Yaşam

Alçakgönüllülük ve Dürüstlük: İçimizdeki Güç

Alçakgönüllülük ve Dürüstlük. "Düşündüğümüzden çok daha güçlüyüz". İç gücümüz ne şekilde olursa olsun, kaynağı her zaman içimizdedir.

Alçakgönüllülük ve Dürüstlük. “Düşündüğümüzden çok daha güçlüyüz”. İç gücümüz ne şekilde olursa olsun, kaynağı her zaman içimizdedir. Alçakgönüllülük ve dürüstlük, insanı mükemmel hale getiren en büyük erdemlerdendir.

Alçakgönüllülük ve Dürüstlük

Alçakgönüllülük, davranışta veya sözlerde ihtiyat gösterme eylemi olarak tanımlanır ve kişinin kendi yeteneklerinin, başarılarının veya değerinin tahmininde ılımlı olma durumu olarak bilinir.

Alçak gönüllülük insanlara saygı duymaktır. Gösterişe değil öze önem vermektir. Alçakgönüllülük, karakterimizin belirleyici parametreleri olan konuşmamıza ve eylemlerimize yansıyan bir erdemdir. Konuşmalarımızda seçtiğimiz kelimeler ve yaşamımızdaki eylemler, davranışlarımızda ne kadar mütevazı olduğumuzu yansıtır.

Tevâzu kelimesi ise sözlükte “kendi itibar ve derecesini düşük görmek, birine boyun eğmek” anlamına gelmekle birlikte Türkçede alçak gönüllülük sözüne karşılık gelmektedir.

Ancak tevazu söz konusu olduğunda, terim olarak son derece yanlış yorumlanır. İki kelime arasında kesinlikle ince bir fark olduğu açıktır. Mütevazı olmak, kendi yeteneklerimiz hakkında ılımlı bir görüşe sahip olmak anlamına gelirken, bu kendimizi küçümsemek anlamına gelmez.

Alçakgönüllülük, aynı konuda biraz düşük görüşe sahip olmak anlamına gelir, bu da kendimizi o belirli alanda, hiçbir şey eksik olmasa bile, zayıf veya daha az emin olarak görmek anlamına gelir.

Mütevazı bir insan, ihtiyaç duymasa bile başkalarına boyun eğme isteğini gösterebilir. İkisi arasındaki bu ince ayrım çizgisi, kendimizi dünyaya sunma şeklimizde büyük bir fark yaratan şeydir.

İslâm inancına göre gerçek anlamda büyüklük Allah’a mahsustur. Ayrıca kibirlenme, övünme ve böbürlenmeyi kınayan çok sayıdaki âyet, tevazunun ahlâkî bir görev olduğunu bize gösterir.

“O Rahman (olan Allah)ın kulları, yeryüzü üzerinde alçak gönüllü olarak yürürler ve cahiller kendileriyle muhatap oldukları zaman “Selam” derler.” (Furkan Suresi, 63. ayet)

Hazreti Peygamber Resûl-i Ekrem (sallallahu aleyhi vesselem);

“Allah bana birbirinize karşı mütevazi olmanızı, kimsenin kimseye üstünlük taslamamasını vahyetti” buyurmuştur. (Müslim, “Cennet”, 64; Ebû Dâvûd, “Edeb”, 40; İbn Mâce, “Zühd”, 16, 23),

Alçakgönüllülük, bize olan güveni inşa etmeye yardımcı olur ve bu da bize özgüvenimizi sağlamlaştırmaya daha da katkıda bulunur. Bu güven bizi başarıya giden merdiven basamaklarında kilometrelerce uzağa götüren şeydir.

– Size yapılan en ufak yardımı sakın unutmayınız, yaptığınız en büyük yardımı ise hiçbir vakit hatırlamayınız. Chilon

– Yükselmek isteyen mütevazı olmalı, yücelik damına çıkmak için alçak gönüllülükten başka merdiven yoktur. Sadi Şirazi

İçimizdeki Güç

“Düşündüğümüzden çok daha güçlüyüz.” Evet bu doğrudur. İç gücümüz ne şekilde olursa olsun, kaynağı her zaman içimizdedir.

Bir insanın gerçek doğası mutluluk ve daima özgürlük üzerinedir. Kişinin gerçek potansiyelinin farkına varamadığı zamanlar, genellikle kendi içinde abarttığı çatışmalar ve aşırılığın körüklendiği durumlardır. Bu nedenle, içsel gücü inşa etmek için tüm abartılardan kurtulmamız ve etrafımızda kendi gücümüz ve pozitifliğimizle dinlenmemiz oldukça önemlidir. Kendi yeteneklerimizle tüm şüphelerimizden uzaklaşmak ve gerçek benliğimize karşı dürüst olmak, içsel gücümüzü inşa etmenin reçetesindeki iki önemli unsurdur.

Kendi kendimize karşı dürüst olmak, dürüstlükle dolu olmaktan başka bir şey değildir. Bu erdem sadece yolumuzu pozitif olarak açmakla kalmaz, aynı zamanda çevremizdeki diğerleri için de aynı pozitif etkiyi üretir.

Dürüstlük ve Güç

Güç insanı dürüst yapmaz, ama dürüstlük insanı güçlü yapar. Bir insanda olmazsa olmaz olan zeka, alçakgönüllülük ve dürüstlüktür. Eğer sonuncusu yoksa ilk ikisiyle uğraşmayın.

Dürüst olmak, davranışlarınızda dürüst ve doğru olarak kabul edildiğimiz olumlu ve erdemli bir karakter özelliğidir. Bu, belirli değerlere sahip olduğunuzu iddia edip, eylemlerinizde başkalarını aldatabildiğiniz ikiyüzlülüğün tam tersidir. İnsanlar dürüst olanlara güvenir ve onlara saygı duymaya özen gösterir.

Dürüst olmak, en derin değerlere göre yaşadığın, herkese karşı dürüst olduğun ve her zaman sözünü tuttuğun anlamına gelir. Dürüstlük, özellikle liderlerde çok değerli bir özelliktir.

Bu nedenle başarı yolculuğumuza damgasını vuran dürüstlük, önce kendi kendimize sonra da dünyanın geri kalanı için doğru ve gerçekçi, başkalarının hayatlarını kolaylaştırabilecek, hafifletebilecek ve hayatın her döneminde bizim en iyi versiyonumuzu getirebilecek bir harekettir.

Doğru ve gerçekçi bir benlik, sadece dürüstlükle kendimizi sınırlamak değil, aynı zamanda daha mütevazı ve kendinin farkında olmakla mümkündür.

Sonuç olarak,

Bireyselliğin birçok filtreyle üzerimize geldiği bir dünyada, kişilik ve erdemli görevlerimizi yerine getirmeye yardımcı olan benlik bilgisini kazanmak için tüm yeteneklerimizi açmaya çalışmalıyız ve içsel güçlerimize daha fazlasını eklememize izin vermeliyiz. Çünkü bize, başarı yoluna çıkma potansiyelini veren bu güçtür.

Katmanlı sahtekarlık örtüleriyle gizlenmiş olan dünyada, bizler, duyguların ve hislerin mükemmel bir karışımı, gerçek benlikleriz ve mütevazı kişileriz, çünkü bu, nihayetinde varlığımızın gerçek amacını gerçekleştirmenin anahtarıdır.

Kendi çabalarımızın değeri küçümsenmemeli ve alçakgönüllü olunmalıdır. Hatta bunu önemsiz olma korkusu olmadan yapmalı. Çünkü kendimize karşı dürüst olduğumuzda, güvenimizi ve potansiyelimizi zayıflatmanın bir yolu yoktur. Dolayısıyla bu durum, düşündüğünüzden daha fazla etki bırakır ve daha büyük bir iç huzura ulaşırsınız.

Bu nedenle, kendimizi asla küçümsememeli, aynı zamanda başarılarımızla asla övünmemeliyiz.

İlgili Diğer Konular

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu