Dualar

Bediüzzaman hz.lerinin Akşam Yatsı Arası Okuduğu Tesbihat

Bediüzzaman Hazretlerinin Akşam ve Yatsı Namazı Arası Tesbihat ve okuduğu virdler, zikirler

Bediüzzaman Hazretlerinin Akşam Namazı ve Yatsı Namazı Arası yaptığı tesbihat ve okuduğu virdler, zikirler. Arapça-Türkçe okunuşu ve anlamı

Dua ve isteklerin kabulü, günahların affı için mübarek saatlerde yapılan, Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin Akşam namazı ve yatsı namazı arasında devamlı okuduğu, Tesbihat açıklaması ve kaç kere okunacağı şekliyle yazımızda bulabilirsiniz.

Akşam ve Yatsı Namazı Arası Tesbihat

Akşam – Yatsı Namazı Arası Yapılması Faziletli Tesbihat ve zikirler

Besmele

Bismillahirrahmanirrahim

وَذَا النُّونِ اِذْ ذَهَبَ مُغَاضِبًا فَظَنَّ اَنْ لَنْ نَقْدِرَ عَلَيْهِ فَنَادٰى فِى الظُّلُمَاتِ اَنْ

– Ve zennûni iz zehebe mugâdıben fe zanne en len nakdire aleyhi fe nâdâ fiz zulumâti en lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî kuntu minez zâlimîn- (1 defa)

لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ سُبْحَانَكَۗ اِنّ۪ى كُنْتُ مِنَ الظَّالِم۪ينَۚ

– lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî kuntu minez zâlimîn (33 defa)

Zünnûn’u da (Yunus’u da zikret). O öfkeli bir halde geçip gitmişti; bizim kendisini asla sıkıştırmayacağımızı zannetmişti. Nihayet karanlıklar içinde: «Senden başka hiçbir ilahyoktur. Sen Sübhan’sın (herşeyden münezzehsin) Gerçekten ben zalimlerden oldum!» diye niyaz etti.

Bismillahirrahmanirrahim

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

وَاَيُّوبَ اِذْ نَادٰى رَبَّهُٓ اَنّ۪ى مَسَّنِىَ الضُّرُّ وَاَنْتَ اَرْحَمُ الرَّاحِم۪ينَ

Ve eyyûbe iz nâdâ rabbehû ennî messeniyed durru ve ente erhamur râhimîn (1 defa) Enbiya 83.

( Eyyûb’u da hatırla. Hani o Rabbine, “Şüphesiz ki ben derde uğradım(hastalık geldi), sen ise merhametlilerin en merhametlisisin” diye niyaz etmişti.)

رَبّ۪ٓى اَنّ۪ى مَسَّنِى الضُّرُّ وَاَنْتَ اَرْحَمُ الرَّاحِم۪ينَۚ

– Rabbi inni messeniyed durru ve ente erhamur rahimin (33 defa)  Enbiya 83.

Ya Rabbi zarar bana dokundu ,  Sen merhamet edenlerin en merhametlisisin , Bana da merhamet eyle yarabbi

Bismillahirrahmanirrahim

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

فَاِنْ تَوَلَّوْا فَقُلْ

– Fe in tevellev fe kul (1 defa) 

(Eğer yüz çevirirlerse de ki:)

حَسْبِى اللّٰهُۘ لآَ اِلٰهَ اِلاَّ هُوَۜ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظ۪يمِ

Hasbiyallâhu lâ ilâhe illâ hûve, aleyhi tevekkeltu ve huve rabbul arşil azîm  (33 defa)

“Bana Allah yeter. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Ben ancak O’na tevekkül ettim. O, yüce Arş’ın sahibidir.” (Tevbe 129)

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

اَلَّذ۪ينَ قَالَ لَهُمُ النَّاسُ اِنَّ النَّاسَ قَدْ جَمَعُوا لَكُمْ فَاخْشَوْهُمْ فَزَادَهُمْ ا۪يمَانًاۗ وَقَالُوا

– Ellezıne kale lehümül nasü innen nase kad cemeu leküm fahşevhüm fe zadehüm imana ve kalu hasbünellahü ve nı’mel vekıl” (1 defa)

Onlar öyle kimselerdir ki, halk kendilerine, “İnsanlar size karşı ordu toplamışlar, onlardan korkun” dediklerinde, bu söz onların imanını artırdı ve “Allah bize yeter, O ne güzel vekildir!” dediler.  (Al-i  imran 173)

حَسْبُنَا اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَك۪يلُ

 – Hasbunallahü ve ni’mel vekil (33 defa)

“Allah bize yeter, O ne güzel vekildir!”

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

فَانْقَلَبُوا بِنِعْمَةٍ مِنَ اللّٰهِ وَفَضْلٍ لَمْ يَمْسَسْهُمْ سُٓوءٌۙ وَاتَّبَعُوا رِضْوَانَ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ ذُو فَضْلٍ عَظ۪يمٍ

– Fenkalebu Bi nı’metin minAllahi ve fadlin lem yemseshüm suün vettebeu rıdvanAllah* vAllahu zu fadlin azîym; (1 defa)

Bundan dolayı Allah’tan bir nimet ve lütufla kendilerine hiçbir fenalık dokunmadan geri döndüler ve Allah’ın rızasına uydular. Allah, büyük lütuf sahibidir. (Al-i  imran 174)

لاَ حَوْلَ وَ لاَ قُوَّةَ اِلاَّ بِاللَّهِ الْعَلِىِّ الْعَظ۪يمِ

-Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil-aliyyil-azîm (33 defa)

Güç ve kuvvet ancak şânı yüce Allah’tandır.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

كُلُّ نَفْسٍ ذَآئِقَةُ الْمَوْتِ ٭ وَاِنَّمَا تُوَفَّوْنَ اُجُورَكُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ ٭ فَمَنْ زُحْزِحَ عَنِ النَّارِ وَاُدْخِلَ الْجَنَّةَ فَقَدْ فَازَ ٭ وَمَاالْحَيَوةُ الدُّنْيَٓا اِلاَّمَتَاعُ الْغُرُورِ ٭ كُلُّ شَىْءٍ هَالِكٌ اِلاَّ وَجْهَهُۜ لَهُ الْحُكْمُ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ ٭ كُلُّ مَنْ عَلَيْهَا فَانٍ ٭ وَيَبْقٰى وَجْهُ رَبِّكَ ذُوالْجَلاَلِ وَاْلاِكْرَامِۚ

– Kullu nefsin zâikatul mevt, ve innemâ tuveffevne ucûrekum yevmel kıyâmeh, fe men zuhziha anin nâri ve udhılel cennete fe kad fâz, ve mâl hâyâtud dunyâ illâ metâul gurûr. Al-i imran 185

Her nefis ölümü tadıcıdır. Kıyamet günü elbette ecirleriniz eksiksizce ödenecektir. Kim ateşten uzaklaştırılır ve cennete sokulursa, artık o gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı, aldatıcı metadan başka bir şey değildir.

– kullu şey’in hâlikun illâ vecheh, lehul hukmu ve ileyhi turceûn.(kassas 88)

O’nun zatından başka her şey yok olacaktır. Hüküm yalnızca O’nundur ve kesinlikle O’na döndürüleceksiniz.

– kullu men aleyhâ fânin (rahman 26)

Yeryüzünde bulunan her canlı yok olacak.

– ve yebkâ vechu rabbike zûl celâli vel ikrâm(rahman 27)
Ve celâl ve ikram sahibi Rabbinin Vechi (Zatı) bâki kalacaktır

يَا بَاق۪ٓى اَنْتَ الْبَاق۪ى ٭ يَا بَاق۪ٓى اَنْتَ الْبَاق۪ى

– “Ya Bâkî Ente’l-Bâkî – Ya Bâkî Ente’l-Bâkî (33 defa)

اَنْتَ الْكَاف۪ى ٭ اَنْتَ الْوَاف۪ى ٭ اَنْتَ الشَّاف۪ى ٭ اَنْتَ الْمُعَاف۪ى هُوَ اللَّهُ

33.bittikten sonra  Ente’l-Kafî * Entel Vafi*Enteş Şafi*Entel Muafi Huvallahü

Ya kafi ;Her şeye yeten.(Allah bize yeter)

Ya vafi; verdiği sözden dönmeyendir.

Ya muafi; Sağlık bağşeden

Ya şafi ;  şifa veren

 

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün