Kuran-ı Kerim

Şems Suresi

Şems Suresi: 15 Ayetten oluşmaktadır. Kuran-ı Kerim’in doksan birinci (91.) suresidir. Şems Suresi 30. Cüzde yer alır. Şems kelime anlamı olarak Güneş anlamına gelir. Mekke’de nazil olmuştur. 249 harften oluşmaktadır. Kuran-ı Kerim’de iniş sırasına göre 26. Suredir.

Şems Suresi Faziletleri

Her Kim Şems suresini bol bol zikrederse, Güneş ve Ay’ın Üzerini Aydınlattığı tüm nesneler kadar sadaka bağışlamış sayılır,

Üzerinizdeki musibet ve belalı işlerden sakınmak için sureyi boş vakitlerinizde elinizden geldiğince okuyun,

Şems Suresi Hasta veya Rahatsız Olan bir kişinin üzerine ihlaslı bir şekilde okunursa, Allahın izniyle şifa bulur,

Şems Suresini okuyan kişi Yapılan tüm işlerde saygı görür,

Nasib’inin bollaşmasını isteyen her kimse Şems suresini okumayı alışkanlık haline getirsin.

  • Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Her kim Şems suresini okursa, O kişi sanki güneş ve ayın üzerine doğduğu her şeyi sadaka vermiş gibi sevap alır.“(Ebu Suud Efendi, Ebû Suud Tefsiri (İrşâdü Aklis-Selim), 9/165; Kâdı Beyzâvî, Beyzâvi Tefsir (Envârut-Tenzîl ve Esrârut-Te’vil), )
  • Her beladan korunmak ve düşmanın şerrinden emin olmak için 41 defa okunur.
  • Bu sureyi okuyan kimsenin hem nasibi bol olur, hem de gittiği yerde iltifat görür, başarılı olur.
  • Maddi ve manevi hastalıklara şifa olur.

 

Abdulbasit Abdussamed Şems Suresi ve Duhâ Suresi Dinle

 Muhammed Sıddık Minsevi  Şems Suresi Dinle

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ

Şems Suresi Arapça, Latin Harfli Okunuşu Ve Türkçe Meali

Bismillâhirrahmânirrahîm

Besmele

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla…

1. وَالشَّمْسِ وَضُحَاهَا
1. Veşşemsi veduhâhē.
1. Güneş’e ve onun parıltısına,

2. وَالْقَمَرِ إِذَا تَلَاهَا
2. Vel gameri izē telēhē.
2. Güneş’in ardından gelen Ay’a,

3. وَالنَّهَارِ إِذَا جَلَّاهَا
3. Vennehēri ize cellēhē.
3. Güneş’i açıp ortaya çıkaran gündüze,

4. وَاللَّيْلِ إِذَا يَغْشَاهَا
Velleyli izē yağşēhē.
4. Onu örten geceye,

5. وَالسَّمَاء وَمَا بَنَاهَا
Vessemēi vemē benēhē.
5. Göğe ve onu bina edene,

6. وَالْأَرْضِ وَمَا طَحَاهَا
6. Vel ardı vemē tahâhē.
6. Yere ve onu döşeyene,

7. وَنَفْسٍ وَمَا سَوَّاهَا
7. Venefsiv-vemē sevvēhē.
7. Nefse ve onu biçimlendirene,

8. فَأَلْهَمَهَا فُجُورَهَا وَتَقْوَاهَا
8. Feelhemehē fucûrahē ve tagvâhē.
8. Sonra da ona kötülük ve takva kabiliyetini verene yemin olsun ki,

9. قَدْ أَفْلَحَ مَن زَكَّاهَا
9. Gad efleha men zekkēhē.
9. Elbette nefsini temizleyip parlatan kurtulmuştur.

10. وَقَدْ خَابَ مَن دَسَّاهَا
10. Vegad [k]hâbe men dessēhē.
10. Onu kirletip gömen de ziyan etmiştir.

11. كَذَّبَتْ ثَمُودُ بِطَغْوَاهَا
11. Kezzebet s[peltek]emûdu bitağvēhē.
11. Semud, azgınlığıyla Hakk’ı yalanladı,

12. إِذِ انبَعَثَ أَشْقَاهَا
12. İzim-beas[peltek]e eşgâhē.
12. En azgınları ileri atılınca,

13. فَقَالَ لَهُمْ رَسُولُ اللَّهِ نَاقَةَ اللَّهِ وَسُقْيَاهَا
13. Fegâlelehum rasûlullâhi nēgatellâhi ve sugyēhē.
13. Allah’ın Rasulü (Salih peygamber) onlara: “Allah’ın devesini ve onun su nöbetini gözetin.” demişti.

14. فَكَذَّبُوهُ فَعَقَرُوهَا فَدَمْدَمَ عَلَيْهِمْ رَبُّهُم بِذَنبِهِمْ فَسَوَّاهَا
14. Fekezzebûhu feagarûhē fedemdeme aleyhim rabbuhum bizembihim fesevvēhē.
14. Fakat onlar peygamberi yalanlayıp deveyi kestiler. Rableri de günahlarını başlarına geçiriverdi de orayı dümdüz etti.

15. وَلَا يَخَافُ عُقْبَاهَا
15. Velē ye[k]hâfu ugbē
15. Öyle ya, Allah bu işin sonundan korkacak değil ya.

 

İlgili Diğer Konular

 

Nukteler.com’u Facebook’tan takip etmeyi unutmayın!

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu