Genel

Salavat Nasıl Getirilir? – Salavat Okunuşu – Salavat Çeşitleri

Salavât Nedir?

[ad id=”9939″]

Salavât kelimesi, salât kelimesinin çoğuludur. Salavât; selam, tebrik, zikir, dua anlamlarına gelmekle birlikte Peygamber Efendimiz’in ismi zikredildiğinde yapılan duâ demektir.

Salavât; “Belirli vakitlerde, Kur’an’da emredildiği tarzda ve Hz. Peygamber (asv)’in tarif ettiği şekilde yapılan ibadettir. Salât’ın çoğulu salavât gelir. Hz. Peygamber (asv)’e yapılan duâ mânâsında kullanılır.

Salavât ile İlgili Ayet-i Kerime

Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber’e salât ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, selâm edin.

[Ahzab suresi 56]

Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuşlardır:

“Yanında anıldığım kişi bana tam bir salât ü selâm getirmezse o benden değildir, ben de ondan değilim. Allâh’ım! Benimle alâkasını devam ettirenle Sen de alâkanı devam ettir. Benimle alâkasını kesenle Sen de alâkanı kes.” (Deylemî, el-Firdevs, III, 634)

“Cimri, yanında adım anıldığı hâlde bana salât ü selâm getirmeyen kimsedir.” (Tirmizî, Deavât, 100)

“Kim bana salât ü selâm getirmeyi unutursa cennetin yolunu şaşırır.” (İbni Mâce, İkâmet, 25)

“Cenâb-ı Hakk’a yarın rızâya ermiş olarak mülâki olmak arzusunda bulunanlar bana çokça salât göndersinler.” (Ali el-Müttakî, I, 504/2229)

“Tahkîkan sizden bana en yakın olan kimse beni çokça salât ve selâmla yâd edenlerdir.” (Tirmizî, Vitr, 21/484)

“İhtiyâcı bulunan bir şeyi te’minde zorluğa düşen bir kimse bana çokça salât ve selâm göndersin. Tahkîkan salât ve selâm gam ve kederleri izâle eyler, rızıkları bollaştırır ve müşkilleri halletmek için yegâne bir vesiledir.” (Kenzü’l-İrfân, 5)

 

 

[ad id=”10043″]

 

Salât u Selâmın Önemi:

Salât ve selâm getirmekten maksat, Efendimiz’e (s.a.s.) ta’zimdir. Dünyada O’na yapılacak ta’zim, O’nun hatırasını yüceltmek, dînini yaymak ve sürekliliğini temine çalışmaktır.

Âhirette ise sevâbının çoğalması, ümmetine şefaatçi kılınması, el-Makâmu’l-Mahmûd’a yükselmesiyle elde edeceği faziletinin devamına dua etmektir.

Salât ve selâm getirme, Peygamber Efendimizin (s.a.s.) rûhuyla irtibat kurmayı ve onun nûrundan istifâde etmeyi temin eder. Zira salât u selâm getirene Allah Resûlü de (s.a.s.) bir misliyle salât eder (rahmet diler.)

İslâm dini, Resûlullah’a (s.a.s.) salât okumayı, kulluğun izhârında mühim ve müessir bir vâsıta kılmıştır. Salât ve selâm okumak, en üstün ibâdetlerden ve Peygamber Efendimizin (s.a.s.) şefâatine kavuşmanın en kısa yollarından birisi olarak görülmüştür. Birçok hadîs-i şerifte mü’minlerin salât ve selâm getirmeleri emredilmiş, bu ibâdeti yapmayanlar yerilmiştir.

İslâm âlimleri de salât ve selâmın fazîletine işaret etmişler bizzat kendileri de büyük bir şevk ile salavâtla meşgul olmuşlar ve Müslümanları da bu işe teşvik etmişlerdir.

Salât, en makbûl bir duâdır ve her çeşit duâların makbul olma şartlarından biri kılınmıştır. Duâların kabûlü için en azından başında ve sonunda salât okunmalıdır. Salavât-ı şerifeyi okumanın şefaate vesile olacağını, isminin yazıldığı her yere salât ve selâm yazmanın meleklerin istiğfarına sebep bulunacağını, kıyametin dehşetinden O’na çokça salât ve selâm okuyanların kurtulacağını birçok hadis-i şeriften öğrenmekteyiz.

İsmini duyup da Peygamberimize (s.a.s.) salât ve selâm getirmeyen kişi kınanmayı gerektiren kötü bir iş yapmıştır.

[ad id=”10049″]

Salât u Selâmın Hükmü:

  1. Bazılarına göre müstehaptır, yani yapılması halinde sevap kazanılır, yapılmasa günah olmaz.
  2. Bazılarına göre ise vâcibtir ve bu hükümde icma edilmiştir, yani fikir birliğine varılmıştır.
  3. Ömürde bir kere salavât okumak vacibtir. Namazda da olsa, namaz dışında da olsa vacib yerine gelir.
  4. Namazda son oturuşta, ettehıyyâtü’den sonra, namazdan çıkış selâmı vermeden önce okumak vaciptir.
  5. Ettehıyyâtü’den sonra okumak vâciptir. Ettehıyyâtü’den sonra salât okunması, Şâfiî ve Ahmed b. Hanbel’e göre farz ise de, Hanefîlere, Mâlik ve Cumhûr’a göre sünnettir. Farz diyenlere göre, salavât terkedilecek olsa, namaz iptal olur, yeniden kılınması gerekir.
  6. Teşehhüd diye kayıtlanmaksızın namazın herhangi bir yerinde okunması vacibtir.
  7. Sayı ile sınırlanmaksızın çokça okunması vacibtir.
  8. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın zikri geçtikçe, hatırlandıkça söylenmelidir diye hükmedenler de olmuştur.

“Böyle yapmak ihtiyata uygun olanıdır” denmiştir.

  1. Bir mecliste Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın zikri birçok kere geçse de bir kere salât u selâm okunması yeterlidir, her seferinde okumak müstehabtır.
  2. Her dua esnasında vacibtir. Şu halde din âlimleri, salât u selâm okumanın vacib olduğu husûsunda fikir ayrılığına düşmemiştir. Hangi şartlarda vâcib olduğunda ihtilâf varsa da, en uygunu Resûlullah’ın ismi zikredildikçe okumaktır.

Hutbe dinlerken, Kur’an okurken salavât getirmek vacib değildir.

[ad id=”10043″]

Nukteler.com’u Facebook’tan takip etmeyi unutmayın!

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir