Esmaül Hüsna

Er-Reşîd Esmasının Zikri, Fazileti ve Faydaları

Er-Reşîd

[ad id=”9939″]

Er-Reşîd: Bütün işleri ezeli takdirine göre yürütüp dosdoğru ve bir nizam ve hikmet üzere sonuna ulaştıran, yarattığı varlıkları en uygun yolda sevk eden ve en iyi neticeye ulaştıran

 

Er-Reşîd (c.c.) esmasının anlamı: Kullarını irşad eden, onlara doğru yolu gösteren, hidayete erdiren, bütün işlerinde ezeli takdire göre ve nizam ve hikmet üzere sonuna ulaştıran. Yarattığı mahlukatına menfaat ve iyiliğe vasıta olan maslahatlarını gösteren.

Er-Reşîd Esmasının Ebced değeri ve zikir adedi 514 adettir. Zikir saati Güneş, günü Pazar’dır.

 

El-Reşîd esmasının ebced değeri, zikir sayısı, zikir günü ve zikir saati :

Ebced değeri ve zikir sayısı ; 514
Zikir günü ; Pazar
Zikir saati ; Güneş (Sabah güneş doğarken ve ikindi sonrası.)

Er-Reşîd : الرشيد
Yâ Reşîd : يَا رَش۪يدُ

Sözünün dinlenmesini ve kabul edilmesini isteyenler Er-Reşîd (c.c.) ismin zikrine devam etmelidirler.

Nakledildiğine göre Hz. Süleyman (a.s) da bu ismin zikriyle meşgul olmuştur. Bi­lindiği gibi Hz. Süleyman (a.s)’a hem ilim ve hikmet, hem de devlet ve saltanat verilmiştir. Onun da hem dünya, hem de ahiret makam ve mevkilerine bu mübarek ismin zikri saye­sinde ulaştığı söylenmektedir. Her şeyin doğrusunu en iyi Allah bilir.

Er-Reşîd isminin Özellikleri, Faziletleri ve Faydaları:

Kötü alışkanlıklardan kurtulmak için her gün “Ya Reşîd” ism-i şerifi okunmalıdır.

Herhangi bir meselede ne yapacağını şaşıran 514 kere “Ya Reşîd celle celâlühû” ism-i şerifini okursa kendisine işin doğrusu ilham olunur.

Her gün 1000 defa akşam ile yatsı arasında “Ya Reşîd celle celâlühû” ism-i şerifini okuyan işlerinde tedbirli ve uyanık hareket ederler.

Kötü huylarından kurtulmak içinher namazdan sonra 514 ya da her gün 514 defa “Ya Reşid” okunması kurtuluşuna vesile olur.

Dünya ve ahiret mutlulugu isteyen kimse sayı ve adede bağlı kalmadan Er-Reşîd ism-i şerifinin zikrine devam etmelidirler.

“Ya Reşid” ism-i şerifini yatsı namazından sonra (100) kere okuyanın ameli makbul olur. Dileklerine nail olur.

Her hangi bir iş yada konuda kararsız olan veya ne yapacağını bilemeyen kimse, 514 defa ya “Ya Reşîd celle celâlühû” okumaya devam ederlerse işin doğrusu ona ilham edilir. Allah’ın izni ile kararsızlıktan kurtulur.

Her gün 514 defa “Yâ Reşîd” okuyan tarikat, istikamet ve rızada Raşit ve Mürşit olur.

Sürekli hata yapan ve işleri ters giden kimse “Ya Reşid” ism-i şerifini 1000 kere okusa, hatalarından kurtulur, işleri düzene girer.

5 vakit namazdan sonra 514 kere “Ya Reşîd celle celâlühû” zikrine devam eden bütün kötü huylarından kurtulur, işleri iyi sonuçlanır.

“Ya Reşid” ism-i şerifini her gün okumaya devam eden kimse Cenab-ı Hakk’ın hidayetine mazhar olup dünya ve ahretine zarar verecek şeye teşebbüs etmez. Karar verme ve akıl yürütme ziyade olur. O kişiye muvaffakiyet yolu açılır.

“Ya Reşid” ism-i şerifinin zikrine devam eden kimse teşebbüs ettiği her şeyde, her hususta muvaffak olur, hayırlı neticeler alır.

Ya Reşid Duası

Ya Reşidü entellezi ve erşedte evliyaike ilâ sebilinnecati ve evsalte ilâ bahril hayati ve ayil hayati ve cema’te beynel evlien terşüdeni ileyke vahyini hayaten tayyiben liekûne mukbilen aleyke ya rabbel âlemine

 

 

Er Reşid ismi geçen Kur’an ayetleri :

1-) Bakara suresi 186. ayet: Ve izâ seeleke ıbâdî annî fe innî karîb (karîbun) ucîbu da’veted dâi izâ deâni, felyestecîbû lî velyu’minû bî leallehum yerşudûn (yerşudûne).
Anlamı :
Ve kullarım sana, Benden sorduğu zaman, muhakkak ki Ben, (onlara) yakınım. Bana dua edilince, dua edenin duasına (davetine) icabet ederim. O halde onlar da Bana (Benim davetime) icabet etsinler ve Bana âmenû olsunlar (Bana ulaşmayı dilesinler). Umulur ki böylece onlar irşada ulaşırlar (irşad olurlar).

[divide style=”dots” icon=”circle” icon_position=”left” width=”short”]

2-) Bakara suresi 256. ayet: Lâ ikrâhe fîd dîni kad tebeyyener ruşdu minel gayy (gayyi), fe men yekfur bit tâgûti ve yu’min billâhi fe kadistemseke bil urvetil vuskâ, lânfisâme lehâ, vallâhu semîun alîm (alîmun).
Anlamı :
Dînde zorlama yoktur. irşad yolu (hidayet yolu, Allah’a ulaştıran yol), gayy yolundan (dalâlet yolundan, şeytana, cehenneme ulaştıran yoldan) açıkça (ayrılıp) ortaya çıkmıştır. Artık kim tagutu (şeytanı ve şeytana ulaştıran yolu) inkâr edip de Allah’a îmân ederse (mü’min olur, Allah’a ulaştıran yolu tercih ederse), böylece o, (Allah’tan) kopması mümkün olmayan urvetul vuskaya (sağlam bir kulba, mürşidin eline) tutunmuştur. Allah Sem’î’dir, Alîm’dir.

[divide style=”dots” icon=”circle” icon_position=”left” width=”short”]

3-) Araf suresi 146. ayet: Se asrifu an âyâtiyellezîne yetekebberûne fîl ardı bi gayril hakkı ve in yerev kulle âyetin lâ yu’minu bihâ ve in yerev sebîler ruşdi lâ yettehızûhu sebîlen ve in yerev sebilel gayyi yettehızûhu sebîlâ (sebîlen), zâlike bi ennehum kezzebû bi âyâtinâ ve kânû anhâ gâfilîn (gâfilîne).
Anlamı :
Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslayanları âyetlerimden uzaklaştıracağım. (Onlar) her âyeti görseler de ona iman etmezler. Doğru yolu görseler onu yol edinmezler. Ama sapıklık yolunu görseler onu (hemen) yol edinirler. Bu, onların, âyetlerimizi yalanlamaları ve onlardan hep gafil olmaları sebebiyledir.

[divide style=”dots” icon=”circle” icon_position=”left” width=”short”]

4-) Kehf suresi 10. ayet: İz evâl fityetu ilâl kehfi fe kâlû rabbenâ âtinâ min ledunke rahmeten ve heyyi’ lenâ min emrinâ raşedâ (raşeden).
Anlamı :
Gençler mağaraya sığındıkları zaman şöyle dediler: “Rabbimiz, bize Senin katından bir rahmet ver. Ve bize emrimizden (bizim içimizden, senin emirlerinden bize ait olan rahmet ve salâvâtı ulaştıracak kişiyi) mürşidi tayin et.”

[divide style=”dots” icon=”circle” icon_position=”left” width=”short”]

5-) Kehf suresi 24. ayetİllâ en yeşâallâhu vezkur rabbeke izâ nesîte ve kul asâ en yehdiyeni rabbî li akrabe min hâzâ raşedâ (raşeden).
Anlamı :
Ancak Allah’ın dilemesiyle (yapacağım de). Ve unuttuğun zaman Rabbini zikret ve de ki: “Rabbimin beni (Allah’a) bundan daha yakın (daha üstün) bir irşad seviyesine ulaştırmasını umarım.”

[divide style=”dots” icon=”circle” icon_position=”left” width=”short”]

6-) Cin suresi 10. ayet: Ve ennâ lâ nedrî eşerrun urîde bi men fîl ardı em erâde bi him rabbuhum raşedâ (raşeden).
Anlamı :
“Hakikaten biz bilmiyoruz, yeryüzündekilere kötülük mü istendi, yoksa Rableri onlara bir hayır mı diledi?”

[divide style=”dots” icon=”circle” icon_position=”left” width=”short”]

7-) Cin suresi 14. ayet: Ve ennâ minnâl muslimûne ve minnâl kâsitûn (kâsitûne), fe men esleme fe ulâike teharrav raşedâ (raşeden).
Anlamı :
“Kuşkusuz içimizde müslüman olanlar da var, hak yoldan sapanlar da var. Kim müslüman olursa, işte onlar doğruyu arayıp bulmuşlardır.”

[divide style=”dots” icon=”circle” icon_position=”left” width=”short”]

8- Cin suresi 21. ayet: Kul innî lâ emliku lekum darran ve lâ raşedâ (raşeden).
Anlamı :
De ki: “Muhakkak ki ben, size bir zarar verme ve sizi irşad etme gücüne malik (sahip) değilim.”

[divide style=”dots” icon=”circle” icon_position=”left” width=”short”]

9-) Hucurat suresi 7. ayet: Va’lemû enne fîkum resûlallâh (resûlallâhi), lev yutîukum fî kesîrin minel emri le anittum ve lâkinnallâhe habbebe ileykumul îmâne ve zeyyenehu fî kulûbikum, ve kerrahe ileykumul kufre vel fusûka vel isyân (isyâne), ulâike humur râşidûn (râşidûne).
Anlamı :
Ve aranızda Allah’ın Resûl’ü olduğunu biliniz. Eğer işlerin çoğunda size itaat etseydi, mutlaka sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah, size îmânı sevdirdi ve onu kalplerinizde müzeyyen kıldı. Küfrü, fıskı ve isyanı size kerih gösterdi. İşte onlar, onlar irşad olanlardır.

[divide style=”dots” icon=”circle” icon_position=”left” width=”short”]

10-) Enbiya suresi 51. ayet: Ve lekad âteynâ ibrâhîme ruşdehu min kablu ve kunnâ bihî âlimîn (âlimîne).
Anlamı :
Ve andolsun ki daha önce İbrâhîm (A.S)’a rüşdünü (irşad yetkisini) verdik. Ve Biz, onu (irşada ehil olduğunu) bilenlerdik.

[divide style=”dots” icon=”circle” icon_position=”left” width=”short”]

11-) Hud suresi 87. ayetKâlû yâ şuaybu e salâtuke te’muruke en netruke mâ ya’budu âbâunâ ev en nef’ale fî emvâlinâ mâ neşâu , inneke le entel halîmur reşîd (reşîdu).
Anlamı :
“Ya Şuayb! Babalarımızın ibadet ettiği şeyleri ve de mallarımız konusunda dilediğimizi yapmayı terketmemizi sana namazın mı emrediyor? Muhakkak ki sen, halimsin, reşidsin (rüşde erensin, irşad edensin).” dediler.

 

[ad id=”3969″]

 

Cevşenül Kebirden Alıntı:

76

وَ اَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ

Ve es’elüke biesmâike
Yâ Mü’în
Yâ Mübîn
Yâ Emîn
Yâ Mekîn
Yâ Metîn
Yâ Şedîd
Yâ Şehîd
Yâ Reşîd
Yâ Hamîd
Yâ Mecîd

سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ نَجِّنَا مِنَ النَّار

Sübhâneke yâ lâ ilahe illâ ente’l-emâ-neİ-emâne neccinâ mine’n-nâr.

 

1. Ey muhtaçlara yardım eden Muîn,

2. Ey her hakkı izhâr eden ve varlığında hiç bir şüphe câiz olmayan Mübîn,

3. Ey vaadinde ve sözünde emîn olan ve yarattıklarına emniyet ve huzur veren Emîn,

4. Ey saltanatı muhkem, nüfûz ve iktidar sahibi Mekîn,

5. Ey kuvvet ve kudreti çok sağlam Metîn,

6.Ey azâb ve ikâbı şiddetli olan Şedîd,

7. Ey Kendisinden hiç bir şey saklanamayan ve hiçbir şeyi unutmayan Şehîd,

8. Ey varlıkları en uygun yolda sevk eden ve en iyi neticeye ulaştıran  Reşîd,

9.Ey varlıkların ezelden ebede kadar yaptıkları bütün hamd ve övgüler, aslında yalnız Kendisine ait olan Hamîd,

10. Ey lütuf ve ihsanı geniş, yüce ve şerefli Mecîd,

76. Sübhânsın yâ Rab! Sen’den başka yoktur ilâh!  Emân diliyoruz Sen’den, Koru bizi Cehennem’den!

 

 

 

 

[ad id=”10043″]

Nukteler.com’u Facebook’tan takip etmeyi unutmayın!

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir