Esmaül Hüsna

Eş-Şekûr Esmasının Zikri, Faziletleri ve Faydaları

Eş-Şekûr

[ad id=”9939″]

Eş-Şekûr; Şükredilen, şükrün karşılığını veren, kendisine yapılan şükre, daha çok sevapla mukabele eden.

Eş-Şekûr esmasının ebced değeri, zikir sayısı, zikir günü ve zikir saati :

Ebced değeri ve zikir sayısı ; 526
Zikir günü ; Pazar
Zikir saati : Güneş (Sabah güneş doğarken ve ikindi namazı sonrası)

 

Eş-Şekûr Esmasının Ebced değeri ve zikir adedi 526, Zikir saati Güneş, günü Pazar’dır.

Eş-Şekûr : الشكور
Yâ Şekûr : يَا شَكُورُ

 

Eş-Şekûr Esmasının Anlamı; Şükredilen, şükrün karşılığını veren, kendisine yapılan şükre, daha çok ecirle mukabele eden, dünyada yapılan iyi ameller karşılığında ahirette sonsuz nimetler ihsan eden, Rızası için yapılan işlere bol sevapla karşılık veren anlamlarına gelmektedir.

 

Eş-Şekûr isminin Özellikleri, Faziletleri ve Faydaları:

Ya Şekur ism-i şerifinin zikrini vird edinen kimse, her türlü kaza ve belalardan, büyük-küçük tüm fenalıklardan korunur.

5 vakit namazdan sonra 526 kere “Ya Şekûr celle celâlühû” zikrine devam eden kimse, geçim sıkıntısından kurtulur. Hayırlı işlerin hepsinde başarılı olur.

Eş-Şekûr ism-i şerifi, rızkın bol, nimetlerin devamlı olması ve hayır işlerinde ilerlemek için 526 kere okunur.

Her gün 526 defa “Ya Şekur” esmasını zikreden kimse, verilen nimetlere şükretme lezzetini, ibadete devam etme zevkini ve muhtaç olanlara  da ikram etme özelliğini kazanır.

Ya Şekur esmasının zikrine devam eden kimse, sağlıklı kalır, mal ve bereketi artar.

Geçim sıkıntısı, gönül darlığı çeken bir kimse “Ya Şekur” ism-i şerifini 41 defa bir bardak suya okuyup içerse yaşadığı sıkıntılarda faydasını görür. Görme zorluğu veya göz ağrısı çeken kimseleri gözüne bu sudan sürülürse gözünün nuru artar.

Nefes darlığından şikâyet eden kimse her gün bir bardak suya 526 kere “Ya Şekûr celle celâlühû” ve şifa ayetlerini de okuduktan sonra bu suyu içerse Allah’ın izni ile şifa bulur.

  

Kuran’da Geçen Eş-Şekûr Esması

İbrahim Suresi 5. Ayet: Ve lekad erselnâ mûsâ bi âyâtinâ en ahric kavmeke minez zulumâti ilân nûri, ve zekkirhum bi eyyâmillâh(eyyâmillâhi), inne fî zâlike le âyâtin li kulli sabbârin şekûr(şekûrin).

Andolsun ki; Biz Musa (a.s)’ı: “Kavmini karanlıklardan nura çıkar ve onlara Allah’ın günlerini hatırlat (onlara Allah’ın günleri boyunca zikrettir).” diye âyetlerimizle (delillerimizle, mucizelerimizle) gönderdik. Muhakkak ki; bunda şükredip, sabredenlerin hepsi için âyetler (deliller) vardır.

İsra Suresi 3. Ayet: Zurriyyete men hamelnâ mea nûh(nûhin), innehu kâne abden şekûrâ(şekûran).

(Ey) Nuh (A.S) ile beraber taşıdıklarımızın zürriyyeti (onların soyundan olanlar)! Muhakkak ki O (Nuh A.S), çok şükreden bir kul idi.

Lokman Suresi 31. Ayet: E lem tera ennel fulke tecrî fîl bahri bi ni’metillâhi li yuriyekum min âyâtihî inne fî zâlike le âyâtin li kulli sabbârin şekûr(şekûrin).

Gemilerin denizde Allah’ın ni’metiyle (yüzerek) seyrettiğini görmedin mi? Âyetlerinden size göstermek için. Muhakkak ki bunda, çok sabredenlerin ve şükredenlerin hepsi için elbette âyetler (deliller, ibretler) vardır.

Sebe Suresi 13. Ayet: Ya’melûne lehu mâ yeşâu min mehârîbe ve temâsîle ve cifânin kel cevâbi ve kudûrin râsiyâtin, i’melû âle dâvûde şukrâ(şukran), ve kalîlun min ibâdiyeş şekûr(şekûru).

Ona dilediği şeyleri, mihraplar (mescidler, saraylar, yüksek binalar), heykeller, havuz gibi büyük çanaklar, sabit kazanlar yapıyorlar(dı). Ey Dâvud ailesi, şükrederek çalışın! Ve kullarımdan, çok şükredenler azdır.

Sebe Suresi 19. Ayet: Fe kâlû rabbenâ bâid beyne esfârinâ ve zalemû enfusehum fe cealnâhum ehâdîse ve mezzaknâhum kulle mumezzakın, inne fî zâlike le âyâtin li kulli sabbârin şekûr(şekûrin).

Fakat onlar: “Rabbimiz, seferlerimizin arasını uzak kıl.” dediler. Ve kendilerine zulmettiler. Böylece onları (nesilden nesile anlatılan) “hadîs” kıldık Ve onları tamamen parça parça dağıttık. Muhakkak ki bunda, çok sabredenlerin ve çok şükredenlerin hepsi için elbette ayetler (ibretler) vardır.

Fatır Suresi 30. Ayet: Li yuveffîyehum ucûrahum ve yezîdehum min fadlihi, innehu gafûrun şekûr(şekûrun).

Onların ecirleri (mükâfatları) onlara vefa edilir (ödenir). Ve (Allah), onlara fazlından artırır. Muhakkak ki O; Gafûr’dur (mağfiret eden), Şekûr’dur (şükredilen).

Fatır Suresi 34. Ayet: Ve kâlûl hamdu lillâhillezî ezhebe annâl hazen(hazene), inne rabbenâ le gafûrun şekûr(şekûrun).

“Ve bizden hüznü gideren Allah’a hamdolsun, muhakkak ki Rabbimiz, gerçekten Gafûr’dur (mağfiret eden), Şekûr’dur (şükredilen).” dediler (derler).

Şûra Suresi 23. Ayet: Zâlikellezî yubeşşirullâhu ibâdehullezîne âmenû ve amilûs sâlihât(sâlihâti), kul lâ es’elukum aleyhi ecran illâl meveddete fîl kurbâ ve men yakterif haseneten nezid lehu fîhâ husnâ(husnen), innallâhe gafûrun şekûr(şekûrun).

İşte Allah’ın, âmenû olan (Allah’a ulaşmayı dileyen) ve salih amel (nefs tezkiyesi) işleyen kullarını müjdelediği budur. De ki: “Ben, ona (tebliğe) karşı bir ücret istemiyorum, yakınlıkta sevgiden başka.” Ve kim hasene işlerse onun için güzellikleri artırırız. Muhakkak ki Allah, Gafûr’dur (mağfiret eden), Şükredilen’dir.

Şûra Suresi 33. Ayet: İn yeşe’ yuskinir rîha fe yazlelne ravâkide alâ zahrihi, inne fî zâlike le âyâtin li kulli sabbârin şekûr(şekûrin).

Eğer O (Allah), dilerse rüzgârı durdurur. O zaman (gemiler) onun üzerinde hareketsiz kalırlar. Muhakkak ki bunda, çok sabreden ve çok şükreden herkes için mutlaka âyetler (ibretler) vardır.

Tegabun Suresi 17. Ayet: İn tukridûllâhe kardan hasenen yudâıfhu lekum ve yagfir lekum, vallâhu şekûrun halîm(halîmun).

Eğer Allah’a güzel bir borç verirseniz, onu size kat kat arttırarak öder ve sizi mağfiret eder. Ve Allah; Şekur’dur (şükredilendir, şükrün karşılığını verendir), Halîm’dir.

 

[ad id=”10049″]

 

 

 

Cevşenül Kebir’den

56

Ve es’elüke biesmâike

Yâ’Afüvv
Yâ Ğafûr
Yâ Vedûd
Yâ Şekûr
Yâ Sabûr
Yâ Rauf
Yâ’Atûf
Yâ Kuddûs
Yâ Hayy
Yâ Kayyûm

سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilahe illâ ente’l-emânül-emânü ecirnâ mine’n-nâr.

Allah’ım! Sen’den şu güzel isimlerinin hakkı için istiyor, Sana yalvarıyorum:

  1. Ey kullarını çok çok affeden Afüvv,
  2. Ey kullarının günahlarını bağışlayan Gafûr,
  3. Ey çok sevilen ve Kendisine yöneleni ve tevbe edeni seven Vedûd,
  4. Ey kullarının az amellerine karşı çok mükâfat veren Şekûr,
  5. Ey günahkârlara ve âsilere cezâ vermede acele etmeyen ve sabır isteyenlere sabır veren Sabûr,
  6. Ey çok şefkat sahibi Raûf,
  7. Ey nihayetsiz merhamet sahibi Atûf,
  8. Ey her türlü kusurun ötesinde, son derece münezzeh ve pâk olan Kuddûs,
  9. Ey her zaman var olan ve hayat ile mevsuf olan Hayy,
  10. Ey varlığı Kendinden olan, bulunduğu hâl üzere dâim duran ve bütün varlıkları varlıkta tutan Kayyûm,

56- Sübhânsın yâ Rab! Sen’den başka yoktur ilâh! Emân diliyoruz Sen’den, Koru bizi Cehennem’den!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

[ad id=”10043″]

 

 

 

 

 

 

 

Nukteler.com’u Facebook’tan takip etmeyi unutmayın!

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir