Esmaül Hüsna

El-Bâis Esmasının Zikri, Faziletleri ve Faydaları

El-Bâis

El-Bâis  Esması Allahu Teala’nın Güzel isimlerinden biridir.

El-Bâis: Ölüleri diriltip kabirlerinden kaldıran, gönüllerde saklı olanları ortaya çıkaran anlamına gelmektedir. Ayrıca ihtiyaçlarına göre insanlara peygamberler gönderen anlamına gelir.

 

Bâis, ölüleri dirilten, her canlıyı ölümünün ardından yeniden dirilten anlamına gelmektedir. Kışın ölmüş gibi âdetâ cansız gibi görünen mevcudatı ve tabiatı baharda yeniden canlandırması ve onları yeniden yaratması. Mahşer günü mahlukatı diriltip kabirlerinden çıkarması, ölümden sonra yeniden diriltmesi anlamlarını taşır.

El-Bâis

الباعث

Ölüleri dirilten, Kabirlerden çıkaran, Mahşerde toplayan ve Peygamberler gönderen

 

Ba’s-u Ba’del-mevt

Öldükten sonra Tekrar Dirilme

El-Bâis esmasının Anlamı: Sebepleri yaratan ve ölüleri diriltendir. İhtiyaçlarına göre insanlara peygamberler gönderendir.

 

Peygamberler gönderen Peygamberleri gönderen, mahlukatın hepsini ahirette yeniden diriltmiş olan. Peygamberimizi göndermekle bize hatırlatma yapan Allah, bizi bu dünyaya göndermiş ve sınamaktadır. Ölümümüzden sonra bizleri ahirette yeniden dirilterek, hesaba çekecektir.

 

El-Bâis esmasının ebced değeri, zikir sayısı:

Ebced değeri ve zikir sayısı: 573
Zikir günü: Pazar.
Zikir saati: Güneş (Sabah güneş doğarken ve ikindi namazı sonrası.)

El-Bais isminin zikir adeti 573, zikir saati güneş ve zikir günü Pazar‘dır. Bu isim Kuvvetli irade için ve alacakları ve iradeyi geri alabilmek için okunur.

El-Bâis Duası

“Ey sıkıntıları gideren, kederleri kaldıran, zor durumda kalanların dualarına icabet eden, dünya ve ahretin Rahman ve Rahimi olan Allah’ım! Sen çok merhametlisin, Senden başka kimsenin merhametine ihtiyaç bırakmayan bir merhametle bana merhamet eyle” (Hakim)

 

El-Bâis  isminin Özellikleri, Faziletleri ve Faydaları:

Her gün 573 defa “Yâ Bâis Yâ Fettah celle celalühü”  ism-i şerifinin zikredenlerin kazançları artar ve sıhhatleri daim olur. Bu ikili esmayı satılması istenen mal içinde okuyabilirsiniz.

“Yâ Bâis” esmasını okuyan kişi ibadetlerini isteyerek ve severek yerine getirir. İçinde Allah korkusu ve sevgisi meydana gelir.

Allah’a karşı olan ibadetlerinde lakayt olan kimse El-Bâis Esması okumaya devam ederse ibadetlere karşı istek ve arzusu, sevgisi artar. İbadet ve taatını severek yapar.

Sıkıntılardan, dertlerden düşman korkusundan kurtulmak için günde 573 defa Yâ Bâis ism-i şerifi okunmalıdır.

Yâ Bâis ism-i şerifi dedikodulardan sakınmak için 7073 defa okunmalıdır.

5 vakit namazdan sonra 573 kere “Ya Bâis celle celâlühû” zikrine devam eden kimse, güçlü irade sahibi olur, gafletten, içine kapanıklıktan, çekingenlikten kurtulur her işinde başarılı olur.

Her gün 100 kere “Ya Bâis celle celâlühû” ism-i şerifini okuyanın rızkı genişler, işleri yolunda gider.

Her gün 573 kere “Ya Bâis, Ya Fettâh celle celâlühû” ism-i şerifini zikreden kimsenin kazancı artar.

Cuma vakti 1062 kere “Ya Bâis celle celâlühû” ism-i şerifini okuyan bekar kimsenin kısmeti açılır.

Cuma  günü Cuma  ezanı vakti veya ikindi namazından sonra akşam ezanı okununcaya kadar ki zamanda kadar 1062 defa  “Ya Bâis, Ya Fettâh celle celâlühû” okuyan kimselerin, her türlü kısmetleri açılır. Evlenmek isteyenler Allah’ın izniyle hayırlı bir evlilik yapar.

Cuma günü 1062 kere “Ya Bâis, Ya Fettâh celle celâlühû” ism-i şerifini rızık için ve hayırlı bir işe girmek için niyet edip okurlarsa da hayırlı kısmet kapıları açılır.

Bekar erkek veya kız her gün 1062 defa “Yâ Bâis yâ Fettâh” ism-i şeriflerine devam ederse kısa zamanda Allah’ın izni ile hayırlı ve mesut bir izdivaç yaparlar. Gerek erkek ve gerekse kadın hayırlı evlatlara nail olurlar.

Yâ Bâis yâ Fettâh esması erkekler için büyük ve kazançlı işler için ve hayırlı ve bol kazançlı işlerin devamı için oldukça tesirli bir esmadır.

Gece yatmadan 100 defa “Ya Bâis celle celâlühû” esmasını zikreden kimsenin, Allahu Teala kalbini marifet nuru ile dolduru, okuyan kimse düşmanlarına üstün olur, takdir kazanır.

İradesi zayıf kişiler, teşebbüs ettikleri işte çekingen olan ve içine kapanık olan kimseler her gün ihlâslı bir şekilde ve inanarak 573 kere “Yâ Bâis” ism-i şerifini okur ve vefkini temiz bir tabağa yazıp suyunu içmeye devam ederse, çok kısa zamanda varlığında büyük bir değişiklik zuhura gelir. Cesur, atılgan ve müteşebbis olurlar. Başladıkları işleri muvaffakiyetle yürütürler.

Gaflet ve sıkıntı anlarında “Ya Bâis celle celâlühû” ism-i şerifini okumaya devam ederlerse, Allahu Teala içinde bulunduğu dertlerden o kimseyi kurtarır.

40 gün farz namazlarından sonra 573 defa “Ya Bâis” esmasını okumaya devam eden hayırlı her türlü muradına nail olur.

El-Bâis ism-i şerifi oldukça tesirli bir esmadır. Bu mübarek ismin zikrine her gün 573 defa “Ya Bâis celle celâlühû” diye okumaya devam edenlerin önlerindeki kapalı kapılar açılır.

El-Bâis Esması düşmanların şerrinden korunmak ve iftiradan emin olmak için 7073 defa okunmalıdır.

 

El-Bâis ism-i şerifi geçen Kur’an ayetleri

Bakara Suresi 56. Ayet: Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün ardından sizi tekrar dirilttik.

Bakara Suresi 213. Ayet: İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler konusunda, aralarında hüküm vermek üzere kitapları hak olarak indirdi. Kendilerine apaçık âyetler geldikten sonra o konuda ancak; kitap verilenler, aralarındaki kıskançlık yüzünden anlaşmazlığa düştüler. Bunun üzerine Allah iman edenleri, kendi izniyle, onların hakkında ayrılığa düştükleri gerçeğe iletti. Allah, dilediğini doğru yola iletir.

Bakara Suresi 259. Ayet: Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, “Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?” demişti. Bunun üzerine, Allah onu öldürüp yüzyıl ölü bıraktı, sonra diriltti ve ona sordu: “Ne kadar (ölü) kaldın?” O, “Bir gün veya bir günden daha az kaldım” diye cevap verdi. Allah, şöyle dedi: “Hayır, yüz sene kaldın. Böyle iken yiyeceğine ve içeceğine bak, henüz bozulmamış. Bir de eşeğine bak! (Böyle yapmamız) seni insanlara ibret belgesi kılmamız içindir. (Eşeğin) kemikler(in)e de bak, nasıl onları bir araya getiriyor, sonra onlara nasıl et giydiriyoruz?” Kendisine bütün bunlar apaçık belli olunca, şöyle dedi: “Şimdi, biliyorum ki; şüphesiz Allah’ın gücü her şeye hakkıyla yeter.”

Nahl Suresi 36. Ayet: Andolsun biz, her ümmete, “Allah’a kulluk edin, tâğûttan kaçının” diye peygamber gönderdik. Allah, onlardan kimini doğru yola iletti; onlardan kimine de (kendi iradeleri sebebiyle) sapıklık hak oldu. Şimdi yeryüzünde dolaşın da peygamberleri yalanlayanların sonunun ne olduğunu görün.

Nahl Suresi 84. Ayet: Kıyamet günü her ümmetten bir şahit göndereceğiz; sonra inkâr edenlere ne (özür dilemeleri için) izin verilecek, ne de Allah’ın rızasını kazandıracak amelleri işleme istekleri kabul edilecek.

Isra Suresi 5. Ayet: Nihayet bu iki bozgunculuktan ilkinin zamanı gelince (sizi cezalandırmak için) üzerinize, pek güçlü olan birtakım kullarımızı gönderdik. Onlar evlerinizin arasına kadar sokuldular. Bu, herhâlde yerine gelmesi gereken bir va’d idi.

Isra Suresi 15. Ayet: Kim doğru yolu bulmuşsa, ancak kendisi için bulmuştur; kim de sapıtmışsa kendi aleyhine sapıtmıştır. Hiçbir günahkâr, başka bir günahkârın günah yükünü yüklenmez. Biz, bir peygamber göndermedikçe azap edici değiliz.

Yunus Suresi 74. Ayet: Sonra, onun ardından birçok peygamberi kendi toplumlarına gönderdik. Onlara apaçık mucizeler getirdiler. Fakat onlar önceden yalanlamakta oldukları şeye inanacak değillerdi. İşte biz haddi aşanların kalplerini böylece mühürleriz.

Kehf Suresi 19. Ayet:  Böylece biz, birbirlerine sorsunlar diye onları uyandırdık. İçlerinden biri: “Ne kadar kaldınız”? dedi. (Bir kısmı) “Bir gün, ya da bir günden az”, dediler. (Diğerleri de) şöyle dediler: “Ne kadar kaldığınızı Rabbiniz daha iyi bilir. Şimdi siz birinizi şu gümüş para ile kente gönderin de baksın; (şehir halkından) hangisinin yiyeceği daha temiz ve lezzetli ise ondan size bir rızık getirsin. Ayrıca, çok nazik davransın (da dikkat çekmesin) ve sizi hiçbir kimseye sakın sezdirmesin.”

Hacc Suresi 7. Ayet: Çünkü kıyamet muhakkak gelecektir. Onda hiçbir şüphe yoktur ve şüphesiz Allah, kabirlerdeki kimseleri diriltecektir.

Mu’min Suresi 57. Ayet: Elbette göklerin ve yerin yaratılması, insanların yaratılmasından daha büyük bir şeydir. Fakat insanların çoğu bilmezler.

Tegabun Suresi 7. Ayet: İnkâr edenler, kesinlikle, öldükten sonra diriltilmeyeceklerini iddia ettiler. De ki: “Hiç de öyle değil, Rabbime and olsun, mutlaka diriltileceksiniz, sonra da yaptıklarınız size elbette haber verilecektir. Bu, Allah’a kolaydır.”

Yasin Suresi 52. Ayet: Şöyle derler: “Vay başımıza gelene! Kim bizi diriltip mezarımızdan çıkardı? Bu, Rahman’ın vaad ettiği şeydir. Peygamberler doğru söylemişler.”

En’am Suresi 36. Ayet: (Davete) ancak işitenler icabet eder. Ve Allah, ölüleri (ölü olan sem’î isimli işitme hassasını, ölü olan fuad isimli idrak hassasını, ölü olan basar isimli görme hassasını) diriltir. Sonra O’na döndürülürler. (Hayatta iken ruhu mürşid eliyle Allah’a döndürülür.)

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir