İslam

Salavat Nedir, Nasıl Getirilir? Salavat Okunuşu ve Çeşitleri

Peygamberimize okuduğumuz Allahümme salli ala Muhammed ve ala âli Muhammed olan Salavat anlamı Nedir, Nasıl getirilir? Okunuşu ve Çeşitleri

Salavat niçin okunur? Salavat nasıl söylenir ve anlamı nedir? Günde kaç salavat getirmek lazım? Salavatın önemi ve dindeki hükmü nedir? Salavat getirmek için abdestli olmak gerekir mi? Peki Peygamberimize salavat getirmek Müslümanlara neler kazandırır? Salavatı Şerif nedir, okunuşu ve Türkçe anlamı nasıl? Salavât ile ilgili Ayetler

Peygamberimize okuduğumuz Allahümme salli ala Muhammed ve ala âli Muhammed olan Salavat anlamı Nedir, Nasıl getirilir? Okunuşu ve Çeşitleri

İslam âlemi ve Müslümanlar tarafından sıklıkla getirilen, okunan Salavatı Şerif, bugün (7 Ekim 2022) Mevlid Kandili ve Cuma günü nedeniyle daha da önem kazandı. Bugün İslam elemi için büyük önem taşıyan Mevlid Kandili idrak edilecek. Kandil gecelerinde yapılan hayır ve hasenatları Peygamberimize hediye etmek adına salavatlar getirilip dualar edilecek.

Salavât Nedir?

Salavât; belirli vakitlerde, Kur’an’da emredildiği tarzda ve Hz. Peygamber (asv)’in tarif ettiği şekilde yapılan ibadettir. Salât’ın çoğulu salavât denir. Hz. Peygamber (asv)’e yapılan duâ mânâsında kullanılır.

Salavat kelimesi, salât kelimesinin çoğuludur. Salavât; selam, tebrik, zikir, dua anlamlarına gelmekle birlikte Peygamber Efendimiz’in ismi zikredildiğinde yapılan duâ demektir.

Arapça yazılışı: صلى الله عليه و سلم

Salavat okumak isteyen kimse bir çok salavat çeşitlerinden herhangi birini okuyabilir. En çok okunan Arapça Salavatı: Şerife

اللهمّ صلِّ على سيّدنا محمّد وعلى آل سيّدنا محمّد

Allahümme salli Ala Seyyidina Muhammed.

Türkçe manası: Allah’ım, Hz. Muhammed “Sallallâhu Aleyhi ve Sellem” efendimize, onun aile ve ashabına hayır ihsan et. Onlara huzur ver, sağlık ver, esenlik ve güvenlik ver.

Salavât ile ilgili Ayet-i Kerime

“Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber’e salât ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, selâm edin.” (Ahzab suresi 56)

Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuşlardır:

“Yanında anıldığım kişi bana tam bir salât ü selâm getirmezse o benden değildir, ben de ondan değilim. Allâh’ım! Benimle alâkasını devam ettirenle Sen de alâkanı devam ettir. Benimle alâkasını kesenle Sen de alâkanı kes.” (Deylemî, el-Firdevs, III, 634)

“Cimri, yanında adım anıldığı hâlde bana salât ü selâm getirmeyen kimsedir.” (Tirmizî, Deavât, 100)

“Kim bana salât ü selâm getirmeyi unutursa cennetin yolunu şaşırır.” (İbni Mâce, İkâmet, 25)

“Cenâb-ı Hakk’a yarın rızâya ermiş olarak mülâki olmak arzusunda bulunanlar bana çokça salât göndersinler.” (Ali el-Müttakî, I, 504/2229)

“Tahkîkan sizden bana en yakın olan kimse beni çokça salât ve selâmla yâd edenlerdir.” (Tirmizî, Vitr, 21/484)

“İhtiyâcı bulunan bir şeyi te’minde zorluğa düşen bir kimse bana çokça salât ve selâm göndersin. Tahkîkan salât ve selâm gam ve kederleri izâle eyler, rızıkları bollaştırır ve müşkilleri halletmek için yegâne bir vesiledir.” (Kenzü’l-İrfân, 5)

Salavat Çeşitleri

Allahumme salli ala Muhammedin ve ala ali Muhammed

Anlamı: Allahım! (peygamberimiz) Hz.Muhammed’e ve aline (evladu iyaline) rahmet eyle.


Allahumme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ve sellim

Anlamı: Ey Allahım ! Efendimiz, büyüğümüz Muhammed’e, evladu iyaline, ashabına salatu selam eyle.(Rahmet et, selametlik ver.)


Allahumme salli ala seyyidina Muhammedin abdike ve Resulike ve alel’muminine vel’muminati vel’muslimine vel’muslimati.

Anlamı: Allahım ! kulun ve Resulun Hz.Muhammed’e salat (Rahmet) et. Mümin olan erkek ve kadınlara, müslüman olan erkek ve kadınlara da merhamet eyle.


Ebû Humeyd es-Sâ‘idî radıyallahu anh şöyle dedi:

Ashâb-ı kirâm:

– Yâ Resûlallah! Sana nasıl salavât getireceğiz? diye sordular.

Peygamber Efendimiz şöyle buyurdu:

– “Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ ezvâcihî ve zürriyyetihî kemâ salleyte alâ İbrâhîm, ve bârik alâ Muhammedin ve alâ ezvâcihî ve zürriyyetihî kemâ bârekte alâ İbrâhîm, inneke hamîdün mecîd

Allahım! İbrâhim’in âline rahmet ettiğin gibi Muhammed’e, hanımlarına ve zürriyetine de rahmet et. İbrâhim’e hayır ve bereket lutfettiğin gibi Muhammed’e, hanımlarına ve zürriyetine de hayır ve bereket ihsan et. Şüphesiz sen övülmeye lâyık ve yücesin. deyiniz.  (Buhârî, Enbiyâ 10, Daavât 33; Müslim, Salât 69. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Salât 179; Nesâî, Sehv 54; İbni Mâce, İkâme 25)

Cuma Günü Salavat getirmenin Fazileti

Cuma günü ve gecesinde salavat getirmenin fazileti ve önemi açısından Ebu’d-Derdâ (Radıyallâhu Anh) şöyle anlatmıştır:

Peygamber Efendimiz (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) bir gün şöyle buyurdu:

‘Cuma günü bana çok salâvât getirin! Zira o gün, meleklerin hazır ve şâhid olduğu bir gündür. O gün bir kişi bana salât ettiğinde onun salâtı mutlaka bana arz edilir. Salâvât getirmeyi bırakıncaya kadar bu durum böyle devam eder.’

Bunun üzerine ben:

‘Vefâtınızdan sonra da mı?’ diye sordum.

Nebî (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem): ‘Evet, vefâtımdan sonra da! Allah Te‘âlâ peygamberlerin vücutlarını yemeyi yeryüzüne haram kılmıştır. Allâh’ın Nebîsi hayattadır ve daima rızıklandırılır.’ buyurdu.” (İbni Mâce, Cenâiz:65. Bkz. Ebû Dâvûd, Salât:201, Vitir:26.)

En doğru Salavat nasıl getirilir?

Hz. Peygamber Efendimiz’e (s.a.s.) en kısa ve sade şekilde, “Allahümme salli alâ Muhammed” veya “Sallallahü aleyhi ve sellem” ya da “Allahümme salli alâ Seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve bârik ve sellim” diye salât-u selam getirilir. Salât-ü selam getirmek için belirli bir vakit ve sayı yoktur.

Salât u Selâm (Salavat)’ın Önemi ve Fazileti

Salât ve selâm getirmekten maksat, Efendimiz’e (s.a.s.) ta’zimdir. Dünyada O’na yapılacak ta’zim, O’nun hatırasını yüceltmek, dînini yaymak ve sürekliliğini temine çalışmaktır.

Âhirette ise sevâbının çoğalması, ümmetine şefaatçi kılınması, el-Makâmu’l-Mahmûd’a yükselmesiyle elde edeceği faziletinin devamına dua etmektir.

Salât ve selâm getirme, Peygamber Efendimizin (s.a.s.) rûhuyla irtibat kurmayı ve onun nûrundan istifâde etmeyi temin eder. Zira salât u selâm getirene Allah Resûlü de (s.a.s.) bir misliyle salât eder (rahmet diler.)

İslâm dini, Resûlullah’a (s.a.s.) salât okumayı, kulluğun izhârında mühim ve müessir bir vâsıta kılmıştır. Salât ve selâm okumak, en üstün ibâdetlerden ve Peygamber Efendimizin (s.a.s.) şefâatine kavuşmanın en kısa yollarından birisi olarak görülmüştür. Birçok hadîs-i şerifte mü’minlerin salât ve selâm getirmeleri emredilmiş, bu ibâdeti yapmayanlar yerilmiştir.

İslâm âlimleri de salât ve selâmın fazîletine işaret etmişler bizzat kendileri de büyük bir şevk ile salavâtla meşgul olmuşlar ve Müslümanları da bu işe teşvik etmişlerdir.

Salât, en makbûl bir duâdır ve her çeşit duâların makbul olma şartlarından biri kılınmıştır. Duâların kabûlü için en azından başında ve sonunda salât okunmalıdır. Salavât-ı şerifeyi okumanın şefaate vesile olacağını, isminin yazıldığı her yere salât ve selâm yazmanın meleklerin istiğfarına sebep bulunacağını, kıyametin dehşetinden O’na çokça salât ve selâm okuyanların kurtulacağını birçok hadis-i şeriften öğrenmekteyiz.

İsmini duyup da Peygamberimize (s.a.s.) salât ve selâm getirmeyen kişi kınanmayı gerektiren kötü bir iş yapmıştır.

Salât u Selâm (Salavat)’ın Dindeki Hükmü:

  1. Bazılarına göre müstehaptır, yani yapılması halinde sevap kazanılır, yapılmasa günah olmaz.
  2. Bazılarına göre ise vâcibtir ve bu hükümde icma edilmiştir, yani fikir birliğine varılmıştır.
  3. Ömürde bir kere salavât okumak vacibtir. Namazda da olsa, namaz dışında da olsa vacib yerine gelir.
  4. Namazda son oturuşta, ettehıyyâtü’den sonra, namazdan çıkış selâmı vermeden önce okumak vaciptir.
  5. Ettehıyyâtü’den sonra okumak vâciptir. Ettehıyyâtü’den sonra salât okunması, Şâfiî ve Ahmed b. Hanbel’e göre farz ise de, Hanefîlere, Mâlik ve Cumhûr’a göre sünnettir. Farz diyenlere göre, salavât terkedilecek olsa, namaz iptal olur, yeniden kılınması gerekir.
  6. Teşehhüd diye kayıtlanmaksızın namazın herhangi bir yerinde okunması vacibtir.
  7. Sayı ile sınırlanmaksızın çokça okunması vacibtir.
  8. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın zikri geçtikçe, hatırlandıkça söylenmelidir diye hükmedenler de olmuştur.

“Böyle yapmak ihtiyata uygun olanıdır” denmiştir.

  1. Bir mecliste Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın zikri birçok kere geçse de bir kere salât u selâm okunması yeterlidir, her seferinde okumak müstehabtır.
  2. Her dua esnasında vacibtir. Şu halde din âlimleri, salât u selâm okumanın vacib olduğu husûsunda fikir ayrılığına düşmemiştir. Hangi şartlarda vâcib olduğunda ihtilâf varsa da, en uygunu Resûlullah’ın ismi zikredildikçe okumaktır.

Hutbe dinlerken, Kur’an okurken salavât getirmek vacib değildir.

İlgili Konular

İlgili Makaleler

Bir Yorum

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün