Kuran-ı Kerim

Bakara Suresinin Faziletleri

Bakara Suresi

Bakara Suresi Kuran-ı Kerim’in ikinci suresidir.

Bakara Suresi, Medine döneminde inmiştir. Kur’an-ı Kerim’in en uzun süresi olup 286 ayetten oluşmaktadır. Adını 67-73. Ayetlerde yer geçen “Bakara (sığır)” kelimesinden almıştır. Kuran-ı Kerim’de iniş sırasına göre ise 87. Suredir. Bakara Suresi’nin başındaki Huruf-u Mukatta (şifreli harfler) ise Elif Lam Mim’dir.

Bakara Suresi 1. Cüzde yer alır.

Bakara Suresi Hakkında Bilgi

Bakara suresinin büyük bir bölümü Hz Peygamber’in (s.a.v) Medine’de geçirdiği ilk iki yılda nazil olmuştur Daha sonraki dönemde nazil olan kısa bir bölüm de, surede ele alınan konuyla yakın bağlantısı olduğu için sonradan sureye eklenmiştir.

Faizi yasaklayan ayetler Hz Peygamber’in (sa) hayatının son döneminde nazil olmuş; fakat, bu sureye eklenmiştir. Aynı nedenle, Medine’ye hicretten önce Mekke’de nazil olan son ayetler de (284-286) bu sureye dahil edilmiştir.

Bakara Suresinin İniş Sebebi

Tamamlanması onbir yıl sürmüştür. Medine’de inmiş olması ve Kuran-ı Kerim’in en uzun suresi olmasından dolayı İslâm dini ile ilgili bir çok konuyu ihtiva etmektedir. Ayetlerinin çoğunda İslâm’ın önemli ve başlıca temel esasları kıssa ve olaylarla anlatılarak kabul edip etmeme durumu değerlendirilmektedir.

Bakara Suresinin iniş sebebi; Medine Yahudi’leri yani İsrailoğlullarıdır. İsrailoğullarına verilen nimetler ve onların bu nimetleri inkârları, Hz. Muhammed (s.a.v)’e düşmanlıkları ve müslümanların aleyhine olan tavırları ifade edilir.

Bakara Suresi açıkça hidayet’e davettir. Surede geçen kıssalar ve anlatılan olaylar genel olarak bu ana fikir çerçevesinde anlatılır. Bakara Suresinde Yahudilere hitap ettiği için, Hz. Peygamber’e (s.a.v) indirilen Hidayet’e tâbi olmanın kendi hayırlarına olacağını göstermek üzere, tarihte yaşanmış birçok olaya değinilmiştir.

Bakara Suresi’nin Faziletleri

Bakara Suresi’nin 163. Ayeti olan

“Sizin ilâhınız bir tek ilâhtır. O’ndan başka ilâh yoktur. O, Rahmân’dır, Rahîm’dir.”

Ayeti İsm-i Azam olduğu rivayet edilir.

Bakara suresinin 163-164. Ayetlerini uyuyacağı zaman okuyan kimseye Allah’u Teala, Kuran’dan ezberlemiş olduklarını unutturmaz. Hafızası kuvvetlenir.

Bakara Suresi’nin ilk 5 ayetini okumaya devam eden kimse için zihin açıklığı ve hafızasının güçlenmesine vesiledir. Ezberleme kabiliyeti yükselir.

Bakara Suresi’nin son iki ayetini (Amener Rasulü Ayeti), yatsı namazından sonra okunan bir aşir olarak gece ibadeti için oldukça faziletlidir.

Ebu Mesud (Radiyallahu Anh) rivayet edilen hadiste:

Peygamber Efendimiz Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

“Her kim bir gecede Bakara Suresinin sonundan iki ayeti okursa, artık ona o gece kifayet eder.” buyurmuştur. (Buhari 5103, 5145, 5146, Müslim 807/255, 808/256, Tirmizi 3042)

Tarla ve mahsulünün bereketlenmesini isteyen kimse, Bakara suresinin 126. Ayetinde geçen Hz. İbrahim (Aleyhisselam)’ın da yaptığı duayı yapmasının çok büyük faydalar vardır.

Dünya ve ahirette iyilik ve mutluluk isteyen kimse Bakara Suresinin 201. Ayetini okumaya devam etmelidir. (Rabbena Duası)

“Rabbenâ âtinâ fid’dünyâ haseneten ve fil’âhireti haseneten ve gınâ azâbennâr.”

Bakara Suresi’nin 255. Ayeti olan Ayetel Kürsi’yi okumak çok faziletlidir.

Tehlike, korku, ruhi bunalım ve endişeli gibi durumlarda ve duaların kabulü için Bakara Suresi tamamı veya Bakara Suresi 255. Ayeti (Ayetel Kürsi) Aynı zamanda ruhi bunalıma karşı üç defa okunur.

Geceleri Bakara ve Al-i İmran Suresini okuyan kimse Allah katında devamlı ibadetle meşgul olmuş gibi sevab kazanır.

Bakara Suresini her gün okumaya devam eden kimse, büyü ve sihir gibi şeylerden korunur. Kendisine şeytan yaklaşmaz. Her gün okumaya devam eden kimsenin rızkı artar.

Bakara Suresinin 153-154-155-156-157. ayetleri belalara sabır ayetleridir. Herhangi sıkıntı, zorluk veya musibetlere karşı okunmasında fayda vardır.

Bakara Suresi 153. Ayet: Ey iman edenler! Sabırla ve namazla yardım dileyin. Şüphesiz ki Allah sabredenlerle beraberdir.

Bakara Suresi 154. Ayet: Allah yolunda öldürülenler için “ölüler” demeyiniz. Aksine onlar diridirler; fakat siz anlayamazsınız.

Bakara Suresi 155. Ayet: Andolsun sizi biraz korku, açlık, mallardan, canlardan ve mahsullerden eksiklikle imtihan edeceğiz. Sabredenlere müjdele!

Bakara Suresi 156. Ayet: Onlar, başlarına bir musibet geldiğinde, “Doğrusu biz Allah’a aidiz ve kuşkusuz O’na döneceğiz” derler.

Bakara Suresi 157. Ayet: İşte Rablerinden mağfiret ve rahmet hep onların üzerindedir ve onlar hidayete erenlerin ta kendileridir.

Bakara Suresi 36. Ayeti

فَأَزَلَّهُمَا الشَّيْطَانُ عَنْهَا فَأَخْرَجَهُمَا مِمَّا كَانَا فِيهِ وَقُلْنَا اهْبِطُواْ بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّ وَلَكُمْ فِي الأَرْضِ مُسْتَقَرٌّ وَمَتَاعٌ إِلَى حِينٍ

Fe ezellehumaş şeytanu anha fe ahrecehuma mimma kana fih, ve kulnahbitu ba’dukum li ba’din aduvv, ve lekum fil ardı mustekarrun ve metaun ila hin.

Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, “Birbirinize düşman olarak inin. Sizin için yeryüzünde belli bir süre barınak ve yararlanma vardır” dedik.

Bakara Suresi 38. Ayeti

قُلْنَا اهْبِطُواْ مِنْهَا جَمِيعاً فَإِمَّا يَأْتِيَنَّكُم مِّنِّي هُدًى فَمَن تَبِعَ هُدَايَ فَلاَ خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلاَ هُمْ يَحْزَنُونَ

Kulnahbitu minha cemia, fe imma ye’tiyennekum minni hudenfe men tebia hudaye fe la havfun aleyhim ve la hum yahzenun.

“İnin oradan (cennetten) hepiniz. Tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber) gelir de kim ona uyarsa, onlar için herhangi bir korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir” dedik.

Bakara Suresi 134. Ayeti

تِلْكَ أُمَّةٌ قَدْ خَلَتْ لَهَا مَا كَسَبَتْ وَلَكُم مَّا كَسَبْتُمْ وَلاَ تُسْأَلُونَ عَمَّا كَانُوا يَعْمَلُونَ

Tilke ummetun kad halet, leha ma kesebet ve lekum ma kesebtum, ve la tus’elune amma kanu ya’melun.

Onlar gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak değilsiniz.

Bakara Suresi 163. Ayeti

وَإِلَهُكُمْ إِلَهٌ وَاحِدٌ لاَّ إِلَهَ إِلاَّ هُوَ الرَّحْمَنُ الرَّحِيمُ

Ve ilahukum ilahun vahid, la ilahe illa huver rahmanur rahim.

Sizin ilahınız bir tek ilahtır. O’ndan başka ilah yoktur. O, Rahman’dır, Rahim’dir.

Bakara Suresi 177. Ayeti

لَّيْسَ الْبِرَّ أَن تُوَلُّواْ وُجُوهَكُمْ قِبَلَ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ وَلَكِنَّ الْبِرَّ مَنْ آمَنَ بِاللّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ وَالْمَلآئِكَةِ وَالْكِتَابِ وَالنَّبِيِّينَ وَآتَى الْمَالَ عَلَى حُبِّهِ ذَوِي الْقُرْبَى وَالْيَتَامَى وَالْمَسَاكِينَ وَابْنَ السَّبِيلِ وَالسَّآئِلِينَ وَفِي الرِّقَابِ وَأَقَامَ الصَّلاةَ وَآتَى الزَّكَاةَ وَالْمُوفُونَ بِعَهْدِهِمْ إِذَا عَاهَدُواْ وَالصَّابِرِينَ فِي الْبَأْسَاء والضَّرَّاء وَحِينَ الْبَأْسِ أُولَئِكَ الَّذِينَ صَدَقُوا وَأُولَئِكَ هُمُ الْمُتَّقُونَ

Leysel birre en tuvellu vucuhekum kıbelel maşrıkı vel magrıbi ve lakinnel birre men amene billahi vel yevmil ahırı vel melaiketi vel kitabi ven nebiyyin, ve atel male ala hubbihi zevil kurba vel yetama vel mesakine vebnes sebili, ves sailine ve fir rıkab, ve ekames salate ve atez zekat, vel mufune bi ahdihim iza ahed, ves sabirine fil be’sai ved darrai ve hinel be’s ulaikellezine sadaku, ve ulaike humul muttekun.

İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah’a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere iman edenlerin; mala olan sevgilerine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, (ihtiyacından dolayı) isteyene ve (özgürlükleri için) kölelere verenlerin; namazı dosdoğru kılan, zekatı veren, antlaşma yaptıklarında sözlerini yerine getirenlerin ve zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda (direnip) sabredenlerin tutum ve davranışlarıdır. İşte bunlar, doğru olanlardır. İşte bunlar, Allah’a karşı gelmekten sakınanların ta kendileridir.

Bakara Suresi 183. Ayeti

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ كُتِبَ عَلَيْكُمُ الصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى الَّذِينَ مِن قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ

Ya eyyuhellezine amenu kutibe aleykumus sıyamu kema kutibe alellezine min kablikum leallekum tettekun.

Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı

Bakara Suresi 185. Ayeti

شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذِيَ أُنزِلَ فِيهِ الْقُرْآنُ هُدًى لِّلنَّاسِ وَبَيِّنَاتٍ مِّنَ الْهُدَى وَالْفُرْقَانِ فَمَن شَهِدَ مِنكُمُ الشَّهْرَ فَلْيَصُمْهُ وَمَن كَانَ مَرِيضًا أَوْ عَلَى سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِّنْ أَيَّامٍ أُخَرَ يُرِيدُ اللّهُ بِكُمُ الْيُسْرَ وَلاَ يُرِيدُ بِكُمُ الْعُسْرَ وَلِتُكْمِلُواْ الْعِدَّةَ وَلِتُكَبِّرُواْ اللّهَ عَلَى مَا هَدَاكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

Şehru ramadanellezi unzile fihil kur’anu huden lin nasi ve beyyinatin minel huda vel furkan, fe men şehide minkumuş şehra fel yesumh, ve men kane maridan ev ala seferin fe iddetun min eyyamin uhar yuridullahu bikumul yusra ve la yuridu bikumul usra, ve li tukmilul iddete ve li tukebbirullahe ala ma hedakum ve leallekum teşkurun.

(O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur’an’ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır. Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa, onu oruçla geçirsin. Kim de hasta veya yolcu olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah, size kolaylık diler, zorluk dilemez. Bu da sayıyı tamamlamanız ve hidayete ulaştırmasına karşılık Allah’ı yüceltmeniz ve şükretmeniz içindir.

Bakara Suresi 201. Ayeti

وِمِنْهُم مَّن يَقُولُ رَبَّنَا آتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الآخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ

Ve minhum men yekulu rabbena atina fid dunya haseneten ve fil ahirati haseneten ve kına azaben nar.

Onlardan, “Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru” diyenler de vardır.

Bakara Suresi 255. Ayeti

اللّهُ لاَ إِلَهَ إِلاَّ هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لاَ تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلاَ نَوْمٌ لَّهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الأَرْضِ مَن ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلاَّ بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلاَ يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِّنْ عِلْمِهِ إِلاَّ بِمَا شَاء وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضَ وَلاَ يَؤُودُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ

Allahu la ilahe illa huvel hayyul kayyum, la te’huzuhu sinetun ve la nevm, lehu ma fis semavati ve ma fil ard, menzellezi yeşfeu indehu illa bi iznih ya’lemu ma beyne eydihim ve ma halfehum, ve la yuhitune bi şey’in min ilmihi illa bi ma şae, vesia kursiyyuhus semavati vel ard, ve la yeuduhu hıfzuhuma ve huvel aliyyul azim.

Allah, kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Diridir, kayyumdur. O’nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O’nundur. İzni olmaksızın O’nun katında şefaatte bulunacak kimdir? O, kulların önlerindekileri ve arkalarındakileri (yaptıklarını ve yapacaklarını) bilir. Onlar O’nun ilminden, kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar. O’nun kürsüsü, bütün gökleri ve yeri kaplayıp kuşatmıştır. (O, göklere, yere, bütün evrene hükmetmektedir.) Gökleri ve yeri koruyup gözetmek O’na güç gelmez. O, yücedir, büyüktür.

 

İlgili Diğer Konular

 

Nukteler.com’u Facebook’tan takip etmeyi unutmayın!

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir