Esmaül HüsnaHadis

Her Şey Allâhü Teâlâ’yı Tesbih Eder

Kainatta Herşey Allah’ı Tesbih Eder

Her şey Allahü Tealayı tesbih ve zikreder. İsra suresinin 44. Ayeti kerimesinde mealen “Hiçbir şey yoktur ki onu hamd ile tesbih etmesin! Lakin siz onların tesbini anlayamazsınız!” buyurulmuştur.

Tefsir âlimleri demişlerdir ki; “Tesbih ederler, yani lisan-ı halleriyle Allahü Telalayı şanına yakışmayan şeylerden tenzih ederler, verdiği nimetlerden dolayı Allah’a hamd ederler. Çünkü her şey onun varlığına, mutlak kudretine ve hudutsuz hikmetine işaret eder.”

Evliyâullah demiştir ki; “Her şey fasih, gayet anlaşılır bir dille Allah’ı tesbih ederler ve bu zikirleri Allamü’l guyub olan Allah’ın izni ile kalp kulakları açık olanlar işitirler.”

Bir gün Hz. Ebubekir’e (ra) avlanmış, kanatları tam ve sağlam bir karga getirildi. Elinde çevirdikten sonra “Avlanılan her hayvan, kesilen her ağaç (Allah’ı) tesbihi terk ettiğinden dolayı ölür.” dedi

Ebû Zerri’l Gıfâfî (radıyallahü anh) anlattı: Muhakkak ben Resûlullah (sallallâhü aleyhi ve selem) ile birlikte oturduğumuz bir halkada şuna şahit oldum; Res’ul-i Ekrem (sallallâhü aleyhi ve selem) Efendimizin elindeki çakıl taşları Allah’ı zikretti, bu tesbihi halkada oturanların tamamı işittiler…  Sonra Peygamberimiz (sallallâhü aleyhi ve selem) taşları Hz. Ebuber’e (radıyallahü anh) verdi, onun elinde de zikretti, halkadakilerin tamamı bunu işittiler. Sonra Hz. Ömer’e (radıyallahü anh) verdi, onun elinde de tesbih etti. Halkadakilerin tamamı tesbihi işitiler. Sonra Hz. Osman bin Affân’a (radıyallahü anh)  verdi. Taşlar onun elinde de tesbih etti. Sonra bize verdi, hiç birimizin elinde sesi işitilmedi. (Taberani, Evsat)

Peygamber Efendimiz asâsı elinde tesbih ediyordu, yanında bulunanlar buna hayret ettiler. Bunun üzerine İsra Suresi’nin 44. Ayet-i kerimesi nazil oldu.

Muhyiddîn İbn-i Â’rabi Hazretleri demiştir ki; “Nebat (bitki) ve cemâd (cansız) denilen mahlukâtın bize göre ruhları vardır. Fakat keşif ehlinden olan evliyadan başkasına gizlidir. Bunların tamamı keşif ehline göre konuşan varlıklardır. Evliyâullahtan bu hususta birçok haberler gelmiştir. Biz dahi Mevlâ’yı zikreden taşlar gördük. Zikirlerini kulaklarımızla işittik.” (Hülâsatü’l Ahbâr, Aziz Mahmûd Hüdâyi k.s)

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir