym bin Mürre’dir. Peygamber efendimizden 2 yıl 3 ay küçük olup, Fil Vak’asından sonra 573 yılında Mekke’de doğmuştur. Hz. Ebu Bekir, Hz. Peygamberin kayınpederiydi ve erken dönemde İslam’a girmiş, “Sıddîk – doğru” olarak biliniyordu.

Hz. Peygamber’in vefatının ardından yaşanan kısa süreli siyasi kaos, Hz. Ebu Bekir’in halîfe seçilmesi ile sona ermişti.

Hazreti Ebû Bekr, Peygamber efendimizin ilk halifesidir. Daha hayattayken Cennet ile müjdelenen, peygamberlerden sonra bütün insanların en üstünü olan sahâbîdir. Hz. Ebubekir, 632-634 yılları arasında 2 yıl halifelik yapmış 65 yaşında vefat etmiştir.

Rasûlullah (sallâllâhu aleyhi ve sellem), “Benden sonra Ebû Bekir ve Ömer’e tâbî olunuz!” buyurmuşladır. (Tirmizî, Menâkıb, 16/3662)

Hazret-i Ebû Bekir (radıyallâhu anh) halîfe olunca, ashâb-ı kirâmdan kendisine yardımcı olmalarını istedi ve Ebû Ubeyde (ra) Beytülmâl işlerine yardımcı oldu, Hazret-i Ömer (ra) da kadılık vazifesini üstlendi.

Vefatı: Hz. Ebubekir, 634 (Hicri13) senesinde Medîne-i münevverede hastalık sonucu vefat etmiştir. Halifelik vazifesini vefatına kadar sürdürmüştür.

Hz. Ebu Bekir’in halife seçilmesi hakkında

Müslümanların ilk halifesinin seçimi, İslam âlemi ve siyaset tarihi açısından en önemli olaylarından biridir. Hz. Peygamber’in vefat etmesi ile lidersiz kalan İslam cemaati halife seçimini öncelikli görev belirlediler.

Hz. Muhammed (sallâllâhu aleyhi ve sellem) hastalandığında, Müslümanlara imamlık yapma görevini Hz. Ebu Bekir’e vermişti. O’nun vefatından sonra ise, Hz. Ömer ve arkadaşlarının önerisi üzerine Hz. Ebu Bekir halife olarak seçildi.

Hz. Ebubekir’in ilk Müslümanlardan olması, hicret sırasında Hz. Peygamber’in yanında bulunması ve Kur’an’da Hz. Ebubekir’in Hz. Peygamber’in mağara arkadaşı olarak anılması onun seçilmesinde etkili olan faktörlerdendir.

Hz. Ebu Bekir Halifeliği Özellikleri

  • Raşit Halifelerin (Dört Halife) ve Aşere-i Mübeşşere’nin (Cennet ile müjdelenen) ilkidir.
  • Hz. Ebû Bekir, Yemame Savaşında hafızların öldürülmesi üzerine Kur’an-ı Kerim’in toplanması ve korunması konusunda büyük çaba harcamış, derlettirerek mushaf haline getirtmiştir.
  • Hz. Peygamber, Mekke’ye ilk İslami hac ziyaretini gerçekleştirmek üzere Medine’den üç yüz Müslüman heyet gönderdi ve bu heyetin lideri olarak Hz. Ebu Bekir (ra)’ı atadı.
  • Yalancı Peygamberler sorunu çözümlendi. Müslümanlar arasında dini ve siyasi birliği sağladı.
  • Zekat vermek istemeyenler tekrar dine kazandırıldı.
  • Arap Yarımadası dışında ilk fetihler yapıldı. Suriye’nin fethine başlandı.

Hz. Ebû Bekir, Hicri 13. yılın Cemâziyelâhir ayı başında (23 Ağustos 634) namaza çıkamayacak derecede rahatsızlanıp ölümünün yaklaştığını anlayınca imamlık görevini Hz. Ömer’e bırakarak yerine onu halef tayin etmeye karar vermiştir.

Kabri Ravza-i Mutahhara’da Hz. Peygamber’in yanındadır.

Ömer bin Hattab (634-644)

Hz. Ömer b. Hattab (r.a) 586 veya 590 yılları arasında Mekke’de doğdu. Hz. Ömer (r.a) da daha hayattayken Cennet ile müjdelenen Aşere-i Mübeşşeredendir. İslam Dininin Hz. Ebu Bekir’den sonraki ikinci halifesidir.

Hz. Ömer’in halifelik döneminden itibaren “emîrü’l-mü’minîn” tabiri halife yerine kullanılmış ve ileri dönem kaynaklarında cemaatle kılınan namazlardaki imamlıktan ayırmak için devlet başkanlığına “imâmet-i kübrâ” (imâmet-i uzmâ) denildiği bilinmektedir.

Hz. Ömer 634-644 yılları arasında 10 yıl halifelik yapmıştır.

Hz. Ömer Halifeliği Özellikleri

Hz. Ömer Dönemi’nde sınırların hızlı bir şekilde genişlemesi üzerine idari, siyasi, sosyal ve ekonomik alanlarda düzenlemeler yapılarak İslam Devleti’nin kurumsallaşması sağlandı.

  • Hz. Ömer dönemi, Dört Halife devrinin fetihlerin en çok yoğunlaştığı dönemdir. Bu dönemde Sasaniler ve Bizansla mücadele edildi.
  • Suriye, Mısır, İran fethedildi. Hz. Ebu Bekir döneminde, Yermuk Savaşı’nda yenilen Bizans orduları Şam’a çekilmiş, 70 gün süren Şam kuşatması sonucunda Ecnadeyn fethedildi. Şam ve Kudüs alındı.
  • Merkezi yönetimin gücünü arttırmak için, ülke eyalet yönetimi birimlerine ayrıldı.
  • Adliye teşkilatı kurularak illere kadılar tayin edilmiştir.
  • Fetihlerin artmasıyla; düzenli kara ordusu ve mesleği askerlik olan daimi ordular kuruldu.
  • “Beyt’ül Mal” denilen devlet hazinesi oluşturuldu.
  • Baharat yolu denetim altına alındı.
  • Vergilendirme kuralları belirlendi. Adalet teşkilatı kurularak, eyaletlere Kadı, Subaşı (güvenlik) atandı.
  • Hicret (622) başlangıç kabul edilerek ilk hicri takvim düzenlenerek kabul edildi.

Vefatı

Hz. Ömer, Pers kölesi Ebû Lü’lüe Fîrûz tarafından suikaste uğradıktan üç gün sonra Hicri 26 Zilhicce 23 / Miladi 3 Kasım 644 tarihinde Medine’de 59-60 yaşlarında vefat etti.

Hz. Ömer ilk şehit Halifedir.

Hz. Ömer ve Hz. Osman’ın  şehid edilmesi olayını Peygamber Efendimiz (s.a.v) Uhud dağına çıktığı sırada rivayet edilen hadis-i şerifi ile gaybi olarak haber vermektedir.

Enes Bin Malik (ra) rivayetiyle,

Bir gün Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Hz. Ebû Bekir, Ömer ve Osman (r.a.) Uhud dağının üzerine teşrif ettikleri sırada, Uhud dağı onların aşkıyla coşar ve sallanmaya başlar. Bunun üzerine Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm kadem-i şerifi ile uyararak, onu teskîn etmek için şöyle buyurur:

اُثْبُتْ ياَ اُحُدُ فَاِنَّمَا عَلَيْكَ نَبِىٌّ وَصِدِّيقٌ وَشَهِيداَنِ

“Sâkin ol ey Uhud! Üzerinde bir peygamber, bir sıddîk ve iki şehîd var.” (Buhari, Tirmizi, Menakıb, 18)

Bu hadîs-i şerif ile Hz. Peygamber, Hazret-i Ömer ve Osman şehid olacaklarını ihbar-ı gaybî ile haber vermiştir

Osman bin Affan (644-656)

Hz. Osman b. Affan (r.a) 576 yılında Taif’te doğdu. İslam Dininde Hz. Ömer’den sonraki üçüncü halifedir. 644-656 yılları arasında 12 yıl en uzun halifelik yapan sahabedir.

Hz. Osman, haya ve edepli, aklı selim, çok iyi niyetli bir insandı. 12 yıl halifelik yaparak dört büyük halife arasında en uzun süre görev yapan halifedir.

Hz. Osman dönemi halifeliğinde, Kur’an-ı Kerim’in toplandığı, Müslümanların Akdeniz’de bayrak göstererek Kıbrıs ve İskenderiye’yi aldığı bir dönemdir.

Hz. Osman’ın halife seçilmesi

644 yılında ikinci halîfe Hz. Ömer bin Hattâb, Medine şehrinde Ebu Lü’lü tarafından suikasta uğradıktan sonra kendisinden yerine geçecek bir kişi tayin etmesi istendi. Hz. Ömer yerine halife bırakmak veya tayin etmek hususunda çok temkinli davrandı. Ondan sonra gelecek halifenin seçim yoluyla gelmesini istiyordu.

Ayrıca Hz. Ömer, sahabelerin: “yerine oğlunu bırak” teklifine de kesinlikle karşı çıktı. (İbnü’l-Esîr, II, 459.) Böylece hilafetin saltanata dönüşmesine engel olmuş oldu. Toplum oğlunu kabul etse de, bunun saltanata sebep olabileceği endişesiyle halife olmasına engel oldu.

“Yerime halife bırakmazsam benden hayırlısı -Hz. Peygamber- bırakmadı, bırakırsam benden hayırlısı -Hz. Ebubekir- bıraktı.” (Buhari, Ahkâm, 51) diyerek kamuoyunun yönelimlerini temsil eden altı kişinin isimlerini sayarak halifenin bunlar arasından seçilmesini önerdi.

Hz. Ömer’in ölümü üzerine toplanan şûra üyeleri iki gün tartıştılar ancak kendi aralarında bir halife seçemediler. Bu esnada Abdurrahmân bin Avf yarıştan çekilmeyi ve şûra başkanı olmayı önerdi ve onun önerisi diğer üyeler tarafından kabul edildi.

Seçim Hz. Ali ve Hz. Osmân arasında geçti. Nihayetinde Muhacirler, Ensâr ve garnizon şehir komutanları Mescidi-i Nebevi’de toplandı Abdurrahmân bin Avf, Osmân bin Affân’ı halife olarak ilan etti. Hz. Osman’ın halife olarak seçilmesi olayında tam bir istişari kurul tayin edilmiştir. Bu kurul üç gün istişare ile Üçüncü Halife Hz. Osman’ı seçti.

Hz. Osman Dönemi Halifeliği Özellikleri

  • İlk İslam donanması kurularak Kıbrıs alınmıştır.
  • Kuranı Kerim çoğaltılarak diğer şehirlere gönderilmiştir.
  • İslam’da ilk karışıklıklar başladı.
  • Tunus ve Trablus alınarak Kuzey Afrika fethedilmiştir.
  • Hz. Osman Dönemi’nde İslamiyet’in Orta Asya’ya yayılmasını sağlamak için Horasan Valiliği oluşturulmuştur.
  • Kur’an-ı Kerim’in Kitap Haline Getirilmesi ve çoğaltılması

Hz. Osman Dönemi’nde Kur’an-ı Kerim çoğaltılarak Mekke, Kûfe, Şam ve Mısır gibi önemli merkezlere gönderilmiştir. Bu durum farklı dilleri kullanan ulusların Kur’an-ı Kerim’i farklı şekillerde okumalarının önüne geçmiştir.

Vefatı

18 Zilhicce 35 / 17 Haziran 656 yılı 79-80 yaşlarında iken Medine’de Cuma günü evin damını delerek Hz. Osman’ın evine giren Mısırlı bir eşkiya suikastçı, o esnada Kuran okumakta olan Hz. Osman’ı 9 yerinden bıçaklayarak şehit etmiştir.

Ali bin Ebû Tâlib (656-665)

Hz. Ali b. Ebu Talib (r.a) 15 Eylül 601 yılında (13 Recep 21) Mekke’de dünyaya geldi. Hz. Peygamberimizin damadı idi. İslam Dininde Hz. Osman’dan sonraki dördüncü halifedir. 656-661 yılları arasında 4 yıl 9 ay halifelik yapmıştır.

Hz. Ali, Hz. Peygamber vefat ettiğinde 33 yaşındaydı. Peygamberin damadı ve amcasının oğlu olması hasebiyle en yakın akrabası konumunda olduğundan defin hazırlıklarıyla ilgilendi. Bu sırada Ebu Bekir ve Ömer bin Hattab Devlet işleriyle ilgileniyordu.

Hz. Ali, Cemel Vakası sonrasında Hz. Peygamber’den itibaren İslam Devleti’nin başkenti olan Medine’den ayrılarak Kufe’ye yerleşmiş ve hilafetinin sonuna kadar İslam Devleti’nin yeni başkenti Kufe olmuştur. Emeviler ise, Hz. Ali’den sonra başkenti Şam olarak belirlemişlerdir.

Hz. Ali’nin ilk eşi Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’in kızı Fatıma‘dır. Hz. Ali, Fatıma vefat edene kadar başkasıyla evlenmemiş ve Hz. Peygamber’in soyu Hz. Ali ve Hz. Fatıma evliliğinden devam etmiştir.

Hz. Ali’nin halife seçilmesi

Üçüncü Halife Hz. Osman’ın şehit edilmesinden Müslümanlar lidersiz kaldılar. Halife yerine birini bırakamamıştı.

Gerek Medine halkı, gerekse halifeyi katleden isyancılarda tam bir şaşkınlık hali vardı. İsyancılar kendilerinden birinin halifeliğini toplumun kabul etmeyeceğini bildiklerinden Medinelilere baskıya başladılar. Bütün toplumun kabulleneceği bir lider gerekiyordu. Ama daha da önemlisi, bu lidere itaatin sağlanabilmesiydi. Bunun için isyancılar, Hz. Ömer’in şûra heyetinden kalan sahabelere baskı yapmaya başladılar. Bu baskılar sonucu Medine halkı, Hz. Ali’ye gelip halife olması için ısrar ettiler.

Hz. Ali, bu kargaşa ortamında bile halkın seçtiği ve kabullendiği bir halifenin başa geçmesi gerektiğini belirtiyordu. O, halkın aşırı ısrarı üzerine halifeliği kabullenmek zorunda kaldı ve minbere çıkıp halktan bey’at aldıktan sonra: “Halifelik işi sizin işinizdir. Sizin ısrarınızla halife oldum. Eğer istemiyorsanız vazgeçebilirim.” dedi. Halk ise onun halifeliğinde ısrar etti. Böylece Hz. Ali çoğunluğun bey’ati sonucu halife seçildi. Şûra Ehli ve Bedir Ehli de bey’at etti.

Çok aday arasından halifenin seçilmesi, Hz. Osman’ın seçilmesi ile başlamış, Hz. Ali’nin seçimi ile devam etmiştir.

Hz Ali Dönemi Halifeliği Özellikleri

Hz. Osman (ra) zamanında çıkan fitne ateşi Dört büyük halifenin sonuncusu olan Hz. Ali (ra) zamanında da devam etti. Hz. Osman’ın şehit edilmesinden sonra Medine’de, beklenen huzur ortamı sağlanamamış, yeni sorunlar meydana gelmiştir.

  • İç karışıklıklar arttı, Cemel ve Sıffin Savaşı yapıldı.
  • Hz. Ali’nin ordusu tarafından Haricîler’in (Nehrevan Savaşı) büyük kısmı öldürüldü.
  • Müslümanlar arasında ayrılıklar başladığı için fetihler durdu.

Vefatı

Haricîler’den Abd’ûr-Rahmân İbn-i Mûlcem tarafından Küfe’de bir mescitte namaz kıldığı esnada zehirli hançer veya kılıç darbesi ile yaralandı. Bu saldırının amacı Nahrevan yenilgisinin intikamını almaktı.

Zehirlendikten 2 gün sonra hicretin 40. yılı Ramazan ayının 21. günü vefat etti (MS 661). Defnedildiği yeri uzun bir süre yalnızca en yakınları bilmiş ve yaklaşık bir asır sonra İmâm Câʿfer es-Sâdık onun mezarının Necef’te olduğunu açıklamıştır.

Vefatına yakın kendisine, “Yâ Emire’l mü’minin, şayet size bir hâl olursa oğlun Hasan’ı halife saçelim mi?” diye sordular.

Hz. Ali (ra): “Ben bu hususta sizlere ne emrederim ve ne de nehyederim. Siz işinizi daha iyi bilirsiniz. Resûl-i Ekrem’in bu meseleyi bıraktığı gibi ben de bırakacağım.” buyurdu. (Belâzûrî, Kitâbu Cumel min Ensâbi’l-Esrâf, (thk. Süheyl Zekkâr-Riyâd Ziriklî) 3/262; İbn Kesîr, el-Bidâye ve’n-Nihaye, VIII, 16)

İlgili Diğer Konular

Nukteler.com Facebook’ta

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı