Biyografiİslam Alimleri

Ebu Cafer Taberi Kimdir? Kısaca Hayatı ve Eserleri

Ebu Cafer Taberî

[ad id=”9939″]

Tefsir, kırâat, hadis, târih, edebiyat, nahiv, matematik, tıp ve Şâfiî mezhebi fıkıh âlimi. İsmi Muhammed bin Cerîr; künyesi Ebû Câfer’dir. Memleketine binaen Taberi denilmiştir. İbn-i Cerîr ve Taberi diye meşhurdur.

Ebu Cafer Taberî, Taberistan’da Hazar Denizi’ne sahili olan Mazenderan Eyaleti’ne bağlı Amul şehrinde tarihi kaynaklara göre Miladi 838 veya 839 yılında (Hicri 224 -225) kış aylarında doğmuştur.

19 Şubat 923 yılında Bağdat’ta vefat etmiş ve muhaliflerinin çokluğu sebebiyle, ölümü gizli tutularak geceleyin vefat ettiği eve defnedilmiştir.

Ebu Cafer Taberî Kimdir?

Ebu Cafer Taberî; Hicri III-IV (Miladi 9-10) asırlarda yetişmiş, fıkıh, hadis, tarih, dil, tefsir ve kırâat ilimlerinde otorite olmuş bir âlimdir.

Ebu Cafer Taberi, 9. yüzyılın ünlü din bilgini olup, ismi Muhammed bin Cerir, künyesi Ebu Ca’fer’dir.

Tam adıyla Ebû Cafer Muhammed ibn Cerîr et-Taberî’dir.

En önemli eserlerinden ikisi, İslâm dünyasında çok rağbet görmüş bir tefsir kitabı olan ‘Tefsir’ul Taberî’ eseridir. Türkiye’de ‘Taberî Tefsiri’ ismiyle bilinmekte ve yayınlanmaktadır ve Taberî Tarihi‘dir.

Hayatı

Ebu Cafer Taberî, Taberistan’ın Âmül şehrinde dünyaya gelmiş, ilk tahsilini burada yapmıştır. Yedi yaşında hafız olarak, dokuz yaşında hadis ezberlemeye başlamıştır.

İlim tahsili için ilk seyahatini on iki yaşında iken Rey kentine yapmıştır. Buradan; Basra, Kûfe, Medine, Suriye ve Mısır gibi şehir ve ülkeleri dolaştıktan sonra, Ahmed b. Hanbel’den istifade etmek için hilâfet merkezi olan Bağdat’a gitti.

Fakat Bağdat’a ulaşmadan Ahmed b. Hanbel’in vefatını öğrendi.

Bağdat’ta bir yıl kadar ikamet etti. Bu esnada Za’ferânî ile Ebû Saîd el-İstahrî’den Şafiî fıkhını okudu.

Bundan sonra Basra ve Kûfe’ye giderek, burada dönemin tanınmış âlimlerinden hadis, kıraat, cahiliye devri şiiri ve Arap dili edebiyatı öğrendi. İki yıl sonra Bağdat’a geri döndü. Bir müddet Bağdat’ta kaldıktan sonra ilim tahsiline devam etmek üzere Mısır’a gitmek için Bağdat’tan ayrıldı.

[ad id=”10059″]

Suriye ve sahil şehirlerine uğrayarak Beyrut’ta bir müddet kalıp Abbas b. Velîd el-Beyrûtî’nin yanında Şam kıraati üzerine Kur’ân-ı Kerîm’i hatmederek Miladi 253 (Hicri 867) yılında Fustat’a geçti.

Burada özellikle dönemin önde gelen şafii âlimi İsmail b. İbrahim el-Müzenî, Rebî b. Süleyman el-Murâdî ve Ebû Abdullah ibn Abdülhakem’den Şâfiî fıkhını öğrendi. Hadis, fıkıh, dil, sarf ve nahivle şiir konusunda iştigal etti.

Taberî bir ara Dımaşk’a gitti, hadis ve kıraat dersleri aldıktan sonra tekrar Fustat’a geldi ve buradan tekrar Bağdat’a geri dönerek hayatının kalan kısmını Bağdat’ta geçirdi. Taberî, burada hem eserlerini yazdı hem de onlarca öğrenci yetiştirdi.

Taberî’nin mezar taşı

İlmi Kişiliği

Ebu Cafer Taberî, sakin huylu ve ilim bakımından da şahsiyet sahibi bir zattı. Gençliğinde bütün gayretini Arap Dili ve Edebiyatı ve İslâm’ın esaslarını öğrenmeye hasretti, sonra tedris işine başvurdu, edebî faaliyete girişti, kendisine teklif edilen çok paralı yüksek memuriyetleri de bu uğurda reddetti. Taberî’nin uğraştığı ilimler bilhassa şunlardır: Tarih, fıkıh, tefsir, kıraat, hadis, tarih, lügat, gramer, etik, matematik, tıp.

Taberî’nin tarih alanında İslam âleminde önemli bir yeri vardır ve ayrıca da tefsir ilminin kurucusu sayılmaktadır.

Tarihi kaynaklar, Taberî’yi tarihçi olmaya ve tarih yazmaya sevk eden sebeplerin, kendi döneminde İslam coğrafyasında yaşanan iktidar mücadeleleriyle, Bağdat’ta Abbasî ailesi içinde vuku bulan hilafet çekişmelerinin olduğunu gösterirler.

Tefsîr, hadîs ve fıkıh âlimlerinin büyüklerinden olan İbn-üs-Sem’anî, Ebu Cafer Taberi  hakkında şöyle bahsetmektedir;

“İbn Cerîr gerçek bir alimdi. Çağdaşlarından hiçbirinin ulaşamadığı derecede geniş bir ilme sahipti. Kur’an’ı ezbere biliyordu. Kıraat ve tefsirde çağının biricik ustasıydı. Düşmanları bile onun hadis ilmindeki geniş yetkisini itiraf ediyorlardı. Hadisleri konularına göre tasnif etmişti. Tarihteki bilgisi ise bunlardan daha az değildi. Kendisi hayret edilecek derecede çalışkandı. Her gün kırk kâğıt yazmak üzere kırk yıl düzenli olarak çalıştığı söylenmektedir.”

[ad id=”10049″]

Eserleri: 

Ebu Cafer Taberî’nin yazdığı eserlerin birçoğu kaybolmuş ve zamanımıza kadar ulaşamamıştır. Fakat bize kadar ulaşan eserlerinin bile bir ömre sığdırılması zordur.

Taberî’nin eserlerinde ehl-i sünnet ve selef düşüncesine bağlı olduğu, Cebriyye, Kaderiyye ve bilhassa Mu’tezile gibi değişik görüşlere karşı açıkça tavır aldığı görülür.

Taberî’nin eserlerinden bazıları şunlardır:

1.Câmiu’l-Beyân an Te’vîli Âyi’l-Kur’ân ;

2.Târihu’l-Ümem ve’l-Mülûk

3. Zeylü’l-Müzeyyel

4. Tehzîbü’l-Âsâr ve Tafsîlü’s-Sâbit an Rasûlillâhi sallallâhu aleyhi ve sellem mine’l-Ahbâr

5. Tebşîrü Üli’n-Nühâ Meâlimi’l-Hüdâ (et-Tebşîr fi Me’âlimi’d-Dîn)

6. Şârîhu’s-Sünne ; Mezhebî ve itikâdî konuları ihtiva eden eser Mısır ve Mumbai (1321)’da basılmıştır

7. İhtilâfü’l-Fukahâ (İhtilâfü’ Ulemâi’l-Emşâr fi Ahkâmı Şerâii’l-İslâm)

8. el-Câmi fi’l-Kırâât

 

 

 

 

 

 

[ad id=”10043″]

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Nukteler.com’u Facebook’tan takip etmeyi unutmayın!

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir