İlmihal

İslam’da İman – İmanın Şartları

İslam’da İman

İmanın Şartları

Allah’a imanın geçerli olabilmesi için de şu altı şarta eksiksiz olarak iman edilmesi gereklidir.

“Ey iman edenler! Allah’a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse, derin bir sapıklığa düşmüş olur.“

Nisa Suresi 136. ayeti

İmanın Şartları:

1- Allah’a İman

2- Meleklere İman

3- Kitaplara İman

4- Peygamberlere İman

5- Ahiret hayatına İman

6- Kaderin, hayrın ve şerrin Allah’tan geldiğine İman

 

Bakara Suresi 285 – 286 Ayetlerinde İmanın şartları belirtilmektedir.

 

Amenerrasulü Okunuşu ve Anlamı

Bismillahirrahmanirrahim
“Rahman ve Rahim olan Allah’ ın Adıyla”

Âmener resûlu bimâ unzile ileyhi min rabbihî vel mu’minûn(mu’minûne), kullun âmene billâhi ve melâiketihî ve kutubihî ve rusulih(rusulihî), lâ nuferriku beyne ehadin min rusulih(rusulihî), ve kâlû semi’nâ ve ata’nâ gufrâneke rabbenâ ve ileykel masîr(masîru). (Bakara Suresi 285)

Lâ yukellifullâhu nefsen illâ vus’ahâ lehâ mâ kesebet ve aleyhâ mektesebet rabbenâ lâ tuâhıznâ in nesînâ ev ahta’nâ, rabbenâ ve lâ tahmil aleynâ ısran kemâ hameltehu alellezîne min kablinâ, rabbenâ ve lâ tuhammilnâ mâ lâ tâkate lenâ bih(bihî), va’fu annâ, vagfir lenâ, verhamnâ, ente mevlânâ fensurnâ alel kavmil kâfirîn(kâfirîne). (Bakara Suresi 286)

Amenerrasulü Türkçe Anlamı

Peygamber, Rabbinden kendisine indirilene iman etti, mü’minler de (iman ettiler). Her biri; Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman ettiler ve şöyle dediler: “Onun peygamberlerinden hiçbirini (diğerinden) ayırt etmeyiz.” Şöyle de dediler: “İşittik ve itaat ettik. Ey Rabbimiz! Senden bağışlama dileriz. Sonunda dönüş yalnız sanadır.” (Bakara Suresi 285)

Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. (Şöyle diyerek dua ediniz): “Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevlâmızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et.” .” (Bakara Suresi 286)

 

 

Şimdi İmanın 6 Şartını tek tek açıklayarak bakalım..

Her müslümanın bilmesi gereken zaruri iman bilgilerinden İmanın Şartları 6’dır

İmanın şartları şunlardır:

1- Allah’a İman

Allahü teâlâ, vacib-ül-vücud (varlığı lazım olan) ve hakiki mabud ve bütün varlıkların yaratıcısıdır. Ondan başka ilah yoktur. Allahü teâlâ zamandan ve mekandan münezzehtir. Hiçbir şeye benzemez.
Allahü teâlânın Sıfatları 14 tanedir. 6 tanesi Zati Sıfatları (Sıfât-ı zâtiyye), 8 tanesine de Subûti Sıfatları (Sıfât-ı sübûtiyye) denir.

Allah’ın Zati ve Subuti Sıfatları

Allahü teâlânın, zati sıfatları altıdır:
Vücud : Var olmak, Varlığı kesin olan
Kıdem : Varlığının öncesi olmamak
Beka : Varlığı sonsuz olmak, hiç yok olmamak
Vahdaniyyet : Ortağı,Eşi – benzeri olmamak
Muhalefet-ün lil-havadis : Hiçbir şeyinde, hiçbir mahluka, hiçbir bakımdan benzememek
Kıyam bi-nefsihi : Allah hiç bir şeye muhtaç değildir. Her şey O’na muhtaçtır.

Allahü teâlânın Subuti Sıfatları da sekizdir:

Hayat : Diri olmak, Allah daima diridir.
İlim : Bilmek,  Allah geçmiş ve geleceği, gizli, açık her şeyi bilir.
Sem’i : İşitmek, İşitmek, Allah her şeyi işitir.
Basar : Görmek, Allah her şeyi görür.
Kudret : Gücü yetmek, Allah sonsuz kudret sahibidir, her şeye gücü yeter.
İrade : İstemek, Dilemek, Allah diler ve dilediğini yapar.
Kelam : Söylemek, Allah söz sahibidir. Kur’an, Allah’ın sözüdür.
Tekvin : Yaratmak, Allah yaratıcıdır. Kainattaki her şeyi yaratan O’dur

2- Meleklere İman

Melekler, hayat sahibi, diri, nurani yaratıklar olup, akıl sahibidir. Allahü tâlânın sevgili ve kıymetli kullarıdır, ortakları ve kızları değildir. Allahü teâlânın emirlerine itaat ederler, isyan etmezler. Günah işlemezler. Kendilerine verilen emirleri yapmaktan başka işleri yoktur. Erkek ve dişi değildir. Evlenmezler, doğurmazlar, çoğalmazlar, çocukları olmaz, yiyip içmezler.

“Şüphesiz Rabbin katındaki (Melek)ler O’na ibadet etmekten büyüklenmezler. O’nu tesbih ederler, yalnız O’na secde ederler.” (A’raf Suresi/206)

“Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkar ederse, derin bir sapıklığa düşmüş olur.” (Nisa Suresi/136)

Her insanın bütün işlerini yazan meleklere, Kiramen katibin denir. Sual meleklerine Münker ve Nekir denir. Meleklerin en üstünleri şunlardır: Cebrail, İsrafil, Mikail, Azrail.

Cebrâîl Aleyhisselam: Peygamberlere vahiy getirmekle görevli olan melektir. Bütün peygamberlere vahyi getiren Cebrâil Aleyhisselam’dır. Kur’an’a göre o, karşı konulmayacak bir güce, üstün ve kesin bilgilere sahip, Allah nezdinde çok itibarı olan ve diğer meleklerin kendisine itaat ettiği şerefli bir elçidir.

Mikail Aleyhisselam: Tabiat olaylarını düzenlemekle görevlendirmiş olan melektir. Kelime olarak, “Allah’ın küçük ve sevgili kulu” anlamına gelen Mikail, Kur’an- Kerim’de bir yerinde Cebrail ile birlikte geçmektedir;

“Her kim, Allah’a, meleklerine, peygamberlerine, Cebrail’e ve Mikâîl’e düşman olursa bilsin ki Allah da inkar edenlerin düşmanıdır.” (Bakara Suresi / 98)

Azrail Aleyhisselam: İnsanların ölüm zamanı geldiğinde onların canını olmakla görevli olan melektir. Azrail Aleyhisselam, Kur’an ve sahih hadislerde, Azrâîl ismiyle değil, melekü’l-mevt (ölüm meleği) şeklinde geçmektedir. Her insanın canını almakla görevli bir ölüm meleği vardır. Azrâîl bu meleklerin başıdır.

“De ki: Sizin için görevlendirilen ölüm meleği canınızı alacak, sonra Rabbinize döndürüleceksiniz.”  (Secde Suresi/11)

İsrafil Aleyhisselam: Allah’ın emri ile kıyamet kopacağı zaman sûr’u üflemekle görevlendirilmiş melektir. Bir hadiste İsrâfil, sahib-i karn (sûr’un sahibi, borunun sahibi) olarak adlandırılmıştır (Tirmizî, Kıyamet, 8).

İsrafil sûr’u iki defa üfleyecektir. Birinci defa üflediğinde göklerde ve yerde bulunan her şey yok olacaktır;

Bununla ilgili ayet ;
“Sûr’a üfürüleceği ve Allah’ın dilediği kimselerden başka, göklerdeki herkesin, yerdeki herkesin korkuya kapılacağı günü hatırla. Hepsi de boyunlarını bükerek O’na gelirler.” (Neml Suresi/87)

“Sûr’a bir defa üfürülünce, yeryüzü ve dağlar kaldırılıp birbirine bir çarptırılınca, işte o gün olacak olmuş (kıyamet kopmuş)tur.” (Hakka Suresi/13-15)

İkinci defa üfürdüğünde, bütün insanlar tekrar dirilecek ve mahşer yerinde toplanmak üzere sevk edileceklerdir,

“Sûr’a üfürülür. Bir de bakarsın kabirlerden çıkmış Rablerine doğru akın akın gitmektedirler” (Yasin Suresi/51)

3- Kitaplara İman

Amentü’deki, (Ve kütübihi) ifadesi, Allahü teâlânın kitaplarına inanmayı, iman etmeyi bildirmektedir. Allahü teâlânın Peygamberler aracılığıyla gönderdiği kitaplar çoktur.

Allah Teâlâ insanlara gönderdiği Peygamberlerin bir kısmına kitab indirmiştir. Bu kitablarda Allah, insanlara emir ve yasaklarını bildirmiş; onlara iyiyi, güzeli öğretmiş, doğru yolu göstermiştir.

İşte bu kitablara, Allah’ın kitabları mânasına İlâhî Kitablar denir. Ayrıca semâvî kitablar, mukaddes kitablar adı da verilir.

İslâm dîni Allah’ın indirdiği bütün İlâhî Kitablara inanmayı emreder.

Her Peygambere vahiy gelmiştir. Bazı Peygamberlere gelen vahiyler, bir araya getirilerek müstakil birer kitab halini almıştır. Kendilerine kitab verilmeyen peygamberler ise, daha önce indirilmiş olan İlâhî bir kitaba tâbi olmuştur.Daha önceki indirilen kitaplara göre hükümleri, gönderildikleri insanlara anlatmışlardır.

Kur’an-Kerim, en son İlâhî Kitabdır. Son Peygamber Hz. Muhammed’e (S.A.V) indirilmiştir.

Allahü teâlânın gönderdiği kitaplar çoktur. Din kaynaklarda bildirildiklerine göre, 104 kitaptır. Bunlardan 100’ü küçük kitaptır. Bu küçük kitaplara suhuf denir.

Dört büyük kitap inen Peygamberler :

Tevrat:  Musa aleyhisselama,
Zebur:  Davud aleyhisselama,
İncil:  İsa aleyhisselama,
Kur’an-ı Kerim : Peygamber efendimiz Muhammed aleyhisselama (S.A.V)

4- Peygamberlere İman

Peygamberlerin ilki Âdem aleyhisselam ve sonuncusu, bizim Peygamberimiz Muhammed (S.A.V) aleyhisselamdır. Bu ikisinin arasında, çok Peygamber gelmiş ve geçmiştir. Sayıları belli değildir. 124 binden çok oldukları bilinmektedir.

Peygamberlere iman etmek, aralarında hiçbir fark gözetmeyerek, hepsinin Allahü teâlâ tarafından seçilmiş sadık, doğru sözlü Peygamberler olduklarına inanmak demektir. Onlardan birine inanmayan kimse, hepsini inkar etmiş olur.

Âdem aleyhisselamdan, son Peygamber Muhammed (S.A.V) aleyhisselama kadar bütün Peygamberler, hep aynı imanı bildirmiş, ümmetlerinden aynı şeylere iman etmelerini istemişlerdir. Yahudiler, Musa aleyhisselama inanıp, İsa aleyhisselama ve Muhammed (S.A.V) aleyhisselama inanmazlar. Hıristiyanlar, İsa aleyhisselama inanıp, Muhammed (S.A.V)  aleyhisselama inanmazlar. Müslümanlar ise, bütün Peygamberlere inanırlar yani kabul ederler.

Peygamberlerin sıfatları şunlardır:
Emanet : Emin Olmak, Peygamberler her hususta güvenilir kimselerdir, emanete asla hıyanet etmezler.
Sıdk  : Her işi doğrudur. Asla yalan söylemezler.
Tebliğ : Dini eksiksiz bildirirler
Adalet : Her işte hakkı gözetirler
İsmet : Günah işlemezler
Fetanet : Çok akıllı, anlayışlı, zeki. Peygamberler akıllı, uyanık ve yüksek zekâ sahibidirler
Emnül-azl : Peygamberlikten azledilmez yani peygamberlik ellerinden alınmaz. Dünyada ve ahrette de hep Peygamberdirler.

Allahü teâlâ, ilk insan ve ilk Peygamber olan Hz. Âdem aleyhisselamdan beri, insanlığa yeni bir Resul vasıtası ile, insanlara dinler göndermiştir. Bunlar aracılığı ile, insanların dünyada rahat ve huzur içinde yaşamaları ve ahirette de sonsuz saadete kavuşmaları yolunu bildirmiştir. Kendileri ile yeni bir din gönderilen Peygamberlere (Resul) denir. Resullerin büyüklerine (Ülülazm) Peygamberler denir. Bunlar, Âdem, Nuh, İbrahim, Musa, İsa ve Muhammed aleyhimüssalatü vesselamdır. Yeni bir din getirmeyip, insanları, daha önceki dine davet eden Peygambere Nebi denir.

Peygamber efendimizden sonra, artık Peygamber gelmeyecektir. Kur’an-ı Kerimde mealen şöyle buyurumaktadır:
Muhammed [aleyhisselam], Allah’ın Resulü ve Peygamberlerin sonuncusudur. [Ahzab Suresi 40]

5- Ahiret gününe inanmak

Herkes öldükten sonra dirilecek, hesaptan sonra Cennet veya Cehenneme gidecektir. Cennet ve Cehennem ise şimdi vardır. İkisi de sonsuzdur. Müslümanlar Cennette ebedi, kâfirler de Cehennemde ebedi kalacaklardır.

Kıyametin ne zaman kopacağı bildirilmemiştir. Fakat, Peygamber efendimiz kıyametin birçok alametlerini ve başlangıçlarını haber vermiştir.

6- Kadere, Hayır ve Şerrin Allah’tan olduğuna inanmak

İnsanlara gelen hayır ve şer, fayda ve zararın hepsi, Allahü teâlânın takdir etmesi iledir.
Kader, Allahü teâlânın ezeli ilmi ile, insanların ve diğer mahlukatın yapacağı işleri bilmesi ve dilemesidir. Bunun yaratılmasına kaza, ikisine birden kaza ve kader denir.

Her şeyi ve insanların iyi, kötü her işini Allahü teâlâ yaratıyor ise de, insanlara İrade-i cüziyye vermiştir. İnsan, irade-i cüziyyesini kullanarak iyilik yaratılmasını isterse sevap, kötülük yaratılmasını isterse günah kazanır. İnsan günah işlerse cezasını, sevap işlerse mükafatını görür. Yani Allahü teâlâ hiç kimseye zorla günah işletmez.

“Kadere inanmak, iman esaslarındandır.” (Ebu Davud, Tirmizi)

“Kadere inanmayan imanın gerçeğine erişmez.” (Nesai)

“Kaderi inkâr edenin İslam’dan nasibi yoktur.” (Buhari)

“Kaderi inkâr edene, bütün peygamberler lanet eder.” (Taberani)

“Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey, sizin için hayırlıdır ve olur ki, sevdiğiniz şey de sizin için bir şerdir. Allah bilir de siz bilmezsiniz.” (Bakara Suresi, 216)

“Yaptıkları küçük büyük her şey, satır satır kitaplarda yazılmıştır.” (Kamer 52, 53)

“Biz, her şeyi kader ile (bir ölçüye göre) yarattık.” (Kamer 49)

“Bir kişi, kaderin, hayrın ve şerrin Allah’tan olduğuna inanmadıkça, mümin sayılmaz.” (Tirmizi)

İlgili Makaleler

Bir Yorum

  1. O kadar güzel anlatmışsınız ki herşeyi gerçekten herşey harika sohbete burdan hazırlanıyorum ve harika. Allah sizlerden razı olsun…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu