Kuran-ı Kerim

Cuma Suresi

Cum’a Suresi, Medine döneminde inmiştir. 11 âyettir. Sûre, adını 9. âyette geçen “el-Cumu’a” kelimesinden almıştır.

 

iMAM MAHiR Cuma Suresi tamami Sesli Dinle

 

62. Sure : Cuma Suresi Hakkında Bilgi

Cum’a Suresi; Kuran-ı Kerim’in 62. sûresidir. 11 ayetten oluşur. Mekke’de inmiştir. Sûre, cuma namazından söz ettiği için bu adla bilinir. Sûrenin 9. ayeti şöyledir: “İnananlar, cuma günü namaz için çağrıldığımız zaman Allah’ı anlamaya koşun ve alışverişi bırakın. Bilmiş olun ki, bu size alışverişten daha hayırlıdır.”

 

Cuma Günü ile ilgili Hadisler

Cumartesi günleri yahûdîlere, Pazar günleri hıristiyanlara verildiği gibi, Cumâ günü, müslümanlara verildi. Bugün, müslümanlara hayır, bereket, iyilik vardır. (Hadîs-i şerîf-Rıyâdün-Nâsihîn)

Güneş, Cumâ gününden daha iyi bir gün üzerine doğmaz. Âdem (aleyhisselâm) Cumâ günü yaratıldı. Cumâ günü Cennet’e girdi. Cumâ günü Cennet’ten çıktı. Kıyâmet Cumâ günü kopar. (Hadîs-i şerîf-Sahîh-i Müslim)

Cumâ günü gusl edip, namaz için câmiye gidip nâfile namaz kılan ve imâm hutbeden ininceye kadar sessizce oturup, sonra imâmla berâber Cumâ namazını kılanın, bir hafta sonraki Cumâya üç gün daha ekleyerek olan gün miktârı işlediği günâhları af ve mağfiret olunur. (Hadîs-i şerîf-Sahîh-i Müslim)

Cumâ günü gusül abdesti alınız. Her akşam abdestli olarak yatınız! Her hâlinizde Allahü teâlâyı hatırlayınız, anınız. (Ebû Ali Dekkâk)

Cumâ günleri duânın kabûl olunacağı bir zaman vardır. Bu zaman, hutbe ile, Cumâ namazı içindedir diyenler çoktur. Hutbe dinlerken duâ kalbden olur. Ses çıkarmak câiz değildir. Bu zaman, her şehir için başkadır. Cumâ günü, gecesinden daha kıymetlidir. Gecesinde veya gündüzünde Kehf sûresini okumak çok sevâbdır. (Senâullah Pâni-pütî)

 

 

Cuma suresinin fazileti 

Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur: “Her kim Cum’a suresini okursa, Allah Teala o kimseye, cuma namazı kılmak için köyden şehre gidenlerin ve gitmeyenlerin sayısının on mislisi kadar sevap yazar.” (Sa’lebi, el-Keşf ve’l-Beyan, 6/181)

“Sure-i Cuma’yı okumayı adet haline getiren kimseye, müslüman memleketlerinde Cuma namazına gelen ve gelmeyen kimselerin adedi karşılığındaki onar sevap verilir.”

Bir kimse, Cuma Suresini fırsat buldukça okumaya devam ederse, şeytanın vesvese-sinden kurtulur.

Bir kimse aşağıda gelecek ayeti kerimeyi bir sadef üzerine yazdırıp, yazım işini herhangi bir Cuma gününe rastlatsa ve aynı gün zahire ambarı veya eşya deposu gibi servetinin yığılı olduğu yere koysa, o mal veya servet her türlü tehlikeye karşı korunduğu gibi, bereketlenmesine ve hayırlı sonuçlar alınmasına vesile olur. Ayet şudur: Zâlike fadlüllâhi yü’tîhi men yeşâ’, vellâhü zül fadlil azıym

Arası bozuk eşler 5 defa okursa aralarındaki soğukluk gider.

Kısmetin açılması ve hayırlı evlilik için 18 defa okunur.

 

[divide icon=”square” width=”medium”]

 

Kabe İmami Şureym – Cuma Suresi

Abdulbasit Abdussamet – Cuma Suresi

 

 

 

[divide icon=”square” width=”medium”]

 

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ

Cuma Suresi Arapça, Latin Harfli Okunuşu Ve Türkçe Meali

Bismillâhirrahmânirrahîm

Besmele

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla…

 

 

 

 

1. يُسَبِّحُ لِلَّهِ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ الْمَلِكِ الْقُدُّوسِ الْعَزِيزِ الْحَكِيمِ
1. Yüsebbihu lillēhi mē fîssemēvēti vemē fil erdil melikil guddûsil azîzil hakîm.
1. Göklerde ve yerde olanların hepsi; mülkün sahibi, mukaddes, Azîz, Hakîm olan Allah’ı tesbih ederler.

2. هُوَ الَّذِي بَعَثَ فِي الْأُمِّيِّينَ رَسُولاً مِّنْهُمْ يَتْلُو عَلَيْهِمْ آيَاتِهِ وَيُزَكِّيهِمْ وَيُعَلِّمُهُمُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَإِن كَانُوا مِن قَبْلُ لَفِي ضَلَالٍ مُّبِينٍ
2. Hüvellezî bease fil ummiyyîne rasûlem-minhum yetlû aleyhim ēyētihî veyüzekkîhim veyuallimuhumul kitēbe vēlhikmete vein kēnû min gablu lefî dalēlim-mubîn.
2. O Allah ki okuma yazma bilmeyen ümmî bir kavmin içinden, onlara Allah’ın âyetlerini okuyan, onları temizleyen, onlara Kitab’ı ve hikmeti öğreten bir peygamber göndermiştir. Halbuki onlar daha önceden apaçık bir sapıklık içinde idiler.

3. وَآخَرِينَ مِنْهُمْ لَمَّا يَلْحَقُوا بِهِمْ وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ
3. Veâ[k]harîne minhum lemmē yelhagû bihim vehüvel azîzul hakîm.
3. Allah o Peygamber’i ümmî Araplar’dan başka, henüz kendilerine erişip ulaşmamış bulunan diğer bütün insanlara da göndermiştir. O Azîz’dir, hükmünde hikmet sahibidir.

4. ذَلِكَ فَضْلُ اللَّهِ يُؤْتِيهِ مَن يَشَاءُ وَاللَّهُ ذُو الْفَضْلِ الْعَظِيمِ
4. Zēlike fadlullâhi yu’tîhi mey-yeşēu vellâhu zûlfadlil azîm.
4. Bu Allah’ın fazl-u ikramıdır, kime dilerse ona verir. Allah büyük lütuf sahibidir.

5. مَثَلُ الَّذِينَ حُمِّلُوا التَّوْرَاةَ ثُمَّ لَمْ يَحْمِلُوهَا كَمَثَلِ الْحِمَارِ يَحْمِلُ أَسْفَاراً بِئْسَ مَثَلُ الْقَوْمِ الَّذِينَ كَذَّبُوا بِآيَاتِ اللَّهِ وَاللَّهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ
5. Meselullezîne hummilût-tevrâte sümme lem yehmilûhē kemeselil himēri yehmilu esfēram-bi’se meselul gavmillezîne kezzebû biēyētillēhi vellâhu lē yehdil gavmez-zâlimîn.
5. Kendilerine Tevrat yükletildiği halde, onu taşımayanların (onunla amel etmeyenlerin) durumu, koca koca kitaplar taşıyan merkebin durumu gibidir. Allah’ın âyetlerini yalanlamış olan kavmin durumu ne kötüdür! Allah zâlimler gürûhunu hidayete erdirmez.

6. قُلْ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ هَادُوا إِن زَعَمْتُمْ أَنَّكُمْ أَوْلِيَاء لِلَّهِ مِن دُونِ النَّاسِ فَتَمَنَّوُا الْمَوْتَ إِن كُنتُمْ صَادِقِينَ
6. Gul yē eyyuhellezîne hēdû in zeamtum enneküm evliyēe lillēhi min dûnin-nēsi fetemennevûlmevte in küntüm sâdigîn.
6. De ki: “Ey yahudiler! Bütün insanları bir yana bırakarak, yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunuzu iddiâ ediyorsanız ve bu iddiânızda samimi iseniz, ölümü temenni ediniz.”

7. وَلَا يَتَمَنَّوْنَهُ أَبَداً بِمَا قَدَّمَتْ أَيْدِيهِمْ وَاللَّهُ عَلِيمٌ بِالظَّالِمِينَ
7. Velē yetemennevnehû ebedem-bimē gaddemet eydîhim vellâhu alîmum-bizzâlimîn.
7. Fakat onlar elleriyle önden gönderdiklerinden (yaptıklarından) dolayı ölümü aslâ temenni etmezler. Allah zâlimleri çok iyi bilir.

8. قُلْ إِنَّ الْمَوْتَ الَّذِي تَفِرُّونَ مِنْهُ فَإِنَّهُ مُلَاقِيكُمْ ثُمَّ تُرَدُّونَ إِلَى عَالِمِ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ
8. Gul innel mevtellezî tefirrûne minhu feinnehû mulēgîküm sümme turaddûne ilē âlimil ğaybi vēşşehēdeti feyunebbiuküm bimē küntüm teğmelûn.
8. De ki: “Sizin kendisinden kaçtığınız ölüm muhakkak sizi bulacaktır. Sonra görünmeyeni ve görüneni bilen Allah’a döndürüleceksiniz. O size yaptıklarınızı haber verecektir.”

9. يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا إِذَا نُودِي لِلصَّلَاةِ مِن يَوْمِ الْجُمُعَةِ فَاسْعَوْا إِلَى ذِكْرِ اللَّهِ وَذَرُوا الْبَيْعَ ذَلِكُمْ خَيْرٌ لَّكُمْ إِن كُنتُمْ تَعْلَمُونَ
9. Yē eyyuhellezîne ēmenû izē nûdî lissalēti miy-yevmil cumuati fēs’av ilē zikrillâhi vezerûlbeya zâliküm [k]hayrul leküm in küntüm teğlemûn.
9. Ey iman edenler! Cuma günü namaz için ezan okunduğu zaman hemen Allah’ı zikretmeye koşun. Alış-verişi (işi-gücü) bırakın. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.

10. فَإِذَا قُضِيَتِ الصَّلَاةُ فَانتَشِرُوا فِي الْأَرْضِ وَابْتَغُوا مِن فَضْلِ اللَّهِ وَاذْكُرُوا اللَّهَ كَثِيراً لَّعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ
10. Feizē gudiyetissalētu fēnteşirû fil erdi vēbteğû min fadlillâhi vēzkürûllâhe kesîral lealleküm tuflihûn.
10. Namaz kılındıktan sonra yeryüzüne dağılın, Allah’ın fazlından nasibinizi arayın. Allah’ı çok zikredin ki kurtuluşa eresiniz.

11. وَإِذَا رَأَوْا تِجَارَةً أَوْ لَهْواً انفَضُّوا إِلَيْهَا وَتَرَكُوكَ قَائِماً قُلْ مَا عِندَ اللَّهِ خَيْرٌ مِّنَ اللَّهْوِ وَمِنَ التِّجَارَةِ وَاللَّهُ خَيْرُ الرَّازِقِينَ 
11. Veizē raev ticēraten ev lehven(in)feddû ileyhē veterakûke gâimen gul mē indellâhi [k]hayrum-minel-lehvi veminetticērati veallâhu [k]hayrur-râzigîn.
11. Onlar bir ticaret veya bir oyun eğlence gördükleri zaman hemen dağılıp oraya yönelirler ve seni ayakta bırakırlar. De ki: Allah’ın nezdinde bulunan, eğlenceden de ticaretten de hayırlıdır. Allah rızık verenlerin en hayırlısıdır.

 

 

 

 

 

 

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir