Esmaül Hüsna

Ya Bâkî Entel Bâkî

Ya Bâkî Entel Bâkî anlamı nedir? Ya Bâki ne demektir? Ya Bâkî, Entel Bâkî Zikri nasıl neden okunur?

Ya Bâkî Entel Bâkî

Bâki kelime anlamı olarak; Ebedi, sonu olmayan, sonsuz anlamlarına gelir. Cenabı-Hakk’ın Beka sıfatına mahsus Bâki-i Zülcelâl’e mahsus ism-i şerifidir.

يَابَاقِى أَنْتَ الْبَاقِى

“Sen bâkisin. Giden gitsin, Sen yetersin. Madem Sen bâkisin; zeval bulan herşeye bedel bir cilve-i rahmetin kâfidir. Madem Sen varsın; Senin varlığına iman ile intisabını bilen ve sırr-ı İslâmiyetle o intisaba göre hareket eden insana herşey var. Fenâ ve zevâl, mevt ve adem bir perdedir, bir tazelenmektir, ayrı ayrı menzillerde gezmek hükmündedir”

يَابَاقِى أَنْتَ الْبَاقِى  يَابَاقِى أَنْتَ الْبَاقِى

Ya Bâkî Entel Bâkî, Ya Bâkî Entel Bâkî zikri Nakşi tarikatının reislerinden bir kısmı, bu iki cümle ile kendilerine mahsus bir zikir, vird edinmişlerdir.

Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin Lem’alar adlı bu iki cümle hakkında Kuran-ı Kerim’de Kasas Suresinde geçen ve mealen;

كُلُّ شَىْءٍ هَالِكٌ اِلاَّ وَجْهَهُ

“Herşey helâk olup gidicidir – Ona bakan yüzü müstesnâ. Hüküm sadece Ona aittir; siz de O’na döndürüleceksiniz.” (Kasas Sûresi 88) ayetin mealini bu iki cümle ile ifade ettiğini belirtmiştir.

Birinci Cümle

Ya Bâkî Entel Bâkî

Birinci defa يَابَاقِى أَنْتَ الْبَاقِى bir cerrahi ameliyat gibi insanın kalbini Allah’ın dışındaki varlıklardan tecrit ediyor, ayırıyor.

İnsan, pek çok özelliği ile birlikte mevcudatta bulunan birçok varlıkla alâkadardır. Hem de insanın tüm özellikleri ile birlikte sınırsız bir muhabbet ve sevgi kabiliyeti vardır. Onun içindir ki insan bütün mevcudata ve yaratılan şeylere bir muhabbet besler. Koca dünyayı bir hanesi gibi sever. Ebedi cennete bahçesi gibi muhabbet besliyor.

Halbuki muhabbet ettiği mevcudat, varlıklar durmuyor, elinden gidiyorlar. Ayrılıktan, firaktan daima azap çekiyor, mutsuz oluyor. İnsanın hadsiz, sınırsız sevgisi ve muhabbeti o derecede hadsiz ve sınırsız bir azaba dönüşebiliyor.

O azabı çekmekteki kabahat ve kusur gene insana aittir. Çünkü kalbindeki hadsiz, sınırsız muhabbet istidadı, sınırsız, baki bir cemâl-i bâkiye mâlik bir Zâta yönelmek, tevcih etmek için verilmiştir. O insan bu istidadı kötüye kullanıp, suiistimal ederek o muhabbeti fani, geçici mevcudata sarf ettiğinden kusur ediyor. Kusurunun cezası olarak da firakın, ayrılığın azabını çekiyor.

İşte bu kusurlardan kurtulup o fani sevgilerden alakasını kesmek, o sevdiği şeylerin onu terk etmesinden evvel o onları terk etmek yönüyle Mahbub-u Bâki’ye tüm sevgisiyle yönelmeyi ifade eden Ya Bâkî Entel Bâkî olan birinci cümlesi

“Bâki-i Hakiki yalnız Sensin. Allah’dan başka tüm varlıklar fânidir. Fâni olan elbette baki bir muhabbete ve ezeli ve ebedi bir aşka ve ebed için yaratılan bir kalbin alakasına medar olamaz” manasını ifade ediyor.

“Madem o hadsiz sevilen şeyler fânidir, beni bırakıp gidiyorlar. Onlar beni bırakmadan evvel ben onları Ya Bâkî Entel Bâkî demekle bırakıyorum. Yalnız Sen Bâkisin ve Senin bekan ile mevcudat beka bulabildiğini bilip itikad ederim. Öyleyse Senin muhabbetinle onlar sevilir. Yoksa kalbimin alakasına lâyık değiller” demektir.

İkinci Cümle

Ya Bâkî Entel Bâkî

İkinci cümle olan “Ya Bâkî Entel Bâkî” o hadsiz, sınırsız yaralara hem merhem, hem ilaç olur. Yani “Ya Bâki madem sen bâkisin, yeter. Her şeye bedelsin. Madem Sen varsın, herşey var.”

Evet, bütün mevcudatta muhabbete, sevgiye sebep olan hüsün, güzellik, ihsan, kemal, genellikle Bâki-i Hakiki’nin (gerçek ve hakiki Bâki) hüsün ve ihsan ve kemâlatının işaretleri ve pek çok perdelerden geçmiş zayıf gölgeleridir. Belki Esma-i Hüsna’sının gölgelerinin gölgeleridir.

İnsanın fıtratında bekaya karşı şiddetli bir aşk vardır. Hatta her sevdiği şeyde olmayan bir şeyi var gibi gösterme duygusu cihetiyle bir nevi beka düşünür, zanneder, sonra sever. Sevdiği ve muhabbet ettiği şeylerin ne zaman zevalini, yokluğunu düşünse veya görse derinden derine feryat eder.

Bütün firaklardan, ayrılıklardan gelen feryatlar, ebedi hayata olan aşk ve sevgiden gelen ağlamaların tercümanlarıdır. İnsan eğer sonsuza kadar yaşayacağını sanmasa, muhabbet edemez, gerçek anlamda sevemez.

Hatta denilebilir ki ebedi ve sınırsız kalıcı olan ahiret aleminin ve ebedi cennetin varlık sebebi, şu insanın mahiyetindeki o şiddetli ebedi hayata olan aşkı ve sevgisinden çıkan kuvvetli beka arzusu ve beka için fıtri ve umumi, genel duasıdır. Bâki-i Zülcelâl, o şiddetli ve sarsılmaz, fıtri isteği, arzuyu, o tesirli, kuvvetli ve umumi duayı kabul etmiş, fani insanlar için baki bir âlemi halk etmiş, yaratmıştır.

Madem insan bekaya aşıktır. Elbette bütün güzellikleri, kemalatı, lezzetleri devamlığa, kalıcılığa, bekaya göredir.

Madem Beka, Bâki-i Zülcelâl’e mahsustur.

Madem Bâki olan Allah’ın esmasi Bâki’dir.

Elbette insana en önemli ve gerekli iş ve en mühim vazife, o Bâkîye karşı alâka peydâ etmektir.  Esmâsına yapışmaktır. Çünkü Bâkî yoluna sarf olunan herşey bir nevi bekàya mazhar olur.

İşte ikinci Ya Bâkî Entel Bâkî cümlesi bu hakikati ifade ediyor.

Evet, Hakiki ve gerçek Bâki olan Allah’a muhabbet, marifet ve rızası yolunda bir saniye bir senedir. Eğer O’nun yolunda olmazsa bir sene bir saniyedir. Belki de O’nun yolunda bir saniye layemut, ölümsüzdür. Ve dünya cihetinde gaflet içinde olanların yüz senesi bir saniye hükmüne geçer.

Bununla alakalı meşhur böyle bir söz var ki;

Düşmanla beraber sahrâ, bir fincan kadar dar; ahbapla beraber iğne deliği, bir meydan kadar geniştir.

Elhasıl

İnsan gerçi fanidir. Fakat beka için yaratılmış ve Bâki bir Zatın ayinesi olarak yaratılmış ve bâki meyveleri verecek işleri görmekle vazifelendirilmiştir. Bâki bir Zatın bâki esmasının cilvelerine ve nakışlarına medar olarak bir suret verilmiştir.

Öyleyse, böyle bir insanın hakiki ve asıl vazifesi ve saadeti, bütün özellikleri ve kabiliyetleri ile o Bâki-i Sermedi’nin rızası dairesinde esmasına yapışıp, ebed yolunda O Bâki’ye yönelmektir.

Dili ile Ya Bâkî Entel Bâkî dediği gibi kalbi, ruhu, aklı ve bütün latifeleri ile birlikte

Hüvel Bâki, Hüvel Ezelliyul Ebedi, Hüves-sermedi, Hüved-daimu, Hüvel Matlubu, Hüvel Mahbubu, Hüvel Maksudu, Hüvel Ma’bud demelidir.

(Varlığı sonsuza kadar devam eden Bâkî Odur; başlangıcı olmayan Ezelî ve sonu olmayan Ebedî Odur; Varlığı sürekli olan Daimî ve rızasına kavuşmak istenen Matlup Odur; sevilen Mahbub Odur; cemâliyle ve rızasıyla müşerref olunmak en büyük gaye olan Maksûd Odur; Kendisine ibadet ve mânevî kulluk hediyeleri takdim edilen Mâbûd Odur.)

İlgili Konular

Allah’ın 99 ismi ve Anlamları

Allahü Teala’nın Kuran-ı Kerm ve Hadislerde geçen 99 ism-i şerifi ve Türkçe Anlamları.. Büyük faziletleri bulunan Allah’ın 99 ismi sırasıyla Esmaul Hüsna

Nukteler.com’u Facebook’tan takip etmeyi unutmayın!

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu