Kuran-ı Kerim

Mücâdele Suresi

Kuran-ı Kerim’in 58. suresi olan Mücâdele Suresi, Medine’de nazil olmuştur ve 22 ayettir. Mücâdele Suresi Anlamı, Arapça-Türkçe okunuşu ve Diyanet Meali

Kuran-ı Kerim’in 58. suresi olan Mücâdele Suresi, Medine’de nazil olmuştur ve 22 ayettir. Mücâdele Suresi Anlamı, Arapça-Türkçe okunuşu ve Diyanet Meali

Mücâdele Suresi, Medine döneminde inmiştir. 22 âyettir. Sûre, adını ilk âyette sözü edilen olaydan almıştır. “Mücâdele”, münakaşa etmek, tartışmak demektir.

Mücadele Suresi 22 Ayetten oluşmaktadır. Kuran-ı Kerim’in elli sekizinci (58.) suresidir. Mücadele Suresi 28. Cüzde yer alır. Mücadele kelime anlamı Mücadele, Münakaşa etmek, tartışmak anlamına gelir. Medine’de nazil olmuştur. 1991 harften oluşmaktadır. Kuran-ı Kerim’de iniş sırasına göre 105. Suredir.

Mücâdele Suresi

Hakkında Bilgi

Sure, adını, ilk ayette geçen bir fiilden almıştır. Surenin 1. ayetinde, bir kadının, kocasının zihar (cahiliyede bir boşama çeşidi) yaparak kendisini boşayan kocasının davranışlarının yanlış olduğu hususunda, peygamberimizle tartışmasından bahsedilmektedir.

“Tartışma”, “mücadele etme” anlamlarına gelen “tücâdilu” fiilinin mastarı olan “mücadele” kelimesi, bu surenin adı olmuştur. 22 ayetten oluşan Mücadele suresi, Medine’de inmiştir. İlk 10 ayetinin Medine’de, öteki ayetlerin Mekke’de ya da bunun tam tersi olduğunu ileriye sürenler de vardır. 7. ayetinin Mekke’de indiğine dair bir rivayet vardır.

Arapça mücadele sözcüğü “çekişen, tartışan yakınan kadın” anlamını taşır.  Mushaftaki sıralamada 58., iniş sırasına göre 105. suredir.

Konusu

Surede geçen temel konular;  Cahiliye döneminden kalma adetler, Gizli kapaklı işler çevirmek, Topluluğa katılma ve ayrılma adabı, dostluk ilkeleri konuları ele alınmaktadır.

Sûrenin birinci ayetinde bu sözcük geçtiğinden sûre bu adla bilinir.

Birinci ayet evet, işitti anlamına gelen Kad semi’allahü sözcükleriyle başladığından Kad Samia Sûresi olarak da bilinir.

Sûrenin ikinci ayeti ise şöyle devam etmektedir:

“İçinizden eşlerini analarına benzetenlerin eşleri onların anaları olmaz. Anaları ancak onları doğurandır. Kuşkusuz bunlar çirkin ve yalan sözlerdir”.

Bu ayette İslâmlıktan önce kocalar eşlerine “sen artık bana anam gibisin” dediklerinde onları kesin olarak boşamış sayılırdı. Buna da zıhar denirdi. Üçüncü ve onu izleyen ayetlerde ise şöyle der: “Eşlerini analarının yerine koyup haram sayarak boşamak isteyip de sonra sözlerinden, eşleriyle temastan önce bir köle azat etmeleri gerekir. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.Buna gücü yetmeyen kimse temas etmeden önce aralıksız iki ay oruç tutmalıdır. Buna da gücü yetmeyen yoksulları doyurur”.

İslâmda, aile hukuku açısından bu ayetler önem taşır.

Mücadele Suresi Fazileti ve Sırları

Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

Mücadele suresini okuyan kişi, kıyamet gününde Allah’ın fırkasından yazılır.”(Ebu Suud Efendi, Ebû Suud Tefsiri (İrşâdü Aklis-Selim), 8/215)

Bu sure, bir avuç toprağa üç defa okunarak düşman tarafına (bölgesine) saçılırsa, serpilirse, Allah’ın izniyle düşman mağlubiyete, yenilgiye ve hezimete uğrar.

Mücadele Suresi’ni sabah akşam okuyan kimse, başına gelebilecek tüm şerlerden Allah’ın inayeti ile korunur, muhafaza olunur.

Uyuma zorluğu ve problemi çeken veya uykusu gelmeyen kişiye okunursa, Allahü Teala’nın izniyle çok vakit geçmeden uykuya dalar, rahatlıkla uyur. Aynı zamanda kişi kendisi uyumadan önce bu sureyi okuyabilir.

Mücadele suresini devamlı okumayı adet edinen kimse görünen görünmeyen tehlikelerden emin olur, muhafaza olunur.

Mücadele suresini okuyan kimse Peygamber Efendimiz’in hadisinde geçtiği gibi kıyamet günü Allahu Teala’nın fırkasından sayılır.

 

Kabe imamı Şureym Mücadele Suresi Dinle

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ

Mücâdele Suresi Arapça, Türkçe Latin Harfli Okunuşu ve Diyanet Türkçe Meali

Bismillâhirrahmânirrahîm

Besmele

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla…

Mücâdele Suresi Kuran Meali

Mücadele Suresi 1. Ayet : Kad semiallâhu kavlelletî tucâdiluke fî zevcihâ ve teştekî ilâllâhi, vallâhu yesmeu tehâvurakumâ, innallâhe semîun basîrun.
Meali: Allah, kocası hakkında seninle tartışan ve Allah’a şikâyet edenin (kadının) sözünü işitmişti. Ve Allah, sizin konuşmalarınızı işitir. Muhakkak ki Allah; en iyi işitendir, en iyi görendir.

Mücadele Suresi 2. Ayet : Ellezîne yuzâhirûne minkum min nisâihim mâ hunne ummehâtihim, in ummehâtuhum illâllâî velednehum, ve innehum le yekûlûne munkeran minel kavli ve zûrâ( zûran), ve innallâhe le afuvvun gafûr(gafûrun).
Meali: İçinizden (sizden) kadınlarına sırt çevirenler (arkalarını dönenler) ki, onlar (eşleri) kendilerinin anneleri değildir. Onların anneleri, sadece onları doğuranlardır. Ve muhakkak ki onlar, gerçekten inkâr edici (çirkin) ve günaha sokan (ağır) bir söz söylüyorlar. Muhakkak ki Allah; mutlaka affeden ve mağfiret edendir.

Mücadele Suresi 3. Ayet :  Vellezîne yuzâhirûne min nisâihim summe yeûdûne li mâ kâlû fe tahrîru rakabetin min kabli en yetemâssâ, zâlikum tûazûne bihî, vallâhu bi mâ ta’melûne habîr(habîrun).
Meali: Onlar ki, kadınlarına sırt çevirip, sonra söyledikleri şeyden geri dönerler. O taktirde temas etmeden önce bir köleyi azad etsin (serbest bıraksın). İşte size bu vaazediliyor (yapmanız gerekenler öğüt veriliyor). Ve Allah, yaptıklarınızdan haberdar olandır.

Mücadele Suresi 4. Ayet :  Fe men lem yecid fe siyâmu şehreyni mutetâbiayni min kabli en yetemâssâ, fe men lem yestetı’ fe ıt’âmu sittîne miskînâ(miskînen), zâlike li tu’minû billâhi ve resûlihî, ve tilke hudûdullâh(hudûdullâhi), ve lil kâfirîne azâbun elîm(elîmun).

Meali: Artık kim (azad edecek köle veya cariye) bulamazsa, o taktirde (eşlerine) temas etmeden önce iki ay devamlı (ardarda) oruç tutsun. Fakat kimin (oruca) gücü yetmezse, o zaman altmış miskini (çalışmaktan aciz, yaşlı kimseyi) doyursun. İşte bu, Allah’a ve O’nun Resûl’üne îmân ettiğiniz içindir. Ve bu, Allah’ın hudududur ve kâfirler için elîm azap vardır.

Mücadele Suresi 5. Ayet :İnnellezîne yuhâddûnallâhe ve resûlehu kubitû kemâ kubitellezîne min kablihim ve kad enzelnâ âyâtin beyyinâtin, ve lil kâfirîne azâbun muhîn(muhînun).

Meali: Muhakkak ki Allah’a ve O’nun Resûl’üne (onların koyduğu hudutlara) muhalefet edenler, onlardan öncekilerin alçaltıldığı gibi alçaltıldılar. Ve açıklanmış âyetler (açık deliller) indirmiştik ve kâfirler için alçaltıcı azap vardır.

Mücadele Suresi 6. Ayet : Yevme yeb’asuhumullâhu cemîan fe yunebbiuhum bi mâ amilû, ahsâhullâhu ve nesûhu, vallâhu alâ kulli şey’in şehîd(şehîdun).

Meali: O gün Allah hepsini beas edecek (yeniden diriltecek). Sonra onlara, yaptıkları şeyleri haber verecek. Allah, onların unuttuklarını (tek tek) saydı (kaydetti). Allah, herşeye şahittir.

Mücadele Suresi 7. Ayet :  E lem tera ennallâhe ya’lemu mâ fîs semâvâti ve mâ fîl ard(ardı), mâ yekûnu min necvâ selâsetin illâ huve râbiuhum ve lâ hamsetin illâ huve sâdisuhum ve lâ ednâ min zâlike ve lâ eksera illâ huve meahum eyne mâ kânû, summe yunebbiuhum bi mâ amilû yevmel kıyâmeti, innallâhe bi kulli şey’in alîm(alîmun).

Meali: Allah’ın göklerde ve yerde olan herşeyi bildiğini görmedin mi? Üç kişi arasında gizli bir konuşma olmaz ki, onların dördüncüsü O (Allah) olmasın. Ve beş kişi (arasında gizli bir konuşma) olmaz ki, onların altıncısı O (Allah) olmasın. Ve bundan daha azı veya daha çoğu, nerede olurlarsa olsunlar, mutlaka O (Allah), onlarla beraberdir. Sonra kıyâmet günü, yaptıklarını onlara haber verecektir. Muhakkak ki Allah; herşeyi en iyi bilendir.

Mücadele Suresi 8. Ayet :E lem tera ilâllezîne nuhû anin necvâ summe yeûdûne li mâ nuhû anhu ve yetenâcevne bil ismi vel udvâni ve ma’siyetir resûli, ve izâ câûke hayyevke bi mâ lem yuhayyike bihillâhu, ve yekûlûne fî enfusihim lev lâ yuazzibunâllâhu bi mâ nekûlu, hasbuhum cehennem(cehennemu), yaslevnehâ, fe bi’sel masîr(masîru).

Meali: Gizli konuşmaktan nehyedilenleri (men edilenleri) görmedin mi? Sonra nehyedildikleri şeye dönüyorlar. Aralarında günah, düşmanlık ve resûle isyan konularında gizli gizli konuşuyorlar. Ve sana geldikleri zaman, Allah’ın selâmlamadığı bir şekilde seni selâmladılar. Ve kendi aralarında: “Öyle ise (o gerçekten peygamber ise) Allah, söylediklerimizden dolayı bize azap etmeli değil mi?” diyorlar. Onlara cehennem yeter. Ona yaslanacaklar (atılacaklar). İşte o varılacak yer ne kötü.

Mücadele Suresi 9. Ayet : Yâ eyyuhâllezîne âmenû iza tenâceytum fe lâ tetenâcev bil ismi vel udvâni ve ma’siyetir resûli ve tenâcev bil birri vet takvâ, vettekûllâhellezî ileyhi tuhşerûn(tuhşerûne).

Meali: Ey iman edenler! Aranızda gizlice konuştuğunuz zaman artık günah, düşmanlık ve Resûle isyan konusunda gizli gizli konuşmayın. İyilik ve takva konusunda aranızda müşavere edin (görüşün). Ve kendisine haşrolunacağınız (huzurunda toplanacağınız) Allah’a karşı takva sahibi olun.

Mücadele Suresi 10. Ayet :  İnnemân necvâ mineş şeytâni li yahzunellezîne âmenû ve leyse bi dârrihim şey’en illâ bi iznillâh(iznillâhî), ve alâllâhi felyetevekkelil mu’minûn(mu’minûne).

Meali: Muhakkak ki necva (gizli fısıldaşma) şeytandandır. Bu âmenû olanları (iman edenleri) mahzun etmek, üzmek içindir. Ve Allah’ın izni olmadıkça onlara bir darlık (sıkıntı) verecek değildir. Öyleyse mü’minler, Allah’a tevekkül etsinler.

Mücadele Suresi 11. Ayet :  Yâ eyyuhâllezîne âmenû izâ kîle lekum tefessehû fîl mecâlisi fefsehû yefsehıllâhu lekum, ve izâ kîlenşuzû fenşuzû yerfeillâhullezîne âmenû minkum vellezîne ûtûl ilme deracât(deracâtin), vallâhu bi mâ ta’melûne habîr(habîrun).

Meali: Ey iman edenler! Meclislerde size: “(Oturmak için) yer açın!” denildiği zaman, o taktirde yer açın. Allah da size yer açar (genişlik verir). Ve: “Kalkın!” denildiği zaman hemen kalkın! Allah, sizden âmenû olanların ve ilim verilmiş olanların derecelerini yükseltir. Ve Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

Mücadele Suresi 12. Ayet : Yâ eyyuhâllezîne âmenû izâ nâceytumur resûle fe kaddimû beyne yedey necvâkum sadakaten, zâlike hayrun lekum ve athar(atharu), fe in lem tecidû fe innellâhe gafûrun rahîm(rahîmun).

Meali: Ey âmenû olanlar (ölmeden önce Allah’a ulaşmayı dileyenler)! Resûl’e gizli bir şey söylediğiniz zaman gizli konuşmanızdan (görüşmenizden) önce sadaka takdim ediniz (veriniz). Bu, sizin için daha hayırlıdır ve daha temizdir. Fakat (bir sadaka) bulamazsanız, o taktirde muhakkak ki Allah; Gafur’dur, Rahîm’dir.

Mücadele Suresi 13. Ayet : E eşfaktum en tukaddimû beyne yedey necvâkum sadakâtin, fe iz lem tef’alû ve tâballâhu aleykum, fe ekîmûs salâte ve âtûz zekâte ve etîûllâhe ve resûlehu, vallâhu habîrun bi mâ ta’melûn(ta’melûne).

Meali: Gizli görüşmenizden önce sadaka vermekten korktunuz mu? Öyleyse yapamadığınız zaman Allah sizin tövbenizi kabul etti. O taktirde namazı ikame edin, zekâtı verin, Allah’a ve O’nun Resûl’üne itaat edin. Ve Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

Mücadele Suresi 14. Ayet :  E lem tera ilâllezîne tevellev kavmen gadıballâhu aleyhim, mâ hum minkum ve lâ minhum ve yahlifûne alâl kezibi ve hum ya’lemûn(ya’lemûne).

Meali: Allah’ın kendilerine öfkelendiği (gadaplandığı) kavme (yahudilere) dönenleri (onları dost edinen münafıkları) görmedin mi? Onlar sizden değildir ve onlardan da (yahudilerden de) değildir. Bilerek yalan yere yemin ederler.

Mücadele Suresi 15. Ayet : Eaddallâhu lehum azâben şedîdâ(şedîden), innehum sâe mâ kânû ya’melûn(ya’melûne).

Meali: Allah, onlara (münafıklara) şiddetli azap hazırladı. Muhakkak ki onların yapmış oldukları şey (çok) kötü.

Mücadele Suresi 16. Ayet : İttehazû eymânehum cunneten fe saddû an sebîlillâhi fe lehum azâbun muhîn(muhînun).

Meali: Yeminlerini siper edindiler. Böylece (insanları) Allah’ın yolundan men ettiler. Artık onlar için alçaltıcı (rüsva edici) azap vardır.

Mücadele Suresi 17. Ayet :  Len tugniye anhum emvâluhum ve lâ evlâduhum min allâhi şey’â(şey’en), ulâike ashâbun nâr(nâri), hum fîhâ hâlidûn(hâlidûne).

Meali: Onların malları ve evlâtları, Allah’tan bir şeye (azaba) karşı onlara asla fayda vermez. İşte onlar, ateş ehlidir, orada ebediyen kalacak olanlardır.

Mücadele Suresi 18. Ayet : Yevme yeb’asuhumullâhu cemîan fe yahlifûne lehu kemâ yahlifûne lekum ve yahsebûne ennehum alâ şey’in, e lâ innehum humul kâzibûn(kâzibûne).

Meali: O gün Allah hepsini beas edecek (yeniden diriltecek). O zaman size yemin ettikleri gibi O’na da yemin edecekler. Ve kendilerinin bir şey üzerinde olduklarını sanırlar. Gerçekten onlar yalancı değil mi?

Mücadele Suresi 19. Ayet : İstahveze aleyhimuş şeytânu fe ensâhum zikrallâh(zikrallâhi), ulâike hizbuş şeytân(şeytâni), e lâ inne hizbeş şeytâni humul hâsirûn(hâsirûne).

Meali: Şeytan onları etkisi altına aldı, kuşattı. Böylece Allah’ın zikrini onlara unutturdu. İşte onlar, şeytanın taraftarlarıdır. Şeytanın taraftarları, gerçekten hüsranda olanlar, onlar değil mi?

Mücadele Suresi 20. Ayet :  İnnellezîne yuhâddûnallâhe ve resûlehû ulâike fîl ezellîn(ezellîne).

Meali: Muhakkak ki Allah’a ve O’nun Resûl’üne karşı haddi aşanlar, işte onlar zillet içindedirler.

Mücadele Suresi 21. Ayet : Keteballâhu le aglibenne ene ve rusulî, innallâhe kaviyyun azîz(azîzun).

Meali: Allah: “Ben ve elçilerim mutlaka gâlip gelecek.” diye yazmıştır. Şüphesiz ki Allah; Kavî’dir (kuvvetlidir), Azîz’dir.

Mücadele Suresi 22. Ayet : Lâ tecidu kavmen yu’minûne billâhi vel yevmil âhiri yuvâddûne men hâddallâhe ve resûlehu ve lev kânû âbâehum ve ebnâehum ve ihvânehum ev aşîratehum, ulâike ketebe fî kulûbihimul îmâne ve eyyedehum bi rûhin minhu, ve yudhıluhum cennâtin tecrî min tahtihâl enhâru hâlidîne fîhâ, radıyallâhu anhum ve radû anhu, ulâike hizbullâh(hizbullâhi), e lâ inne hizballâhi humul muflihûn(muflihûne).

Meali: Allah’a ve ahiret gününe (ölmeden önce Allah’a ulaşmaya) îmân eden bir kavmi, Allah’a ve O’nun Resûl’üne karşı gelenlere muhabbet duyar bulamazsın. Ve onların babaları, oğulları, kardeşleri veya kendi aşiretleri olsa bile. İşte onlar ki, (Allah) onların kalplerinin içine îmânı yazdı. Ve onları, Kendinden bir ruh ile destekledi (orada eğitilmiş olan, devrin imamının ruhu onların başlarının üzerine yerleşir). Ve onları, altından nehirler akan cennetlere dahil edecek. Onlar orada ebediyyen kalacak olanlardır. Allah, onlardan razı oldu. Ve onlar da O’ndan (Allah’tan) razı oldular. İşte onlar, Allah’ın taraftarlarıdır. Gerçekten Allah’ın taraftarları, onlar, felâha erenler değil mi?

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu