Esmaül Hüsna

Es-Sabur Esmasının Anlamı ve Zikri, Faziletleri, Faydaları

Es-Sabur Esması anlamı, Es-Sabur ne demek? Cenab-ı Hakk'ın Es-Sabur ismi Faziletleri ve Faydaları

Es-Sabur

Çok sabırlı olan, isyankarlardan acele intikam almayan

Es-Sabur isminin ebced değeri ve zikir adedi 298 adettir. Zikir saati Güneş, günü Pazar’dır.

Es-Sabur Esmasının Anlamı

Sabûr ismi kelime anlamı olarak Arapça Sabera kökünden türemiş olan “sabır” anlamında; tahammül göstermek, sabretmek, sabırlı olmak, nefse hakim olmak, üzüntü, endişe gibi hislere sabretmek anlamına gelir.

Allahu Teala’nın Es Sabur esması anlamı olarak; kullarının ceza ve günahlarına karşı sabırlı olan, cezalandırma güç ve imkanına sahip olduğu halde hemen cezalandırmayan, mühlet veren, kendisine itaat etmeyenlere nimetleri vermeye devam eden, günah ve suçta devam edenlere süre veren, ceza vermekte acele etmeyen çok sabırlı olan anlamlarına gelir.

Es Sabur: Sabırlı olan, kullarının hatalarına karşı hemen cezalandırmayan, mühlet veren, ceza vermekte acele etmeyen

Es-Sabûr esmasının ebced değeri ve zikir sayısı, zikir günü ve zikir saati:

Ebced değeri ve zikir sayısı: 298
Zikir günü: Pazar
Zikir saati: Güneş (Sabah güneş doğarken ve ikindi namazı sonrası)

Arapça Yazılışı

Yâ Sabûr : يَا صَبُورُ

Es-Sabur isminin Özellikleri, Faziletleri ve Faydaları

Es-Sabur Esmasının Faziletleri

“Ya Sabûr” ism-i şerifi devamlı zikrederek hem dünyada ve hem ahirette mutluluk için niyet edilmeli ve esas maksat yapılmalıdır. Dünyevi işlerimizdeki sıkıntılarda ve zorluklarda ve ahiret kazancımızın artmasında “Ya Sabûr” esması çok tesirlidir.

El-Sabur esmasını devamlı zikreden kimseye Allahu Teala meşakkat ve zorluk zamanlarında ona sabır ve sebat ihsan eder. Başladığı işi, teşebbüs ettiği herhangi bir işte acizlik getirmez, vazgeçmez, hayırlısı ile onu sonuna erdirmeye muvaffak olur.

Her türlü sıkıntı, dert, tasa ve meşakkat çeken kimse her gün 3000 defa “Yâ Sabur” celle celalühü ism-i şerifini okumaya devam ederse Allah’ın izniyle sıkıntılarından ve dertlerinden kısa zamanda kurtulur.

Gün doğmadan seher vakti 100 defa “Yâ Sabur” esmasını zikreden kimse Allah tarafından korunur ve Allah’ın izni ve inayetiyle başına dert, bela ve musibet gelmez.

Güne başlarken her sabah 298 defa “Yâ Sabur” ism-i şerifini zikreden kimse Allahu Teala’nın himayesi ve koruması altında olur. Bela ve musibetlerden emin olur.

Her gün 298 defa “Yâ Sabur” ism-i şerifini zikretmeye devam eden kimse sabr-ı cemil sahibi olur ve dünya ve ahirette bahtiyar ve mesut olur.

Vücudunun sıhhati için veya rahatsızlıkları için devamlı olarak 33 defa “Yâ Sabur” ism-i şerifini zikretmeye devam eden kimse Allah’ın izni ile şifa bulup iyileşir.

5 vakit namazdan sonra 298 defa “Yâ Sabur” celle celalühü ism-i şerifini okumaya devam eden kimse sabır ve metaneti artar. Ubudiyetinde ve dünyevi işlerinde bıkkınlık hissetmez.

Evhamlı veya endişeli olan kimse 3000 kere “Ya Sabûr” celle celâlühû ism-i şerifini okumaya devam ederse evham, vesvese ve endişe gibi sıkıntılarından Allah’ın izniyle kurtulur. Normal sabırlı ve metanetli bir hal alır.

“Ya Sabûr” ismini zikreden kimse her türlü işlerinde zorluk, meşakkat çekmez. Allahu Teala’nın inayet ve yardımı ile başladığı işte muvaffak olur, bitirir. Başladığı her işi tamamlamadan bırakmaz, vazgeçmez.

Her gün 298 defa “Ya Sabûr” celle celâlühû esmasının zikriyle meşgul olan kimsenin kalbinde daima Allah sevgisi olur. Allah’ın inayet ve yardımı ile zulme, iftiraya ve zorluklara uğramaz.

Es-Sabur ism-i şerifi geçen Kuran Ayetleri

Es-Sabur ile ilgili Ayetler

Bakara Suresi 153. Ayet: Yâ eyyuhâllezîne âmenustainû bis sabri ves salât(salâti), innallâhe meas sâbirîn(sâbirîne).
Meali: Ey îmân edenler! Sabır ve namazla istiane (özel yardım) isteyin. Muhakkak ki Allah, sabredenlerle beraberdir.

Bakara Suresi 155. Ayet: Ve le nebluvennekum bi şey’in minel havfi vel cûi ve naksın minel emvâli vel enfusi ves semerât(semerâti), ve beşşiris sâbirîn(sâbirîne).
Meali: Ve sizi mutlaka korku ve açlıktan ve mal, can ve ürün eksikliğinden imtihan ederiz. Ve sabredenleri müjdele.

Bakara Suresi 177. Ayet: Leysel birre en tuvellû vucûhekum kıbelel maşrıkı vel magrıbi ve lâkinnel birre men âmene billâhi vel yevmil âhırı vel melâiketi vel kitâbi ven nebiyyîn(nebiyyîne), ve âtel mâle alâ hubbihî zevil kurbâ vel yetâmâ vel mesâkîne vebnes sebîli, ves sâilîne ve fîr rıkâb(rıkâbi), ve ekâmes salâte ve âtez zekât(zekâte), vel mûfûne bi ahdihim izâ âhed(âhedû), ves sâbirîne fîl be’sâi ved darrâi ve hînel be’si ulâikellezîne sadakû, ve ulâike humul muttekûn(muttekûne).
Meali: İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz değildir. Asıl iyilik, o kimsenin yaptığıdır ki, Allah´a, ahiret gününe, meleklere, kitaplara, peygamberlere inanır. (Allah´ın rızasını gözeterek) yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, dilenenlere ve kölelere sevdiği maldan harcar, namaz kılar, zekât verir. Antlaşma yaptığı zaman sözlerini yerine getirir. Sıkıntı, hastalık ve savaş zamanlarında sabreder. İşte doğru olanlar, bu vasıfları taşıyanlardır. Müttakîler ancak onlardır!

Bakara Suresi 249. Ayet: Fe lemmâ fesale tâlûtu bil cunûdi, kâle innallâhe mubtelîkum bi neher(neherin), fe men şeribe minhu fe leyse minnî, ve men lem yat’amhu fe innehu minnî illâ menigterafe gurfeten bi yedih(yedihî), fe şeribû minhu illâ kalîlen minhum fe lemmâ câvezehu huve vellezîne âmenû meahu, kâlû lâ tâkate lenâl yevme bi câlûte ve cunûdih(cunûdihî), kâlellezîne yezunnûne ennehum mulâkûllâhi, kem min fietin kalîletin galebet fieten kesîraten bi iznillâh(iznillâhi), vallâhu meas sâbirîn(sâbirîne).
Meali: Böylece Talut, askerlerle (ordu ile) (Kudüs’ten) ayrıldığı zaman dedi ki: “Muhakkak ki Allah, sizi bir nehir ile imtihan edecek. Bundan sonra kim ondan içerse, artık (o kimse) benden değildir. Ve kim ondan (doyacak kadar) içmez ise sadece eliyle bir avuç avuçlayıp içen hariç, o taktirde muhakkak ki o bendendir.”Fakat onlardan ancak pek azı hariç, (o sudan doyasıya) içtiler. Nitekim o (Talut) ve îmân edenler birlikte (nehri) geçtikleri zaman: “Bugün bizim, Calut ve onun askerleri ile (ordusuyla) (savaşacak) takatimiz (gücümüz) yok.” dediler. O kendilerinin muhakkak Allah’a mülâki olacaklarını kesin olarak bilenler (yakîn hasıl edenler) ise şöyle dediler: “Nice az bir topluluk, Allah’ın izniyle çok bir topluluğa gâlip gelmiştir. Ve Allah, sabredenlerle beraberdir.”

Âli İmran Suresi 17. Ayet: Es sâbirîne ves sâdıkîne vel kânitîne vel munfikîne vel mustagfirîne bil eshâr(eshâri).
Meali: (Onlar), sabredenler, sâdıklar (ahdlerine vefa edenler), kânitîn olanlar (Allah’ın huzurunda saygı ile duranlar), infâk edenler (Allah için verenler) ve seherlerde mağfiret dileyenlerdir.

Âli İmran Suresi 142. Ayet: Em hasibtum en tedhulûl cennete ve lemmâ ya’lemillâhullezîne câhedû minkum ve ya’lemes sâbirîn(sâbirîne).
Meali: Yoksa siz, Allah sizden cihad edenleri ve sabredenleri belli etmeden cennete gireceğinizi mi sandınız?

Âli İmran Suresi 146. Ayet: Ve keeyyin min nebiyyin kâtele, meahu rıbbiyyûne kesîr(kesîrun), fe mâ vehenû li mâ asâbehum fî sebîlillâhi ve mâ daufû ve mestekânû vallâhu yuhibbus sâbirîn(sâbirîne).
Meali: Ve peygamberlerden niceleri var ki; onlarla birlikte birçok rıbbıyyun (ilim, irfan sahibi mürşid) de savaştı. Allah yolunda, kendilerine isabet eden şeyler (elem ve sıkıntılar) sebebiyle gevşemediler, zayıflık göstermediler ve boyun da eğmediler. Allah, sabredenleri sever.

Enfâl Suresi 46. Ayet: Ve etîullâhe ve resûlehu ve lâ tenâzeû fe tefşelû ve tezhebe rîhukum vasbirû, innallâhe meas sâbirîn(sâbirîne).
Meali: Allah’a ve O’nun Resûl’üne itaat edin, niza etmeyin (anlaşmazlığa düşmeyin), yoksa zayıf düşersiniz ve kuvvetiniz (elinizden) gider. Sabredin. Muhakkak ki Allah, sabredenlerle beraberdir.

Enfâl Suresi 66. Ayet: El’âne haffefallâhu ankum ve alime enne fîkum da’fâ(da’fen), fe in yekun minkum mietun sâbiratun yaglibû mieteyn(mieteyni), ve in yekun minkum elfun yaglibû elfeyni bi iznillâh(iznillâhi), vallâhu meas sâbirîn(sâbirîne).
Meali: Şimdi Allah, içinizde zayıflık olduğunu bildi ve sizden hafifletti. Bundan sonra eğer sabreden 100 kişi olursa, 200 kişiye gâlip gelir ve şâyet sizden 1000 kişi olursa, Allah’ın izniyle 2000 kişiye gâlip gelir. Ve Allah, sabredenlerle beraberdir.

Ra’d Suresi 24. Ayet: Selâmun aleykum bi mâ sabertum fe ni’me ukbed dâr(dâri).
Meali: Sabretmenizden dolayı size selâm olsun. Dar-ı dünyanın (dünya yurdunun) akıbeti (sonucu) ne güzel.

İbrahim Suresi 12. Ayet: Ve mâ lenâ ellâ netevekkele alâllâhi ve kad hedânâ subulenâ, ve le nasbirenne alâ mâ âzeytumûnâ, ve alâllâhi felyetevekkelil mutevekkilûn (mutevekkilûne).
Meali: “Ve biz niçin Allah’a tevekkül etmeyelim? Bizi, yollarımıza hidayet etmiştir (ulaştırmıştır). Sizin bize yaptığınız eziyetlere elbette sabredeceğiz. Artık tevekkül edenler, Allah’a tevekkül etsinler.”

Nahl Suresi 42. Ayet: Ellezîne saberû ve alâ rabbihim yetevekkelûn(yetevekkelûne).
Meali: Onlar, (kendilerine yapılan zulümlere) sabrettiler. Ve onlar, Rab’lerine tevekkül ederler.

Nahl Suresi 96. Ayet: Mâ indekum yenfedu ve mâ indallâhi bâk(bâkın), ve le necziyennellezîne saberû ecrehum bi ahseni mâ kânû ya’melûn(ya’melûne).
Meali: Sizin yanınızda olan şeyler biter. Allah’ın indinde (katında) olan şeyler bakidir (tükenmez). Ve sabredenleri, yapmış oldukları amellerin ecirlerini (bedellerini), mutlaka daha güzeli ile mükâfatlandıracağız (karşılığını vereceğiz).

Nahl Suresi 126. Ayet: Ve in âkabtum fe âkıbû bi misli mâ ûkıbtum bihî, ve le in sabertum le huve hayrun lis sâbirîn(sâbirîne).
Meali: Ve şâyet siz, ikab edecekseniz (ceza verecekseniz), o taktirde onların sizi onunla cezalandırdıklarının misliyle cezalandırın! Ve eğer gerçekten sabrederseniz elbette o (sabırları), sabredenler için daha hayırlıdır.

Tâhâ Suresi 130. Ayet: Fasbir alâ mâ yekûlûne ve sebbih bi hamdi rabbike kable tulûış şemsi ve kable gurûbihâ, ve min ânâil leyli fe sebbih ve etrâfen nehâri lealleke terdâ.
Meali: O halde söylenen şeylere sabret! Ve Rabbini, güneşin tulûundan (doğuşundan) önce, güneşin gurubundan (batışından) önce ve gecenin bir kısmında hamd ile tesbih et. Ve gündüz boyunca da tesbih et. Umulur ki böylece rızaya ulaşırsın.

Enbiya Suresi 85. Ayet: Ve ismâîle ve idrîse ve zelkifl(zelkifli), kullun mines sâbirîn(sâbirîne).
Meali: Ve Hz. İsmail ve Hz. İdris ve Hz. Zelkifli; hepsi sabredenlerdendir.

Hacc Suresi 35. Ayet: Ellezîne izâ zukirallâhu vecilet kulûbuhum vas sâbirîne alâ mâ esâbehum vel mukîmis salâti ve mimmâ razaknâhum yunfikûn(yunfikûne).
Meali: Onlar, Allah’ı zikrettikleri zaman kalpleri titreyenlerdir (Allah’tan gelen bir cereyanla kalpleri ve vücutları sarsılanlardır). Onlara isabet edenlere (musîbetlere) sabredenlerdir ve salâtı (namazı) ikame edenlerdir. Ve onlar, onları rızıklandırdığımız şeylerden infâk ederler.

Furkan Suresi 20. Ayet: Ve mâ erselnâ kableke minel murselîne illâ innehum le ye’kulûnet taâme ve yemşûne fîl esvâkı ve cealnâ ba’dakum li ba’dın fitneten, e tasbirûn(tasbirûne), ve kâne rabbuke basîrâ(basîren).
Meali: Ve senden önce (de), gerçekten yemek yiyen ve çarşılarda dolaşan resûllerden başka (farklı bir) resûl göndermedik. Ve sizin bir kısmınızı bir kısmınıza “sabrediyor musunuz” diye fitne (imtihan) kıldık. Ve Rabbin, en iyi görendir.

Furkan Suresi 42. Ayet: İn kâde le yudıllunâ an âlihetinâ lev lâ en sabernâ aleyhâ, ve sevfe ya’lemûne hîne yeravnel azâbe men edallu sebîlâ(sebîlen).
Meali: “Ona sabretmemiş olsaydık, gerçekten, neredeyse bizi ilâhlarımızdan saptırıyordu.” Azabı gördükleri zaman kimin yoldan daha çok saptığını öğrenecekler.

Ankebût Suresi 59. Ayet: Ellezîne saberû ve alâ rabbihim yetevekkelûn(yetevekkelûne).
Meali: Onlar, sabrın sahipleri ve Rab’lerine tevekkül edenlerdir.

Ahzab Suresi 35. Ayet: İnnel muslimîne vel muslimâti vel mu’minîne vel mu’minâti vel kânitîne vel kânitâti ves sâdikîne ves sâdikâti ves sâbirîne ves sâbirâti vel hâşiîne vel hâşiâti vel mutesaddikîne vel mutesaddikâti ves sâimîne ves sâimâti vel hâfızîne furûcehum vel hâfızâti vez zâkirînallâhe kesîran vez zâkirâti eaddallâhu lehum magfiraten ve ecran azîmâ(azîmen).
Meali: Gerçekten İslâm olan (Allah’a teslim olan) erkekler ve İslâm olan kadınlar ve mü’min erkekler ve mü’min kadınlar, kanitin olan erkekler ve kanitin olan kadınlar, sadık erkekler ve sadık kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, (Rabbine) huşû duyan erkekler ve huşû duyan kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve ırzlarını koruyan kadınlar ve Allah’ı çok zikreden erkekler ve (çok) zikreden kadınlar! Allah, onlar için mağfiret ve azîm bir ecir (mükâfat) hazırladı.

Sâffat Suresi 102. Ayet: Fe lemmâ belega meahus sa’ye kâle yâ buneyye innî erâ fîl menâmi ennî ezbehuke fanzur mâzâ terâ, kâle yâ ebetif’al mâ tu’meru se tecidunî inşâallâhu mines sâbirîn(sâbirîne).
Meali: Böylece onunla beraber çalışma çağına eriştiği zaman dedi ki: “Ey oğulcuğum! Gerçekten ben, uykuda seni boğazladığımı gördüm. Haydi bak (bir düşün). Bu konudaki görüşün nedir?” (İsmail A.S): “Ey babacığım! Emrolunduğun şeyi yap. İnşaallah beni sabredenlerden bulacaksın” dedi.

Mu’min Suresi 77. Ayet: Fasbir inne va’dallâhi hakkun, fe immâ nuriyenneke ba’dallezî neıduhum ev neteveffeyenneke fe ileynâ yurceûn(yurceûne).
Meali: Öyleyse sabret. Muhakkak ki Allah’ın vaadi haktır. Onlara vaadettiklerimizin (azabın), bir kısmını sana gösteririz veya seni (daha önce) öldürürüz. Sonunda onlar Bize döndürülecekler.

Fussilet Suresi 35. Ayet: Ve mâ yulakkâhâ illâllezîne saberû, ve mâ yulakkâhâ illâ zû hazzın azîm(azîmin).
Meali: Ona (kötülüğü iyilikle karşılama hasletine), sabredenlerden ve hazzul azîm (en büyük haz) sahiplerinden başkası ulaştırılmaz.

Şûra Suresi 33. Ayet: İn yeşe’ yuskinir rîha fe yazlelne ravâkide alâ zahrihi, inne fî zâlike le âyâtin li kulli sabbârin şekûr(şekûrin).
Meali: Eğer O (Allah), dilerse rüzgârı durdurur. O zaman (gemiler) onun üzerinde hareketsiz kalırlar. Muhakkak ki bunda, çok sabreden ve çok şükreden herkes için mutlaka âyetler (ibretler) vardır.

Muhammed Suresi 31. Ayet: Ve le nebluvennekum hattâ na’lemel mucâhidîne minkum ves sâbirîne ve nebluve ahbârakum.
Meali: Andolsun, içinizden, cihad edenleri ve sabredenleri belirleyinceye ve durumlarınızı ortaya koyuncaya kadar sizi deneyeceğiz.

Kalem Suresi 48. Ayet: Fasbir li hukmi rabbike ve lâ tekun ke sâhıbil hût(hûti), iz nâdâ ve huve mekzûm(mekzûmun).
Meali: Artık Rabbinin hükmüne sabret. Ve balık sahibi (Yunus A.S) gibi olma. O, çok hüzünlü, gamlı olarak (Rabbine) nida etmişti.

Mearic Suresi 5. Ayet: Fasbir sabran cemîlâ(cemîlen).
Meali: Artık güzel bir sabırla sabret.

Muzzemmil Suresi 10. Ayet: Vasbir alâ mâ yekûlûne vehcurhum hecran cemîlâ(cemîlen).
Meali: Ve onların söyledikleri şeylere sabret. Ve güzel bir ayrılış ile onlardan ayrıl.

Muddessir Suresi 7. Ayet: Ve li rabbike fasbir.
Meali: Ve Rabbin için artık sabret.

İnsan (Dehr) Suresi 24. Ayet: Fasbir li hukmi rabbike ve lâ tutı’ minhum âsimen ev kefûrâ(kefûran).
Meali: Artık Rabbinin hükmüne sabret. Onlardan kâfir veya günahkâr olanlara itaat etme.

 

Cevşen 56. Bölüm

وَاَسْئَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ

Ve es’elüke biesmâike

Yâ’Afüvv
Yâ Ğafûr
Yâ Vedûd
Yâ Şekûr
Yâ Sabûr
Yâ Rauf
Yâ’Atûf
Yâ Kuddûs
Yâ Hayy
Yâ Kayyûm

سُبْحَانَكَ يَا لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ اْلاَمَانُ اْلاَمَانُ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ

Sübhâneke yâ lâ ilahe illâ ente’l emânü’l emânü ecirnâ mine’n-nâr.

Allah’ım! Sen’den şu güzel isimlerinin hakkı için istiyor, Sana yalvarıyorum:

  1. Ey kullarını çok çok affeden Afuvv,
  2. Ey kullarının günahlarını bağışlayan Gafûr,
  3. Ey çok sevilen ve Kendisine yöneleni ve tevbe edeni seven Vedûd,
  4. Ey kullarının az amellerine karşı çok mükâfat veren Şekûr,
  5. Ey günahkârlara ve âsilere cezâ vermede acele etmeyen ve sabır isteyenlere sabır veren Sabûr,
  6. Ey çok şefkat sahibi Raûf,
  7. Ey nihayetsiz merhamet sahibi Atûf,
  8. Ey her türlü kusurun ötesinde, son derece münezzeh ve pâk olan Kuddûs,
  9. Ey her zaman var olan ve hayat ile mevsuf olan Hayy,
  10. Ey varlığı Kendinden olan, bulunduğu hâl üzere dâim duran ve bütün varlıkları varlıkta tutan Kayyûm,

56-Sübhânsın yâ Rab! Sen’den başka yoktur ilâh! Emân diliyoruz Sen’den, Koru bizi Cehennem’den!

Not: Cevşen duasından alıntıdır.

Allah’ın 99 ismi ve Anlamları

Allahü Teala’nın Kuran-ı Kerim ve Hadislerde geçen 99 ism-i şerifi ve Türkçe Anlamları.. Büyük faziletleri bulunan Allah’ın 99 ismi sırasıyla Esmaul Hüsna

 

İlgili Diğer Konular

Nukteler.com’u Facebook’tan takip etmeyi unutmayın!

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu