DualarNamaz

Ezan Duası – Ezan ve Kamet Duası Okunuşu ve Anlamı

Ezan Duası

[ad id=”9939″]

Ezan Duas; Her ezan okunduğu vakit müezzin ezanı bitirdikten sonra Peygamber Efendimiz’in de tavsiye ettiği bir duadır. Bir çok hadislerde Ezan vakitleri duaların reddedilmediği vakitler olduğundan Ezan duasını her ezandan sonra okumak oldukça faziletlidir.

Ezan okunurken müezzinin söylediklerini tekrar ederek sonuna kadar dinlemek, ezana içinden okuyarak icabet ve tasdik etmek, bitince de ezan duasını okumak sünnettir.

Ezan vakitleri duaların reddedilmediği vakitlerdir. Her ezandan sonra dua etmek bu sebeple faziletli kabul edilmiştir. Ezan duası, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav)’in bizlere öğrettiği dualardandır.

Ezandan sonra duaya devam etmek hayırlara ulaşmanın sebebi olduğu gibi, kıyamet gününde Peygamberimizin şefaatine nâil olabilmenin de vesilesidir.

Ezan duası nasıl yapılır? Ezan duasının Türkçe meali nedir?

[ad id=”3969″]

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Ezan duası hakkında şöyle buyurmuştur;

“Ezanı işittiğiniz zaman, müezzinin söylediklerinin aynısını siz de söyleyin. Sonra bana salâvat getirin. Çünkü bir kimse bana bir defa salâvat getirirse, Allah buna karşılık ona on defa salât eder. Daha sonra benim için Allah’tan vesîleyi isteyin. Çünkü vesîle, cennette Allah’ın kullarından bir tek kuluna lâyık olan bir makamdır. O kulun ben olacağımı umuyorum. Benim için vesîleyi isteyen kimseye şefatim vâcip olur.”

(Müslim, Salât 11. Ayrıca bk. Ebû Dâvud, Salât 36; Tirmizî, Menâkıb 1; Nesâî, Ezân 37.)

Diğer Bir Hadis-i şeriflerinde ;

“Kim ezanı işittiği zaman, Ey şu eksiksiz davetin ve kılınacak namazın Rabbi olan ALLAH’ım Muhammed (s.a.v)’e vesileyi ve fazileti ver. O’nu kendisine va’dettiğin Makam-ı Mahmud’a ulaştır, diye dua ederse kıyamet gününde o kimseye şefaatim vacip olur.” (Buhari)

Ezan Duası Arapça Yazılışı

اللَّهُمَّ رَبَّ هَذِهِ الدَّعْوَةِ التَّامَّةِ وَالصَّلَاةِ الْقَائِمَةِ آتِ مُحَمَّداً الْوَسِيلَةَ وَالْفَضِيلَةَ وَالدَّرَجَةَ الرَّافِعَةَ وَابْعَثْهُ مَقَاماً مَحْمُوداً الَّذِي وَعَدْتَهُ إَنَّكَ لَا تُخْلِفُ الْمِيعَادَ

Ezan Duası Arapça Okunuşu

“Allahumme Rebbe hazihi’d-da’veti’t-tamme. Vesselatil kâimeti ati Muhammedenil vesilete vel fazilete ved-dereceter-refîate. vebashu makamen Mahmudenillezi veadteh. İnneke lâ tuhlifu’l-mîâd.”

Ezan Duası Türkçe Anlamı

“Ey şu eksiksiz davetin ve kılınacak namazın rabbi Allahım! Muhammed’e vesîleyi ve fazîleti ver. Onu, kendisine vaadettiğin makâm-ı mahmûda ulaştır, Muhakkak ki sen vaadinden dönmezsin”

Ezan Duasının Önemi, Faziletleri

Ezan ve Ezan duası ile ilgili Peygamber Efendimiz’in (sav)  nasihatleri ve tavsiyeleri bulunmaktadır.

Müezzinin (ezân) okuduktan sonra Peygamber Efendimize (sallallahu aleyhi ve sellem)’e salât (ve selâm) etmek çok faziletlidir. (Müslim)

Ezan ve kâmet arasında bir kimse kendisi için duâ eder. Çünkü ezan ile kâmet arasındaki vakitte duâ reddedilmez. (Tirmizi, Ebu Dâvud, Ahmed; Bkz. İrvâu’l-Ğalîl (1/262))

Ezan okunduğu vakitler duaların reddedilmediği vakitlerdir. Her ezandan sonra dua etmek bu sebeple faziletli kabul edilmiştir. Ezan duası, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav)’in bizlere öğrettiği dualardandır.

Ezandan sonra duaya devam etmek hayırlara ulaşmanın sebebi olduğu gibi, kıyamet gününde Peygamberimizin şefaatine nâil olabilmenin de vesilesidir.

Ezan okunurken müezzinin söylediklerini tekrar ederek sonuna kadar dinlemek, ezana içinden okuyarak icabet ve tasdik etmek, bitince de ezan duasını okumak sünnettir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur;

“Ezanı işittiğiniz zaman, müezzinin söylediklerinin aynısını siz de söyleyin. Sonra bana salâvat getirin. Çünkü bir kimse bana bir defa salâvat getirirse, Allah buna karşılık ona on defa salât eder. Daha sonra benim için Allah’tan vesîleyi isteyin. Çünkü vesîle, cennette Allah’ın kullarından bir tek kuluna lâyık olan bir makamdır. O kulun ben olacağımı umuyorum. Benim için vesîleyi isteyen kimseye şefatim vâcip olur.”  (Müslim, Salât 11, Ebû Dâvud, Salât 36; Tirmizî, Menâkıb 1; Nesâî, Ezân 37)

Ezan ve Kamet dua ve tesbihatında bulunmak, Âhirette şefaat sebebidir.

İlk Ezan

İlk Ezanı Kim ve Nerede Okumuştur?

Ezan 5 vakit farz olan namazlar için okunur. Ezanın duyulmadığı uzak bir mesafede veya yerleşim merkezleri dışında bulunanlar da namazlarını kılmadan önce ezan okurlar.

Cenaze namazı ile vitir, bayram, teravih, yağmur duası namazı ve farz-ı ayın olmayan diğer namazlar için ezan okunmaz.

İlk ezan Peygamber Efendimiz Hz.Muhammed (s.a.v.)’in emriyle Bilal-i Habeşi (r.a.) tarafından sabah namazında, yüksek bir evin damında 622 yılında (Hicretin 1.Yılı) Medine’de okunmuştur.

Ezan İslam’ın şiarlarından, sembollerinden biridir. Okunduğu bölgede Müslümanların varlığının bir işaretidir. Ve tevhidin, imanın, Allah’ın büyüklüğünün, Hz. Muhammed’in Resul oluşunun bir haykırışıdır. İlk Ezan okuyan Bilal-i Habeş’idir.

Allâh Rasûlü sallâllâhu aleyhi ve sellem, halkı namaza dâvet şeklinin nasıl olması gerektiği husûsunu ashâbıyla istişâre ediyordu.

[ad id=”9741″]

Namaz vaktini cemaate duyurmak için önceleri yalnızca “Namaza, Namaza” ifâdeleri kullanılıyordu. Daha sonra ise günümüzde okunan ezân-ı Muhammedî okunmaya başlanmıştır.

Ezandan önce Müslümanlara namaz vaktinin gelişi; “es-Salah, es-Salah, Haydi namaza…” nidasıyla duyuruluyordu. Allâh Rasûlü sallâllâhu aleyhi ve sellem, halkı namaza dâvet şeklinin nasıl olması gerektiği husûsunu ashâbıyla istişâre ediyordu.

Efendimiz (sav) ashabıyla istişare eder.

Bazıları ‘çan çalalım’ der. ‘Hıristiyan âdetidir’ diye kabul edilmez.

Bâzısı; “Namaz vakti geldiği zaman Boru çalalım dedi. Peygamber Efendimiz: – Yahudi adetidir, bazısı Ateş yakalım dedi, gene Peygamber Efendimiz Mecusi adetidir dedi Bazısı da namaz vaktini yüksekçe bi yere bayrak dikelim, müslümanlar onu gördüklerinde birbirlerine haber versinler dedi. Fakat Peygamber Efendimiz “Bu da Hoş değil üstelik gece görünmez dedi, bu teklifi beğenmedi. Bir başka sahabi Çan çalınmasından bahsetti. Peygamber Efendimiz: “O da hristiyanların işidir.” buyurdu.

Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem’in derdiyle dertlenen, O’nun kaygısı ile kaygılanan Abdullâh bin Zeyd -radıyallâhu anh oradan ayrılıp gitti. Uyku ile uyanıklık arasında iken kendisine ezân-ı Muhammedî lutfedildi. Hemen Rasûlullâh sallâllâhu aleyhi ve sellem’in yanına giderek:

“−Ben uyku ile uyanıklık arasında iken biri gelip bana ezânı öğretti.” dedi.

Hazret-i Ömer radıyallâhu anh da aynı rüyâyı görmüştü… Bunun üzerine Allâh Rasûlü sallâllâhu aleyhi ve sellem:

“−Ey Bilâl kalk ve Abdullâh bin Zeyd’in söylediklerini tatbîk et!” buyurdu.

Bilâl -radıyallâhu anh- da Abdullâh’ın söylediklerini aynen tatbîk etti ve ezân okudu.

(Ebû Dâvûd, Salât, 27/498)

[ad id=”9741″]

Bir karara varılamadan Müslümanlar dağılır. Sabah namazı vakti Ensar’dan Abdullah bin Zeyd gördüğü bir rüyayı Resulullah’a anlatır. Efendimiz (sav): “İnşallah hak rüyadır, diyerek rüyadan duyduğu memnuniyeti dile getirir ve bu aşamada vahyin de talimatıyla emrini verir: “Abdullah Bilal’le birlikte kalk, sen gördüklerini Bilal’e söyle, Bilal ezan okusun. Çünkü O’nun sesi senden daha yüksektir. (Ebu Davud)

Bilal-i Habeş’i ilk ezandan sonra Resulullah vefat edinceye kadar hep Efendimizin (sav) müezzinidir.

Esselatü Hayrün minen nevm

Bilal-i Habeşi bir sabah vakti yine namaz vaktinin geldiğini Peygamber Efendimize bildirmek için evinin önüne gitmiş ve: “es-Salah…” diye seslenmişti. Biraz bekledikten sonra Efendimizin gelmediğini görünce Bilal, tekrar evin önüne giderek; “Esselatü Hayrün minen nevm” – Namaz uykudan hayırlıdır”  diye iki defa nida etmişti. Resulullah Mescide gelip Bilal’i görünce şöyle buyurur: “Bilal, bu ne güzel söz! Sabah ezanını okurken bunu da söyle…” (Ebu Davud)

Ezan’ın Okunuşu

Allâhu Ekber Allâhu Ekber
Allâhu Ekber Allâhu Ekber
Eşhedü en lâ ilâhe illâllah
Eşhedü en lâ ilâhe illâllah
Eşhedü enne Muhammeder-Resûlüllah
Eşhedü enne Muhammeder-Resûlüllah
Hayye ale’s-Salâh
Hayye ale’s-Salâh
Hayye ale’l-Felâh
Hayye ale’l-Felâh
Allâhu Ekber Allâhu Ekber
Lâ ilâhe illâllah

 

 

 

 

 

 

[ad id=”10043″]

 

 

 

Nukteler.com’u Facebook’tan takip etmeyi unutmayın!

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir