Peygamberler

Peygamberimizin (s.a.v)’in Örnek Davranışları

Peygamberimizin (s.a.v)'in yaşantısı, örnek davranışları, Her hareketinde en güzel örnek olan Peygamberimizin (s.a.v)’in güzel ahlakından ve örnek davranışları

Peygamberimizin (s.a.v)’in yaşantısı, örnek davranışları, Her hareketinde en güzel örnek olan Peygamberimizin (s.a.v)’in güzel ahlakından ve örnek davranışları

Her işe besmeleyle başlardı. “Besmele” (Bismillahirrahmanirrahim) ile başlamayan her işin hayrı ve bereketi olmayacağını buyurmuştur.

“Meşru işlerin her hangisi olursa olsun, Besmele-i Şerife ile başlanmazsa nasipsiz, güdük (hayrı kesik) olur” (Münâvi)

Allah Resulü herkese selam verirdi “Allah katında insanların en değerlisi karşılaştıklarında önce selam vermek için harekete geçendir.” buyurmuştur.

“Siz, iman etmedikçe cennete giremezsiniz; birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız. Yaptığınız zaman birbirinizi seveceğiniz bir şey söyleyeyim mi? Aranızda selâmı yayınız. ” (Müslim, Îmân 93)

Maddeler halinde Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem)’in örnek davranışları

Peygamberimizin (s.a.v)’in Örnek Davranışları

Kuran-ı Kerim’de Cenab-ı Allah şöyle buyurmaktadır;

(Ey Muhammed) de ki: Allah’ı seviyorsanız bana uyunuz ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın…” (Al-i imran Suresi 31)

“ Ve sen (Ey Muhammed ) elbette yüce bir ahlaka sahipsin.” (Kalem Suresi 4)

Peygamber Efendimizin her Müslümana örnek olabilecek yaşantısı, davranışları

Rasûlullah (s.a.v);

– Yürürken sahabilerinin gerisinde yürürdü.

– Birisiyle karşılaştığı zaman önce kendisi selam verirdi.

– Rasûlullah Aleyhisselâm daima düşünceli idi.

– Kendisinin susması, konuşmasından uzun sürerdi.

– Rasûlullah Aleyhisselâm lüzumsuz yere konuşmazdı.

– Söze başlarken de sözü bitirirken de Allah’ın ismini anardı.

– Konuşurken kısa ve özlü kelimelerle konuşurdu.

– Rasûlullah’ın sözleri hep gerçek ve yerinde idi.

– Rasûlullah Aleyhisselâm konuşurken ne fazla ne de eksik söz kullanırdı.

– Kimsenin gönlünü kırmaz, kimseyi hor görmezdi.

– En ufak nimete bile saygı gösterirdi.

– Bir nimeti ne hoşuna gittiği için över, ne de hoşlanmadığı için yererdi.

– Dünya için, dünya işleri için kızmazdı; fakat bir hak çiğnenmek istendiği zaman, onun öcünü almadıkça hiçbir şey kızgınlığının önüne geçemezdi.

– Kendi şahsı için asla kızmaz ve öç almazdı.

– Bir şeye işaret edeceği zaman parmağıyla değil, bütün eliyle işaret ederdi.

– Hayret ve taaccüp ettiği zaman elinin duruşunu tersine çevirir, yani avucu göğe doğru ise onu yere doğru, yere doğru ise onu göğe doğru çevirirdi.

– Konuşurken el hareketi yapar, sağ elinin avucunu sol elinin başparmağının iç tarafına vurur dururdu.

– Kızdığı zaman kızgınlıktan hemen vazgeçer ve kızgınlığını belli etmezdi.

– Neşelendiği, ferahlandığı zaman gözlerini yumardı.

– En fazla gülmesi gülümsemekti. Gülümserken de ağzındaki dişleri inci taneleri gibi görünürdü.

– Hz. Âişe’nin bildirdiğine göre; Peygamberimiz Aleyhisselâm insanların en güzel ahlaklısı idi. Hiçbir çirkin söz söylemez ve hiçbir çirkin harekete tenezzül etmezdi.

– Çarşı ve pazarlarda bağırıp çağırmaz, kötülüğü kötülükle karşılamazdı. Fakat affeder ve bağışlardı.

– İnsanların en naziği, en iyi huylusu ve en güleci idi.

– Allah yolunda cihat dışında ne bir hizmetçiye, ne bir cariyeye ne de bir kimseye el kaldırmıştır.



Alış-verişte sağ elini kullanırdı: Efendimiz (sas), insanlardan bir şey alırken ve onlara bir şey verirken sağ elini kullanırdı.

Çok cömertti: “cömert allah’a yakın, cimri ise allah’a uzaktır. cömertlik kökü cennette olan bir ağacın dünyaya sarkmış dalıdır. kim o dala tutunursa o dal onu cennete çeker.”

İnsanlara selam verirdi: Selamla birlikte samimiyetle, tebessüm ederek musafahada bulunurdu.

Ölmüş insanların arkasından hayırla yâd edilmesini isterdi: Allah Rasulü, vefat etmiş insanların hep hayırla yâd edilmesini tavsiye ederlerdi.

Efendimiz hediyeleşir ve hediyeleşmeyi tavsiye ederdi: Peygamberimiz (sas) insanlara hediyeler verir, onların hediyelerini kabul eder ve hediyelerine ya aynıyla veya çok daha iyisiyle karşılık verirdi.

İnsanlara karşı her zaman tebessümlüydü: Kahkahayla gülmez fakat asık suratlı da davranmazdı.  İnsanlar içerisinde en tebessümlü olanıydı

Tane tane konuşurdu: Efendimiz tane tane, orta bir ses tonuyla konuşurdu. Çok önemli gördüğü şeyleri üç defa tekrar ederek vurgulardı

İnsanlar konuşurken ciddiyetle dinlerdi: İnsanları dinlerken onların yüzüne bakar söylediklerini önemserdi

Şahsi konularda öfkelenmezdi: Allah Rasulü, kendi nefsi adına veya dünyalık bir şey için öfkelenmez; insana veya Allah’a ait bir hak zayi olduğunda Allah ve din için celallenirdi.

İnsanlara şaka yapardı: Peygamber Efendimiz (sas) insanlara şaka yapardı. Fakat şaka yaparken yalan söylemezdi

O’ndan (sas) asla kaba bir söz duyulmamıştı: Allah Rasulü bir hak zayi olmadıkça halim-selim bir insandı. O’ndan asla kötü söz, kaba ifade ve hakaret duyulmamıştır.

Emeğin karşılığını hemen verirdi: İnsanlara emeklerinin karşılığını hemen verirdi. Bunu ahlak olarak Müslümanlara da tavsiye ederdi: “İşçinin ücretini alnının teri kurumadan veriniz.” Esnaflara dürüst olmayı tavsiye ederdi Peygamberimiz (sas) sık sık çarşıya ve pazara çıkıp dükkanlara uğrardı. Esnafa tartıyı nasıl yapacaklarını gösterir ve dürüst olmalarını tavsiye ederdi.

Komşuluk ilişkilerinde çok hassastı: Allah Rasulü komşu haklarına karşı son derece dikkatliydi. “Komşusu açken kendisi tok yatan bizden değildir.” buyurarak komşuluk ilişkilerinde sınırı çok ileriye koymuştu.

Evleneceklere yardım ederdi: Efendimiz  evleneceklere imkanları ölçüsünde yardım ederdi.

Peygamberimiz fakirlerin evlerine gider, onların hatırlarını sorar, onlarla beraber otururdu.

Herhangi bir evin kapısını çalarak izin isteyen kimse, bu işi en fazla üç defa tekrarlamalı, cevap verilmediği takdirde ısrarcı olmamalıdır.

Peygamber Efendimiz bir başkasının evine girmek için şöyle buyurmuştur; “İzin istemek üç defâdır. İzin verilirse girersin, verilmezse geri dönersin.” buyurmuştur. (Buhârî, İsti’zân, 13)

Âyet-i kerimede ise şöyle buyrulmaktadır:

“Eğer (girmek istediğiniz) evlerde kimseyi bulamazsanız, izin verilinceye kadar oraya girmeyin! «Geri dönün!» denirse hemen dönün, bu sizin için daha uygundur. Şüphesiz Allah yapmakta olduklarınızı hakkıyla bilendir.” (Nur Suresi, 28)




İlgili Diğer Konular

 

Nukteler.com’u Facebook’tan takip etmeyi unutmayın!

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu