Şifalı Bitkiler

Dulavrat otu; Faydaları, Yan Etkileri ve Daha Fazlası

Dulavrat otu nedir? Dulavratotu ne için kullanılır? Dulavrat otunun adı nereden geliyor? Dulavrat Otu Zehirli Mi? Zararları ve Yan Etkileri nelerdir? 

Dulavrat otu nedir? Dulavratotu ne için kullanılır? Dulavrat otunun adı nereden geliyor? Dulavrat Otu Zehirli Mi? Zararları ve Yan Etkileri nelerdir? Dulavrat otu faydaları ve zararları nelerdir? Dulavratotu Kökü Çayının Faydaları nedir? Dulavrat Otu Fiyatı Ne Kadar? Nerede yetişir ve nerede satılır?

Dulavrat otu nedir?

Şifalı bitkilerden Güzelavrat ya da halk arasında genellikle Dulavratotu (Arctium lappais) olarak bilinen otsu ve çok yıllık bir bitki, papatyalar ve ayçiçekleriyle birlikte Asteraceae familyasına ait bir bitkidir. Genellikle etli köke sahip bir yarı çalı olarak görülür.

Bitki 1.5 metre, uzun oval yaprakları ise 18 cm uzunluğa kadar erişebilir. Çan şekilli çiçekleri hafif yeşil-soluk mor ve az kokuludur. Meyveleri olgunlaştıkça yeşilden parlak siyaha uzanan ve yaklaşık olarak 1 cm uzunluktaki yemişlerdir. Bu yemişler tatlıdır ve zehirli alkoloidler içermelerine rağmen taşıdıkları tohumlarla yayılmayı da sağlayan hayvanlar tarafından iştahlıca tüketilirler.

Dulavratotu bazı bölgelerde (yayılma kabiliyeti nedeniyle) bir ot olarak kabul edilebilir, ancak bitki yüzyıllardır çok çeşitli rahatsızlıklar için bir çare olarak kullanılmıştır.

Geleneksel tıpta dulavratotu meyveleri, tohumları, kökleri ve yaprakları; soğuk algınlığı, gut, romatizma, mide rahatsızlıkları ve kanser için kaynatma veya çay olarak kullanılır. Sindirim sistemini düzene sokan bu şifalı bitki, kolondaki faydalı bakterilerin gelişmesini sağlar. Ayrıca idrar sökücü özelliği sayesinde enfeksiyon ve ödem rahatsızlıklarını giderir.

Mide asitlerini de dengeleme görevi sayesinde, uzun süre tokluk hissi vermekle birlikte yemek sonrasında midede oluşan ağırlığı hafifletme görevi de bulunur.

Terlemeyi artırır ve bağırsak hareketlerini kolaylaştırır. Aynı zamanda bir afrodizyak etkisi olduğu da bilinmektedir.

Dulavrat otunun adı nereden geliyor?

Ülkemizde güzel avrat otu ismi ile de bilinen dul avrat otu, Latince adı Arctium lappa olarak papatyagiller familyasından olup soğuğa ve kötü hava koşullarına oldukça dayanıklıdır. Ülkemizde bu isimle adlandırılmasının tam nedeni bilinmese de belki bu dayanıklılığından dolayı “dulavrat” diye bilindiği tahmin edilmektedir.

Dulavratotu Ne İçin Kullanılır?

Bilimsel araştırmalar, dulavratotu hakkında daha fazla bilgi edinmemize olanak sağlıyor. Bitkinin insan vücudu üzerine sağlık etkileri umut verici olsa da, her şekilde uzman bir doktor tavsiyesinde kullanılması tavsiye edilmektedir.

İnsanlar, yaşlanan cilt, mide problemleri, eklem şişmesi ve diğer birçok durum için dulavratotu kullanabiliyorlar, ancak sağlık yönünden faydasının kanıtlandığına dair destekleyecek iyi bir bilimsel kanıt yoktur.

Dulavratotu kanın pıhtılaşmasını yavaşlatabilir. Ancak dikkat edilmelidir ki; kan pıhtılaşmasını yavaşlatan ilaçlarla birlikte dulavratotu almak, morarma ve kanama riskini artırabilir.

Şeker hastalığı

2017 yılında yapılan bir çalışmada, bir ay boyunca 200 miligram ve 300 miligram dulavratotu kökü ekstresi ile ön tedavi uygulanan diyabetik fareler, insülin seviyelerini arttırdı ve ayrıca vücut ağırlığının kontrolüne yardımcı oldu. Araştırmacılar ayrıca, düşük trigliserit seviyeleri ve LDL “kötü” kolesterol ve artan HDL “iyi” kolesterol seviyeleri dahil olmak üzere kan lipid profillerinde olumlu değişiklikler bildirdiler.

Çalışma, antioksidan özellikleri nedeniyle dulavratotu diyabet semptomlarını iyileştirebileceğini öne süren farelerde 2014 yılında yapılan bir diyabet çalışmasına dayanmaktadır.

Kandaki toksinleri uzaklaştırır

Dulavratotu kökü için en yaygın kullanımlardan biri kanı arındırmak olmuştur. Son bilimsel çalışmalara göre, dulavratotu kökünün kök sisteminde kan dolaşımından toksinleri çıkarabilen aktif maddeler içerdiği belirlenmiştir.

Araştırma ayrıca dulavratotu kökünün kanı etkili bir şekilde detoksifiye ettiğini ve cilt yüzeyinde dolaşımın artmasını desteklediğini ortaya koymuştur.

Karaciğer Desteği

Dulavratotu, kan temizleme özellikleri nedeniyle tercih edilse de, karaciğeri destekleme yeteneklerine dair sınırlı bilimsel çalışma vardır. 2002 yılında yapılan bir araştırma, bu bitkinin sıçanlarda aşırı alkol tüketiminin neden olduğu karaciğer hasarını tersine çevirmeye yardımcı olduğunu belirledi, ancak insanlar için benzer sonuçlarla doğrudan bir ilişki kurulamayabilir.

Bazı kanser türlerini engelleyebilir

Dulavratotu kökü, sadece kanı arındırmakla kalmaz, aynı zamanda belirli kanser türlerini de engelleyebilir. Son araştırmalara göre dulavratotu, pankreas karsinomu gibi kanserlerin neden olduğu kanser büyümesi üzerinde “güçlü engelleyici etkilere” sahip olduğu saptanmıştır. Başka bir çalışma, dulavratotu kökünün kanser hücresi büyümesine önemli ölçüde müdahale ettiğini ortaya koymuştur.

Dulavratotu farklı kanser türleri ve tümörler üzerindeki tam etkilerini belirlemek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulsa da, bu hala dikkate değer bir bulgudur.

Afrodizyak olabilir

Dulavratotu kökünün bir başka olası kullanımı afrodizyak etkisidir. İnsan dışı bir çalışmada, dulavratotu kökü ekstresinin afrodizyak etkisi olduğu bulunmuştur. Ekstrakt (Dulavratotu kökünün özütü), erkek sıçanlarda cinsel işlevi iyileştirdi ve cinsel davranış miktarını artırdığı gözlemlenmiştir.

İnsanlar üzerinde araştırma yapılması gerekiyor, ancak anekdotsal kanıtlar bu iddiayı destekliyor.

Cilt sorunlarının tedavisine yardımcı olabilir

Dulavratotu kökü ayrıca akne ve egzama gibi cilt rahatsızlıklarını tedavi etmek için uzun süredir kullanılmaktadır. Kökün anti-inflamatuar ve antibakteriyel özellikleri, cilde topikal olarak uygulandığında cilt sorunlarının çözülmesine yardımcı olabilir.

Ayrıca dulavratotu kökünün deriye uygulanması, yanıkların tedavisine yardımcı olabileceğine dair kanıtlar da vardır.

Ağrı kesici

2014 yılında yapılan bir araştırma,  dulavratotu kökü çayı içmenin diz eklem kireçlenmesi olan hastalarda belirli inflamatuar belirteçleri azalttığını ortaya koymuştur.

Dulavrat Otu Yağı Nasıl Kullanılır, Neye İyi Gelir?

Dulavrat otundan bitkisel bir yağ elde edilir ve bu yağ çeşitli hastalıkların tedavisi için önerilir.

Dulavratotu yağları, her yaşta günlük bakım için gerekli olan vitaminler, mineraller, mikro ve makro elementler açısından zengindir. Dulavratotu yağı saf olarak, diğer yağlarla yapılan masaj karışımlarında, uçucu yağlar ile karışımlarda baz yağ olarak, kozmetiklerin (krem, maske, şampuan) zenginleştirilmesi için kullanılabilir.

Dulavrat otu yağı faydaları arasında saçlara vitamin ve hacim katması ön plana çıkar. Kurumuş ve solmuş saçlara canlılık katmak isteyenler, bu bitkinin mucizevi yağını saç maskelerine ekleyebilir. Dilerseniz, dulavrat otu yağını tek başına kullanarak saç diplerine masaj yapabilirsiniz. Kepeklenme, saç dökülmesi, saç kırılması ve saç diplerinde kaşıntı yaşayanlar dulavrat otu yağını tercih edebilir.

Potansiyel riskler ve yan etkiler

Dulavratotu kökü genellikle güvenli kabul edilir, ancak bazı durumlarda kullanımına dikkat edilmesi gerekir. Örneğin, kan şekerini düşürücü ilaçlar alan diyabetli kişiler, dulavratotu kökü hipoglisemiye neden olabileceğinden kullanmamalıdır.

Dulavratotu geleneksel olarak idrar çıkışını artırmak için bir diüretik olarak kullanılmıştır ve kullanırken ek diüretikler alınması dehidrasyona neden olabileceğinden önerilmez.

Dulavratotu ayrıca papatyalara, krizantemlere veya yakup otuna duyarlı kişilerde alerjiyi tetikleyebilir.

Alerjik reaksiyondan şüpheleniyorsanız kullanmayı bırakın ve sağlık uzmanınıza görünün. İnülin içeriği yüksek gıdalara (enginar, kuşkonmaz veya pırasa gibi) karşı hassasiyetiniz varsa, dulavratotu kökü yedikten sonra geçici gaz veya şişkinlik yaşayabilirsiniz. Bitkinin uterusu uyardığı ve muhtemelen erken doğuma neden olduğu bildirildiği için hamileyseniz kullanmaktan kaçının.

Dulavratotu kökünün çocuk sağlığı ve hastalıkları için kullanımları hakkında sınırlı araştırma vardır. Bu nedenle, sağlık uzmanınızın gözetimi altında olmadıkça, çocuğunuza asla dulavratotu kökü vermemelisiniz.

Dulavratotu için bazı potansiyel riskler şunları içerir:

Dulavratotu takviyeleri alıyorsanız, yalnızca ölçülü olarak alın.

Dulavratotu yemek için güvenli olarak kabul edilir, ancak onu yalnızca güvenilir satıcılardan satın almalısınız ve asla vahşi doğadan toplamamalısınız. Dulavratotu bitkisi, oldukça zehirli olan belladonna itüzümü bitkilerine benzer. Genellikle birlikte büyürler.

Dulavratotu kökü doğal bir idrar söktürücüdür, bu nedenle susuz kalmışsanız almamalısınız. Ayrıca başka diüretikler veya su hapları alıyorsanız dehidrasyonu artırabileceğinden almamalısınız.

Krizantemlere veya papatyalara alerjiniz varsa, dulavratotu köküne alerjik reaksiyon gösterme riskiniz yüksek olabilir ve bundan kaçınmalısınız.

Hamile kadınlar veya hamile kalmaya çalışan kadınlar dulavratotu kökü veya takviyeleri almamalıdır.

Dulavrat Otu Çayı Nasıl Demlenir?

Dulavratotu bitkisinin kökünden yapılan bir bitki çayı olan dulavratotu kökü çayı – dulavratotu çayı olarak da adlandırılabilir.

Çin tıbbında uzun süredir kullanılan bazı bitkisel ilaç uzmanları, bu bitki çayının bağışıklık sisteminizi iyileştirebileceğine, kan basıncını düşürebileceğine, hasarlı bir karaciğeri iyileştirebileceğine ve hatta kanseri önleyebileceğine veya tedavi edebileceğine inanıyor. Aynı zamanda yaşlanma belirtilerini tersine çevirmek ve saç sağlığını iyileştirmek için kullanılır.

Dulavratotu çayı, siyah çay veya yeşil çay gibi Camellia sinensis bitkisinin yapraklarından yapılmadığı için geleneksel anlamda bir çay değildir. Dulavratotu bitkisinin kafein içermeyen kısımları kullanılarak demlenir. Bu nedenle dulavratotu kökü çayı kafeinsizdir.

Dulavratotu kökü çayını poşetlerde veya gevşek kurutulmuş kökler halinde satın alabilirsiniz ve birçok aktar, sağlık marketi ve çevrimiçi olarak mevcuttur.

Dulavratotu Kökü Çayı Nasıl Yapılır?

200 ml sıcak su içine 1 tatlı kaşığı dulavrat otunu atın ve bir cezve içinde 5 dakika kadar kaynatın. 5 dakika kaynayan bitki çayınızı birkaç dakika dinlendirin. Demini alan çayı, süzgeçten süzerek taze taze tüketebilirsiniz.

Her içimde taze hazırlanmasına önem vermelisiniz. Bekleyen dulavrat otu çayı, besin değerini kaybetmiş olabilir.

 

Bu yazılarda ilginizi çekebilir;

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu