Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm
"Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm" zikrinin anlamı, Arapça-Türkçe yazılışı ve okunuşu, faziletleri
Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm zikrinin anlamı nedir? Arapça-Türkçe yazılışı ve okunuşu, fazileti, ne zaman, ne için okunur?
“Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh” ne demek? Ayet mi, hadis mi? Arapça metni, Türkçe okunuşu, anlamı, fazileti ve hangi durumlarda okunacağını sahih hadis kaynaklarıyla keşfedin.
Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm
Bu zikir, İslam geleneğinde “Havkale” olarak bilinen ve Peygamber Efendimizin (s.a.v.) “Cennet hazinelerinden bir hazine” olarak nitelendirdiği kısa ama etkisi derin bir cümledir. Bu ifade ve dua sadece bir sığınma duası değil, aynı zamanda tevhidin özünü ve insanın acziyetini kabul etmenin en zarif ifadesi olduğunu ortaya koymaktadır.
Sıkıntı, darlık, fakirlikten kurtaran, bela ve musibetlerden muhafaza eden, Peygamber Efendimiz (sav) hadis-i şeriflerinde tavsiye ettiği en tesirli ve etkili bir zikir, bir duadır.
Anlamı ve Kelime Analizi
Allah’ın kudret ve gücünden başka kudret ve güç yoktur, sadece Yüce ve Büyük olan Allah’ın yardımıyla elde edilir.
1. “Lâ havle” — لَا حَوْلَ
“Güç ve hareket yoktur.”
“havl” kelimesinin tam anlamı biraz daha zengindir.
Detaylı Analiz:
- Havl (حَوْل): Arapça’da “bir şeyden bir şeye dönmek, değişmek, güç yetirmek, bir işi idare etmek” anlamlarına gelir.
- İmam Gazali’nin tanımıyla: Havl, “hareket etme ve bir halden başka bir hale geçme gücü”dür.
- Ragıb el-İsfahani’ye göre: “Havl, bir şeyin etrafında dönmek” kökünden gelir; yani bir durumdan diğerine geçiş yapabilme kudreti.
- Lâ havle: “Hiçbir dönüşüm, değişim veya güç yetirme yoktur” — yani kulun kendi başına bir halden başka bir hale geçme, bir sıkıntıdan kurtulma gücü yoktur.
Kısacası: “Güç ve hareket yoktur” ifadeniz özü yakalıyor, ancak “havl” sadece fiziksel hareket değil, değişim ve dönüşüm gücünü de kapsar.
2. “Ve lâ kuvvete” — وَلَا قُوَّةَ
“Hiçbir kuvvet de yoktur.”
Detaylı Analiz:
- Kuvve (قُوَّة): “Güç, kudret, takat, kuvvet” anlamlarına gelir.
- İmam Gazali: Kuvve, “bedende ve ruhta bulunan kabiliyet ve istidat”tır.
- Havl ile kuvve arasındaki fark:
- Havl: Eyleme geçme, harekete geçme gücü (fiili güç)
- Kuvve: Potansiyel olarak var olan kabiliyet (potansiyel güç)
- Yani kul, ne fiilen harekete geçebilir ne de buna potansiyel olarak sahiptir — her ikisi de Allah’tandır.
3. “İllâ billâh” — إِلَّا بِاللَّهِ
“Ancak Allah’ın yardımıyla / Allah sayesinde.”
- İllâ (إِلَّا): “Ancak, hariç, müstesna” — istisna edatı.
- Bi (بِ): “İle, vasıtasıyla” — buradaki “ba” harf-i cerri istiane (yardım isteme) manası taşır.
- Billâh (بِاللَّهِ): “Allah ile / Allah’ın yardımıyla.”
- Yani: “Ancak Allah’ın yardımı ve izniyle” — kulun hiçbir gücü yoktur, ancak Allah’ın ona verdiği güçle hareket edebilir.
Önemli Nüans: Buradaki “ba” harfi, sadece “sayesinde” değil, aynı zamanda “Allah’a sığınarak, O’ndan yardım dileyerek” manasını da taşır.
4. “El-Aliyyil” — الْعَلِيِّ
“Çok yüce olan.”
Detaylı Analiz:
- Aliyy (عَلِيّ): “Yüce, yüksek, yüceler yücesi” anlamına gelir.
- Kökü: ع ل و (a-l-v) — “yükselmek, yüce olmak.”
- El-Aliyy, Allah’ın isimlerinden (Esmâ-i Hüsnâ) biridir ve “mutlak yücelik” manasına gelir.
- Sifat-ı müşebbehe kalıbında olup sübut ve devamlılık ifade eder: “Her zaman yüce olan.”
Nüans: “Çok yüce” demek doğru, ancak “Aliyy” zaten mübalağa (abartma) kalıbında olduğu için “en yüce, mutlak yüce” manası da verilebilir.
5. “El-Azîm” — الْعَظِيمِ
“Azamet sahibi, büyük olan.”
Detaylı Analiz:
- Azîm (عَظِيم): “Büyük, yüce, azametli, heybetli” anlamlarına gelir.
- Kökü: ع ظ م (a-z-m) — “büyük olmak, azametli olmak.”
- El-Azîm, Allah’ın isimlerindendir ve “zatının ve sıfatlarının büyüklüğü”nü ifade eder.
- Sifat-ı müşebbehe kalıbında olup devamlılık bildirir: “Her zaman azamet sahibi olan.”
Nüans: “Büyük” kelimesi Türkçe’de mekânsal bir çağrışım yapabilir; oysa Azîm, manevi ve zatî bir büyüklüğü, heybet ve azameti ifade eder.
Tam Tercüme
“Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm”
“Güç ve kuvvet yoktur; ancak yüce ve azametli olan Allah’ın yardımıyladır.”
Veya daha geniş bir ifadeyle:
“Kulun kendi başına ne bir halden başka bir hale geçme gücü, ne de bir işi yapmaya takati vardır. Bütün güç ve kuvvet, ancak çok yüce ve azamet sahibi olan Allah’ın yardımıyladır.”
Arapça Yazılışı:
لاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ اِلاَّ بِاللهِ الْعَلِىِّ الْعَظِيمِ
Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm
“Bütün güç ve kuvvet ancak Allah’ladır (Allah’tandır).” Dolayısıyla insan bu zikri söyleyerek kendisini ve hayatının bütün işlerini Allah’a teslim etmektedir.
Kur’ân-ı Kerim’de Kehf suresinde “Lâ Kuvvete İllâ Billâh” şeklinde geçmektedir.
وَلَوْلَٓا اِذْ دَخَلْتَ جَنَّتَكَ قُلْتَ مَا شَٓاءَ اللّٰهُۙ لَا قُوَّةَ اِلَّا بِاللّٰهِۚ اِنْ تَرَنِ اَنَا۬ اَقَلَّ مِنْكَ مَالًا وَوَلَدًاۚ
Velevlâ iż deḣalte cenneteke kulte mâ şâallâhu lâ kuvvete illâ billâh(i) in terani enâ ekalle minke mâlen ve veledâ(n)
Meali: Bağına girdiğinde: Mâşâallah! Kuvvet yalnız Allah’ındır, deseydin ya! Eğer malca ve evlâtça beni kendinden güçsüz görüyorsan şunu bil ki.. (Kehf Suresi 39. Ayet)
Hadislerdeki Yeri ve “Cennet Hazinesi” Metaforu
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu zikri çeşitli vesilelerle tavsiye etmiştir:
- Ebu Musa el-Eş’ari’den: Peygamberimiz “Sana cennet hazinelerinden bir hazineyi göstereyim mi?” diye sorduğunda “Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh” buyurmuştur.
- Hâzim bin Harmele’ye: “Ey Hâzim, ‘Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh’ demeyi çoğalt! Çünkü o cennet hazinelerindendir” tavsiyesinde bulunmuştur.
Buradaki “hazine” metaforu son derece anlamlıdır: Zikir, dilde hafif ama manevi terazide ağırdır. Bu ifade her melek yaratıldığında söylediği ilk kelamdır. İnsan için de bu, varoluşun temel gerçeğini kabul etmenin ifadesidir.
Aliyyil Azîm İlavesinin Delili
Duanın sonundaki “Aliyyil Azîm” (Yüce ve Azametli) ilavesi, sahih hadislerle sabittir. Bu ilave bir bid’at değil, aksine sünnette yer alan bir uygulamadır:
- Ubade bin es-Samit’ten: Peygamberimiz gece uyanıldığında okunacak duaları sayarken “…ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm” şeklinde buyurmuştur.
- Sa’d bin Ebi Vakkas’tan: Bir bedevi Peygamberimize öğretmesini istediğinde, O da bu ilaveli formu öğretmiştir. Müslim’in rivayetinde ise “el-Azîzil Hakîm” şeklinde geçmektedir .
Bu ilaveler, Allah’ın isim ve sıfatlarının zikre dahil edilmesinin meşruluğunu gösterir.
Cennet’in bir hazinesi
Güç ve kuvvet, sadece Yüce ve Büyük olan Allah Teâlâ’nın yardımıyladır.
Lafız itibariyle kısa fakat anlam itibariyle çok kapsamlı olan bir zikir ve duâ cümlesi olup Peygamberimizin ifadesiyle “Cennet’in hazinelerinden bir hazinedir” (Tirmizî, Daavât, 57, 119)
Allah Resulünden (s.a.v) nakledilen bir hadiste şöyle buyurmuştur:
“Allah’a karşı günah işlemekten alıkoyacak (uzak tutacak) tek güç ancak O’nun verdiği güç ile ve O’na itaat gücü de, ancak O’nun yardımı ile hâsıl olur.” [Mir’atu’l Ukul, c. 12, s. 213.]
İmam-ı Rabbani hazretleri korkulu zamanlarda, “Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh” okunmasını emrederdi.
* * *
Sıkıntıya düşen veya borçlanan, 1000 kere bu zikri okumaya devam ederse Allahu Teâlâ işini kolaylaştırır. [Şir’a]
* * *
Fakirlikten kurtulmak için bu kelime-i temcidi çok okumalıdır. (Tergib-üs salât)
* * *
سُبْحَانَ اللهِ وَالْحَمْدُ ِللهِ وَلاَ اِلهَ اِلاَّ اللهُ وَاللهُ اَكْبَرُ وَلاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ اِلاَّ بِاللهِ الْعَلِىِّ الْعَظِيمِ
Bir kimse eğer “Sübhanallahi velhamdü lillahi ve la ilahe illallahü vallahü ekber vela havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim” derse
Tesbih (subhanallah), tekbir (Allahu ekber) tahmid (elhamdu lillah), tehlil (la ilahe illallah), temcid (la havle vela kuvvete illa billahil aleyhil azim) hepsini bir arada söylemiş olurki, en kıymetli tesbihi okumuş olur.
Peygamberimiz (s.a.v.) Hz. Ali (r.a.)’a hitaben şöyle demiştir:
“Ya Ali! Bir sıkıntıya düştüğün zaman
‘Bismillahirrahmanirrahim ve lâ havle ve lâ kuvvete illa billâhi-l-aliyyi-l-azîm’ duasını oku; muhakkak Allah onunla dilediği kadar her türlü belayı uzaklaştırır.” (Deylemi)
“Bismillahirrahmanirrahim ve lâ havle ve lâ kuvvete illa billahil aliyyilazim” okumak,sinir hastalığına ve bütün hastalıklara iyi geldiğini Enes bin Malik haber verdi. (Tefsir-i Mazheri)
Fazileti ve Sırları
Sinirlendiğinde ve öfkelendiğinde, sinirin geçmesi için okunması faydalıdır.
Her ne iş ve her ne sebep olursa olsun sinirlenmiş, hiddetlenmiş, galeyana gelerek öfkesi son derece artmış, öfkeye kapılan bir kimse kuvvet ve kudret Cenab-ı Hakk’ın olduğunu düşünerek üç defa la ilahe derse hiddet ve öfkesi geçer, sukunet bulur. Hiddetli, gadaba gelmşi bir kimse ayakta ise bunu okuyarak oturması ve oturmakta iken hiddetlenen kimse de okuyarak ayağa kalkması münasiptir.
Her gün sabah namazından sonra 7 defa “Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm” okuyan kimse kendini din ve dünyasına zarar verecek bir işe teşebbüs etmez, teşebbüs ettiği şeyler hep hayırla sonuçlanır. Hep hayırlı şeylere nail ve muvaffak olur.
Zorluk ve sıkıntıdan kurtulmak için
Bir müşkil ve müzayaka, bir sıkıntıya içerisine giren ve bundan kurtulmayı arzu eden kimse Cuma gecesi sabaha karşı kalkarak abdest alır ve Allah rızası için iki rekat namaz kıldıktan sonra kıbleye karşı oturup 1807 defa “Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm” okunur.
Sonra “Ya Rabbe’l Aziym, havl ü kuvvet, kudret, azamet yalnız senindir, beni bu içinde bulunduğum müşkil durumdan ancak ve ancak sen kurtarırsın, inayet ve yardım ancak sendendir. Kemal-i lütfü keremin ile bu kulunu halas buyur” diye dua ettikten sonra üç ihlas ve bir Fatiha ve 7 kere salatü selam okuyarak Dergah-ı Zülcelâl Hazretlerine iltica ederse bi iznillah sıkıntısından kurtulur.
Bir kimse, huzuruna girmeye mecbur olduğu bir amirin veya bir hâkimin veya herhangi bir devlet adamının yanına girmeden önce bir defa “Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm” okur ve ondan sonra girerek hafifçe ve hissettirmeden huzuruna girdiği zatın üzerine doğru üfler ise, o kimseden hiçbir kötü muamele ve hiçbir hakaret görmez, aksine hürmet ve yardıma nail olur.
Rızık için…
“Lâ havle ve lâ kuvvete” zikrini vird edinen ve lisanını alıştırarak onu okumaya devam eden kimse her bir isteğinde ve arzusunda bilhassa rızık hususunda zarurete ve sıkıntıya düşmez, düşmanlarının ve hasedlerin şerrinden, şeytan ve cinlerin tasallutlarından emin olur ve korunur.
Haksız yere hapis, tutuklu olan kimse yedi gece yatsı namazından sonra 333 defa “Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm” okur ve her okumasın sonunda bulunduğu hapis halinden kurtulması için dua ederse biiznillah o kimse bulunduğu hapisten veya herhangi bir tutukluluktan kurtulur ve kurtulur.
Bir kimse saldırgan düşmanın galeyana gelerek hiddet ve şiddet ile üzerine hücum ve tecavüz ettiğini görürse tam bir itikat ile 3 defa “Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm” zikrini okursa o düşmanın hiddeti sükunet bulur. Hiddet ve öfkesi teskin etmek hususunda defalarca tecrübe edilmiş ve büyük tesiri görüşmüştür.
“Lâ Havle ve Lâ Kuvvete İllâ Billâhil Aliyyil Azîm” — Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Bu bir ayet mi?
Hayır, tam haliyle bir ayet değildir. Kur’an-ı Kerim’de bu ifadenin benzeri geçmektedir:
“Mâşâallâh, lâ kuvvete illâ billâh” (Kehf Suresi, 18/39)
“Maşallah! Güç ve kuvvet ancak Allah’a aittir.”
Ancak “Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm” şeklindeki tam form, doğrudan bir ayet olmayıp hadis kaynaklarında yer almaktadır.
2. Kaynağı nedir? Hadis mi?
Evet, kaynağı sahih hadislerdir. Başlıca kaynaklar:
- Buhârî ve Müslim — En sahih iki hadis kitabı
- Tirmizî, Nesâî, İbn Mâce — Diğer güvenilir hadis kaynakları
En meşhur rivayet: Ebû Mûsâ el-Eş’arî’den nakledilir. Peygamberimiz (s.a.v.) ona:
“Sana cennet hazinelerinden bir hazineyi göstereyim mi?” diye sordu.
O da “Evet, ey Allah’ın Resulü” dedi.
Peygamberimiz: “Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh” buyurdu.
(Buhârî, Müslim)
3. “Havkale” ne demektir?
“Havkale”, bu zikrin Arapça’daki kısaltılmış adıdır. Arapça’da bir ifadeyi kısaltma geleneğine göre:
- Havl (حَوْل) + Kuvve (قُوَّة) + Lâ (لَا) kelimelerinden türetilmiştir.
- Tam hali: “Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh”
- Anlamı: “Güç ve kuvvet ancak Allah’ın yardımıyladır.”
4. Kaç defa okunur? Belirli bir sayısı var mı?
Hayır, sahih hadislerde belirli bir sayı belirtilmemiştir. Bu zikir:
- Her zaman okunabilir
- Her yerde okunabilir
- Herhangi bir sayı sınırı yoktur
Ancak bazı geleneksel uygulamalarda farklı sayılar tavsiye edilmiştir (örneğin 100, 500 gibi). Bunlar sahih hadislerle sabit olmayıp sonraki dönem âlimlerinin veya sufi geleneklerin tavsiyeleridir.
5. “99 derde deva” olduğu doğru mu?
Bu ifade halk arasında yaygın olsa da, sahih hadis kaynaklarında bu şekilde bir rakam belirtilmemiştir.
Bazı zayıf rivayetlerde ve sonraki dönem eserlerinde “99 derde şifa” ifadesi geçmektedir. Ancak bunu kesin bir dini hüküm olarak değil, manevi bir teşvik olarak anlamak daha doğrudur.
6. Ne zaman okunur? Özel vakitleri var mı?
Evet, bazı özel vakitlerde okunması sünnette sabittir:
- Ezan okunurken “Hayye ale’s-salâh” denildiğinde: Müslim, Osman bin Ebî’l-Âs rivayeti
- Her namazdan sonra: İbn Zübeyr rivayeti
- Evden çıkarken: “Bismillâh, tevekkeltü alallâh, ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh” şeklinde
- Yolculukta: Peygamberimizin yolculukta okuduğu dualar arasında
- Sıkıntı, korku ve üzüntü anında: Genel tavsiye
- Gece uyanıldığında: Ubâde bin Sâmit rivayeti
7. “Aliyyil Azîm” ilavesi doğru mu, yoksa bid’at mı?
Doğrudur, bid’at değildir. Bu ilave sahih hadislerle sabittir:
- Ubâde bin Sâmit’ten: Peygamberimiz gece uyanınca okunacak duaları sayarken “…ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm” buyurmuştur.
- Sa’d bin Ebî Vakkas’tan: Bir bedevi Peygamberimize öğretmesini istediğinde, O bu ilaveli formu öğretmiştir.
Ancak kısa form (Aliyyil Azîm olmadan) da sahih hadislerde geçmektedir. Her ikisi de doğrudur.
8. Türkçe okunabilir mi? Arapça bilmeyen ne yapmalı?
Evet, Türkçe olarak da okunabilir. Ancak:
- Arapça okumak daha fazla sevap ve fazilet taşır (çünkü lafız korunur)
- Türkçe meali ile anlamını düşünerek okumak da geçerlidir
- Önemli olan, söylenenin anlamını kalben kabul etmek ve Allah’a yönelmektir
Türkçe okunuşu:
“Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm.”
Türkçe anlamı:
“Güç ve kuvvet yoktur; ancak yüce ve azametli olan Allah’ın yardımıyladır.”
9. Abdestsiz okunabilir mi?
Evet, okunabilir. Bu bir zikir olduğu için:
- Abdest şartı yoktur
- Cünüp iken bile okunabileceği bazı âlimlerce söylenmiştir (ancak ihtiyaten abdest almak daha faziletlidir)
- Ancak Kur’an ayeti gibi tilavet niyetiyle değil, dua ve zikir niyetiyle okunmalıdır
10. Kadınlar âdetli iken okuyabilir mi?
Evet, okuyabilir. Çünkü bu bir:
- Zikir (Allah’ı anma)
- Dua (yalvarma)
- Sığınma (istiâze)
Âdetli kadınların Kur’an tilaveti konusunda farklı görüşler olsa da, zikir ve dua okumalarında bir engel yoktur. Bu zikir de zikir kapsamındadır.
11. Sesli mi okunmalı, sessiz mi?
Her ikisi de olabilir. Ancak:
- Sessiz okumak (kalpten) genellikle daha faziletli görülmüştür
- Sesli okumak (başkalarına duyurmadan, gösterişsiz) da caizdir
- Önemli olan: Gösteriş (riya) için değil, samimiyetle okumaktır
12. Başka hangi zikirlerle birlikte okunur?
Sıkça birlikte okunan zikirler:
- “Sübhânallâhi ve’l-hamdü lillâhi ve lâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber” (Tesbih, tahmid, tehlil, tekbir)
- “Lâ ilâhe illallâh” (Tehlil)
- “Estağfirullâh” (İstiğfar)
- “Allâhümme salli alâ Muhammed” (Salavat)
Peygamberimiz bir hadiste şöyle buyurmuştur:
“İki kelime vardır ki, dile hafif, mizanda ağır, Rahmân’a sevimlidir: Sübhânallâhi ve bi-hamdihî, Sübhânallâhil azîm.”
(Buhârî, Müslim)
13. Çocuklara öğretilmeli mi?
Evet, öğretilmelidir. Peygamberimiz çocuklara ve gençlere bu zikri tavsiye etmiştir. Özellikle:
- Küçük yaşta anlamıyla birlikte öğretmek
- Zorluk anlarında söyletmek
- Sevgiyle ve teşvikle alıştırmak
Faydalı olacaktır.
14. Bu zikri okumanın manevi faydaları nelerdir?
Hadislerde ve geleneksel kaynaklarda belirtilen faydalar:
- Cennet hazinesi olması (sahih hadis)
- Üzüntü ve kederi gidermesi
- Şeytandan korunma (evden çıkarken okunduğunda)
- Zorluklara karşı sabır ve dayanma gücü vermesi
- Allah’ın yardımına vesile olması
- Kulun acziyetini kabul edip tevekkülü artırması
- Kalbi huzura kavuşturması
15. Bu zikir bid’at mıdır?
Hayır, bid’at değildir. Çünkü:
- Kaynağı sahih hadislerdir
- Peygamberimiz bizzat tavsiye etmiştir
- İslam âlimlerinin çoğunluğu tarafından kabul edilmiştir
Ancak belirli sayılarda okumayı farz veya vacip gibi görmek yanlıştır. Sünnette belirtilen bir sayı yoktur.
Sonuç
“Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm”, İslam’ın özünü oluşturan tevhid akidesinin en pratik ve en derin ifadesidir. Kısa bir cümle olmasına rağmen:
- İnsanın acziyetini kabul ettirir
- Allah’ın mutlak kudretini ikrar ettirir
- Üzüntü ve sıkıntı anlarında teselli kaynağı olur
- Şeytana karşı bir siper oluşturur
- Kişiyi kibre ve kendini yeterli görmeye karşı korur
Peygamberimizin “cennet hazinelerinden” olarak nitelendirmesi, bu zikrin sadece bir sevap aracı değil, aynı zamanda ruhu zenginleştiren, kalbi Allah’a bağlayan bir manevi servet olduğunu gösterir. Bu hazineyi sık sık zikretmek, dünya hayatının geçici zorlukları karşısında kalıcı bir huzur ve istikamet sağlar.
İlgili Diğer Konular
- La ilahe illa ente sübhaneke innî küntü minez-zalimîn
- La ilahe illallah
- Sübhanallahi ve bihamdihi sübhanallahi’l Azim
- Sübhânallahi ve bihamdihi, estağfirullahe ve etübu ileyh
- Hasbiyallâhu lâ ilâhe illâ hûve
- Hasbunallahu ve nimel vekil
- Lâ ilahe illallahü melikül Hakkul Mübin
- Sübhanallahi mil’el mizan
- Subhânallâhi velhamdülillâhi ve lâ ilâhe illallâhu vallâhu ekber
- Ali İmran Suresi 26-27.ayetleri
- 7 Ayetler, Arapça Okunuşu ve Türkçe Anlamı
- Sekine Duası
Nukteler.com’u Facebook’tan takip etmeyi unutmayın!










Bir kimse eğer “Sübhanallahi velhamdü lillahi ce la ilahe illallahü vallahü ekber vela havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim” derse
cümleyi düzeltir misiniz. ce la değil ve la olacak