İslam Tarihi

Hz. Osman (Zinnureyn) Dönemi

Hz. Osman (Zinnureyn) Dönemi (644-656)

1) Hz. Ömer’in ölümü üzerine 644 tarihinde, Emevi soyundan gelen Hz. Osman halife seçildi.

2) Bu dönemde de fetih politikasına devam edildi.

3) Kafkaslara ilerleyerek Hazar Türkleriyle komşu oldular.

Önemli Not:  Türklerle ilk savaşlar bu dönemde başlamıştır. Kafkasların kuzeyine İslam’ın yayılmasına engel oldular.

4) Trablusgarp, Tunus, Horasan ve Harezm ele geçirildi. Azerbaycan’ın fethi tamamlandı.

5) İslam ordusu Tunus bölgesini ve Trablus’u (Libya)aldı.

6) Şam Valisi Muaviye tarafından Suriye sahillerinde ilk İslam donanması kurulmuştur. Bu donanma Kıbrıs’ın fethi gerçekleştirilmiştir. Ayrıca; Rodos, Malta ve Girit adalarına seferler düzenlenmiştir. Antalya açıklarında bir Bizans donanması yenilgiye uğratılmıştır.

7) Hz. Osman’ın yaptığı en önemli işlerden birisi de Kuran-ı Kerim’in çoğaltılmasıdır. Onun emriyle Kuran, Kureyş lehçesi ile 6 nüsha yazılmıştır. Çoğaltılan Kuran nüshaları Mekke, Basra, Kufe, Şam ve Mısır’a gönderildi. 6.Nüsha Medine’de kaldı.

Önemi: Böylece Kuran’ın yanlış okunması önlenmiş oldu ve Kuran’ın değişmeden günümüze kadar gelmesi sağlandı.

 

8) Emevi kökenli olan Hz. Osman yumuşak huylu ve iyi niyetli olduğu için kendi sülalesinden olan kişilerin devlet içinde önemli mevkilere gelmesine engel olamadı. Bu nedenle huzursuzlular ve iç karışıklıklar ortaya çıktı.

9) Hz. Osman, 656 yılında bu olaylar sırasında şehit edildi.

Bu durum İslam dünyasında ileride ortaya çıkacak ayrılıklar için zemin oluşturmuştur.

 

Hz. Osman (R.a) Hakkında Genel Özellikler:

1-3. halifedir.

2-En zengin halifedir.

3-Peygamberimizin iki kızı ile birden evlenmiştir. Bu sebeple ona Zi’n-nureyn denilmiştir.

4-Kendi ailesinden olanları devlet memurluklarına getirdiği için İslam’da ilk ayrılık hareketlerine vesile olmuştur.

5-Hz.Osman zamanında Muaviye tarafından ilk İslam donanması kuruldu.

Hz. Osman’ın Duası

Hz. Osman en fazla şu duayı ederdi: “Ya Rabbi; dinimi, İslam’ı, emanetimi, imanımı ve kuvvetimi Sen muhafaza et .. ”

Bir başka duası da ;
Munacatul-Kur’an: Bu dua Hz. Osman’ın her bir Kur’an Suresi’nin çok önemli vurgularını bir dua cümlesi haline getirerek tertip ettiği bir münacattır. İmam Ali tarafından rivayet edilmiştir.

Munacatul Kur’an için Bediüzzaman şöyle diyor; “Çok parlak ve çok kıymettar ve sevabı çok yüksek ve Kur’ an’ ın harika belagatındaki i’ cazın lem’alarını taşıyan emsalsiz bir münacattır. Kur’an okurken şehit edilen Osman-ı Zinnureynin pek şirin ve harika ve cevherlerin zengin bir hazinesi ve ümmete bir yadigârı ve eseridir ki; İmam-ı Ali, ederek ona bir ravi olmuş ve fevkaladeliğini ilan etmiş”

ZİNNÛREYN’İN MÂNÂSI 

 Lakabı “Zinnûreyn”dir Osmân ibni Affân’ın.

Bu, “İki nûr sâhibi” olmasıdır bu zâtın.

Niçin böyle dendiği husûsunda, âlimler,

Birbirlerinden ayrı, fikir beyân ettiler.

Bâzısı buyurdu ki: (Ona, Resûl-i ekrem,

İki kızını verip, dâmât yapmış idi hem.

Hazret-i “Ümm-i Gülsüm” ve Hazret-i “Rukayye“,

Bunlardır o iki nûr Osmân-ı zinnûreyn’e.

Veyâhut iki defâ, hicret eylediğinden,

“Zinnûreyn” denilmiştir kendisine bu yüzden.)

İslâm âlimlerinin, bir kısmı da bu bâbta,

Daha başka şekilde, bulundular îzâhta.

Dediler: Bu iki nûr, iki muhârebedir,

Bunlardan biri “Bedir”, biri “Hudeybiye”dir.

Resûl, ona Bedir’de, buyurdu ki: (Bilesin!

Yâ Osmân, ben sendenim, yine sen de bendensin.)

Hudeybiye’de dahî, eshâbiyle tek be tek,

“Bîat” etti onlarla, müsâfeha ederek.

Lâkin “Hazret-i Osmân“, Mekke’deydi o anda.

O gün bulunamadı, bu bîat-ı rıdvânda.

Ve bîat esnâsında, Resûl-i ekrem yine,

Koydu kendi elini, onun eli yerine.

Sol elini kaldırıp: (Bu, Osmân’ın elidir!)

Deyip, öbür eliyle müsâfeha etmiştir.

Elleri birbirine dokununca âniden,

“Güneş” ve “Ay” misâli, iki nûr çıktı birden.

Buyurdu ki: (Bu nûrlar, Osmân’ın nûrlarıdır.

O, benim ebediyyen cennette yanımdadır.)

Bir kısım âlimler de, aldılar şunu esâs:

(O, gündüz oruç tutup, kılıyor gece namâz.

Tuttuğu “oruçlar” ve kıldığı “namâzlar“ın,

Nûrudur bu iki nûr Osmân ibni Affân’ın.)

Bir kısmı buyurdu ki: (Nûrlardan biri “Îmân”,

Öbürü “Mushaf”tır ki, okurdu onu her an.)

Ayrıca dertlilere, ihtiyâr kadınlara,

Yardım ediyordu hep, körlere, âmâlara.

Medîne’de birinin, duysa aç olduğunu,

Kendi yemek yemezdi, doyurmadıkça onu.

Duysa idi “birinin giyeceği yok” diye.

Onu giydirmedikçe, giymezdi kendi yine.

Her gece, iki rekat namâz edâ ederdi.

Kırâat olarak da, Kur’ânı hatmederdi.

O Server buyurdu ki: Rabbime arz eyledim.

(Osmân, hesap vermekten, hayâ ediyor) dedim.

Buyurdu ki: (Osmân’dan, hesâbı kaldırdım ben.

Herkese hesap sorsam, ona sormam katiyyen.)

Abdüllatif Uyan

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir