Gündem

Uluslararası Yoksulluğun Ortadan Kaldırılması Günü

Dünya Yoksulluğun Ortadan Kaldırılması Günü nedir? Yoksullukla mücadele neden bu kadar önemli? Yoksulluk ne zaman sona erecek?

Dünya Yoksulluğun Ortadan Kaldırılması Günü nedir, ne zaman kutlanır? Yoksullukla mücadele neden bu kadar önemli? Yoksulluk ne zaman sona erecek? Dünya genelinde ve Türkiye’de yoksulluk verileri

Yoksulluğun Ortadan Kaldırılması Günü

(International Day for the Eradication of Poverty)

Uluslararası Yoksulluğun Ortadan Kaldırılması Günü, tüm dünyada her yıl 17 Ekim‘de kutlanan uluslararası bir gündür.

Bu yıl, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 22 Aralık 1992 tarih ve 17 Ekim 47/196 sayılı kararında Uluslararası Yoksulluğu Ortadan Kaldırma Günü olarak dünya genelinde 27. yıldönümünü kutlanmaktadır.

Dünya genelinde ilk defa anma günü, 1987 yılında Fransa’nın Paris kentinde, 100.000 kişinin Trocadéro’daki İnsan Hakları ve Özgürlükler Meydanı’nda Peder Joseph Wresinski tarafından bir hatıra taşının açılışında yoksulluk, açlık, şiddet ve korku kurbanlarını anmak ve onurlandırmak için yapılan toplantıda gerçekleştirildi.

Paris’te orijinal hatıra taşına kazınmış metinde şöyle yazıyordu;

“Erkeklerin ve kadınların aşırı yoksulluk içinde yaşamaya mahkum edildiği her yerde insan hakları ihlal edilmektedir. Bu haklara saygı duyulmasını sağlamak için bir araya gelmek bizim büyük görevimizdir.”

International Movement ATD Fourth World’ün kurucusu Wresinski’nin ölümünden dört yıl sonra, 1992’de Birleşmiş Milletler 17 Ekim’i resmen Uluslararası Yoksulluğu Ortadan Kaldırma Günü olarak belirledi.

2020 Yoksullukla Mücadele Günü Teması nedir?

Birleşmiş Milletler, her yıl farklı bir tema ile dünyanın dört bir yanında yoksulluğun üstesinden gelmek için mücadeleye teşvik ediyor. Bu yılki teması, “Herkes için sosyal ve çevresel adaleti sağlamak için birlikte hareket etmek”

Aşırı yoksulluk içinde yaşayan insanlar genellikle iklim ve çevresel değişimden en çok etkilenenlerdir. Günümüzde küresel salgın yeni tip koronavirüsün (Kovid-19), başta dar ve sabit gelirli kesimler olmak üzere tüm toplumu olumsuz etkilediği bilinmektedir. Yoksullukla mücadele sadece yoksul ülke ve toplumların değil gelişmekte olan ve gelişmiş ülkelerin de öncelikli konuları arasındadır.

COVID-19 salgını, dünyanın en fakir insanları için çifte bir krizdir. Bu olağanüstü zamanlarda, yoksullukla mücadele etmek için olağanüstü çabalara ihtiyacımız var.

Dünyadaki yoksulluğu ortadan kaldırmak mümkün mü?

Yoksulluk dünya genelinde gerçekten azalıyor mu? Yoksulluğun sonunu gerçekten görebilir miyiz?

Yoksulluğun sona ermesi sadece fakirlere yardım etmek değildir. Her kadına ve erkeğe haysiyetle yaşama şansı vermektedir.

Dünya Bankası 2019 yılı verilerine göre, 25 yıldan az bir süre içinde 1,1 milyar kişi yoksulluktan kurtuldu. Buna göre günlük geliri 1,90 doların altında olan, 1990 – 2015 yılları arasında, uluslararası yoksulluk sınırında yaşayan insanların sayısı 1,9 milyardan 735 milyona geriledi. Yani dünyadaki toplam nüfusun yüzde 36’sına denk düşen yoksul oranı yüzde 10’a indi.

Dünya Bankası, salgın nedeniyle dünya çapında 88 ila 115 milyon insanın 2020’de aşırı yoksulluğa (1.9 $ / gün yoksulluk sınırı) düşeceğini tahmin ediyor. Dünya Bankası, aşırı yoksulluğun 2030 yılına kadar sona erdirilebileceğini öngörüyor.

Ancak yoksulluğa karşı mücadele her yerde aynı ölçüde yürütülmüyor. Yoksulluk sınırını belirlemiş olan ekonomist ve Dünya Bankası eski Başkan Yardımcısı Martin Ravallion, mevcut kalkınma politikalarının “yoksullara yeterince ulaşmadığı” kanısında.

2030’da yoksulluğun sıfır seviyesine çekilmesi, Birleşmiş Milletler’in sürdürülebilir kalkınma hedefleri arasında yer alıyor. Ancak BM’in Temmuz’da yayınladığı bir raporda, bu tarihte hala dünya nüfusunun yüzde 6’sının yoksulluk sınırının altında yaşıyor olması öngörülüyor.

Ekonomistler ise küresel yoksulluk oranının 2030’da % 8 olma ihtimalinin daha yüksek olacağını tahmin ediyorlar. Bu, dünyadaki tahmini 8,3 milyar insandan yaklaşık 664 milyon insanın hala yoksulluk içinde yaşayacağı anlamına geliyor.

Bu tartışmalarda ülkelerin politikaları ve yoksulluğun tanımı ile de farklılık gösterebilmektedir.

Yoksullukla Mücadele Günü

Yoksulluğun ortadan kaldırılması neden bu kadar önemli?

Ekonomik kriz ve yoksulluk sadece hane halkı gelirlerini azaltmakla kalmaz, aynı zamanda eğitime ve doğru beslenmeye ve sağlık hizmetlerine de sınırlı erişime neden olur. Bu nedenle insan ilişkilerini aşındırmaya başlar ve toplum varlıklarını da tüketir.

Sosyolojik bir kavram olarak yoksulluk, gelir eksikliği veya yetersizliği içinde bulunan insanların günlük yaşamlarını devam ettirebilmeleri için, sunulan mal ve hizmetlerden toplumdaki diğer bireylere oranla daha az yararlanmaları veya hiç yararlanamamalarıdır.

Sunulan mal ve hizmetlerden yararlanamamak ise eşitsizlikle bağlantılıdır. Zira eşitsizlik, bir toplum içinde yer alan bir grup ya da gruplar içindeki farklı bireylere eşitsiz ödüller sunmayı ifade eden bir kavramdır. Bu noktada yoksullar, içinde bulunulan teorik çerçeveye göre; hiçbir ödül alamayan, almak istemeyen veya ödül alması engellenen kişiler olarak nitelenebilir. Böylece eşitsizlik bazen anlamlı ve işlevsel görülürken bazen de istenmeyen ve ortadan kaldırılması ve ya bu yapılamasa bile azaltılması gereken bir olgu olarak görülür.

Dünya Geneli Yoksulluk Gerçekleri ve Rakamları

  • 2015 yılında 736 milyon insan günde 1,90 ABD doları olan uluslararası yoksulluk sınırının altında yaşıyordu.
  • 2018’de, dünyadaki işçilerin ve ailelerinin neredeyse yüzde 8’i kişi başına günlük 1,90 ABD dolarının altında bir gelirle yaşıyordu.
  • Yoksulluk sınırının altında yaşayan çoğu insan, iki bölgeye aittir: Güney Asya ve Sahra altı Afrika.
  • Yüksek yoksulluk oranları genellikle küçük, kırılgan ve çatışmalardan etkilenen ülkelerde görülür.
  • 2018 itibariyle, dünya nüfusunun yüzde 55’inin en az bir sosyal hizmete veya nakit yardımına erişimi yok.

Türkiye’de Yoksulluk Verileri

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu Türk-İş’in 2020 Ağustos ayı “açlık ve yoksulluk sınırı” araştırmasında yer verilen açıklamada 4 kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarının (açlık sınırı) bu ay 2.383,76 TL olduğu belirtildi.

Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 7.764,69 TL, Bekar bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ ise aylık 2.891,65 TL oldu.

Yoksulluk ne demektir?

Yoksul ve yoksulluk kelimesi, günlük hayatta her birimizin sıklıkla kullandığı kelimelerden bir tanesidir. Yoksulluk, insanların temel ihtiyaçlarını karşılayamama durumudur. Türk Dil Kurumu’na (TDK) göre farklı anlamları olan yoksul kelimesi, Türkçe’de tek başına ya da farklı cümleler ile beraber kullanılabilir.

TDK’ye göre yoksul kelimesi anlamı şu şekildedir:

  • Geçinmekte çok sıkıntı çeken (kimse, toplum, ülke), parasız, varlıksız, variyetsiz, fakir, fukara, zengin, varsıl karşıtı
  • İstenilen nitelikte ve özellikte olmayan, yetersiz

Yoksulluk, yiyecek, giyecek ve barınma gibi temel ihtiyaçları karşılayacak yeterli paraya sahip olmamakla ilgilidir. Ancak yoksulluk, yeterli paraya sahip olmamaktan çok daha fazlasıdır.

Dünya Bankası, küresel yoksulluk algısının oluşumunda ve yoksulluğa yönelik mücadele de önemli uluslararası kurumlardan biridir. Dünya Bankası yoksulluğu daha çok parasal gelir bakımından tanımlamaktadır.

Dünya Bankası Örgütü yoksulluğu şu şekilde tanımlıyor:

“Yoksulluk açlıktır. Yoksulluk barınak eksikliğidir. Yoksulluk hastalanmak ve bir doktora gidememektir. Yoksulluk, okula erişimin olmaması ve okumayı bilmemektir. Yoksulluk iş sahibi olmamak, gelecek için endişeli olmak, her seferinde kaygılı bir gün yaşamaktır.

Yoksulluğun yer ve zaman içinde değişen birçok yönü vardır ve birçok şekilde tanımlanmıştır. Çoğu zaman yoksulluk, insanların kaçmak, kurtulmak istediği bir durumdur. Bu nedenle yoksullukla mücadele, dünyayı değiştirmeye yönelik bir eylem çağrısıdır (hem yoksullar hem de zenginler için). Böylece daha pek çok kişi yemek için, barınak için, eğitim ve sağlığa erişim için, şiddetten korunma için toplum içinde yeterli bir konuma sahip olurlar.”

Kaynaklar:

Nukteler.com Facebook’ta

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı