Esmaül Hüsna

El-Bâri Esmasının Zikri, Faziletleri ve Faydaları

El-Bâri

El-Bâri; Her şeyi bir asıldan var eden, mahlukatı, hiçten, örneksiz yaratan, yarattığı tüm aza ve cihazlarını birbirine uyumlu yapan demektir.

 

El-Bârî Esmasının Ebced değeri 213 adettir. Zikir saati Güneş’tir. Günü Pazar’dır.

Varlıkları benzeri olmaksızın, bir kalıptan döker gibi ayıpsız ve noksansız, yokluktan varlığa çıkarandır.

El-Bâri  

البارئ  

 

El-Bârî (c.c.) esmasının anlamı: Eşyayı ve her şeyin aza ve cihazlarını birbirine uygun bir halde yaratan, bir örneği olmaksızın canlıları hiçten, yoktan yaratan. Her şeyi bir asıldan var eden, varlıkları benzeri olmaksızın, en güzel ve uyumlu bir surette, en mükemmel ve en uygun şekilde yaratan, yokluktan varlığa çıkaran, yarattıklarını birbirinden çeşitli şekillerde ayırt eden, her yarattığı farklı ve benzersiz olan demektir.

Ya-Bari esmasının ebced değeri, zikir sayısı:

Ebced değeri ve zikir sayısı ; 213
Zikir günü ; Pazar
Zikir saati ; Güneş (Sabah güneş doğarken ve ikindi namazı sonrası)

El-Bârî isminin Özellikleri, Faziletleri ve Faydaları:

Her gün 213 kere “Ya Bârî celle celâlühû” zikrine devam eden kimse, bütün işlerinde başarılı olurlar, hasta ise şifa bulurlar.

“Ya Bârî” ism-i şerifinin zikrine her gün devam eden kimse başaramadığı işleri başarır, mevcut işlerinde daha başarılı olur. Ağır, zor işleri kolaylaşır.

“Ya Bârî” ism-i şerifini virt edinen kimse gam ve kederden kurtulur.

“El-Bâri” esmasının zikriyle meşgul olan kimse düşmanına veya hasmına galip gelir.

“Ya Bârî” ism-i şerifini yedi gün 100’er defa okuyan kimse selamete erer, afetlerden kurtulur, ruhen ve bedenen sağlık ve sıhhate kavuşur.

“Ya Bârî” ism-i şerifini her gün okumayı virt edinen kimse hasta ise hastalıklarından kurtulur şifa bulur.

“Ya Bârî celle celâlühû” isminin zikrine devam eden kimsenin zekaları ve idrakleri güçlenir.

 

El- Bâri esması ve anlamını içeren Bazı Kur’an ayetleri :

Haşr Suresi 24. Ayet: O Allah ki; Yaratan’dır, Bâri’dir (yokken var eden), Musavvir’dir (şekil verendir), güzel isimler O’nundur. Göklerde ve yerde olanlar O’nu tespih eder. Ve O; Azîz’dir (yücedir), Hakîm’dir (hüküm ve hikmet sahibidir).

İnfitar Suresi 6-8. Ayetler: Ey insan! Seni yaratan, şekillendirip ölçülü yapan, dilediği bir biçimde seni oluşturan cömert Rabbine karşı seni ne aldattı?

Sad Suresi 71. Ayet: Hani, Rabbin meleklere şöyle demişti: “Muhakkak ben çamurdan bir insan yaratacağım.”

Mu’minun Suresi 12. Ayet: Andolsun, biz insanı, çamurdan (süzülmüş) bir özden yarattık.

Mu’minun Suresi 13. Ayet: Sonra onu az bir su (meni) hâlinde sağlam bir karargâha (ana rahmine) yerleştirdik.

Mu’minun Suresi 14. Ayet: Sonra bu az suyu “alaka” hâline getirdik. Alakayı da “mudga” yaptık. Bu “mudga”yı da kemiklere dönüştürdük ve bu kemiklere de et giydirdik. Nihayet onu bambaşka bir yaratık olarak ortaya çıkardık. Yaratanların en güzeli olan Allah’ın şânı ne yücedir!

Risale-i Nur’da Esma-ül Hüsna

Mesnevî-i Nuriye

Ve keza, herbir zîhayat, çok isim ve sıfatların tecellîsine mazhardır. Meselâ, bir zîhayat vücuda geldiğinde Bâri isminin cilvesine, teşekkülünde Musavvir sıfatının cilvesine, gıdalandığı zaman Rezzak isminin cilvesine, hastalıktan şifa bulduğunda, Şâfi isminin tecellîsine ve hâkezâ, tesirde mütesanit, âsârda mütehalif, çok sıfat ve isimlere mazhardır. Bu sıfatların ve isimlerin hedefleri bir olduğundan, elbette müsemmâları da bir olur. İşte her bir zîhayat, şu mazhariyetle Hâlıkın bir olduğuna dair olan şehadetini, اَللهُ لاَ اِلٰهَ اِلاَّ هُوَ ile ilân eder.

Bediüzzaman Said Nursi

 

 

 

 

 

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir