Esmaül Hüsna

“La ilahe illallah”

Kelime-i Tevhid olarak bilinen “Lâ İlâhe İllallah” anlamı nedir? Arapça-Türkçe okunuşu ve yazılışı, “Lâ İlâhe İllallah” zikrinin fazileti ve sırları

Kelime-i Tevhid olarak bilinen “Lâ İlâhe İllallah” anlamı nedir? Arapça-Türkçe okunuşu ve yazılışı, “Lâ İlâhe İllallah” zikrinin fazileti ve sırları

 

Kelime-i Tevhid (Lâ İlâhe İllallah)

Kelime-i Tevhid ifadesi olarak bilinen ve anlam olarak ise “Allah’ı bir kılmak, eşi ve ortağı olmadığına şahit olmak” manasına gelmektedir.

Kelime-i Tevhid “ لاَ اِلٰهَ اِلاَّ اللهُ  sözünden ibarettir ve “Allah’tan başka ilah yoktur.” anlamına gelir.

Kelime Kelime Anlamı Kısaca

لاَ اِلٰهَ اِلاَّ اللهُ 

lâ = yok
ilâhe = ilah
illallah = ancak Allah (var)  anlamına gelir.

Burada ilah, kendisine yönelinen, kendisinden istenilen, kendisine sığınılan, güç sahibi gibi anlamlarına gelmektedir.

“Kelime-i Tevhid ile ‘Allah’tan başka ibadet edilmeye layık kimse yoktur’ manasına gelir. Bu ifade Kur-an’ın birçok yerinde olanca açıklığı ile vurgulanmıştır.” (El Câmiu li Ahkâmi’l Kur-ân: 3/495)

Rasûlullah ﷺ şöyle buyurmuştur:

İmân, yetmiş küsur derecedir. En üstünü “Lâ ilâhe illallah (Allah’tan başka ilah yoktur)” sözüdür, en düşük derecesi de rahatsız edici bir şeyi yoldan kaldırmaktır. Hayâ da imândandır. [Buhârî, Îmân, 3; Müslim, Îmân, 57, 58] 

Kelime-i Tevhid

Kelime-i Tevhid Peygamber Efendimiz’den sonra Müslüman olan her kimsenin bilmesi ve kalben de inanması gereken tevhid ve iman inancıdır. Lâ ilâhe illallah sözünden sonra Muhammedün Resulullah ifadesi eklenir.

“Lâ ilahe illallah Muhammedün Resulullah” 

لَا اِلَهَ اِلَّا اللهْ مُحَمَّدُ الرَّسُولُ اللهْ

Anlamı: “Allah’tan başka ilah yoktur. Hz. Muhammed (aleyhissalatü vesselam) da Onun Resulüdür” demektir. Tecvide göre okununca “Muhammedür-resulullah” denir.

Risale-i Nur’dan

Mektubat / Yirminci Mektup / Birinci Makam

BİRİNCİ KELİME

  لاَ اِلٰهَ اِلاَّ اللهُ da şöyle bir müjde var ki:

Hadsiz hâcâta müptelâ, nihayetsiz a’dânın hücumuna hedef olan ruh-u insanî şu kelimede öyle bir nokta-i istimdad bulur ki, bütün hâcâtını temin edecek bir hazine-i rahmet kapısını ona açar. Ve öyle bir nokta-i istinad bulur ki, bütün a’dâsının şerrinden emin edecek bir kudret-i mutlakanın sahibi olan kendi Mâbudunu ve Hâlıkını bildirir ve tanıttırır, sahibini gösterir, maliki kim olduğunu irâe eder. Ve o irâe ile, kalbi vahşet-i mutlakadan ve ruhu hüzn-ü elîmden kurtarıp, ebedî bir ferahı, daimî bir süruru temin eder.

İlgili Diğer Konular

Nukteler.com’u Facebook’tan takip etmeyi unutmayın!

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu