Kültür-Sanat

Bediüzzaman Said Nursi’nin Isparta’daki Evi

ÜSTAD’IN EVİ

[ad id=”9939″]

Risâle-i Nur hizmetinin ilk merkezi olma özelliği kazanan Isparta, Üstad Bediüzzaman’ın hayatında da çok önemli bir yere sahiptir.

Bununla birlikte, Üstad’ın bir çok yönüyle Isparta’lı olduğu ve bu mübarek belde ile maddî-mânevî bağlantısının bulunduğunu Risale-i Nur eserlerinden anlaşılmaktadır.

1953 senesinde Rüşdiye mezunu Fitnat Hanım, Üstad Bediüzzaman Hazretlerine evini kiralık olarak vermişti. Üstad Hazretleri bu mübarek hanede, vefat ettiği tarihe kadar 7 sene kalmıştır. Risale-i Nur eserleri buradan bütün vatana ilim nurunu yaymıştır.

Üstad Hazretleri talebeleri ile birlikte evin üst kısmında ikamet etmişlerdir.

Bediüzzaman’ın Isparta’daki Evi (Merkez)

Üstâd’ın Barla öncesi ve sonrası

Sekiz buçuk sene Barla’da mecburî ikamete tabi tutulan Bediüzzaman Said Nursî, 25 Temmuz 1934’te buradan alınarak Isparta şehir merkezine getirildi.

Bu, Üstad Bediüzzaman’ın Isparta’ya ikinci gelişidir.

Üstad’ın Isparta’ya ilk gelişi, 1927 yılı başlarında olup, Burdur’dan sonra ve “Birinci Barla”dan hemen öncedir.

Bediüzzaman Said Nursi’nin üçüncü kez Isparta’ya gelip Fıtnat Hanımın evinde ikamet etmeye başlaması ise, 1952 senesinin başlarına denk gelmektedir.

Bediüzzaman Hazretleri 1948 yılı sonlarına doğru Afyon’da polis gözetiminde mecburi ikamete tabi tutulur. Yetmiş iki gün burada tutulan Bediüzzaman 2 Aralık 1949’da hapis öncesi ikamet ettiği Emirdağ’a geçer. Demokrat Parti iktidarının ilk üç senesinde de Emirdağ’da ikamet etmeye devam eder.

Üstâd’ın Isparta’da İkameti

Üç ay kadar İstanbul’da kalan Bediüzzaman tekrar Emirdağ’ına gelse de 23 Ağustos 1953’te Isparta’ya yerleşmek üzere oradan da ayrılır.

Merkez Isparta olmak üzere, sık sık kısa seyahatlerle Afyon, Emirdağ, Eskişehir, Eğirdir ve Barla’ya gider.

Bediüzzaman, bundan sonraki hayatını daha önce sürgün ve mahpus olarak gittiği yerlerdeki dostlarını ziyaretle geçirir. Eski mekânlarını ziyaret eder, dostlarıyla görüşür, talebelerine “dersler” yapar. İstanbul, Ankara ve Konya’ya gidip çeşitli ziyaretlerde bulunur. Kitapları için açılan mahkemelere katılır.

Takvimler 19 Mart 1960 tarihini gösterdiğinde Ramazan ayı içerisinde Bediüzzaman ağır hastadır. Bediüzzaman Said Nursî, yanındaki talebelerine Urfa’ya gitmek istediğini söyler.

Arabası hazırlanır  ve seksen iki yaşındaki Bediüzzaman, ağır hasta hâliyle arabanın arka koltuğunda yola çıkar. 20 Mart’ta yağmurlu bir havada yaşanan bu yolculuk, onun son yolculuğuydu.

Bediüzzaman 23 Mart 1960 günü Urfa’daki İpek palas otelinin 27 numaralı odasında sabaha karşı vefat eder ve Balıklıgöl’deki mezarlığa geçici olarak defnedilir.

 

 

Bediüzzaman’ın gözünde Isparta

Bediüzzaman Hazretlerinin çocukluğu İsparit Nahiyesi sınırları içinde geçmiştir. İsparit Nahiyesi, Bitlis iline bağlı Hizan kazasının bir nahiyesidir. Bediüzzaman Said Nursî, 1878 tarihinde İsparit’e bağlı Nurs Köyünde doğmuştur.

Bediüzzaman Hazretleri’nin yaşlılık hayatının önemli kısmı ise Isparta’da geçmiştir.

Bediüzzaman daha sonra İsparit ile sonradan geldiği Isparta arasında şöyle bir münasebet kurar:

“Evet, ben üç cihetle Ispartalıyım. Gerçi tarihçe ispat edemiyorum, fakat kanaatim var ki, İsparit nahiyesinde dünyaya gelen Said’in aslı buradan gitmiş. Hem Isparta vilayeti öyle hakikî kardeşleri bana vermiş ki, değil Abdülmecid ve Abdurrahman, belki Said’i onların her birisine maalmemnuniye feda eylerim.” (Tarihçe-i Hayat / Denizli Hayatı)

Bediüzzaman Hazretleri benzer düşüncelerini farklı bir yerlerde şöyle dile getirir:

“Eski Said çok zaman Medresetü’z-Zehrayı gaye-i hayal ederek çalışmış. Cenâb-ı Hak kemal-i merhametinden, Isparta’yı Medresetü’z-Zehra hükmüne getirdi. Ve nahiyemiz olan küçücük Isparta’nın mahdut akraba ve ahbap yerine mübarek Isparta vilâyetini verip binler kardeşi ihsan eyledi. Belki muhtemeldir ki, küçük Isparta’nın aslı, bu büyük Isparta’dan gitmiş. Benim vatan-i aslim, bu Isparta olmak caizdir. Hattâ Ispartalı kim olursa olsun, başkalara nispeten benimle ve Risale-i Nur’la fazla alâkadar görüyorum.” (Kastamonu Lahikası)

Yine Kastamonu Lahikası adlı eserinde Isparta hakkında şu ifadeleri kullanır;

Evet, bu havaliye gelen Ispartalılar asker olsun, başkalar olsun, ekseriyet-i mutlakayla beni hemşehri biliyorlar. Hangisi benimle görüşüyor, “Sen Ispartalı mısın?”

Ben de diyorum: “Maaliftihar, ben Ispartalıyım.” Ve Isparta’da o kadar hakikîkardeşlerim ve akariblerim var ki, meskat-ı re’sim olan Nurs karyesine pek çok cihetlerle tercih ediyorum. Ve büyük Isparta’nın bir küçük evlâdı hükmünde olan Isparit nahiyemize, büyük Isparta’nın birtek köyünü tercih ediyorum. O kadar hâlis, kahraman kardeşleri bana veren Isparta, taşı da, toprağı da bana ve belki Anadolu’ya mübarek olmuş. İnşaallah hem Anadolu’ya hem âlem-i İslâma neşrettikleri Nur tohumları birer rahmete mazhar olur, sümbül verir. Hem gıda, hem ziya, hem deva olup mânevî galâ ve veba ve zulmü ve zulmeti dağıtır. (Kastamonu Lahikası)

 

Isparta Merkez Bediüzzaman Said Nursi (Üstad’ın) Evi

Adres: Kepeci Mahallesi, Kemer Altı Sk., 32300 Isparta Merkez/Isparta

Ziyaret Saatleri:

Pazar : 08:45–19:30
Pazartesi : 08:45–19:30
Salı : 08:45–19:30
Çarşamba : 08:45–19:30
Perşembe : 08:45–19:30
Cuma : 08:45–19:30
Cumartesi : 08:45–19:30

 

Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin Evi (Harita)

 

 

Nukteler.com’u Facebook’tan takip etmeyi unutmayın!

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir