İlmihalNamaz

Küsuf ve Husuf Namazı nedir, nasıl kılınır?

Küsuf ve Husuf namazı iki nafile namazdır. Küsuf namazı güneş tutulunca, Husuf namazı ise ay tutulduğu zaman kılınır.

Küsuf ve Husuf namazı iki nafile namazdır. Küsuf namazı güneş tutulunca, Husuf namazı ise ay tutulduğu zaman kılınır.

Güneş tutulmasından sonra kılınan nafile bir namaz Küsuf Namazı, Ay tutulmasından sonra kişinin kendi evinde tek başına kıldığı nafile bir namaza Husûf namazı denir.

  • Küsuf Namazı tek başına kılınabildiği gibi cemaat ile birlikte de kılınabilir.
  • Husûf namazı ise cemâatsiz kılınır. Bu namazların mescidde kılınması da sünnettir. Ezân ve kâmet okunmaz.

Küsûf Namazı Ne Demek?

Küsûf Namazı: Güneş tutulmasından sonra kılınan nafile bir namazdır. Yaşandığı zaman, Cumayı kıldıran imam, ezansız ve kametsiz en az iki rekat namaz kıldırır. Kıraati gizli veya açıktan olabilir.

Husuf Namazı Ne Demek?

Husuf namazı: Ay tutulmasından sonra kişinin kendi evinde tek başına kıldığı nafile bir namazdır.

Küsûf ve husûf namazı İslâm hukukçularının büyük çoğunluğuna göre müekked sünnettir.

Yalnız Hanefî ve Mâlikîler husûf namazım mendûb görürler.

Güneş tutulmasına küsûf, ay tutulmasına hüsûf denir.

Küsûf ve Husûf Namazı Kaç  Rekattır:

Küsûf ve Husûf namazı iki rekâttır. Güneş tutulması sırasında kılınan Küsûf Namazı, ay tutulması sırasında kılnan Husûf namazı iki rekat şeklinde kılınır.

Güneş veya ay açılıncaya kadar duâ ile meşgul olunur.

Cemaat ile imamın Küsûf namazını cemâatle kıldırmasında bir mahzur yoktur.

Husûf namazı ise cemâatsiz kılınır. Bu namazların mescidde kılınması da sünnettir. Ezân ve kâmet okunmaz. Sâdece güneş tutulduğunda kılınacak namaz için “es-Salâtü câmiatün: Namaz için toplanınız!” diye seslenilir. (Buhârî, Küsûf, 3; M. A. Köksal, XI, 221)

Peygamberimiz oğlu İbrâhim’in öldüğü gün güneş tutulması üzerine şöyle buyurmuştur:

“Ay ve güneş Allah’ın varlığını ve kudretini gösteren alâmetlerdir. Bunlar hiç kimsenin ölümünden veya yaşamasından/doğmasından dolayı tutulmazlar. Ay veya güneş tutulmasını gördüğünüz zaman, açılıncaya kadar namaz kılın, dua edin”  (Buhârî, Küsûf, 1, 15).

Kur`ân`da şöyle buyurulur: “Gece, gündüz güneş ve ay, O`nun varlığını gösteren âyetlerdendir. Güneşe veya ay`a secde etmeyiniz. Bütün bunları yoktan var eden Allah`a secde ediniz” (Fussilet, 41/37).

Bu âyet-i kerîme, ay ve güneş tutulması sırasında, bunları yaratan Allah için namaz kılmaya işaret etmektedir.

Husûf ve Küsûf namazı, mukîm veya misafir olsun, beş vakit namazla yükümlü olan erkek ve kadınlar için meşrûdur. Çünkü küsûf ve husûf namazında Rasûlüllah (s.a.s)`in uygulaması böyle olmuştur. Bu namaz ezan ve kametsiz kılınır.

Bir münâdî sadece “essalâtü câmia= namaz toplayıcıdır” diye seslenir (eş-Şevkânî, a.g.e., III, 325).

Cemaatle veya tek tek, gizli veya açık okunarak, hutbeli veya hutbesiz kılınması mümkün ve caizdir. Ancak bu namazın mescidde ve cemaatle kılınması daha fazîletlidir.

Küsuf ve Husuf Namazı Hükmü

Küsûf namazının sünnet olduğu ve cemaatle kılınmasının daha faziletli sayıldığı konusunda müctehidler arasında görüş birliği bulunmakla birlikte, hüsûf namazının sünnet olup olmadığı ve cemaatle kılınıp kılınmayacağı tartışmalıdır.

Ebû Hanîfe ve Mâlik, ay tutulması güneş tutulmasından daha fazla olduğu halde Peygamberimiz’in bu sebeple namaz kılmadığını öne sürerek, hüsûf namazının sünnet olmadığını söylemişlerdir.

Ancak böyle bir durumda tek başına iki rek‘at namaz kılınabilir, müstehaptır.

İmam Azam’a göre gizlice ve iki imama göre de aşikâre olarak fazla mikdar kıraatta bulunur. Her rekâtında bir rükû ve iki secde yapar. Namazdan sonra da güneş açılıncaya kadar kıbleye doğru ayakta veya insanlara karşı oturarak dua eder. Cemaat da “amîn” der. Böyle bir imam bulunmazsa, insanlar bu namazı kendi evlerinde tek başlarına kılarlar. Bunu büyük bir camide kılmak, mescidlerde kılmaktan daha faziletlidir. Sahrada da kılınabilir.

Küsûf namazında İmam Azam’a, İmam Malik’e ve İmam Ahmed’e göre, hutbe okunmaz. Çünkü Peygamber Efendimiz, güneş tutulması olayından dolayı namaz kılınmasını, dua edilmesini, sadaka verilmesini öğütlemişlerdir. Hutbe okunmasını emretmemişlerdir.

İmam Şafiî ile İbni Hacer ve bazı alimlere göre, namazdan sonra hutbe okunması müstahabdır.

Şâfiî ve Ahmed b. Hanbel’e göre ise hüsûf namazı da küsuf namazı gibi sünnettir, cemaatle kılınır.

Küsuf ve Husuf Namazı Nasıl Kılınır?

Küsûf (Güneş Tutulması) Namazı: Güneş tutulduğu zaman, cuma namazını kıldıran imam, ezansız ve ikametsiz en az iki rekât namaz kıldırır.

Riyavete Göre;

Abdullah bin Amr -radıyallâhu anh- şöyle anlatıyor:

Peygamber Efendimiz’in zamanında güneş tutulmuştu.

Peygamber Efendimiz kalkıp insanlara namaz kıldırdılar. Kıyâmda o kadar çok kaldılar ki, âdetâ rükûya varmayacak da hep ayakta duracak zannedildi. Sonra rükûya vardılar ve uzun müddet başlarını kaldırmadılar. Arkasından doğruldular, fakat mûtadın üzerinde ayakta durdukları için secde etmeyecekleri intibâını verdi.

Nihâyet birinci secdeye vardılar. Lakin başlarını secdeden hiç kaldırmayacakları zannediliyordu. Daha sonra doğrulup oturdular. Bu oturuşları da uzun sürdü. Mübârek başlarını kaldırmayacakmışcasına kapandıkları ikinci secdeye vardıklarında, acı acı nefes alıp veriyor ve göz yaşları dökerek ağlıyordu:

“Yâ Rabbî! Ben aralarında olduğum müddetçe ümmetime azâb etmeyeceğini bana vâdetmedin mi?! Yâ Rabbî! Onlar sana tevbe ve istiğfâredip yalvardıkları müddetçe ümmetime azâb etmeyeceğin husûsunda bana söz vermedin mi?! İşte bizler kapına geldik senden affımızı diliyor ve sana yalvarıyoruz!”

Arkasından Hz. Peygamber minbere çıkarak ashâbına vecîz bir konuşma yaptı. Konuşmasında Allâh Teâlâ’ya hamd ü senâ ettikten sonra şöyle buyurdular:

“Güneş ve ay Allâh’ın varlık ve birliğine delâlet eden alâmetlerden sâdece ikisidir. Şâyet bunlar tutulursa, duâ edin, Cenâb-ı Hakk’a yönelip ona ilticâ edin, Allâh’ın büyüklüğünü hatırlayın, namaza durup Allâh’ı zikretmeye koyulun ve sadaka verin…” (Buhârî, Küsûf, 2, 4)

Aişe (r.anha)’den şu rivayet nakledilmiştir:

Rasulullah (a.s.) güneş ve ay tutulmasında dört rukulu ve dört secdeli bir namaz kılardı. Birinci rekâtta Ankebût ile Rûm surelerini, ikinci rekâtta ise Yasin suresini okurdu.” (Bu hadisi Dârakutnî tahric etmiştir)

Hiç kimsenin doğmasından veya ölmesinden dolayı ay ile güneşin tutulmayacağını Peygamber Efendimiz beyan buyurmuşlardır. Şöyle ki: Peygamber Efendimizin muhterem çocuğu İbrahim, bir buçuk yaşında iken hicretin onuncu yılında vefat etmişti. O’nun ölümü gününde güneş tutulmuştu, insanlar bu masum yavrunun ölümünden dolayı güneşin tutulduğunu sanmışlardı.

Bunun üzerine Peygamber Efendimiz:

“Güneş ile ay bir kimsenin ne ölümünden, ne de hayata kavuşmasından dolayı asla tutulmazlar. Bunların tutulduğunu gördüğünüz zaman namaz kılın, Yüce Allah’a dua edin.”

Diğer bir hadîs-i şerîfde de: “Bunlar Yüce Allah’ın alâmetlerinden iki nişandır” diye buyurmuştur.

Küsuf ve Husuf Namazı Kılınışı

2 Rekatlık Küsûf ve Husuf Namazının kılınışı

1. Rekat

  • “Niyet ettim Allah rızası için iki rekat Küsûf veya Husuf Namazı namazı kılmaya” diye niyet ederiz
  • “Allahu Ekber” diyerek İftitah Tekbiri alır ve namaza başlarız
  • Sübhaneke’yi okuruz
  • Euzü-besmele çekeriz
  • Fatiha okuruz
  • Kur’an’dan bir sure okuruz
  • Rüku’ya gideriz
  • Secde’ye gideriz. Doğruluruz, tekrar Secde’ye gideriz

2. Rekat

  • Ayağa kalkarak Kıyama dururuz
  • Besmele çekeriz
  • Fatiha okuruz
  • Kur’an’dan bir sure okuruz
  • Rüku’ya gideriz
  • Secde’ye gideriz. Doğruluruz, tekrar Secde’ye gideriz
  • Oturarak Ettahiyyatu ve Allâhumme salli, Allâhumme Bârik ve Rabbenâ dualarını okuruz
  • “Es selâmu aleyküm ve rahmet’ullah” diye sağa ve sola selam vererek namazı tamamlarız

 

İlgili Diğer Konular

 

Nukteler.com’u Facebook’tan takip etmeyi unutmayın!

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu