Cuma Hutbesi

Diyanet Cuma Hutbesi 25 Eylül 2026: Tebliğ Sorumluluğumuz

25 Eylül 2026 Cuma Hutbesi konusu: Tebliğ Sorumluluğumuz. Hutbe, İslam'ı tebliğ etmenin her Müslümanın sorumluluğu olduğunu anlatıyor.

25 Eylül 2026 Cuma hutbesi yayımlandı. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan 25 Eylül tarihli Cuma hutbesinin konusu “Tebliğ Sorumluluğumuz” oldu.

Cuma hutbesi nedir, ne zaman okunur? Bu haftaki 25 Eylül 2026 Cuma hutbesi yayınlandı mı, hutbenin tam metni nedir? Peki bu hafta hutbe ne zaman yayımlanacak? Bugünkü Cuma Hutbesinin konusu nedir, belli oldu mu? Hangi konu ve konulardan bahsedilecek? Cuma hutbeleri her camide aynı mı? Diyanet Hutbe ne demek!

25 Eylül 2026 Cuma Hutbe Özeti: Tebliğ Sorumluluğumuz

Bu haftaki hutbe, İslam’ı tebliğ etmenin her Müslümanın sorumluluğu olduğunu anlatıyor.

Hz. Mus’ab b. Umeyr örneği: Medine’ye İslam’ı öğretmek için gönderilen Mus’ab b. Umeyr, kısa sürede büyük başarı sağladı. Onu başarılı kılan, Peygamberimizin güzel ahlakını rehber edinmesiydi.

Tebliğ nasıl olmalı?

  • Yumuşak söz, güler yüz
  • Kolaylaştıran, müjdeleyen bir dil
  • Zorlaştıran ve nefret ettiren değil

Tebliğ kimin görevi, kimlere aittir?
Sadece alimlere değil; anne-babaya, öğretmene, esnafa, komşuya… Kısacası her Müslümana. Çünkü tebliğ, söz ve davranışla örnek olmaktır.

  • Tebliğin özü: Bir gönle girmek. Bazen bir tebessüm, bazen bir selam.
  • Sosyal medya uyarısı: Paylaşmadan önce doğruluğuna, yorum yapmadan önce mahremiyete dikkat edilmeli. Düşünülmeden söylenen bir söz, yıllarca taşınacak bir yaraya dönüşebilir.
  • Kapanış: “Bizi gören, İslam’ın güzellikleriyle tanışmak istesin. Sözümüzü dinleyen, Peygamberimizin ahlakını kuşansın.”

“Allah, bizden bir söz işitip, onu işittiği gibi başkasına ulaştıran kişinin yüzünü ak etsin.”

Hadisin Kaynağı

Bu hadis, Ebu’d-Derda ve Abdullah b. Mesud gibi sahabelerden rivayet edilmiştir .

Arapça orijinal metni: نَضَّرَ اللَّهُ امْرَأً سَمِعَ مِنَّا حَدِيثاً فَبَلَّغَهُ كَمَا سَمِعَهُ، فَرُبَّ مُبَلَّغٍ أَوْعَى مِنْ سَامِعٍ

Türkçe okunuşu: “Naddarallahu imreen semia minnâ hadîsen fe belleğahu kemâ semiahû, fe rubbe mubelleğin ev’â min sâmi’.”

Anlamı: “Allah, bizden bir söz işitip onu işittiği gibi (başkasına) ulaştıran kişinin yüzünü ak etsin. Kendisine (bilgi) ulaştırılan nice kimseler vardır ki onu işiten (ve kendisine aktaran) kimseden daha kavrayışlıdır.”

Tebliğ Nedir?

Tebliğ, İslam dininde Allah’ın mesajını, yani İslam’ı ve Kur’an’ın hükümlerini insanlara ulaştırmak, anlatmak ve öğretmek anlamına gelir.

Kısaca:

  • Sözlük anlamı: Bildirmek, duyurmak, ulaştırmak.
  • Dini anlamı: İslam’ı, Allah’ın emir ve yasaklarını, Peygamberimizin (s.a.s) getirdiği mesajı insanlara en güzel şekilde anlatmak.

Tebliğin özü:

  • Zorlamak değil, güzel öğütle anlatmak
  • Nefret ettirmek değil, müjdelemek
  • Yumuşak söz, güler yüz ve güzel ahlakla gönle girmek

Kur’an’dan delil:

“Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle davet et…” (Nahl, 125)

Yani tebliğ; baskıyla değil, hikmetle, güzel sözle ve yaşayarak örnek olmakla yapılır.

Bu hafta Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan 25 Eylül 2026 hutbesi Perşembe günü yayımlandı. Her hafta olduğu gibi Cuma Hutbeleri ve konusu Müslümanlar tarafından günün en çok merak edilen konuları arasında yer alıyor. Türkiye genelinde tüm il ve ilçelerinde, yaklaşık 90 bin camide imamlar tarafından okunacak bu haftaki hutbesinin konusu da vatandaşlar tarafından yoğun ilgiyle takip ediliyor. 

İşte bu hafta Türkiye geneli tüm camilerde okunacak Cuma hutbesi konusu ve tam metni…

Cuma Hutbesi 25 Eylül 2026

25 Eylül 2026 (yarınki) Türkiye genelinde camilerde okunacak hutbesi Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yayınlandı. İşte Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan “Tebliğ Sorumluluğumuz” konulu Cuma hutbesi ve tam metni

Cuma Namazı ve Cuma Hutbesi / Friday Khutbas / خطب الجمعة​​​​​​​​​​ / Freitag Predigt

Tarih: 25.09.2026

TEBLİĞ SORUMLULUĞUMUZ

Muhterem Müslümanlar!

Medineliler Allah Resûlü (s.a.s)’den İslam dinini kendilerine öğretecek bir kişi istediler. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), bu ulvi görev için Mus‘ab b. Umeyr’i seçti. Hz. Mus‘ab; küçük büyük demeden herkese İslam’ı tebliğ etti, nice gönlün İslam’la buluşmasına vesile oldu. Öyle ki, bir yıl içerisinde Medine’de Efendimiz (s.a.s)’den bahsedilmeyen hiçbir ev kalmadı.

Aziz Müminler!

Genç Mus‘ab’ı kısa bir sürede bu denli başarılı kılan, Resûl-i Ekrem (s.a.s)’in güzel ahlakını kendisine rehber edinmesiydi. Peygamberimiz (s.a.s); yumuşak sözlüydü, güler yüzlüydü. O; zorlaştıran değil kolaylaştıran, nefret ettiren değil müjdeleyen bir rahmet elçisiydi.

Kıymetli Müslümanlar!

Cenâb-ı Hak, “Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle davet et…” ayetiyle işaret ettiği üzere İslam’a davet, toplumun bir kısmıyla sınırlı değildir. İslam’ın güzelliklerini anlatmak ve hayatımızda görünür kılmak, hepimiz için bir kulluk sorumluluğudur. Her Müslüman; gücü ve imkânı nispetinde söz ve davranışlarıyla ailesine, çevresine ve bütün insanlara en güzel şekilde örnek olmalı, hak ve hakikati onlara anlatmak için gayret göstermelidir.

Nitekim çocuğunun iki cihan saadeti için koşuşturan her anne ve baba, öğrencilerinin hayatında olumlu izler bırakmak için gayret gösteren her öğretmen, müşterisine güven veren her esnaf, akrabalık bağlarını gözeten ve komşusuyla iyi geçinen her insan nebevî daveti kuşanmış demektir.

Değerli Müminler!

Tebliğin özünde bir gönle girmek vardır. Bu, bazen bir tebessümle, bazen de bir selam ile olur. Güler yüzle, tatlı dille yürekleri fethetmek isteyen herkes, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in Hz. Âli’ye buyurduğu, “Allah’a yemin olsun ki Rabbimizin senin vesilenle bir kişiyi hidayete erdirmesi, senin için dünyadan ve içindekilerden daha hayırlıdır” sözünü, kendisine yapılmış bir öğüt olarak bilmelidir.

Kardeşlerim!

Teknolojinin gelişimi tebliğ metodumuza yeni yollar açmaktadır. Bu yollar; bizlere, hiç gitmediğimiz coğrafyalardaki insanlarla iletişim imkânı sunmaktadır. Bununla birlikte dikkat edeceğimiz hususlar da artmaktadır. 

Dolayısıyla sosyal mecralarda paylaşımda bulunan her bir kardeşimiz; Yüce Rabbimizin, “İnsan hiçbir söz söylemez ki onun yanında yaptıklarını gözetleyen ve kaydeden hazır bir melek bulunmasın” uyarısını dikkate almalıdır.

Bir sözü paylaşmadan önce doğruluğuna, bir başkasının hayatına dair yorum yapmadan önce ise mahremiyetine özen göstermelidir. İlim meclislerinde dile getirilmesi gereken konuları sosyal medyada gelişigüzel ve ölçüsüzce tartışmamalıdır. Düşünülmeden söylenen bir sözün, önemsenmeden yapılan bir paylaşımın, sinelerde yıllarca taşınacak bir yaraya dönüşebileceğini unutmamalıdır.

Aziz Müslümanlar!

Bizi gören, İslam’ın güzellikleriyle tanışmak istesin. Sözümüzü dinleyen, Peygamberimiz (s.a.s)’in ahlakını kuşansın ve elimizi uzattığımız, kendini güvende hissetsin.

Hutbemizi Rahmet Elçisi Efendimiz (s.a.s)’in şu hadis-i şerifleriyle bitiriyoruz: “Allah, bizden bir söz işitip, onu işittiği gibi başkasına ulaştıran kişinin yüzünü ak etsin.”

Hutbeyi indir

25.09.2026 tarihli Cuma Hutbesini Türkçe, Arapça, İngilizce, Almanca metni, okunuşu ve PDF Formatında indir

Diyanet hutbe Cuma, dibbys, diyanet fetva, cuma hutbesi duası, cuma hutbesi arşivi, cuma hutbeleri pdf, Cuma hutbesi bugün, cuma hutbesi nasıl yapılır, nasıl okunur?  

Bu yazılar da ilginizi çekebilir;

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün