Diyanet Cuma Hutbesi 9 Ağustos 2024 “Vehen”
Diyanet 9 Ağustos 2024 Cuma hutbesi yayımlandı. İşte Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan 9 Ağustos tarihli Cuma hutbesinin konusu “Vehen: Birlik ve Beraberliğimizin Önündeki Büyük Engel" oldu.
Diyanet 9 Ağustos 2024 Cuma hutbesi yayımlandı. İşte Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan 9 Ağustos tarihli Cuma hutbesinin konusu “Vehen: Birlik ve Beraberliğimizin Önündeki Büyük Engel” oldu.
Cuma hutbesi ne zaman okunuyor? Bu haftaki 9 Ağustos 2024 Cuma hutbesi yayınlandı mı, hutbenin tam metni nedir? Peki bu hafta hutbe ne zaman yayımlanacak? Bugünkü Cuma Hutbesinin konusu nedir, belli oldu mu? Hangi konu ve konulardan bahsedilecek? Cuma hutbeleri her camide aynı mı? Diyanet Hutbe ne demek!
Bu hafta Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan 9 Ağustos Cuma hutbesi Perşembe günü yayımlandı. Geçtiğimiz haftalarda olduğu gibi Cuma Hutbeleri ve konusu Müslümanlar tarafından günün en çok merak edilen konuları arasında yer alıyor. Türkiye genelinde tüm il ve ilçelerinde, yaklaşık 90 bin camide imamlar tarafından okunacak bu haftaki hutbesinin konusu da vatandaşlar tarafından yoğun ilgiyle takip ediliyor. İşte bu hafta tüm camilerde okunacak Cuma hutbesi konusu ve tam metni…
Cuma Hutbesi 9 Ağustos 2024
9 Ağustos tarihli (yarınki) Türkiye genelinde camilerde okunacak hutbesi Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yayınlandı. İşte Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan “Vehen: Birlik ve Beraberliğimizin Önündeki Büyük Engel” konulu Cuma hutbesi ve tam metni
Cuma Namazı ve Cuma Hutbesi / Friday Khutbas / خطب الجمعة / Freitag Predigt
VEHEN: BİRLİK VE BERABERLİĞİMİZİN ÖNÜNDEKİ BÜYÜK ENGEL
بِسْـــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم
Muhterem Müslümanlar!
Peygamber Efendimiz (s.a.s) bir keresinde Sahâbe-i Kirâm’a “Açgözlü kimselerin yemeğe üşüşmeleri gibi, düşmanlarınızın üzerinize saldırmaları yakındır.” buyurdu. Orada bulunan bir sahâbî, “Sayıca az olduğumuz için mi düşmanlarımız üzerimize üşüşecekler?” diye sordu. Allah Resûlü (s.a.s), بَلْ أَنْتُمْ يَوْمَئِذٍ كَثِيرٌ، وَلَكِنَّكُمْ غُثَاءٌ كَغُثَاءِ السَّيْلِ “Hayır, siz sayıca çok olacaksınız. Fakat selin önündeki çer çöp gibi savrulacaksınız.” dedi ve sözlerine şöyle devam etti: “Allah, düşmanlarınızın kalbinden heybet ve azametinizi çıkartacak; sizin kalplerinize de vehni yerleştirecektir.” Sahâbî, “Ya Resûlallah! Vehen nedir?” diye sorunca Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), حُبُّ الدُّنْيَا وَكَرَاهِيَةُ الْمَوْتِ “Dünyayı aşırı sevmek ve ölümü kötü görmektir!”[1] buyurdu.
Aziz Müminler!
Peygamber Efendimiz (s.a.s), bu hadisleriyle bizlere şunları hatırlatmaktadır: Müslümanlar birlik ve beraberliği kuşandıkları zaman varlıklarını muhafaza ederler. Ümmet bilinciyle hareket ettiklerinde asil ve vakur duruşlarını devam ettirirler. Yürekleri toplu vurdukça izzetlerini korurlar. Fitne, fesat ve tefrikaya geçit vermediklerinde kardeşlik bağlarını güçlendirirler.
Ancak; Müslümanlar, yaratılış gayelerini, ölümü, hesabı, cennet ve cehennemi unutup dünyaya aşırı meylederlerse, güçlerini kaybeder zillete düşerler. Kalplerine Allah ve Resûlü’nün sevgisinden ziyade mal ve mülk, makam ve mevki, şan ve şöhret sevgisini yerleştirirlerse rüzgârın önündeki yapraklar gibi savrulurlar. Şahsi menfaatlerini, lüks ve konforlarını i’lây-ı kelimetullahtan üstün tutarlarsa bölünüp parçalanma tehlikesiyle karşı karşıya kalırlar.
Kıymetli Müslümanlar!
Bizler, zaman zaman dünya meşgalelerine dalıp İslam’ın hayat veren ilkelerini göz ardı edebiliyoruz. Rabbimize, çevremize ve insanlara karşı sorumluluklarımızı ihmal edip tamamıyla dünyaya yönelebiliyoruz. Kulluğumuzu unutup insani ve ahlaki değerleri hayatımızdan uzaklaştırabiliyoruz.
Hâlbuki Cenâb-ı Hak, “Siz geçici dünya menfaatini istiyorsunuz, Allah ise ahireti kazanmanızı istiyor.”[2] ayetiyle bizleri uyarmakta, ebedi yurdumuzu ihmal etmeden yaşamamızı bizlere tavsiye etmektedir.
Yüce dinimiz İslam’a göre dünya, ahiretle kıyaslandığı zaman geçici, boş ve eğlenceden ibarettir. Yoksa dünya ve nimetleri kötü, değersiz ve önemsiz değildir. Kötü olan, insanı Allah’tan ve onun rızasından uzaklaştıran dünyevileşmedir. Unutmayalım ki, dünya ahiretin tarlasıdır. Cennetin kazanılacağı yerdir. Kulluk imtihanımızı gerçekleştirdiğimiz, hangimizin daha güzel işler yapacağının tespit edildiği mekândır. Dinimizin bizlerden istediği ne dünya için ahireti ne de ahiret için dünyayı terk etmektir. Allah’ın rızası doğrultusunda her ikisi için de çalışmaktır.
Bu hususta Cenâb-ı Hak şöyle buyurmaktadır: “Allah’ın sana verdiğinden ahiret yurdunu kazanmaya bak. Dünyadan da nasibini unutma!”[3]
Değerli Müminler!
Bugün; kin, öfke, kötülük ve zulüm yeryüzünü kuşatmış, insan hakları ve ahlaki değerler ayaklar altına alınmışsa bunun sebebi sadece zalimlerin güçlü olması değildir. Asıl sebep, Müslümanların çalışmayı tembelliğe kurban etmeleridir. İnançlarının gereği olan sorumluluklarını yerine getirmemeleridir. Vatanlarını ve değerlerini koruyabilmek için düşmanlarına karşı her alanda gerekli hazırlıkları yapmamalarıdır. İman, salih amel ve güzel ahlakla dünyalarını imar etmemeleridir.
Oysaki Yüce Rabbimizin bu husustaki vaadi gayet açıktır: “Allah, içinizden iman edip dünya ve ahiret için yararlı işler yapan kimselere; kendilerinden öncekilere verdiği gibi onlara da yeryüzünde hâkimiyet vereceğini, onlar için beğenip seçtiği İslam dinini yerleştirip yayılmasını sağlayacağını, hâlihazırdaki korkularını güvenliğe çevireceğini vaat etmiştir…”[4]
Gün, aşırı dünyevileşme, bireysellik ve bencillikten kurtulma, sınırsız arzu ve isteklerimizi dizginleme günüdür. Vakit, farklılıklarımızı zenginlik kabul edip; birliğe ve huzura giden yolda birlikte yürüme vaktidir. Zaman, müminlere karşı şefkat ve merhameti, kâfirlere ve zalimlere karşı vakar ve izzeti kuşanma zamanıdır.
Aziz Müslümanlar!
Hutbemin sonunda bir hususu sizlerle paylaşmak istiyorum. 2025 yılı hac ön kayıt ve kayıt yenileme işlemleri başlamış olup 16 Eylül 2024 tarihine kadar devam edecektir. Hacca gitmek isteyen vatandaşlarımızın e-Devlet sistemi üzerinden ön kayıtlarını bizzat yapmaları gerekmektedir. Bu yıl Başkanlığımızca kayıt yenileme işlemi yapılmayacağından geçen yıllardan kaydı bulunan vatandaşlarımızın da yine e-Devlet sistemi üzerinden kayıtlarını güncellemeleri gerekmektedir. Konuyla ilgili il ve ilçe müftülüklerimizden bilgi alabilirsiniz.
[1] Ebû Dâvûd, Melâhim, 5; İbn Hanbel, V, 278.
[2] Enfâl, 8/67.
[3] Kasas, 28/77.
[4] Nûr, 24/55.
Kaynak: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü
Hutbeyi indir
09.08.2024 tarihli Cuma Hutbesini Türkçe, Arapça, İngilizce, Almanca metni, okunuşu ve PDF Formatında indir
- Diyanet Hutbeler
- Cuma Hutbesini Mp3 olarak indir, dinle
Diyanet hutbe Cuma, dibbys, diyanet fetva, cuma hutbesi duası, cuma hutbesi arşivi, cuma hutbeleri pdf, Cuma hutbesi bugün, cuma hutbesi nasıl yapılır, nasıl okunur?
Vehen veya Vehn ne demek?
“Vehen” veya “vehn” kelimesi, İslami literatürde önemli bir kavram olup genellikle “dünyayı aşırı sevmek ve ölümü kötü görmek” anlamına gelir. Bu terim, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v.) bir hadisinde geçmektedir ve Müslümanların içine düşebileceği zayıflık halini ifade eder.
Vehen’in Tanımı ve Kökeni
- Sözlük anlamı: “Zayıflık, gevşeklik, güçsüzlük” demektir. Örneğin, Hz. Zekeriya (a.s.) “kemiklerim zayıfladı (vehene’l-azmu minni)” ifadesini kullanmıştır.
- Hadislerdeki anlamı:
Peygamberimiz (s.a.v.), bir hadisinde şöyle buyurmuştur:
“Vehn, dünyayı (fazlaca) sevmek ve ölümü kötü görmektir.”
Bu durum, Müslümanların manevi direncini kıran ve onları dünyaya bağlı hale getiren bir zaaf olarak tanımlanır.
Vehen’in Sonuçları
- Manevi Zayıflık: Dünyaya aşırı bağlanmak, ahireti unutmak ve ölümden korkmak, Müslümanların cihat ruhunu kaybetmesine yol açar.
- Toplumsal Çöküş: Hadiste belirtildiği gibi, Müslümanlar sayıca çok olsalar bile, “selin önündeki çer çöp gibi” dağınık ve etkisiz hale gelirler.
- Düşmanların Cesareti: Allah, düşmanların kalbinden Müslümanlara karşı olan korkuyu çıkarır ve onların yerine vehn duygusunu yerleştirir.
Tarihsel ve Güncel Yansımaları
- Osmanlı Devleti’nin çöküşü ve Müslüman coğrafyaların sömürgeleştirilmesi, vehnin bir sonucu olarak yorumlanmıştır.
- Günümüzde Müslümanların ekonomik ve siyasi zayıflığı, dünyaya aşırı düşkünlük ve ölüm korkusuyla ilişkilendirilir.
Vehen, Müslümanların manevi çöküşünü ifade eden önemli bir kavramdır. Bu durumdan kurtulmak için dünya-ahiret dengesini korumak, ölümü bir hakikat olarak kabullenmek ve İslami değerleri yaşamak gereklidir.
Diğer Konular
- Tebbet Suresi Anlamı ve Fazileti
- Cuma Mesajları, Cuma Tebrik Sözleri
- Ahlak Nedir? Ahlaklı insan tanımı
- Namaz Duaları, Namazda okunan sureler