Hadis

Ahlak ile ilgili Hadisler

Resûl-ü Ekrem Efendimiz Muhammed Sallallahu Aleyhi ve selem, güzel ahlâkın muazzam nümûnesidir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de “Sen elbette yüce bir ahlâk üzeresin.” (Kalem Suresi 4. Ayet) buyurulmaktadır.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Sallallahu Aleyhi ve selem ‘in güzel ahlakla ilgili İmam Gazali’nin meşhur Ihya’u Ulum’id-Din adlı eserinden derlenmiş kırktan fazla hadisi şerif vardır.

Ahlak ile ilgili Hadisler

[ad id=”9939″]

Allah Resûlü (sav) buyurdu:

  • Ben, güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim.” [Ebû Hureyre radıyallahu anh. ]

 

  • “Sizin imanca en güzeliniz, ahlakça en güzel olanınızdır.” [Hakim]

 

  • “Müminlerin iman yönünden en faziletlisi, ahlakça en iyi olanıdır.” [Tirmizi]

 

  • “İmanı en kuvvetli kişi, ahlakı en güzel ve hanımına en yumuşak olandır. [Tirmizi]

 

  • “Şu altı şeyi yapanın Cennete girmesine kefilim: Konuşunca doğru söyleyen, verdiği sözü yerine getiren, emanete riayet eden, namusunu koruyan, gözlerini haramdan sakınan, ellerini kötülükten çeken. “[İ.Ahmed]

 

  • Her binanın bir temeli vardır. İslam binasının temeli de güzel ahlak’tır. [Abdullah bin Abbas]

 

  • “Kıyamet gününde mü’minin terazisinde güzel ahlaktan daha ağır bir şey bulunmaz. ALLAH çirkin hareketler yapan ve kötü sözler söyleyen her kişiden nefret edip buğzeder ve onları sevmez.” (Tirmizi, Birr 61.)

 

  • “Ben, haklı olduğu hâlde bile çekişmeyi bırakan kimse için cennetin avlusunda bir köşk, şaka da olsa, yalan söylemekten kaçınan kimse için cennetin ortasında bir köşk ve ahlâkı güzel olan kimse için de cennetin en yüksek yerinde bir köşk verileceğine kefilim.” (Ebû Davûd, Edeb, 7, V, 150)

 

  • “En hayırlınız, ahlâkça en güzel olanlarınızdır.” (Müslim, Fedail, 68, II/1810)

 

  • “Su, buzu erittiği gibi güzel ahlâk da günâhları eritir (yok eder); sirke balı bozduğu gibi kötü ahlâk da ameli bozar.” (Taberanî, el- Mu’cemu’l-Evsat, No: 854, I, 470)

 

  • “İmanca mü’minlerin en olgunu, ahlâkı en güzel olup, aile bireylerine karşı en yumuşak ve lütufkâr davranandır.” (Tirmizî, İman, 6, V, 9; Darimî, Rikak, 74, II, 629)

 

  • “Bedene kolay ve hafif gelen ibadeti size bildireyim mi? Susmak ve güzel ahlâk sahibi olmaktır.” (İbn-i Ebi’d-Dünya, Kitabu’s-Samt, No: 27, 48, Beyrut, 1988)
  • “Bir mü’min, güzel ahlâkı sayesinde, gündüz oruç tutup gece namaz kılan kimselerin derecesine ulaşır.” (Ebû Dâvûd, Edeb 7; Tirmizî, Birr 62, Imam Gazali – Ihya’u Ulum’id-Din C.2 S.47)

  • “Kıyâmet günü, mü’minin mizanında güzel ahlâktan daha ağır basan bir şey yoktur. Allah Teâla, çirkin düşük söz (ve davranış) sahiplerine buğzeder.” (Tirmizî, Birr 62, ; Ebu Dâvud, Edeb 8,)

Tirmizî’nin bir rivayetinde şöyle denmiştir:

“Güzel ahlâk sahibi, ahlâkı sayesinde, namaz ve oruç sahibinin dereceisine ulaşır.”

  • “Meclisime en yakın olanınız, ahlakı en güzel olan ve etrafındakilerle hoş geçinendir. Onlar herkesi sever, herkes de onları sever.” (Tirmizî)

 

  • “Allah Teala bir kula hayır murad ettiğinde onu dinde fakih ve dünyada zahid kılar ve ona ayıplarını görecek basireti verir.” (Deylemi, 1/242; Beyhaki, Şuab, 7/347)

 

  • “Güzel ahlak, büyük günahları, suyun kirleri temizlemesi gibi temizler. Kötü ahlak ise, salih amelleri, sirkenin balı bozduğu gibi bozar.” (İ. Hibban, İmam Gazali – Ihya’u Ulum’id-Din C. 3 S. 117 )

 

  • “Allah’ım! Senden sıhhat, afiyet ve güzel ahlâk isterim” (Süyûtî, Camiu’l-ahâdîs, 2/40.)

 

  • “Tedbir gibi akıl, güzel huy gibi asalet olamaz.” (İbn-i Mâce)

 

  • “Güneş donmuş suyu erittiği gibi, güzel ahlâk da günâhları eritir.” (Imam Gazali – Ihya’u Ulum’id-Din C. 3 S. 119)
[ad id=”10043″]
  • “Bir şey yapmak istediğinde sonunu düşün, şeriata uygunsa yap, değilse vazgeç.” (Imam Gazali – Ihya’u Ulum’id-Din C. 3 S. 416)

 

  • “Hiç şüphesiz Allah u Teala kıyamet günü “Nerede benim rızam için birbirini sevenler? Gölgemden başka gölgenin bulunmadığı bugün onları arşımın gölgesinde gölgelendireceğim.”  (Müslim Birr 37)

 

  • “Amellerin en faziletlisi Allah için sevmek, Allah için buğzetmektir.”  ([Ebû Dâvud, Sünnet 3)

 

  • Enes İbni Mâlik radıyallâhu anh’den rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
    “Üç özellik vardır; bunlar kimde bulunursa o, imanın tadını tadar:

– Allah ve Rasûlü’nü, (bu ikisinden başka) herkesten fazla sevmek. 

– Sevdiğini Allah için sevmek. 

– Allah kendisini küfür bataklığından kurtardıktan sonra tekrar küfre dönmeyi, ateşe atılmak gibi çirkin ve tehlikeli görmek.”  (Buhârî, Îmân 9, 14, İkrah 1, Edeb 42; Müslim, Îmân 67.Ayrıca bk. Tirmizî, Îmân 10)

 

  • “Ruhumu kudret altında tutan Allah’a yemin ederim ki cennete sadece güzel ahlak sahipleri girer.“ (Tirmizi; Huccetü’l İslam İmam Gazali, İhya’u Ulum’id-din, 2. cilt)

 

  • “Allah uğrunda birbirine muhabbet eden kimseler, O’nun gölgesinden başka gölge olmayan günde, O’unu Arş-ı Alâsının gölgesindedirler. Kendilerine nurdan kürsüler kurulur. Onların Rableri ile olan meclislerine, Peygamberler, sıddıklar ve şehidler bile imrenirler.” (Hz. Muaz İbni Cebel, Ramuz El-Hadis s.233)

 

  • “Birbirinizi kıskanmayınız, birbirinize kin tutmayınız, birbirinize çirkin sözler söylemeyiniz, birbirinize sırtlarınızı dönmeyiniz, kiminiz kiminizi arkasından çekiştirmesin. Allah’ın kulları kardeşler olunuz.” (Buhari ve Müslim; Huccetü’l İslam İmam Gazali, İhya’u Ulum’id-din, 3. Cilt)

 

  • “Kişi dostunun dini üzeredir. Öyleyse her biriniz, kiminle dostluk kuracağına dikkat etsin.” (Ebu Davud, Edeb, 19, Tirmizi, Zühd, 45)

 

 

  • “Biriniz kardeşini (Allah için) seviyorsa, ona sevdiğini söylesin.” (Ebû Dâvud, Edeb 122, (5124); Tirmizî, Zühd 54, (2393).)

 

  • Hz. Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor:

“Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)‘ın yanında bir adam vardı. Derken oradan birisi geçti.

(Aleyhissalâtu vesselâm’ın yanındaki):

“Ey Allah’ın Resulü! Ben şu geçeni seviyorum.” dedi.

“Pekiyi kendisine haber verdin mi?” diye Aleyhissalâtu vesselâm sordu.

“Hayır!” deyince,

“Ona haber ver!” dedi. Adam kalkıp, gidene yetişti ve:

“Seni Allah için seviyorum!” dedi. Adam  da:

“Kendisi adına beni sevdiğin Zât da seni sevsin!” diye mukabelede bulundu.” (Ebû Dâvud, Edeb 122, (5125).)

  • “Müslüman Müslümanın kardeşidir ona zulmetmez; onu düşmana teslim etmez. Kim bir Müslüman kardeşinin ihtiyacını giderirse, Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Kim bir Müslümanın sıkıntısını giderirse, Allah da kıyamette onun bir sıkıntısını giderir. Kim de bir Müslümanın ayıbını örterse, Allah da kıyamette onun bir ayıbını örter.” (Buhârî, Mezâlim 3)

 

  • “Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (zalimlere de) teslim etmez. Kim, din kardeşinin bir ihtiyacını giderirse, Allah da onun ihtiyacını giderir.” (Buhârî, “Mezâlim”, 3; “İkrah”,7; Müslim, “Birr”, 58;Tirmizî, “Hudud”3)

 

  • Resûlullah Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in sözlerinde ve hareketlerinde hiçbir çirkinlik bulunmadığı gibi, çirkin olan hiçbir şeye de özenmezdi. Peygamber Efendimiz şöyle buyururdu:

“Hayırlınız, ahlâkı güzel olanınızdır.”  [Buhârî, Menâkıb 23, Fezâilü ashâbi’n-nebî 27, Edeb, 38-39; Müslim, Fezâil 68. Ayrıca bk. Tirmizî, Birr 47, 69]

 

  • Ebû Ümâme el-Bâhilî radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Haklı bile olsa çekişip didişmeyen kimseye cennetin kenarında bir köşk verileceğine ben kefilim.

Şakadan bile olsa yalan söylemeyen kimseye cennetin ortasında bir köşk verileceğine kefilim.

İyi huylu kimseye de cennetin en yüksek yerinde bir köşk verileceğine kefilim.”

[Ebû Dâvûd, Edeb 7. Ayrıca bk. Tirmizî, Birr 58; İbni Mâce, Mukaddime 7]

 

  • Câbir ibni Abdullah radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“İyi huylu olanlarınız, içinizde en çok sevdiğim ve kıyamet günü bana en yakın mesafede bulunacak kimselerdir. Güzel sohbet ediyor dedirmek için uzun uzun konuşanlar, sözünü beğendirmek için avurdunu şişire şişire laf edenler ve bilgiçlik etmek için lugat paralayanlar ise en sevmediğim ve kıyamet günü bana en uzak mesafede bulunacak kimselerdir.”

Ashâb-ı kirâm:

– Yâ Resûlallah! Güzel sohbet ediyor dedirmek için uzun uzun konuşanları, sözünü beğendirmek için avurdunu şişire şişire laf edenleri biliyoruz. Fakat bilgiçlik taslamak için lugat paralayanlar (mütefeyhik) dediğiniz kimlerdir? diye sorduklarında:

“Kibirlenen kimselerdir” cevabını verdi.

[Tirmizî, Birr 71]

 

[ad id=”3969″]

 

Nukteler.com’u Facebook’tan takip etmeyi unutmayın!

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir